bugün
- hastanedeyim ful kadınlar hasta7
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle22
- türklerin medeniyet kuramama nedeni13
- araba kovalamayan köpek5
- sözlükteki en güzel kadın yazar olmak4
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- filistin in ermeni soykırımını tanıması28
- şeyhperestlerin ibne olması3
- türk dizi ve filmlerindeki klişeler4
- arkadaşlar bakar mısınız6
- 2026 dünya kupası36
- cumhuriyetin intikamı8
- sosyoloji okunur mu sorunsalı6
- eski nickimi özlüyor olmam6
- sabahın köründe siyaseti düşünen insan7
- durup dururken kapıya tırmanan erkek çocuk4
- bana mesaj atmayın2
- filmlerdeki sorgu sahneleri4
- sözlüğün kalitesinin artık düşmemesi5
- evde makarna yapmanın maliyeti5
- türkiye13
- patrick jane2
- her evde bulunan efes pilsen bardağı10
- erecto bay beylerin birader beyler olmaları3
- israil'in 1915 olaylarını soykırım tanıması8
- x te akış yenileme sorunu2
- tai lung5
- ssilvermist'in kızıl kızlardan daha güzel olması5
- velvet45
- günlerce konuşulacak bir başlık açmak4
- ustalara kek yapmak5
- yaran diyaloglar2
- galatasaray'ın 5 fenerbahçe'nin 3 yıldızı olması4
- pandela9
- yaşadığın şehrin turistik yerlerini gezmek5
- chp genel merkezi nde işten çıkarmalar2
- sözlük kızlarını koruma ve yaşatma derneği5
- levent yüksel sesinin muhteşemliği2
- bugün almanya paraguay maçı saat 23 30 da trt 1 de2
- 28 haziran 2026 güney afrika kanada maçı13
- putatapar nedir yahu hahahaha2
- kolonya şişesi görünce içme isteği gelmesi6
- kardeş2
- artemis5
- neden bu kadar güzelim3
- 3500 yıl önce tanrı blrdir demek2
- türklerin her ırkı türk sanması10
- futbol32
"gündüz, ilerleme gibi görünen tekdüze bir süreçtir. sabahın parlak ışıkları akşam karanlığına dönüşürken, bize bir gelişme olduğu hissini verir- belli bir yönde ilerliyormuşuz gibi bir duygu. zamanın yapay göreceliği üzerine nadiren durup düşünürüz. her allahın günü, aydınlığın karanlığa doğru akışı bizi önüne katıp koşturur. ama gün boyunca, ister sabah on, ister öğlen üç olsun, hepimiz, gündelik düzenin, düzen güçlerinin köleleriyiz. bizi ayakta tutan, zamanın geçmesi ve gecenin sunduğu kurtuluş umududur. çünkü, sonunda gece olacağını ve - gündüzle kıyaslarsak - dilediğimiz gibi davranma fırsatınıa kavuşacağımızı biliriz.
kitaplar gece okunur. sinema, tiyatro ve müzik gösterileri gece olur. gece sarhoş oluruz, gece kumar oynarız.
her şeyden arınmış çıplak vücut geceye aittir. vücutlar gece birbirine değer, bir araya gelir. gün boyunca üniversitelerde bilimsel inceleme konusu olarak ele alınan, akşam üzeri dost toplantılarında sohbet konusu edilen şeyler, sonunda gecenin karanlığı içinde, gizlice yaşanır. çıplaklık geceye özgüdür, gündüze değil. - bunun tersi, yani var olmanın doğal gereği, yani güneşin altında çıplaklık, ancak baskının sona ermesiyle gerçekleşebilir. -
geceleri aşık olur, birbirimize aşkımızı geceleri ilan ederiz. gündüzler bizi mantığımızı kullanmaya, kendi hapishanemize kapanmaya zorlar. gün boyunca baskı güçleri, aşkın özgürlüğüne karşı savaşır. ama geceler bizi yeniden aşık eder, bize " seni seviyorum" dedirtir. gündüzleri söylenen "seni seviyorum"lar geceye gönderme yapar."
acıktığı için değil, yemek saati geldiği için yemek yiyen insanlar vardır.
uykusu geldiği için değil, vakit geç olduğu için uyuyanlar da onlardır.
böyle insanlar içindir gündüzün telaşı, kargaşası, karmaşası, iktidar savaşı...
uyuyamayanları bir kenara koyarsak, bir de uyumayanlar vardır geceleri.
yani daha çok geceleri yaşayanlar.
ve bunlar; bir kuzinenin üstündeki telaşsız, ağır ağır ve sükunetle demlenen çaydanlığa benzerler.
yaşamayı bilme işinin ne ustası var, ne de bir reçetesi.
olmasın da zaten.
kimisi tercihleriyle, kimisi de zorunluluklarıyla yaşayıp gitmekte bu adil olmayan dünyada.
lakin, birinin tadı ekmek çayı kıvamında olur ister istemez.
diğeriyse tavşan kanı.
demlenmeye vakit gerek.
kitaplar gece okunur. sinema, tiyatro ve müzik gösterileri gece olur. gece sarhoş oluruz, gece kumar oynarız.
her şeyden arınmış çıplak vücut geceye aittir. vücutlar gece birbirine değer, bir araya gelir. gün boyunca üniversitelerde bilimsel inceleme konusu olarak ele alınan, akşam üzeri dost toplantılarında sohbet konusu edilen şeyler, sonunda gecenin karanlığı içinde, gizlice yaşanır. çıplaklık geceye özgüdür, gündüze değil. - bunun tersi, yani var olmanın doğal gereği, yani güneşin altında çıplaklık, ancak baskının sona ermesiyle gerçekleşebilir. -
geceleri aşık olur, birbirimize aşkımızı geceleri ilan ederiz. gündüzler bizi mantığımızı kullanmaya, kendi hapishanemize kapanmaya zorlar. gün boyunca baskı güçleri, aşkın özgürlüğüne karşı savaşır. ama geceler bizi yeniden aşık eder, bize " seni seviyorum" dedirtir. gündüzleri söylenen "seni seviyorum"lar geceye gönderme yapar."
acıktığı için değil, yemek saati geldiği için yemek yiyen insanlar vardır.
uykusu geldiği için değil, vakit geç olduğu için uyuyanlar da onlardır.
böyle insanlar içindir gündüzün telaşı, kargaşası, karmaşası, iktidar savaşı...
uyuyamayanları bir kenara koyarsak, bir de uyumayanlar vardır geceleri.
yani daha çok geceleri yaşayanlar.
ve bunlar; bir kuzinenin üstündeki telaşsız, ağır ağır ve sükunetle demlenen çaydanlığa benzerler.
yaşamayı bilme işinin ne ustası var, ne de bir reçetesi.
olmasın da zaten.
kimisi tercihleriyle, kimisi de zorunluluklarıyla yaşayıp gitmekte bu adil olmayan dünyada.
lakin, birinin tadı ekmek çayı kıvamında olur ister istemez.
diğeriyse tavşan kanı.
demlenmeye vakit gerek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar