bugün
- hikayeyi devam ettir54
- sözlük yazarlarının saatleri9
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- arkadaşlar bakar mısınız27
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak6
- pilot bir erkekle sevgili olmak9
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- mezoterapi9
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- karadağ'dan türk vatandaşlarına vize5
- türklerin islama göre yaşamaması4
- kürk giyen erkek3
- en iyi james bond canlandıran oyuncu3
- casio f91w3
- gerilla anaları4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası34
- sokakta kavga teknikleri13
- 25 yaşındaki ergenin sözlükte akıl vermesi3
- soğan tadı2
- karma düşürme teknikleri3
- gammaz nedir nasıl olunur4
- askerdeki otomat4
- normal hat yerine whatsappdan arama yapan insan3
- ismet gurbuz 20245
- cbd yağı2
- kız düşürme teknikleri2
- muhibbi2
- benkimki7
- mehdi kim sorunsalı3
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- yaşamak güzel2
- yazarların okuduğu bölümler6
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- theofanis gekas2
- askerliğin gereksiz olması2
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- özelde çalışmak5
- şampuan8
- nickten isim tahmini yapmak72
- at3
- tekne turu11
- asker telefonu2
- allah a güvenmek4
- vietnam savaşı3
- motosikletten düşüp dans etmeye başlamak3
- yeni parti53
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- pişi vs revani5
barok, rönesans sanatına bir başkaldırıdır. sanat akımları, çağlarındaki olaylar neticesinde ortaya çıkmıştır, hepsinin zemininde bir fikir vardır. rönesans'taki hâkim akımın derdi, insanları sağduyu ve dengeye davet etmektedir, bu yüzden ressamlar çizgilere, heykaltıraşlar keskinliğe, mimarlar simetriye oldukça fazla önem vermişlerdir. hümanizmi o kadar yüceltmişlerdir ki, tüm sanatlarının öznesini insan yapmışlardır. bu özneyi de akıl ve sağduyu ile birlikte işlemişlerdir. bunun sebebi de kilise'nin geçmişteki uygulamalarıdır. kilise aklı dışlamış, insanları sadece diğer dünyaya bakmaya zorlamış, keyfi bir şekilde insanların canlarını ve mallarını ellerinden almış, dini de tüm bunlar için bir araç olarak kullanmıştır. işte rönesans'ın temelinde de kilise'nin bu faaliyetlerine karşı sundukları hümanizm ve akıl vardır. rönesans dönemindeki hakim sanat anlayışı olan klasisizm akımının ögelerini dikkatle incelediğimiz zaman da bunları ve bunlara ek olarak dengeyi görürüz. o dönemden kalma tablo, heykel ve binalara baktığımız zaman kusursuzluk kaygısını görmemizin sebebi de budur zaten. özetle, klasisizm, kilise'nin sebep olduğu dine dayalı korku ve kaos ortamını; ölçü, akıl ve hümanistik ögelerle sanatta yok etmeye çalışmıştır.
17. yüzyılda ise avrupa bunalıma girmiştir. bunun sebeplerinden en önemlisi otuz yıl savaşları'dır. tüm avrupa, bu savaşlarla çalkalanmıştır, insanlar güvenlik kaygısı duymaya başlamışlardır; rönesans'ın sloganlarından birisi olan carpe diem'den vazgeçip stoacıların memento mori, yani "ölümünü hatırla" anlayışına yönelmeye başlamışlardır. bu da rönesans ile kaybolan diğer dünya anlayışının tekrardan dirilmesine sebep olmuştur. bunun etkisi çok geçmeden sanat alanında da etkisini göstermiş; klasiklerin aşırı ölçülü olma kaygısı, sıkı kuralcılığı, katı akılcılığı sebebiyle insana hayal gücü bırakmaması yeni bir akımı ortaya çıkarmıştır. bu akım, portekizcede biçimsiz inci anlamına gelen barrocco kelimesinden esinlenilmiş olan barok akımıdır. barok, rönesans anlayışına başkaldırıdır. buradan da anlayabileceğimiz gibi sanatın yegâne öznesinin insan olmadığını, düzensizliğin ve zıtlıkların yadsınamayacağı, bu yüzden de "ideal(kusursuz; olması gereken)" şeylerin bu dünyada mümkün olmadığını savunmuşlardır. bu yüzden ölçüyü dışlamışlar, zıtlıkları yansıtmaya çalışmışlar, hayal gücünü ön plana çıkarmışlardır. bir barok tablosunu incelediğimiz zaman bitmemişlik hissini yaşamamızın en önemli sebeplerinden birisi de izleyenin hayal gücünü harekete geçirme kaygısıdır.
17. yüzyılda ise avrupa bunalıma girmiştir. bunun sebeplerinden en önemlisi otuz yıl savaşları'dır. tüm avrupa, bu savaşlarla çalkalanmıştır, insanlar güvenlik kaygısı duymaya başlamışlardır; rönesans'ın sloganlarından birisi olan carpe diem'den vazgeçip stoacıların memento mori, yani "ölümünü hatırla" anlayışına yönelmeye başlamışlardır. bu da rönesans ile kaybolan diğer dünya anlayışının tekrardan dirilmesine sebep olmuştur. bunun etkisi çok geçmeden sanat alanında da etkisini göstermiş; klasiklerin aşırı ölçülü olma kaygısı, sıkı kuralcılığı, katı akılcılığı sebebiyle insana hayal gücü bırakmaması yeni bir akımı ortaya çıkarmıştır. bu akım, portekizcede biçimsiz inci anlamına gelen barrocco kelimesinden esinlenilmiş olan barok akımıdır. barok, rönesans anlayışına başkaldırıdır. buradan da anlayabileceğimiz gibi sanatın yegâne öznesinin insan olmadığını, düzensizliğin ve zıtlıkların yadsınamayacağı, bu yüzden de "ideal(kusursuz; olması gereken)" şeylerin bu dünyada mümkün olmadığını savunmuşlardır. bu yüzden ölçüyü dışlamışlar, zıtlıkları yansıtmaya çalışmışlar, hayal gücünü ön plana çıkarmışlardır. bir barok tablosunu incelediğimiz zaman bitmemişlik hissini yaşamamızın en önemli sebeplerinden birisi de izleyenin hayal gücünü harekete geçirme kaygısıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar