bugün
- sözlükte yokluğu hissedilen yazarlar10
- falıma bakmak isteyen var mı28
- 28 haziran 2026 güney afrika kanada maçı12
- türklerin medeniyet kuramama nedeni4
- türklerin 2kg avrupalıların 200gr sabun tüketmesi4
- 10 parmağında 10 marifet olan azize4
- türklerin gerizekalı bir millet olması3
- sözlüğün aptal kaynaması12
- filistin in ermeni soykırımını tanıması4
- cinlerin geceleri tuvaletlerde takılması4
- kürtlerin muhteşem ve harika derecede ezik olması2
- ai ai ai diye bağıran yazar2
- türk halkını yermeye çalışan zigot terkler2
- akrep burcu kadını ile uyumlu burçlar3
- üstteki yazarın mesleğini tahmin etme7
- neden sevgilim yok4
- erkeklerin boy tahmini yapması5
- japonya10
- burç geyiği yapana 2010 da olduğumuzu hatırlatmak3
- güney afrika7
- sözlüğün adalet terazisi3
- bir filmde ölüyü oynamak4
- brezilya5
- 2026 dünya kupası40
- futbol33
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez16
- velvet43
- ilk uzun ilişki2
- türklerin hiçbir işte başarılı olamaması2
- göbeksiz erkek4
- türkiye12
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle30
- cepte düğüm olan kulaklık kablosu3
- herkesle iyi anlaşan insan18
- güney afrika kanada maçını kim kazanır2
- kanada4
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı4
- filmlerdeki sorgu sahneleri2
- forlove193
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ne zaman gördünüz5
- 29 haziran 20262
- 19 yaşında kızla yatmak15
- zalican4
- göz makyajı2
- sözlük içi konularda başlık açmayınız2
- shark gitar2
- görükle de heyecanla gezen dört erkek2
- sözlüte karı var mı3
- hoşlanılan kızı adamın birinin yemesi9
- ekonomi3
Felsefe, felsefe tarihçiliği, felsefe ezberciliği ve felsefe taklitçiliği...
Son zamanlarda aslında herkesin yukarıdaki durumlar içinde felsefenin kendi olma niteliği dışında her şeyi yapıp felsefeci olarak nitelendirildiklerini gördüm. Cümleye bence diye başlamayı seviyorum çünkü her şeyin kendi kafamdan çıkması daha kontrol edilmiş geliyor. Bence felsefe araç olmaksızın saf ve salt akıl ile düşünme ve soru üretme becerisidir. Kafanızda bir soru olsun. Diyelim ki geçen beni düşündüren “tanrı yalan söyler mi” başlığı olsun. Bunu felsefi açıdan araştırırsanız. Araç olarak ahlak ve varlık felsefesini hatta epistemolojiyi kullanırsınız. Filozofların düşünme bağlamlarında bu soruya cevap oluşturursunuz. Yine diyelim ki düşünceniz tanrının yalan söylemediği üzerine olsun. Bu sonuca varmada filozofların düşüncelerini kullanarak düşündüğünüz için bu saf olmayan, bağıl bir düşünme olur. Bu düşünce yönlendirilmiş ve “bence” felsefi olmayan bir düşüncedir çünkü ürün sadece sizin zihninizin ürünü değildir.
işte gerçek felsefe bunu yapmamaktır. Zaten gerçekten felsefi düşünmeyi alışkanlık haline getiren biri bu tip soruları salt aklının bilgi birikimiyle cevaplayabilirdir. Çünkü aklı daha önce allah, yalan, insan olmak ve ahlak üzerine düşünmüştür. Felsefeye alışmış zihin bu dağınık ve tek tek duran kavramları araç olmaksızın ilişkilendirip ortaya saf , insan zihninin sadece kendinden çıkma bir düşünme ortaya koyar. Gerçekten felsefe yapmayı becermek budur.
Bugün felsefecilerin en büyük problemi bu. Öğrenciler daha önce kavramlar ve kabul eden hiçbir şey üzerine yargısını oluşturmamış ve kafasını yormamış halde eğitime başlıyor. Öğretilenler içindeki filozofların düşüncelerinin hangisine yatkın ise o görüşü benimsiyor. Bir nevi taklitçilik. Bu felsefe yapmak değildir.
Son zamanlarda aslında herkesin yukarıdaki durumlar içinde felsefenin kendi olma niteliği dışında her şeyi yapıp felsefeci olarak nitelendirildiklerini gördüm. Cümleye bence diye başlamayı seviyorum çünkü her şeyin kendi kafamdan çıkması daha kontrol edilmiş geliyor. Bence felsefe araç olmaksızın saf ve salt akıl ile düşünme ve soru üretme becerisidir. Kafanızda bir soru olsun. Diyelim ki geçen beni düşündüren “tanrı yalan söyler mi” başlığı olsun. Bunu felsefi açıdan araştırırsanız. Araç olarak ahlak ve varlık felsefesini hatta epistemolojiyi kullanırsınız. Filozofların düşünme bağlamlarında bu soruya cevap oluşturursunuz. Yine diyelim ki düşünceniz tanrının yalan söylemediği üzerine olsun. Bu sonuca varmada filozofların düşüncelerini kullanarak düşündüğünüz için bu saf olmayan, bağıl bir düşünme olur. Bu düşünce yönlendirilmiş ve “bence” felsefi olmayan bir düşüncedir çünkü ürün sadece sizin zihninizin ürünü değildir.
işte gerçek felsefe bunu yapmamaktır. Zaten gerçekten felsefi düşünmeyi alışkanlık haline getiren biri bu tip soruları salt aklının bilgi birikimiyle cevaplayabilirdir. Çünkü aklı daha önce allah, yalan, insan olmak ve ahlak üzerine düşünmüştür. Felsefeye alışmış zihin bu dağınık ve tek tek duran kavramları araç olmaksızın ilişkilendirip ortaya saf , insan zihninin sadece kendinden çıkma bir düşünme ortaya koyar. Gerçekten felsefe yapmayı becermek budur.
Bugün felsefecilerin en büyük problemi bu. Öğrenciler daha önce kavramlar ve kabul eden hiçbir şey üzerine yargısını oluşturmamış ve kafasını yormamış halde eğitime başlıyor. Öğretilenler içindeki filozofların düşüncelerinin hangisine yatkın ise o görüşü benimsiyor. Bir nevi taklitçilik. Bu felsefe yapmak değildir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar