bugün
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı48
- milli maçı izlemeyen erkek12
- avustralyalıların iri yarı olması5
- tanrıyı görmek için 12 yıldır oturmayan adam5
- migros anal market3
- nestory irankunda3
- arda güler6
- türkiye'nin avustralya'ya 2 0 yenilmesi3
- bir kızı doyurmak4
- aylık 346 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak12
- çok fena boşladım3
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı20
- su molası4
- vincenzo montella6
- avustralya 0 türkiye 74
- devşirme türk2
- abd iranın anlaş ama ması 14 haziran 20262
- avustralya milli futbol takımı4
- new york knicks3
- istiridye mantarı2
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi18
- türkiye a milli futbol takımı2
- futbol maçı izleyen sözlük kızı4
- kürdistan a milli futbol takımı2
- ozan güven ahmet kural ikilisi2
- zall yüzünden gol yememiz5
- türk bayraklı tişört2
- özel okulların dolup taştığı kriz ülkesi2
- dünya kupası2
- kadir mısıroğlu2
- muhabbet kuşu2
- uludağ sözlük burada zall nerede4
- milli takım gruptan çıksın soyunurum3
- muşlettin geldi topu aldı vurdu goooooolll4
- sarunas jasikevicius2
- en iyi antidepresan18
- uludagsözlük ilk yapay zeka moderasyon başarısı9
- sabah sabah kahvaltıya gelen misafir2
- kenan yıldız2
- kemal kılıçdaroğlu14
- ioçk adam mıdır2
- alagavat olmak istiyorum ne yapmalıyım2
- chp'nin hali ne olacak58
- dalmaçyalı köpeğin beneklerine iğne batırmak2
- isviçre'nin nüfusu 10 milyonla sınırlama referandu3
- nervio adlı yazarın dillere destan güzelliği9
- mutlu bir ilişkinin anahtarı8
- şirinler köyüne yeni şirin13
- sözlük yazarlarının ruh hali9
Emekli Büyükelçi Horoz Gibi Ötünce - ildeniz Divanlıoğlu
Doğan Kitapçılık AŞ Temmuz 2007
sayfa 38 - 39
Bayan Sevim Kent’in yüzü niçin kızardı? (1962)
Türkiye’nin Hindistan büyükelçisi Necdet ve Sevim Kent, Yeni Delhi’de çok popüler bir çiftti. Yabancı büyükelçiler kendilerine veda ziyafeti vermek üzere adeta sıraya girdiler, uzun bir liste oluştu. Bunlar arasında, Yunan Maslahatgüzarı Dimitri ve eşi Despina Velisarapulos da vardı. Velisarapuloslar diğer yabancı büyükelçilere nazaran mütevazı evlerinde büyük bir incelik ve konukseverlikle sıcak ve samimi bir veda yemeği için ellerinden gelen bütün çabayı göstermişlerdi.
Yemeğin sonunda Dimitri yaptığı konuşmada, çok beğenilen özel cümlelerle süslediği ingilizce bir metni okuyordu. Kentler için gerçekten hak ettikleri güzel iltifatlarda bulunduktan sonra, metni masanın üstüne bıraktı ve irticalen Büyükelçi Necdet Kent ve zarif refikaları Sevim Hanımefendi için Türk-Yunan dostluğunu en iyi aksettiren bu samimi ortamda, büyük bir zevk ve şerefle düzenledikleri bu “s..tir pilavının” sonunda, konuklarını şerefe kadeh kaldırmaya davet etti.
Ben güzel bir Türkçeyle söylenen bu “s..tir pilavı” tabirinin şaşkınlığı içindeyken, karşımda oturan Sevim Hanım’ın yüzünün kızardığını, elinden kaşığı masaya düşürdüğünü gördüm.
Yemekten sonra, benden on yaş kadar yaşlı olmasına rağmen, senli benli olduğumuz Dimitri’ye bu Türkçe tabirin anlamını bilip bilmediğini sordum. Cevaben, “Tabi anlamını biliyorum, bu Yunanca’da 300 yıldır konuşulan ve yerleşmiş bir tabirdir. Osmanlı imparatorluğu döneminde Atina’daki Türk valisinin istanbul’a tayini çıktığında, Yunanistan’ın kalburüstü kimseleri, zengin ticaret ve sanat çevrelerinin seçkin mensupları, Türk paşa için muhteşem bir veda ziyafeti verirlerdi ve buna ‘s..tir pilavı’ denirdi. Osmanlı idaresinden sonra da biz Yunanlılar bu tabiri aynen kullanmaya devam ettik. Garipsenecek bir şey yok” dedi. Bu samimi ifadeden sonra, kendisine bu Türkçe iki kelimenin ne anlama geldiğini açıkladığımda, şaşırdı, üzüldü. Derhal önce Sevim Hanımefendi’den, sonra Necdet Bey’den özür diledi, ancak öylesine bir şaşkınlık içindeydi ki, özür cümlesinde bile “s..tir pilavı” deyimini tekrar tekrar kullandığının farkında değildi.
Siz okurlarımın bazısı biliyordur, bu çirkin Türkçe tabir bugünlerde dahi, Yunanlılar arasında kullanılmaya devam ediyor. Acaba Yunanlı dostlara kendilerine bunun anlamı anlatıldığında, Dimitri gibi özür mü diliyorlar, yoksa Yunanistan’da 300 yıl süren Osmanlı yönetimindeki kullanış sebebini haklı görerek, onun için “Oh olsun” mu diyorlar.
Doğan Kitapçılık AŞ Temmuz 2007
sayfa 38 - 39
Bayan Sevim Kent’in yüzü niçin kızardı? (1962)
Türkiye’nin Hindistan büyükelçisi Necdet ve Sevim Kent, Yeni Delhi’de çok popüler bir çiftti. Yabancı büyükelçiler kendilerine veda ziyafeti vermek üzere adeta sıraya girdiler, uzun bir liste oluştu. Bunlar arasında, Yunan Maslahatgüzarı Dimitri ve eşi Despina Velisarapulos da vardı. Velisarapuloslar diğer yabancı büyükelçilere nazaran mütevazı evlerinde büyük bir incelik ve konukseverlikle sıcak ve samimi bir veda yemeği için ellerinden gelen bütün çabayı göstermişlerdi.
Yemeğin sonunda Dimitri yaptığı konuşmada, çok beğenilen özel cümlelerle süslediği ingilizce bir metni okuyordu. Kentler için gerçekten hak ettikleri güzel iltifatlarda bulunduktan sonra, metni masanın üstüne bıraktı ve irticalen Büyükelçi Necdet Kent ve zarif refikaları Sevim Hanımefendi için Türk-Yunan dostluğunu en iyi aksettiren bu samimi ortamda, büyük bir zevk ve şerefle düzenledikleri bu “s..tir pilavının” sonunda, konuklarını şerefe kadeh kaldırmaya davet etti.
Ben güzel bir Türkçeyle söylenen bu “s..tir pilavı” tabirinin şaşkınlığı içindeyken, karşımda oturan Sevim Hanım’ın yüzünün kızardığını, elinden kaşığı masaya düşürdüğünü gördüm.
Yemekten sonra, benden on yaş kadar yaşlı olmasına rağmen, senli benli olduğumuz Dimitri’ye bu Türkçe tabirin anlamını bilip bilmediğini sordum. Cevaben, “Tabi anlamını biliyorum, bu Yunanca’da 300 yıldır konuşulan ve yerleşmiş bir tabirdir. Osmanlı imparatorluğu döneminde Atina’daki Türk valisinin istanbul’a tayini çıktığında, Yunanistan’ın kalburüstü kimseleri, zengin ticaret ve sanat çevrelerinin seçkin mensupları, Türk paşa için muhteşem bir veda ziyafeti verirlerdi ve buna ‘s..tir pilavı’ denirdi. Osmanlı idaresinden sonra da biz Yunanlılar bu tabiri aynen kullanmaya devam ettik. Garipsenecek bir şey yok” dedi. Bu samimi ifadeden sonra, kendisine bu Türkçe iki kelimenin ne anlama geldiğini açıkladığımda, şaşırdı, üzüldü. Derhal önce Sevim Hanımefendi’den, sonra Necdet Bey’den özür diledi, ancak öylesine bir şaşkınlık içindeydi ki, özür cümlesinde bile “s..tir pilavı” deyimini tekrar tekrar kullandığının farkında değildi.
Siz okurlarımın bazısı biliyordur, bu çirkin Türkçe tabir bugünlerde dahi, Yunanlılar arasında kullanılmaya devam ediyor. Acaba Yunanlı dostlara kendilerine bunun anlamı anlatıldığında, Dimitri gibi özür mü diliyorlar, yoksa Yunanistan’da 300 yıl süren Osmanlı yönetimindeki kullanış sebebini haklı görerek, onun için “Oh olsun” mu diyorlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar