bugün
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali7
- kemal kılıçdaroğlu5
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak5
- siyonistlerin arjantin'i desteklemesi4
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver3
- sapık7
- merak etmemenin huzuru5
- benjamin netanyahu2
- uludağ sözlük diriltme operasyonu5
- bakkala sigara almaya yollanacak yazarlar4
- seksen tane entry giren sözlük yazarı3
- atlantis3
- carlsberg3
- helin elveren3
- haluk levent vs serdar ortaç5
- memduh başgan2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- kriyonik2
- sözelci5
- gocu nerede8
- iş beğenmiyolarsa neden fazla kurye var3
- christopher nolan3
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı12
- siyah carlsberg3
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- sevgilisini aldatan doktor2
- ted bundy2
- allah varsa beni milli yapsın6
- aylık 464 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- mandy muse'nin poposu2
- aldatan karıya nafaka ödemek zorunda kalan erkek2
- karaburun4
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- bir kadının en güzel bölgesi13
- gocu bak bi2
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak4
- uludağ sözlük ü ayağa kaldıracak fikir3
- unutulmayan sadakat örnekleri2
- serbest vuruş pro2
- erdoğan'ın fedaisi olmak2
- gocu'nun heykeli4
- dünyanın en güzel tatlısı12
- mercan köşk dizisi2
- true hanın gazabı2
- allah neden cinselliği yarattı3
- kadınlar için yapılan filmler2
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi6
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
iki kedim var.
Evet anlatmaya tam da buradan başlamak istedim. Çünkü kafamın içinde hala sözlük yazarıyım ve bazen de entrylerden bazılarını buraya giriyorum işte.
Neyse ne diyordum, iki kedim var öz be öz evlatlarım yani. Fakat günlük olarak etrafa saçtıkları tüyleri de toplasak nerden baksanız bi beş kedi sahibiyim. Muhteremleri sahiplendiğim zamandan beridir hasıl olan aksırık tıksırık ne bileyim envai çeşit alerji belirtileri vücudumdan eksik olmadı. Bir ay öncesine kadarki süpürgemin emiş gücünü sizlere tarif etmek için süpürgeyi çalıştırmadan önceki hazırlığımı anlatmalıyım. Öncelikle koltuklar ve yatak örtülerinin üzerindeki tozlar tüyler o eski sarı süpürgelerle süpürülür. Sonra koltuk ve yatak örtüleri balkondan aşağı fiyuv fiyuv silkilir. Halı yıkarken kullandığımız o plastik fırçalarla halı fırçalanır. Sonra gırgırla (evet maalesef) halının üstü gırgırlanır. Çıkan tüyler çöpe atıldıktan sonra da oda süpürülür fakat nefes almaya devam edebilmek için günlük burun spreyinizi sıkmanız büyük önem taşır. Son iki yılım böyle geçti ve hayatımın en sitem ve küfür dolu dakikaları da süpürgeyi çalıştırmam esnasında gerçekleşiyordu.
Zart indirimi zurt indirimi derken şu an korkunç döviz artışları gerçekleşti ve ilk maaşımla almak istediğim süpürgeler maalesef muhtemel maaşımın üç katına çıktı. Dysondan philips marathona ve onun da alt versiyonlarına bakmaya inen yolculuğumu arnica teslanın diğerlerinden üç kat daha pahalı olan modelini almamla sona erdi. Evet üç kat pahalı modeli diye özellikle belirtiyorum çünkü aldıktan sonra "lan bi bakayım internette ne kadarmış" dedikten sonra iki bin lira falan daha ucuz olan modelleri görünce koşarak banyodaki jilete uzanmak üzereydim. Neyse biraz araştırdım ve benimki iki bin liralık daha iyiymiş, hıhım evet öyleymiş. Neyse işte ilk maaşımla aldığım ilk şey de bu süpürge. Kendisiyle çok mutluyum işten geldikten sonra üç saat kadar süpürge yapıyorum ve her gün üç kilo kadar toz ve tüy çıkıyor. Çıkanları herkese gösterip beş kat daha mutlu olduktan sonra da "lan oh be her yer tertemiz" hissiyatıyla evimiz hariç her şeyin boktan olduğu günlük hayatsız hayatıma devam ediyorum. Mis.
Evet anlatmaya tam da buradan başlamak istedim. Çünkü kafamın içinde hala sözlük yazarıyım ve bazen de entrylerden bazılarını buraya giriyorum işte.
Neyse ne diyordum, iki kedim var öz be öz evlatlarım yani. Fakat günlük olarak etrafa saçtıkları tüyleri de toplasak nerden baksanız bi beş kedi sahibiyim. Muhteremleri sahiplendiğim zamandan beridir hasıl olan aksırık tıksırık ne bileyim envai çeşit alerji belirtileri vücudumdan eksik olmadı. Bir ay öncesine kadarki süpürgemin emiş gücünü sizlere tarif etmek için süpürgeyi çalıştırmadan önceki hazırlığımı anlatmalıyım. Öncelikle koltuklar ve yatak örtülerinin üzerindeki tozlar tüyler o eski sarı süpürgelerle süpürülür. Sonra koltuk ve yatak örtüleri balkondan aşağı fiyuv fiyuv silkilir. Halı yıkarken kullandığımız o plastik fırçalarla halı fırçalanır. Sonra gırgırla (evet maalesef) halının üstü gırgırlanır. Çıkan tüyler çöpe atıldıktan sonra da oda süpürülür fakat nefes almaya devam edebilmek için günlük burun spreyinizi sıkmanız büyük önem taşır. Son iki yılım böyle geçti ve hayatımın en sitem ve küfür dolu dakikaları da süpürgeyi çalıştırmam esnasında gerçekleşiyordu.
Zart indirimi zurt indirimi derken şu an korkunç döviz artışları gerçekleşti ve ilk maaşımla almak istediğim süpürgeler maalesef muhtemel maaşımın üç katına çıktı. Dysondan philips marathona ve onun da alt versiyonlarına bakmaya inen yolculuğumu arnica teslanın diğerlerinden üç kat daha pahalı olan modelini almamla sona erdi. Evet üç kat pahalı modeli diye özellikle belirtiyorum çünkü aldıktan sonra "lan bi bakayım internette ne kadarmış" dedikten sonra iki bin lira falan daha ucuz olan modelleri görünce koşarak banyodaki jilete uzanmak üzereydim. Neyse biraz araştırdım ve benimki iki bin liralık daha iyiymiş, hıhım evet öyleymiş. Neyse işte ilk maaşımla aldığım ilk şey de bu süpürge. Kendisiyle çok mutluyum işten geldikten sonra üç saat kadar süpürge yapıyorum ve her gün üç kilo kadar toz ve tüy çıkıyor. Çıkanları herkese gösterip beş kat daha mutlu olduktan sonra da "lan oh be her yer tertemiz" hissiyatıyla evimiz hariç her şeyin boktan olduğu günlük hayatsız hayatıma devam ediyorum. Mis.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar