bugün
- türklerin soykırımdaki ustalığı13
- yazarların özlü sözleri4
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor14
- perdelerin her zaman kapalı olması3
- anın görüntüsü25
- honda dio3
- sosyoloji okuyan erkek4
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek3
- filistin in ermeni soykırımını tanıması31
- en son ne yediniz6
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- mony tontana3
- aşk7
- hastanedeyim ful kadınlar hasta10
- seksting2
- pandela11
- kaş aldırmaya kuaföre giden kız4
- haysenin125
- kızıl tehlike2
- haletiruhiyemin müşevveş olması2
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- ölüm2
- traş oldum duşa giriyorum hangi yuzırı düşüneyim3
- gölge2
- mao zedong3
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ilk gören kişiler2
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- ziya gökalp5
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı8
- sözlüğün aptal kaynaması16
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- araba kovalamayan köpek6
- 2026 dünya kupası37
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- arkadaşlar bakar mısınız7
- bulgar göçmeni kız vs türk kızı3
- kürtçüler ne işe yarar2
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- sözlükteki en güzel kadın yazar olmak5
- filmlerdeki sorgu sahneleri6
- eski nickimi özlüyor olmam7
- gram altın3
- ismet bin serkisof ül nal omega vel tecededeevi2
- bugün brezilya japonya maçı saat 20 de trt 1 de3
- türk dizi ve filmlerindeki klişeler5
- ustalara kek yapmak6
- cumhuriyetin intikamı8
- herkes beklerken doktorun odaya giren tip2
- velvet45
- her evde bulunan efes pilsen bardağı10
"gündüz, ilerleme gibi görünen tekdüze bir süreçtir. sabahın parlak ışıkları akşam karanlığına dönüşürken, bize bir gelişme olduğu hissini verir- belli bir yönde ilerliyormuşuz gibi bir duygu. zamanın yapay göreceliği üzerine nadiren durup düşünürüz. her allahın günü, aydınlığın karanlığa doğru akışı bizi önüne katıp koşturur. ama gün boyunca, ister sabah on, ister öğlen üç olsun, hepimiz, gündelik düzenin, düzen güçlerinin köleleriyiz. bizi ayakta tutan, zamanın geçmesi ve gecenin sunduğu kurtuluş umududur. çünkü, sonunda gece olacağını ve - gündüzle kıyaslarsak - dilediğimiz gibi davranma fırsatınıa kavuşacağımızı biliriz.
kitaplar gece okunur. sinema, tiyatro ve müzik gösterileri gece olur. gece sarhoş oluruz, gece kumar oynarız.
her şeyden arınmış çıplak vücut geceye aittir. vücutlar gece birbirine değer, bir araya gelir. gün boyunca üniversitelerde bilimsel inceleme konusu olarak ele alınan, akşam üzeri dost toplantılarında sohbet konusu edilen şeyler, sonunda gecenin karanlığı içinde, gizlice yaşanır. çıplaklık geceye özgüdür, gündüze değil. - bunun tersi, yani var olmanın doğal gereği, yani güneşin altında çıplaklık, ancak baskının sona ermesiyle gerçekleşebilir. -
geceleri aşık olur, birbirimize aşkımızı geceleri ilan ederiz. gündüzler bizi mantığımızı kullanmaya, kendi hapishanemize kapanmaya zorlar. gün boyunca baskı güçleri, aşkın özgürlüğüne karşı savaşır. ama geceler bizi yeniden aşık eder, bize " seni seviyorum" dedirtir. gündüzleri söylenen "seni seviyorum"lar geceye gönderme yapar."
acıktığı için değil, yemek saati geldiği için yemek yiyen insanlar vardır.
uykusu geldiği için değil, vakit geç olduğu için uyuyanlar da onlardır.
böyle insanlar içindir gündüzün telaşı, kargaşası, karmaşası, iktidar savaşı...
uyuyamayanları bir kenara koyarsak, bir de uyumayanlar vardır geceleri.
yani daha çok geceleri yaşayanlar.
ve bunlar; bir kuzinenin üstündeki telaşsız, ağır ağır ve sükunetle demlenen çaydanlığa benzerler.
yaşamayı bilme işinin ne ustası var, ne de bir reçetesi.
olmasın da zaten.
kimisi tercihleriyle, kimisi de zorunluluklarıyla yaşayıp gitmekte bu adil olmayan dünyada.
lakin, birinin tadı ekmek çayı kıvamında olur ister istemez.
diğeriyse tavşan kanı.
demlenmeye vakit gerek.
kitaplar gece okunur. sinema, tiyatro ve müzik gösterileri gece olur. gece sarhoş oluruz, gece kumar oynarız.
her şeyden arınmış çıplak vücut geceye aittir. vücutlar gece birbirine değer, bir araya gelir. gün boyunca üniversitelerde bilimsel inceleme konusu olarak ele alınan, akşam üzeri dost toplantılarında sohbet konusu edilen şeyler, sonunda gecenin karanlığı içinde, gizlice yaşanır. çıplaklık geceye özgüdür, gündüze değil. - bunun tersi, yani var olmanın doğal gereği, yani güneşin altında çıplaklık, ancak baskının sona ermesiyle gerçekleşebilir. -
geceleri aşık olur, birbirimize aşkımızı geceleri ilan ederiz. gündüzler bizi mantığımızı kullanmaya, kendi hapishanemize kapanmaya zorlar. gün boyunca baskı güçleri, aşkın özgürlüğüne karşı savaşır. ama geceler bizi yeniden aşık eder, bize " seni seviyorum" dedirtir. gündüzleri söylenen "seni seviyorum"lar geceye gönderme yapar."
acıktığı için değil, yemek saati geldiği için yemek yiyen insanlar vardır.
uykusu geldiği için değil, vakit geç olduğu için uyuyanlar da onlardır.
böyle insanlar içindir gündüzün telaşı, kargaşası, karmaşası, iktidar savaşı...
uyuyamayanları bir kenara koyarsak, bir de uyumayanlar vardır geceleri.
yani daha çok geceleri yaşayanlar.
ve bunlar; bir kuzinenin üstündeki telaşsız, ağır ağır ve sükunetle demlenen çaydanlığa benzerler.
yaşamayı bilme işinin ne ustası var, ne de bir reçetesi.
olmasın da zaten.
kimisi tercihleriyle, kimisi de zorunluluklarıyla yaşayıp gitmekte bu adil olmayan dünyada.
lakin, birinin tadı ekmek çayı kıvamında olur ister istemez.
diğeriyse tavşan kanı.
demlenmeye vakit gerek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar