bugün
- kolye67
- sözlük obezlerinin fotoğrafları11
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak11
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- queen ravenna'nın kutsal büyücülük kitabı3
- bugün sözlüğün sakin olması4
- evi ev yapan şeyler14
- ankara8
- papatya5
- fenerbahçe18
- almanya10
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- futbol17
- çehrenin duygularla değişmesi2
- elektrik kesintisi2
- ona bir şey söyle9
- yalnızlık ömür boyu4
- türkiye18
- bileklik19
- true bey birader birader beydir2
- jeffrey epstein6
- alanyaspor2
- anadolu çomarları7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- anın görüntüsü21
- sarı teker kim sorunsalı6
- galatasaray19
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- çalışmak isteyen bağyan kişilik4
- süper lig7
- uzun yola gitmeyi özlemek3
- sözlük bitmiş arkadaşlar4
- fc barcelona3
- oyun2
- tır şoförü olmayı istemek13
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- beşiktaş17
- kedi9
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- erdoğan'ın 38 bin personel alımı müjdesi2
- hangimiz sevmedik2
- fenerbahçe 3 alanyaspor 02
- kim kimi neden sevmiyor14
- yogartiksen39
- fuhuş yaparken yakalanan travesti polis memuru3
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- ismail kartal10
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- avrupa2
Bir zamanlar medeniyet başkenti olan şehir. Halife el-Mansur 754 yılında tahta geçtiğinde imparatorluğunun simgesi olacak bir başkent kurmayı hayal eder.
Bizzat kendisinin başını çektiği dört mimardan oluşan bir ekiple şehrin planını çizmeye başlarlar.
görsel
iç içe üç daireden oluşan şehirde; birbirini dik kesen ve şehri dört eşit parçaya bölen iki ana cadde vardır. Caddelerin başlarına ise simgesel 4 kapı yerleştirilmiştir: Güneybatıda Küfe kapısı, güneydoğuda Basra kapısı, kuzeybatıda Suriye kapısı ve kuzeydoğuda Horasan kapısı.
görsel
Bu planın inşaası için, imparatorluğun her köşesinden binlerce mimar, mühendis, marangoz, demirci, inşaat ustası ve düz işçi ile inşaatta kullanılacak tonlarca ağırlıkta hammadde Bağdat’a getirilir.
Müneccimler şehrin kuruluşu için en uğurlu gün olarak 30 Temmuz 762’yi önerir ve önerilen günde Halife El-Mansur sembolik ilk tuğlayı koyar ve şehrin inşaası başlar. 755 yılında planı tamamlanan, 762 yılında inşaatı başlayan El-Mansur’un ‘daire şehri’ 766 yılında tamamlanır.
görsel
Abbâsî halifesi Harun Reşid’in kurdurttuğu kütüphane, antik çağdaki iskenderiye kütüphanesinden sonra kurulan en büyük kütüphane olarak öne çıkarken ilerleyen yıllarda kurulan dünyadaki en eski üniversitelerden biri olan el-Mustansiriye de dikkat çeken diğer bir gelişme olmuştur.
şehirde, her türlü etnik ve dini grup için dini ve sosyal mekanlar tasarlandığı bildirilmektedir. Örneğin, şehirde 40 bin Yahudinin yaşadığı ve Yahudilere ait on okulun olduğu aktarılır.
Yine bir diğer önemli gelişme de içinde Hint felsefesinin, Ortadoğu ve Yunan felsefesiyle buluşturulduğu Bilgelik Evi’nin kuruluşudur. Bu üç dildeki eserlerin tercümeleri bu ‘Ev’de yapılmış ve buradan Endülüs ispanya’sına oradan da Avrupa’ya ulaştırılmıştır.
Ayrıca bu dönemde kurulan medreseleri, Martin Luther’in Avrupa’daki Ortaçağ üniversitelerinin öncülü olarak gördüğü iddia edilmektedir.
Yıkılışı
Bağdat, önce Moğol imparatoru Hülagü’nün ve sonrasında Timur’un işgaline uğrar. Özellikle Hülagü’nün şehri işgali sırasında şehir tarihinin en büyük yıkımını yaşar.
Hülagü, Bağdat’ı Sünni islamın merkezi olarak gördüğü için şehre girmesi ile halkın büyük çoğunluğunu katleder, kütüphaneleri yıkar, kitapları parçalatır, ibadethaneleri yerle bir eder.
Öyle ki, kan ve ceset kokusundan dolayı Hülagü şehirde fazla kalamaz ve kısa sürede terkeder. Hülagü sonrasında ise Dicle’nin atılan kitapların mürekkebiyle uzunca bir süre siyah aktığı rivayet edilir.
Şehir bu işgaller sırasında büyük zarar görür ve eski yapılar büyük ölçüde tahribe uğradığından zaman içerisinde yıkılır.
Kanuni döneminde Osmanlılar’a geçen Bağdat’ta eski şehrin son kalıntıları olan surlar, 1870’lerde bölgede farklı sosyal ve idari binalar inşa ettirmek isteyen dönemin reformist valisi Mithat Paşa tarafından yıktırılır.
https://www.tech-worm.com...yen-kurulus-hikayesi/amp/
Bizzat kendisinin başını çektiği dört mimardan oluşan bir ekiple şehrin planını çizmeye başlarlar.
görsel
iç içe üç daireden oluşan şehirde; birbirini dik kesen ve şehri dört eşit parçaya bölen iki ana cadde vardır. Caddelerin başlarına ise simgesel 4 kapı yerleştirilmiştir: Güneybatıda Küfe kapısı, güneydoğuda Basra kapısı, kuzeybatıda Suriye kapısı ve kuzeydoğuda Horasan kapısı.
görsel
Bu planın inşaası için, imparatorluğun her köşesinden binlerce mimar, mühendis, marangoz, demirci, inşaat ustası ve düz işçi ile inşaatta kullanılacak tonlarca ağırlıkta hammadde Bağdat’a getirilir.
Müneccimler şehrin kuruluşu için en uğurlu gün olarak 30 Temmuz 762’yi önerir ve önerilen günde Halife El-Mansur sembolik ilk tuğlayı koyar ve şehrin inşaası başlar. 755 yılında planı tamamlanan, 762 yılında inşaatı başlayan El-Mansur’un ‘daire şehri’ 766 yılında tamamlanır.
görsel
Abbâsî halifesi Harun Reşid’in kurdurttuğu kütüphane, antik çağdaki iskenderiye kütüphanesinden sonra kurulan en büyük kütüphane olarak öne çıkarken ilerleyen yıllarda kurulan dünyadaki en eski üniversitelerden biri olan el-Mustansiriye de dikkat çeken diğer bir gelişme olmuştur.
şehirde, her türlü etnik ve dini grup için dini ve sosyal mekanlar tasarlandığı bildirilmektedir. Örneğin, şehirde 40 bin Yahudinin yaşadığı ve Yahudilere ait on okulun olduğu aktarılır.
Yine bir diğer önemli gelişme de içinde Hint felsefesinin, Ortadoğu ve Yunan felsefesiyle buluşturulduğu Bilgelik Evi’nin kuruluşudur. Bu üç dildeki eserlerin tercümeleri bu ‘Ev’de yapılmış ve buradan Endülüs ispanya’sına oradan da Avrupa’ya ulaştırılmıştır.
Ayrıca bu dönemde kurulan medreseleri, Martin Luther’in Avrupa’daki Ortaçağ üniversitelerinin öncülü olarak gördüğü iddia edilmektedir.
Yıkılışı
Bağdat, önce Moğol imparatoru Hülagü’nün ve sonrasında Timur’un işgaline uğrar. Özellikle Hülagü’nün şehri işgali sırasında şehir tarihinin en büyük yıkımını yaşar.
Hülagü, Bağdat’ı Sünni islamın merkezi olarak gördüğü için şehre girmesi ile halkın büyük çoğunluğunu katleder, kütüphaneleri yıkar, kitapları parçalatır, ibadethaneleri yerle bir eder.
Öyle ki, kan ve ceset kokusundan dolayı Hülagü şehirde fazla kalamaz ve kısa sürede terkeder. Hülagü sonrasında ise Dicle’nin atılan kitapların mürekkebiyle uzunca bir süre siyah aktığı rivayet edilir.
Şehir bu işgaller sırasında büyük zarar görür ve eski yapılar büyük ölçüde tahribe uğradığından zaman içerisinde yıkılır.
Kanuni döneminde Osmanlılar’a geçen Bağdat’ta eski şehrin son kalıntıları olan surlar, 1870’lerde bölgede farklı sosyal ve idari binalar inşa ettirmek isteyen dönemin reformist valisi Mithat Paşa tarafından yıktırılır.
https://www.tech-worm.com...yen-kurulus-hikayesi/amp/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar