bugün
- kolye142
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- bik bik'in hacker'a yemek yapması6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi10
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması9
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması5
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri3
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- konya denilince akla gelenler4
- pizza bira ikilisi6
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- ruhi çenet'in uygur türkleri için yaptığı video2
- asla evlenilmeyecek erkekler7
- cep telefonu17
- nokia16
- erlik5
- sözlük elden gidiyor3
- boykot dedektifi2
- rüzgar12
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- chatgpt'nin sorunu ne2
- günün sözü6
- bal10
- lale14
- fuck bahçeli tişörtü2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- var olmak için ne yaptınız13
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- pazar günleri ekmek almak3
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- evi ev yapan şeyler14
- pazar günü erken kalkmak2
- kaplan17
- yogartiksen39
- bileklik19
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- fil9
- aslan15
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- billie eilish'in memeleri7
- kader4
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- kuş5
- at6
iki kedim var.
Evet anlatmaya tam da buradan başlamak istedim. Çünkü kafamın içinde hala sözlük yazarıyım ve bazen de entrylerden bazılarını buraya giriyorum işte.
Neyse ne diyordum, iki kedim var öz be öz evlatlarım yani. Fakat günlük olarak etrafa saçtıkları tüyleri de toplasak nerden baksanız bi beş kedi sahibiyim. Muhteremleri sahiplendiğim zamandan beridir hasıl olan aksırık tıksırık ne bileyim envai çeşit alerji belirtileri vücudumdan eksik olmadı. Bir ay öncesine kadarki süpürgemin emiş gücünü sizlere tarif etmek için süpürgeyi çalıştırmadan önceki hazırlığımı anlatmalıyım. Öncelikle koltuklar ve yatak örtülerinin üzerindeki tozlar tüyler o eski sarı süpürgelerle süpürülür. Sonra koltuk ve yatak örtüleri balkondan aşağı fiyuv fiyuv silkilir. Halı yıkarken kullandığımız o plastik fırçalarla halı fırçalanır. Sonra gırgırla (evet maalesef) halının üstü gırgırlanır. Çıkan tüyler çöpe atıldıktan sonra da oda süpürülür fakat nefes almaya devam edebilmek için günlük burun spreyinizi sıkmanız büyük önem taşır. Son iki yılım böyle geçti ve hayatımın en sitem ve küfür dolu dakikaları da süpürgeyi çalıştırmam esnasında gerçekleşiyordu.
Zart indirimi zurt indirimi derken şu an korkunç döviz artışları gerçekleşti ve ilk maaşımla almak istediğim süpürgeler maalesef muhtemel maaşımın üç katına çıktı. Dysondan philips marathona ve onun da alt versiyonlarına bakmaya inen yolculuğumu arnica teslanın diğerlerinden üç kat daha pahalı olan modelini almamla sona erdi. Evet üç kat pahalı modeli diye özellikle belirtiyorum çünkü aldıktan sonra "lan bi bakayım internette ne kadarmış" dedikten sonra iki bin lira falan daha ucuz olan modelleri görünce koşarak banyodaki jilete uzanmak üzereydim. Neyse biraz araştırdım ve benimki iki bin liralık daha iyiymiş, hıhım evet öyleymiş. Neyse işte ilk maaşımla aldığım ilk şey de bu süpürge. Kendisiyle çok mutluyum işten geldikten sonra üç saat kadar süpürge yapıyorum ve her gün üç kilo kadar toz ve tüy çıkıyor. Çıkanları herkese gösterip beş kat daha mutlu olduktan sonra da "lan oh be her yer tertemiz" hissiyatıyla evimiz hariç her şeyin boktan olduğu günlük hayatsız hayatıma devam ediyorum. Mis.
Evet anlatmaya tam da buradan başlamak istedim. Çünkü kafamın içinde hala sözlük yazarıyım ve bazen de entrylerden bazılarını buraya giriyorum işte.
Neyse ne diyordum, iki kedim var öz be öz evlatlarım yani. Fakat günlük olarak etrafa saçtıkları tüyleri de toplasak nerden baksanız bi beş kedi sahibiyim. Muhteremleri sahiplendiğim zamandan beridir hasıl olan aksırık tıksırık ne bileyim envai çeşit alerji belirtileri vücudumdan eksik olmadı. Bir ay öncesine kadarki süpürgemin emiş gücünü sizlere tarif etmek için süpürgeyi çalıştırmadan önceki hazırlığımı anlatmalıyım. Öncelikle koltuklar ve yatak örtülerinin üzerindeki tozlar tüyler o eski sarı süpürgelerle süpürülür. Sonra koltuk ve yatak örtüleri balkondan aşağı fiyuv fiyuv silkilir. Halı yıkarken kullandığımız o plastik fırçalarla halı fırçalanır. Sonra gırgırla (evet maalesef) halının üstü gırgırlanır. Çıkan tüyler çöpe atıldıktan sonra da oda süpürülür fakat nefes almaya devam edebilmek için günlük burun spreyinizi sıkmanız büyük önem taşır. Son iki yılım böyle geçti ve hayatımın en sitem ve küfür dolu dakikaları da süpürgeyi çalıştırmam esnasında gerçekleşiyordu.
Zart indirimi zurt indirimi derken şu an korkunç döviz artışları gerçekleşti ve ilk maaşımla almak istediğim süpürgeler maalesef muhtemel maaşımın üç katına çıktı. Dysondan philips marathona ve onun da alt versiyonlarına bakmaya inen yolculuğumu arnica teslanın diğerlerinden üç kat daha pahalı olan modelini almamla sona erdi. Evet üç kat pahalı modeli diye özellikle belirtiyorum çünkü aldıktan sonra "lan bi bakayım internette ne kadarmış" dedikten sonra iki bin lira falan daha ucuz olan modelleri görünce koşarak banyodaki jilete uzanmak üzereydim. Neyse biraz araştırdım ve benimki iki bin liralık daha iyiymiş, hıhım evet öyleymiş. Neyse işte ilk maaşımla aldığım ilk şey de bu süpürge. Kendisiyle çok mutluyum işten geldikten sonra üç saat kadar süpürge yapıyorum ve her gün üç kilo kadar toz ve tüy çıkıyor. Çıkanları herkese gösterip beş kat daha mutlu olduktan sonra da "lan oh be her yer tertemiz" hissiyatıyla evimiz hariç her şeyin boktan olduğu günlük hayatsız hayatıma devam ediyorum. Mis.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar