bugün
- karşı cinsteki en itici özellik7
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması7
- online listesindeki sıralama mantığı9
- ben geldim naneler12
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum9
- en lezzetli balık4
- online listesi neden kaldırıldı10
- karması 4000'in altında olan yazarlar4
- b c d y z i4
- how'i met your mother marshall4
- tevrat geleceği dogru tahmin etti4
- yeni biriyle nerede tanışılır4
- size takılan lakaplar4
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat9
- mansur yavaş14
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın4
- hakan 23cm mağduriyeti3
- harvey specter2
- inci sözlük8
- yulyya2
- game of thrones taki kerhaneci21
- sözlük yazarları neci vibe veriyor3
- karton toplarken cin musallat olması5
- arkadaşlar5
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- haseki hera sultan lar ölmez2
- inci sözlükte kadın yazar olmak2
- nick vermeden bir yazara seslen9
- garip bir rüya gördüm4
- gocu33
- ilk buluşmada cırcır olmuşum'ya diyen kezo2
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- queen ravenna'nın evine fare salmak3
- siz araba kapısını açmadan arabaya binmeyen kız3
- tinder'ın eşleştirme algoritması3
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- en son neye çok üzüldünüz12
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin2
- insanların sizden uzak durması7
- toksik ilişki4
- lapislazuli2
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- türklerin tartışma kültürü4
- 3 yılda 74 bin kişinin öldürülmesi2
- karton toplarken feci şekilde can veren çocuk3
- iş yerindeki orospu çocukları8
- incilde şeytan secde etmediği için kovulmadı3
- salat namaz değildir2
levent bulut'un bugün köşesinde gündeme getirdiği olay. yazı şöyle:
Öyle bir ülke haline geldik ki; olmamışı olmuş, yapılmamışı yapmış gibi gösterenleri "Helal olsun!" deyip alkışlıyoruz. Meselâ; "Yerli uçağımızı yaptık." dediler, millet hâliyle alkışladı.
Öyle ya kim sevinmez kendi uçağımızı yapsak?
Sonra "Uçağımız göklerde..." dediler ama gören yok.
Herhâlde kaybettiler!
Ne hikmetse vatandaşımız yine alkışladı.
*
Ülkeyi yönetenlerin siyaset anlayışı işte bu. Yapılmış iyi ne varsa "Biz yaptık." derken yapamadıkları ya da başka bir deyişle beceremedikleri her iş için de ya "dış güçler"i ya da muhalefeti suçluyorlar. işin garibi ortada bir "eser" olmadığı hâlde "yaptık. işte eserimiz!" demeleri.
*
"Maharetlerinin" son örneğini 26 Eylül 2019'da istanbul'da yaşanan deprem sonrası gösterdiler. istanbullular sokağa çıktı. Kimi ilçelerde bazı binalar mühürlenirken bazı okullar tatil edildi. Depremin ardından yaşanan artçı sarsıntılar ben bu yazıyı yazdığım sırada 300'ü geçmişti.
*
Açıkçası 5,8'lik depremde ülkece çuvallamışken Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay çıkıp, "işte ne kadar sağlıklı bir sistem kurduğumuzu bu depremde gördük" dedi.
Oysa görünen kimsenin ne yapacağını bilmeyişiydi. Depremin yaşandığı andan itibaren iletişim hatları kilitlendi. Telefon hatlarında arama giriş ve çıkışı yapılamadı. Düşünün bu deprem 5,8 değil de 7 ve üzeri olsaydı halimiz ne olacaktı acaba? Allah muhafaza! Düşüncesi bile korkutucu...
*
Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması ve büyük istanbul depreminin beklendiği bilinmesine rağmen hiçbir hazırlık yok. "Sağlıklı bir sistem kurduk." diyorlar ama Türkiye'de depreme karşı devletin herhangi bir sistemi bulunmuyor. Üstelik 1999 Yalova depreminden sonra 496 adet büyük toplanma alanı belirlenmişken geçen süre içerisinde o alanların sayısı 70'e düşürülmüş.
Oktay'ın bahsettiği gibi bir sistem olsa, herhâlde toplanma alanı sayısı azalmaz, artardı.
*
Bu yazıyı 26 Eylül 2019'da yaşanan 5,8'lik istanbul depreminin ardından 2 Ekim 2019'da yine bu köşede kaleme almıştım.
Türkiye'nin sağlıklı bir deprem sisteminin olmadığını, deprem toplanma alanlarının yerine AVM'ler konduğuna değinmiş ve yazımı şöyle sonlandırmıştım, "Böyle bir gerçekliğe rağmen devletin başı
"istanbul'da on binlerce toplanma alanı var." dedi.
iddia ediyorum; istanbul'un her ilçesindeki irili ufaklı parkları da tek tek dahil etseniz, sayısı bırakın on binlerceyi, on bini bulmaz.
*
Devletin başına bu yanlış bilgiyi kim ya da kimler verdiyse hadi biz muhalifiz çağırmıyorlar da, "yandaş" gazetecilere o alanları göstersin. Aksi takdirde ilk seçimde kendi tabanlarından sağlam bir ayar yerler. Zira deprem bu. Can tehlikesi var...
Hiçbir partili bu durumda kendi hayatı da dâhil, ailesi ve sevdikleri tehlikedeyken partizanlık yapmaz, yapamaz.
*
Bu yüzden tüm istanbullular adına tekrar soruyorum; istanbul'da on binlerce toplanma alanı hani nerede?
Cevap verin ey yetkililer!.."
*
Peki bunlara neden değindim…
O gün sorduğum "istanbul'da on binlerce toplanma alanları hani nerede?" sorusu Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı'nda düzenlenen muhtarlar toplantısına katılan Süleyman Soylu'nun açıklamalarıyla dolaylı olarak yanıt buldu da ondan.
*
Bakın içişleri Bakanı diyor ki, "istanbul özelinde ciddi bir deprem hazırlığı içindeyiz. Şu anda istanbul'da son bir yılda yaptığımız çalışmalarla 5 bin 599 toplanma alanımız var. Kişi başı toplanma alanı 1.29 metrekareden 3.37 metrekareye çıktı."
iyi güzel fevkalade.
En azından depreme hazır olmadığımız görülmüş ve eksikler giderilmek isteniyor… Buna bir sözüm yok, amenna…
Fakat sormadan da edemeyeceğim, 'e hani on binlerce toplanma alanı vardı?'
Onlara ne oldu peki?
Cevap verirler mi dersiniz?
Hiç sanmıyorum!..
kaynak: https://www.gunboyugazete...-bu-olsa-gerek-5906yy.htm
Öyle bir ülke haline geldik ki; olmamışı olmuş, yapılmamışı yapmış gibi gösterenleri "Helal olsun!" deyip alkışlıyoruz. Meselâ; "Yerli uçağımızı yaptık." dediler, millet hâliyle alkışladı.
Öyle ya kim sevinmez kendi uçağımızı yapsak?
Sonra "Uçağımız göklerde..." dediler ama gören yok.
Herhâlde kaybettiler!
Ne hikmetse vatandaşımız yine alkışladı.
*
Ülkeyi yönetenlerin siyaset anlayışı işte bu. Yapılmış iyi ne varsa "Biz yaptık." derken yapamadıkları ya da başka bir deyişle beceremedikleri her iş için de ya "dış güçler"i ya da muhalefeti suçluyorlar. işin garibi ortada bir "eser" olmadığı hâlde "yaptık. işte eserimiz!" demeleri.
*
"Maharetlerinin" son örneğini 26 Eylül 2019'da istanbul'da yaşanan deprem sonrası gösterdiler. istanbullular sokağa çıktı. Kimi ilçelerde bazı binalar mühürlenirken bazı okullar tatil edildi. Depremin ardından yaşanan artçı sarsıntılar ben bu yazıyı yazdığım sırada 300'ü geçmişti.
*
Açıkçası 5,8'lik depremde ülkece çuvallamışken Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay çıkıp, "işte ne kadar sağlıklı bir sistem kurduğumuzu bu depremde gördük" dedi.
Oysa görünen kimsenin ne yapacağını bilmeyişiydi. Depremin yaşandığı andan itibaren iletişim hatları kilitlendi. Telefon hatlarında arama giriş ve çıkışı yapılamadı. Düşünün bu deprem 5,8 değil de 7 ve üzeri olsaydı halimiz ne olacaktı acaba? Allah muhafaza! Düşüncesi bile korkutucu...
*
Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması ve büyük istanbul depreminin beklendiği bilinmesine rağmen hiçbir hazırlık yok. "Sağlıklı bir sistem kurduk." diyorlar ama Türkiye'de depreme karşı devletin herhangi bir sistemi bulunmuyor. Üstelik 1999 Yalova depreminden sonra 496 adet büyük toplanma alanı belirlenmişken geçen süre içerisinde o alanların sayısı 70'e düşürülmüş.
Oktay'ın bahsettiği gibi bir sistem olsa, herhâlde toplanma alanı sayısı azalmaz, artardı.
*
Bu yazıyı 26 Eylül 2019'da yaşanan 5,8'lik istanbul depreminin ardından 2 Ekim 2019'da yine bu köşede kaleme almıştım.
Türkiye'nin sağlıklı bir deprem sisteminin olmadığını, deprem toplanma alanlarının yerine AVM'ler konduğuna değinmiş ve yazımı şöyle sonlandırmıştım, "Böyle bir gerçekliğe rağmen devletin başı
"istanbul'da on binlerce toplanma alanı var." dedi.
iddia ediyorum; istanbul'un her ilçesindeki irili ufaklı parkları da tek tek dahil etseniz, sayısı bırakın on binlerceyi, on bini bulmaz.
*
Devletin başına bu yanlış bilgiyi kim ya da kimler verdiyse hadi biz muhalifiz çağırmıyorlar da, "yandaş" gazetecilere o alanları göstersin. Aksi takdirde ilk seçimde kendi tabanlarından sağlam bir ayar yerler. Zira deprem bu. Can tehlikesi var...
Hiçbir partili bu durumda kendi hayatı da dâhil, ailesi ve sevdikleri tehlikedeyken partizanlık yapmaz, yapamaz.
*
Bu yüzden tüm istanbullular adına tekrar soruyorum; istanbul'da on binlerce toplanma alanı hani nerede?
Cevap verin ey yetkililer!.."
*
Peki bunlara neden değindim…
O gün sorduğum "istanbul'da on binlerce toplanma alanları hani nerede?" sorusu Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı'nda düzenlenen muhtarlar toplantısına katılan Süleyman Soylu'nun açıklamalarıyla dolaylı olarak yanıt buldu da ondan.
*
Bakın içişleri Bakanı diyor ki, "istanbul özelinde ciddi bir deprem hazırlığı içindeyiz. Şu anda istanbul'da son bir yılda yaptığımız çalışmalarla 5 bin 599 toplanma alanımız var. Kişi başı toplanma alanı 1.29 metrekareden 3.37 metrekareye çıktı."
iyi güzel fevkalade.
En azından depreme hazır olmadığımız görülmüş ve eksikler giderilmek isteniyor… Buna bir sözüm yok, amenna…
Fakat sormadan da edemeyeceğim, 'e hani on binlerce toplanma alanı vardı?'
Onlara ne oldu peki?
Cevap verirler mi dersiniz?
Hiç sanmıyorum!..
kaynak: https://www.gunboyugazete...-bu-olsa-gerek-5906yy.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar