bugün
- çırçıplak yatmak9
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- eski seni özlüyor musun6
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- türklerin ileri olduğu konular20
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları7
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- bir kadının en güzel bölgesi8
- caner taslaman7
- seninle şurada olabilirdik5
- ioçke'nin elleri4
- dünyanın en güzel tatlısı8
- abd vizesi4
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- vantilatörü kendine çevirmek6
- antipanik'in hedef gösterdiği yazar kim3
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel3
- özlenen hissiyatlar6
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı3
- ruh hastası olan yazarlar6
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- basit bir olayı çok uzun anlatan insanlar3
- gocu pandela barışı3
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak3
- kız yazarların daha çok artı oylanması3
- un çuvalına dönmüş kafasını atan tip2
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı4
- dinsize inanır mısın17
- kürt milletinin çirkin olma sebepleri3
- bülent ersoyun lolita estetiği4
- gocu meme ucu5
- kadının en güzel yerinin ayak ve bacak olması4
- uyuyorum ben bir şey diyor musunuz2
- salak yazarlar7
- pandela6
- kültürün bireyi boğması2
- misafir çocuğunun arkasından edilen küfürler4
- gülümse diye darlayan fotoğrafçı3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- geceye bir şarkı bırak22
- çerkez ethem3
- seksen sekiz kilo sözlük kızı3
- yorgun mermi4
- atatürk ün en büyük hobileri2
- tüm yazarların ısrarla format dışı entry girmesi4
- yazarların kendileri hakkındaki gereksiz bilgiler3
- gece gece uzun entry giren yazar2
Bir zamanlar medeniyet başkenti olan şehir. Halife el-Mansur 754 yılında tahta geçtiğinde imparatorluğunun simgesi olacak bir başkent kurmayı hayal eder.
Bizzat kendisinin başını çektiği dört mimardan oluşan bir ekiple şehrin planını çizmeye başlarlar.
görsel
iç içe üç daireden oluşan şehirde; birbirini dik kesen ve şehri dört eşit parçaya bölen iki ana cadde vardır. Caddelerin başlarına ise simgesel 4 kapı yerleştirilmiştir: Güneybatıda Küfe kapısı, güneydoğuda Basra kapısı, kuzeybatıda Suriye kapısı ve kuzeydoğuda Horasan kapısı.
görsel
Bu planın inşaası için, imparatorluğun her köşesinden binlerce mimar, mühendis, marangoz, demirci, inşaat ustası ve düz işçi ile inşaatta kullanılacak tonlarca ağırlıkta hammadde Bağdat’a getirilir.
Müneccimler şehrin kuruluşu için en uğurlu gün olarak 30 Temmuz 762’yi önerir ve önerilen günde Halife El-Mansur sembolik ilk tuğlayı koyar ve şehrin inşaası başlar. 755 yılında planı tamamlanan, 762 yılında inşaatı başlayan El-Mansur’un ‘daire şehri’ 766 yılında tamamlanır.
görsel
Abbâsî halifesi Harun Reşid’in kurdurttuğu kütüphane, antik çağdaki iskenderiye kütüphanesinden sonra kurulan en büyük kütüphane olarak öne çıkarken ilerleyen yıllarda kurulan dünyadaki en eski üniversitelerden biri olan el-Mustansiriye de dikkat çeken diğer bir gelişme olmuştur.
şehirde, her türlü etnik ve dini grup için dini ve sosyal mekanlar tasarlandığı bildirilmektedir. Örneğin, şehirde 40 bin Yahudinin yaşadığı ve Yahudilere ait on okulun olduğu aktarılır.
Yine bir diğer önemli gelişme de içinde Hint felsefesinin, Ortadoğu ve Yunan felsefesiyle buluşturulduğu Bilgelik Evi’nin kuruluşudur. Bu üç dildeki eserlerin tercümeleri bu ‘Ev’de yapılmış ve buradan Endülüs ispanya’sına oradan da Avrupa’ya ulaştırılmıştır.
Ayrıca bu dönemde kurulan medreseleri, Martin Luther’in Avrupa’daki Ortaçağ üniversitelerinin öncülü olarak gördüğü iddia edilmektedir.
Yıkılışı
Bağdat, önce Moğol imparatoru Hülagü’nün ve sonrasında Timur’un işgaline uğrar. Özellikle Hülagü’nün şehri işgali sırasında şehir tarihinin en büyük yıkımını yaşar.
Hülagü, Bağdat’ı Sünni islamın merkezi olarak gördüğü için şehre girmesi ile halkın büyük çoğunluğunu katleder, kütüphaneleri yıkar, kitapları parçalatır, ibadethaneleri yerle bir eder.
Öyle ki, kan ve ceset kokusundan dolayı Hülagü şehirde fazla kalamaz ve kısa sürede terkeder. Hülagü sonrasında ise Dicle’nin atılan kitapların mürekkebiyle uzunca bir süre siyah aktığı rivayet edilir.
Şehir bu işgaller sırasında büyük zarar görür ve eski yapılar büyük ölçüde tahribe uğradığından zaman içerisinde yıkılır.
Kanuni döneminde Osmanlılar’a geçen Bağdat’ta eski şehrin son kalıntıları olan surlar, 1870’lerde bölgede farklı sosyal ve idari binalar inşa ettirmek isteyen dönemin reformist valisi Mithat Paşa tarafından yıktırılır.
https://www.tech-worm.com...yen-kurulus-hikayesi/amp/
Bizzat kendisinin başını çektiği dört mimardan oluşan bir ekiple şehrin planını çizmeye başlarlar.
görsel
iç içe üç daireden oluşan şehirde; birbirini dik kesen ve şehri dört eşit parçaya bölen iki ana cadde vardır. Caddelerin başlarına ise simgesel 4 kapı yerleştirilmiştir: Güneybatıda Küfe kapısı, güneydoğuda Basra kapısı, kuzeybatıda Suriye kapısı ve kuzeydoğuda Horasan kapısı.
görsel
Bu planın inşaası için, imparatorluğun her köşesinden binlerce mimar, mühendis, marangoz, demirci, inşaat ustası ve düz işçi ile inşaatta kullanılacak tonlarca ağırlıkta hammadde Bağdat’a getirilir.
Müneccimler şehrin kuruluşu için en uğurlu gün olarak 30 Temmuz 762’yi önerir ve önerilen günde Halife El-Mansur sembolik ilk tuğlayı koyar ve şehrin inşaası başlar. 755 yılında planı tamamlanan, 762 yılında inşaatı başlayan El-Mansur’un ‘daire şehri’ 766 yılında tamamlanır.
görsel
Abbâsî halifesi Harun Reşid’in kurdurttuğu kütüphane, antik çağdaki iskenderiye kütüphanesinden sonra kurulan en büyük kütüphane olarak öne çıkarken ilerleyen yıllarda kurulan dünyadaki en eski üniversitelerden biri olan el-Mustansiriye de dikkat çeken diğer bir gelişme olmuştur.
şehirde, her türlü etnik ve dini grup için dini ve sosyal mekanlar tasarlandığı bildirilmektedir. Örneğin, şehirde 40 bin Yahudinin yaşadığı ve Yahudilere ait on okulun olduğu aktarılır.
Yine bir diğer önemli gelişme de içinde Hint felsefesinin, Ortadoğu ve Yunan felsefesiyle buluşturulduğu Bilgelik Evi’nin kuruluşudur. Bu üç dildeki eserlerin tercümeleri bu ‘Ev’de yapılmış ve buradan Endülüs ispanya’sına oradan da Avrupa’ya ulaştırılmıştır.
Ayrıca bu dönemde kurulan medreseleri, Martin Luther’in Avrupa’daki Ortaçağ üniversitelerinin öncülü olarak gördüğü iddia edilmektedir.
Yıkılışı
Bağdat, önce Moğol imparatoru Hülagü’nün ve sonrasında Timur’un işgaline uğrar. Özellikle Hülagü’nün şehri işgali sırasında şehir tarihinin en büyük yıkımını yaşar.
Hülagü, Bağdat’ı Sünni islamın merkezi olarak gördüğü için şehre girmesi ile halkın büyük çoğunluğunu katleder, kütüphaneleri yıkar, kitapları parçalatır, ibadethaneleri yerle bir eder.
Öyle ki, kan ve ceset kokusundan dolayı Hülagü şehirde fazla kalamaz ve kısa sürede terkeder. Hülagü sonrasında ise Dicle’nin atılan kitapların mürekkebiyle uzunca bir süre siyah aktığı rivayet edilir.
Şehir bu işgaller sırasında büyük zarar görür ve eski yapılar büyük ölçüde tahribe uğradığından zaman içerisinde yıkılır.
Kanuni döneminde Osmanlılar’a geçen Bağdat’ta eski şehrin son kalıntıları olan surlar, 1870’lerde bölgede farklı sosyal ve idari binalar inşa ettirmek isteyen dönemin reformist valisi Mithat Paşa tarafından yıktırılır.
https://www.tech-worm.com...yen-kurulus-hikayesi/amp/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar