bugün
- ibadethanelerin ürkünç olması4
- adana kebap9
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı18
- osuruktan şiirler41
- okul kıyafeti zorunluluğu4
- herşeye x projesi diyip rahatlıyoruz2
- kanal ayarlama 1500 lira11
- ben geldim kerkenezler18
- sözlükten soğuma nedenleri17
- devletin temeli adalettir9
- açılım5
- claudian clouds22
- gece pencereyi açık unutup yatmak2
- iyi parti17
- irfan can kahveci3
- simko315
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- alttaki yazara motto ver16
- kısır9
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- marmara denizi ne yapay ay yıldızlı iki ada2
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- 777 diyen erkolar8
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- çerçeve yasa30
- küçük sürprizler yapmak5
- amedspor14
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- akrep burcu kini8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- yeni anayasa4
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- yazarların özel mesaj sayıları5
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- aleksey batrakov12
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- zorunlu eğitim9
- sözlük ırkçıları8
- gollumun gözü yüzükte6
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- bebek katili öcalan11
özlediğim...
ne hızlı değişiyoruz acılarımızla. oysa o ağustos akşamı uğurlarken seni son kez baktığımda ardından, bugün şu halde olabileceğimizi geçiremezdim aklımdan.
can dostum, güven olgusunu benliğime bir ömür yetecek kadar kazıyan dosttan ötem... affet senle şafak sayamayan bu kör yüreği. bil ki kızsam da, yok desem de ben de üşüdüm sen üşürken, benim de zoruma gitti 3-5 nöbetleri. şimdi dönmek zamanı üsküdar hala aynı, yürüyelim seninle istanbulda...
bir elimizde umut
bir elimizde sevda
yürüyelim seninle istanbul'da
musiki kesilsin, tükensin yazı
çaresiz kalınca mızrap ve şiir
ozan bir kenara bıraksın sazı
ressam fırçasına neden mi kızgın
tuvalde çizgiler, renkler kırmızı
kırmızıyı sevdiğini bilince
çekilir mi artık güllerin nazı
--------
hasret, yanlızlığı çoğaltan deniz
ayrılık acıyla süzülür kandan
nefesin fermandır Topkapı Sarayı'nda
dönüşünü bekliyor rıhtımda şehzadeler
öylesine yorgun, mahzun ve candan
--------
istanbul bir yanımda, sen bir yanımda
uykusundan uyanınca fırtına
dalgalar türkümüze aşina olur
yüzümüze bakınca deniz fenerleri
sahibini arayan gemilerin
çığlığıyla vurulur
---------
sana giden yolların kavşağında
bir adam direniyor izini bulmak için
siliyor tanyerine akan alın terini
ufkunda sapsarı umudun rengi
`mavi yitik, beyaz kızgın ve siyah
arıyor sessizce kaybolan günlerini `
--------
biz gitsek de, istanbul'da yine de
yıllar yılı gezinmeli bu sızı
benden bir yaralı şiir kalmalı
senden bir tebessüm, bir de kırmızı.
ne hızlı değişiyoruz acılarımızla. oysa o ağustos akşamı uğurlarken seni son kez baktığımda ardından, bugün şu halde olabileceğimizi geçiremezdim aklımdan.
can dostum, güven olgusunu benliğime bir ömür yetecek kadar kazıyan dosttan ötem... affet senle şafak sayamayan bu kör yüreği. bil ki kızsam da, yok desem de ben de üşüdüm sen üşürken, benim de zoruma gitti 3-5 nöbetleri. şimdi dönmek zamanı üsküdar hala aynı, yürüyelim seninle istanbulda...
bir elimizde umut
bir elimizde sevda
yürüyelim seninle istanbul'da
musiki kesilsin, tükensin yazı
çaresiz kalınca mızrap ve şiir
ozan bir kenara bıraksın sazı
ressam fırçasına neden mi kızgın
tuvalde çizgiler, renkler kırmızı
kırmızıyı sevdiğini bilince
çekilir mi artık güllerin nazı
--------
hasret, yanlızlığı çoğaltan deniz
ayrılık acıyla süzülür kandan
nefesin fermandır Topkapı Sarayı'nda
dönüşünü bekliyor rıhtımda şehzadeler
öylesine yorgun, mahzun ve candan
--------
istanbul bir yanımda, sen bir yanımda
uykusundan uyanınca fırtına
dalgalar türkümüze aşina olur
yüzümüze bakınca deniz fenerleri
sahibini arayan gemilerin
çığlığıyla vurulur
---------
sana giden yolların kavşağında
bir adam direniyor izini bulmak için
siliyor tanyerine akan alın terini
ufkunda sapsarı umudun rengi
`mavi yitik, beyaz kızgın ve siyah
arıyor sessizce kaybolan günlerini `
--------
biz gitsek de, istanbul'da yine de
yıllar yılı gezinmeli bu sızı
benden bir yaralı şiir kalmalı
senden bir tebessüm, bir de kırmızı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar