bugün
- japonya17
- kırgızistan8
- sözlük sağ baştan saysın2
- geceye bir şarkı bırak17
- gürcistan25
- en iyi simit hangi şehirdedir21
- çin8
- latin atasözleri6
- geceniz nasıl geçiyor7
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- ctrlx22
- antalya şu an 28 derece4
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- ağlamamak için kendini tutmak11
- on ikinci neslin ezik olması2
- tez yazmak4
- cep telefonu4
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- isveç3
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- ispanya3
- hewal ebo18
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- kuran da namaz yok21
- almanya10
- lahmacunu elle yiyen kız14
- kazakistan2
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- ona bir şey söyle11
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- danimarka7
- ilgi isteyen kız16
- sabahattin zaim üniversitesi2
- içim yanıyor be sözlük7
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- italya2
- yalnız yaşamak5
- özlenilen şeyler2
- norveç3
- finlandiya3
- uluslararası ilişkiler2
- belçika2
- e'e f e6
- fransa3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin11
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- sözlüğü yakınlarının okuması hırsızlık mıdır3
Emekli Büyükelçi Horoz Gibi Ötünce - ildeniz Divanlıoğlu
Doğan Kitapçılık AŞ Temmuz 2007
sayfa 38 - 39
Bayan Sevim Kent’in yüzü niçin kızardı? (1962)
Türkiye’nin Hindistan büyükelçisi Necdet ve Sevim Kent, Yeni Delhi’de çok popüler bir çiftti. Yabancı büyükelçiler kendilerine veda ziyafeti vermek üzere adeta sıraya girdiler, uzun bir liste oluştu. Bunlar arasında, Yunan Maslahatgüzarı Dimitri ve eşi Despina Velisarapulos da vardı. Velisarapuloslar diğer yabancı büyükelçilere nazaran mütevazı evlerinde büyük bir incelik ve konukseverlikle sıcak ve samimi bir veda yemeği için ellerinden gelen bütün çabayı göstermişlerdi.
Yemeğin sonunda Dimitri yaptığı konuşmada, çok beğenilen özel cümlelerle süslediği ingilizce bir metni okuyordu. Kentler için gerçekten hak ettikleri güzel iltifatlarda bulunduktan sonra, metni masanın üstüne bıraktı ve irticalen Büyükelçi Necdet Kent ve zarif refikaları Sevim Hanımefendi için Türk-Yunan dostluğunu en iyi aksettiren bu samimi ortamda, büyük bir zevk ve şerefle düzenledikleri bu “s..tir pilavının” sonunda, konuklarını şerefe kadeh kaldırmaya davet etti.
Ben güzel bir Türkçeyle söylenen bu “s..tir pilavı” tabirinin şaşkınlığı içindeyken, karşımda oturan Sevim Hanım’ın yüzünün kızardığını, elinden kaşığı masaya düşürdüğünü gördüm.
Yemekten sonra, benden on yaş kadar yaşlı olmasına rağmen, senli benli olduğumuz Dimitri’ye bu Türkçe tabirin anlamını bilip bilmediğini sordum. Cevaben, “Tabi anlamını biliyorum, bu Yunanca’da 300 yıldır konuşulan ve yerleşmiş bir tabirdir. Osmanlı imparatorluğu döneminde Atina’daki Türk valisinin istanbul’a tayini çıktığında, Yunanistan’ın kalburüstü kimseleri, zengin ticaret ve sanat çevrelerinin seçkin mensupları, Türk paşa için muhteşem bir veda ziyafeti verirlerdi ve buna ‘s..tir pilavı’ denirdi. Osmanlı idaresinden sonra da biz Yunanlılar bu tabiri aynen kullanmaya devam ettik. Garipsenecek bir şey yok” dedi. Bu samimi ifadeden sonra, kendisine bu Türkçe iki kelimenin ne anlama geldiğini açıkladığımda, şaşırdı, üzüldü. Derhal önce Sevim Hanımefendi’den, sonra Necdet Bey’den özür diledi, ancak öylesine bir şaşkınlık içindeydi ki, özür cümlesinde bile “s..tir pilavı” deyimini tekrar tekrar kullandığının farkında değildi.
Siz okurlarımın bazısı biliyordur, bu çirkin Türkçe tabir bugünlerde dahi, Yunanlılar arasında kullanılmaya devam ediyor. Acaba Yunanlı dostlara kendilerine bunun anlamı anlatıldığında, Dimitri gibi özür mü diliyorlar, yoksa Yunanistan’da 300 yıl süren Osmanlı yönetimindeki kullanış sebebini haklı görerek, onun için “Oh olsun” mu diyorlar.
Doğan Kitapçılık AŞ Temmuz 2007
sayfa 38 - 39
Bayan Sevim Kent’in yüzü niçin kızardı? (1962)
Türkiye’nin Hindistan büyükelçisi Necdet ve Sevim Kent, Yeni Delhi’de çok popüler bir çiftti. Yabancı büyükelçiler kendilerine veda ziyafeti vermek üzere adeta sıraya girdiler, uzun bir liste oluştu. Bunlar arasında, Yunan Maslahatgüzarı Dimitri ve eşi Despina Velisarapulos da vardı. Velisarapuloslar diğer yabancı büyükelçilere nazaran mütevazı evlerinde büyük bir incelik ve konukseverlikle sıcak ve samimi bir veda yemeği için ellerinden gelen bütün çabayı göstermişlerdi.
Yemeğin sonunda Dimitri yaptığı konuşmada, çok beğenilen özel cümlelerle süslediği ingilizce bir metni okuyordu. Kentler için gerçekten hak ettikleri güzel iltifatlarda bulunduktan sonra, metni masanın üstüne bıraktı ve irticalen Büyükelçi Necdet Kent ve zarif refikaları Sevim Hanımefendi için Türk-Yunan dostluğunu en iyi aksettiren bu samimi ortamda, büyük bir zevk ve şerefle düzenledikleri bu “s..tir pilavının” sonunda, konuklarını şerefe kadeh kaldırmaya davet etti.
Ben güzel bir Türkçeyle söylenen bu “s..tir pilavı” tabirinin şaşkınlığı içindeyken, karşımda oturan Sevim Hanım’ın yüzünün kızardığını, elinden kaşığı masaya düşürdüğünü gördüm.
Yemekten sonra, benden on yaş kadar yaşlı olmasına rağmen, senli benli olduğumuz Dimitri’ye bu Türkçe tabirin anlamını bilip bilmediğini sordum. Cevaben, “Tabi anlamını biliyorum, bu Yunanca’da 300 yıldır konuşulan ve yerleşmiş bir tabirdir. Osmanlı imparatorluğu döneminde Atina’daki Türk valisinin istanbul’a tayini çıktığında, Yunanistan’ın kalburüstü kimseleri, zengin ticaret ve sanat çevrelerinin seçkin mensupları, Türk paşa için muhteşem bir veda ziyafeti verirlerdi ve buna ‘s..tir pilavı’ denirdi. Osmanlı idaresinden sonra da biz Yunanlılar bu tabiri aynen kullanmaya devam ettik. Garipsenecek bir şey yok” dedi. Bu samimi ifadeden sonra, kendisine bu Türkçe iki kelimenin ne anlama geldiğini açıkladığımda, şaşırdı, üzüldü. Derhal önce Sevim Hanımefendi’den, sonra Necdet Bey’den özür diledi, ancak öylesine bir şaşkınlık içindeydi ki, özür cümlesinde bile “s..tir pilavı” deyimini tekrar tekrar kullandığının farkında değildi.
Siz okurlarımın bazısı biliyordur, bu çirkin Türkçe tabir bugünlerde dahi, Yunanlılar arasında kullanılmaya devam ediyor. Acaba Yunanlı dostlara kendilerine bunun anlamı anlatıldığında, Dimitri gibi özür mü diliyorlar, yoksa Yunanistan’da 300 yıl süren Osmanlı yönetimindeki kullanış sebebini haklı görerek, onun için “Oh olsun” mu diyorlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar