bugün
- ups boobs'un 67 gündür entry girmemesi4
- şeriat ile yönetilmek isteyen kadın4
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- istanbul u özlemek5
- türkiye selefilere kalsa harabeye dönüşmüştü5
- türkler ile moğollar kardeştir4
- okan buruk13
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok3
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar5
- zorunlu eğitim5
- game of thrones taki kerhaneci17
- isviçre medeni kanunu2
- claudian clouds42
- savunma sektörü3
- ölümden korkuyor musunuz34
- türkiye'deki gündemin yarısı israil hakkında6
- burhan özfatura4
- mekkeli müşrikler4
- güne bir alıntı bırak2
- kendi halkını katleden iran3
- penguenlerin asıl amacı3
- sözlük kızları dertleşiyor14
- dyson5
- hep akşam zamanı olsaydı2
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- genel ev sloganları5
- kedi güzellemesi yapmak için ayet uydurmak4
- selefinin asrı saadet'i ve altın çağı2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı16
- amedspor'un tarihi2
- güzel türkiyem2
- melis sezen'in memeleri5
- ülkü ocakları genel ev olsun4
- iş arayanların aslında para araması3
- sudanda ölen yüz binlerce müslüman arap2
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- hesap vereceksiniz3
- kaçak sığınmacıları müslüman diye güzellemek4
- sarapci koala hatayi14
- arap nüfusu 500 milyonken soykırım var demek2
- müslüman kardeşine dua etmek4
- 128 milyar dolar nerede4
- para için bok yemeye bile razı nesil2
- anın görüntüsü25
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- para için istemediğin bir işte çalışmak2
- israil de emek gücü vs pakistan da emek gücü2
- sözlük yazarlarının normal kombinleri26
"gündüz, ilerleme gibi görünen tekdüze bir süreçtir. sabahın parlak ışıkları akşam karanlığına dönüşürken, bize bir gelişme olduğu hissini verir- belli bir yönde ilerliyormuşuz gibi bir duygu. zamanın yapay göreceliği üzerine nadiren durup düşünürüz. her allahın günü, aydınlığın karanlığa doğru akışı bizi önüne katıp koşturur. ama gün boyunca, ister sabah on, ister öğlen üç olsun, hepimiz, gündelik düzenin, düzen güçlerinin köleleriyiz. bizi ayakta tutan, zamanın geçmesi ve gecenin sunduğu kurtuluş umududur. çünkü, sonunda gece olacağını ve - gündüzle kıyaslarsak - dilediğimiz gibi davranma fırsatınıa kavuşacağımızı biliriz.
kitaplar gece okunur. sinema, tiyatro ve müzik gösterileri gece olur. gece sarhoş oluruz, gece kumar oynarız.
her şeyden arınmış çıplak vücut geceye aittir. vücutlar gece birbirine değer, bir araya gelir. gün boyunca üniversitelerde bilimsel inceleme konusu olarak ele alınan, akşam üzeri dost toplantılarında sohbet konusu edilen şeyler, sonunda gecenin karanlığı içinde, gizlice yaşanır. çıplaklık geceye özgüdür, gündüze değil. - bunun tersi, yani var olmanın doğal gereği, yani güneşin altında çıplaklık, ancak baskının sona ermesiyle gerçekleşebilir. -
geceleri aşık olur, birbirimize aşkımızı geceleri ilan ederiz. gündüzler bizi mantığımızı kullanmaya, kendi hapishanemize kapanmaya zorlar. gün boyunca baskı güçleri, aşkın özgürlüğüne karşı savaşır. ama geceler bizi yeniden aşık eder, bize " seni seviyorum" dedirtir. gündüzleri söylenen "seni seviyorum"lar geceye gönderme yapar."
acıktığı için değil, yemek saati geldiği için yemek yiyen insanlar vardır.
uykusu geldiği için değil, vakit geç olduğu için uyuyanlar da onlardır.
böyle insanlar içindir gündüzün telaşı, kargaşası, karmaşası, iktidar savaşı...
uyuyamayanları bir kenara koyarsak, bir de uyumayanlar vardır geceleri.
yani daha çok geceleri yaşayanlar.
ve bunlar; bir kuzinenin üstündeki telaşsız, ağır ağır ve sükunetle demlenen çaydanlığa benzerler.
yaşamayı bilme işinin ne ustası var, ne de bir reçetesi.
olmasın da zaten.
kimisi tercihleriyle, kimisi de zorunluluklarıyla yaşayıp gitmekte bu adil olmayan dünyada.
lakin, birinin tadı ekmek çayı kıvamında olur ister istemez.
diğeriyse tavşan kanı.
demlenmeye vakit gerek.
kitaplar gece okunur. sinema, tiyatro ve müzik gösterileri gece olur. gece sarhoş oluruz, gece kumar oynarız.
her şeyden arınmış çıplak vücut geceye aittir. vücutlar gece birbirine değer, bir araya gelir. gün boyunca üniversitelerde bilimsel inceleme konusu olarak ele alınan, akşam üzeri dost toplantılarında sohbet konusu edilen şeyler, sonunda gecenin karanlığı içinde, gizlice yaşanır. çıplaklık geceye özgüdür, gündüze değil. - bunun tersi, yani var olmanın doğal gereği, yani güneşin altında çıplaklık, ancak baskının sona ermesiyle gerçekleşebilir. -
geceleri aşık olur, birbirimize aşkımızı geceleri ilan ederiz. gündüzler bizi mantığımızı kullanmaya, kendi hapishanemize kapanmaya zorlar. gün boyunca baskı güçleri, aşkın özgürlüğüne karşı savaşır. ama geceler bizi yeniden aşık eder, bize " seni seviyorum" dedirtir. gündüzleri söylenen "seni seviyorum"lar geceye gönderme yapar."
acıktığı için değil, yemek saati geldiği için yemek yiyen insanlar vardır.
uykusu geldiği için değil, vakit geç olduğu için uyuyanlar da onlardır.
böyle insanlar içindir gündüzün telaşı, kargaşası, karmaşası, iktidar savaşı...
uyuyamayanları bir kenara koyarsak, bir de uyumayanlar vardır geceleri.
yani daha çok geceleri yaşayanlar.
ve bunlar; bir kuzinenin üstündeki telaşsız, ağır ağır ve sükunetle demlenen çaydanlığa benzerler.
yaşamayı bilme işinin ne ustası var, ne de bir reçetesi.
olmasın da zaten.
kimisi tercihleriyle, kimisi de zorunluluklarıyla yaşayıp gitmekte bu adil olmayan dünyada.
lakin, birinin tadı ekmek çayı kıvamında olur ister istemez.
diğeriyse tavşan kanı.
demlenmeye vakit gerek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar