bugün
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası31
- ismet gurbuz 20249
- kahvaltım güzel mi5
- sinek as5
- kale3112 ifşa9
- mısır daki haladan miras kalması6
- masklavi ile çay içmek5
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi4
- zorda kalsanız penguen siker miydiniz3
- arkadaşlar slm falıma bakın3
- eve jobs4
- cüneyt arkın'ın bizans ta savaş suçu işlemesi3
- kötü adamın kahkaha atarak suçunu itiraf etmesi3
- kötü adamın iyi adamı öldürmek yerine konuşması3
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi4
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- fakirliğin kuşaktan kuşağa aktarılması2
- zenginlerin de geçinemiyoruz demeye başlaması2
- trabzonspor3
- bizanslılıktan soğumak2
- kolye140
- pasifik okyanusuna gay demek2
- saçını topuz yapan erkek3
- yol yemek ssk sağlayan mafya babası2
- fizik kurallarından muaf olmak2
- fon vurgunu29
- kötü adamların adamlarına sigorta yapmaması2
- amigurumi2
- kim jong'un bir türlü ölmemesi4
- sergen yalçın2
- parcalandim toparlanamiyorum37
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- gözlüğü çıkarınca superman olan clark kent2
- yeşilçam da zenginlerin sürekli viski içmesi2
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- filmlerde bir yere girince kapıyı kapamamaları2
- sabahları nefret edilen şeyler3
- 20 ekim 2026 galatasaray strasbourg basketbol maçı2
- ihvan'ın türkiye de yeni vakıf kurması3
- platon un mağara alegorisi7
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek8
- can sıkıntısı3
- yüksek enflasyon12
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- sözlük yazarlarının salataları15
- güzellik göreceli değildir7
- bdsm ci kadın yazar12
- kabataş yalanı3
- ozan tufan'ın beşiktaş'a karşı gol geleneği2
candan abla demiş: "ansızın hayatıma giriyorsun, varlığınla aklımı çeliyorsun, mucizeler yaratıp kahramanım oluyorsun."
bakmayın şimdi deve gibi olmasına, ben onu ilk tanıdığımda boyu yarım metre ya var ya yoktu. sekiz yaşında dağılmakta olan bir aileyi kurtardı, on yaşında deprem mağdurları için, dört okulda yardım kampanyası organize etti, kocaeli'ne gidip bir bir ufacık elleriyle yaralar sardı. onbir yaşında, hastalık sebebiyle elden ayaktan kesilen ve vefasız insanların eski bir mendil gibi bir kenara attığı büyükanaanneye hergün çorbalar pişirip götürdü, bir gün gık etmeden.
yeminle söylüyorum, onunla övünmek için anlatmıyorum bunları, başka bir şey bu.
bazı denyolar söylüyor, kalbi hastaymış, ani ölüm riski taşıyormuş.
ne değişir?!
umrunda değil ki onun. bütün eşşek kuzenler toplanıp euro disney'e giderken biz, "büyükanaanne hasta, onunla kalacağım" demiş bir çocuğun kalbi nasıl hasta olur?!
nilüfer ablan demiş: "sesinde bir burukluk, ellerin soğuk, boğazında düğüm düğüm kelimeler, erkekler ağlamaz."
kaçırma gözlerini ne olur benden.
ben çok özeniyorum oğlum sana!
herkesin imkansız diye baktığı bir hadiseyi, sen pat diye yapıverirken,
sevince destan yazmandan,
hayata karşı duruşundan,
sadakatinden, keyiflerinden, tek başına yaşayabilmenden, ilkelerinden ödün vermemenden, yaşamdan keyif almayı bilmenden feyz alıyorum!
sen şarkı söylerken sanki jeff buckley'le kahve içiyor gibi hissediyorum.
yanında bir rüya görür gibi oluyorum, kendimden geçiyorum. sarhoş oluyorum, nezaketinden kendimi ingiliz asilzadesi gibi hissediyor, mantığından kendimi aristo'nun ablası gibi hayal ediyorum. gözlerinin içinde aşkı, kararlılığı, umudunu görünce yemin ederim boğuluyorum. gülümsemende kayboluyorum.
bazen kara sevda dinlerken aklıma o kıvır kıvır sapsarı saçlı, tosun gibi üç yaşındaki bebeklik halin geliyor, oturup sabaha kadar hüngür hüngür ağlıyorum.
bu yazıma burak'dan bir alıntıyla son vermeden önce, sana ne kadar taptığımı, seninle yaşadığım her anı bir mucize olarak gördüğümü, şu hayatın bana verdiği en güzel armağan olduğunu, seni gururla izlediğimi, çocuğumun sana birazcık bile benzemesi için her gece dua ettiğimi, ilk erkeğim olduğunu ve son erkeğim olacağını, damarlarımda akan kanımdan onur duyma sebebim olduğunu, hatırlatır, artık kıvırcık olmayan saçlarından özlemle öperim bir tanem. özgür kal!
bırak zaman aksın! mahkumuz inan!
uyuyalım artık, çok yorgunum inan!
yalnız şarkıcı!
sarhoşuz ölene kadar, sen hiç korkma burada kal!
*
bakmayın şimdi deve gibi olmasına, ben onu ilk tanıdığımda boyu yarım metre ya var ya yoktu. sekiz yaşında dağılmakta olan bir aileyi kurtardı, on yaşında deprem mağdurları için, dört okulda yardım kampanyası organize etti, kocaeli'ne gidip bir bir ufacık elleriyle yaralar sardı. onbir yaşında, hastalık sebebiyle elden ayaktan kesilen ve vefasız insanların eski bir mendil gibi bir kenara attığı büyükanaanneye hergün çorbalar pişirip götürdü, bir gün gık etmeden.
yeminle söylüyorum, onunla övünmek için anlatmıyorum bunları, başka bir şey bu.
bazı denyolar söylüyor, kalbi hastaymış, ani ölüm riski taşıyormuş.
ne değişir?!
umrunda değil ki onun. bütün eşşek kuzenler toplanıp euro disney'e giderken biz, "büyükanaanne hasta, onunla kalacağım" demiş bir çocuğun kalbi nasıl hasta olur?!
nilüfer ablan demiş: "sesinde bir burukluk, ellerin soğuk, boğazında düğüm düğüm kelimeler, erkekler ağlamaz."
kaçırma gözlerini ne olur benden.
ben çok özeniyorum oğlum sana!
herkesin imkansız diye baktığı bir hadiseyi, sen pat diye yapıverirken,
sevince destan yazmandan,
hayata karşı duruşundan,
sadakatinden, keyiflerinden, tek başına yaşayabilmenden, ilkelerinden ödün vermemenden, yaşamdan keyif almayı bilmenden feyz alıyorum!
sen şarkı söylerken sanki jeff buckley'le kahve içiyor gibi hissediyorum.
yanında bir rüya görür gibi oluyorum, kendimden geçiyorum. sarhoş oluyorum, nezaketinden kendimi ingiliz asilzadesi gibi hissediyor, mantığından kendimi aristo'nun ablası gibi hayal ediyorum. gözlerinin içinde aşkı, kararlılığı, umudunu görünce yemin ederim boğuluyorum. gülümsemende kayboluyorum.
bazen kara sevda dinlerken aklıma o kıvır kıvır sapsarı saçlı, tosun gibi üç yaşındaki bebeklik halin geliyor, oturup sabaha kadar hüngür hüngür ağlıyorum.
bu yazıma burak'dan bir alıntıyla son vermeden önce, sana ne kadar taptığımı, seninle yaşadığım her anı bir mucize olarak gördüğümü, şu hayatın bana verdiği en güzel armağan olduğunu, seni gururla izlediğimi, çocuğumun sana birazcık bile benzemesi için her gece dua ettiğimi, ilk erkeğim olduğunu ve son erkeğim olacağını, damarlarımda akan kanımdan onur duyma sebebim olduğunu, hatırlatır, artık kıvırcık olmayan saçlarından özlemle öperim bir tanem. özgür kal!
bırak zaman aksın! mahkumuz inan!
uyuyalım artık, çok yorgunum inan!
yalnız şarkıcı!
sarhoşuz ölene kadar, sen hiç korkma burada kal!
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar