bugün
- sözlük kızlarının kekleri24
- baba oğul bisiklet5
- peynir helvası5
- dantelli sütyen takan erkek12
- ak partililerin apoya villa yaptırması35
- kürdistan7
- ölümsüzlük var4
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması3
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- sözlükte ki gay başlıkları5
- sen dost ararsan koş mevlana ya5
- etli biber dolması3
- bugünün cumartesi günü olması2
- türk açılımı5
- neme lazım diyen erkek6
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- erkekle kadının arkadaş olması5
- uludağ sözlük ün bugları3
- yesene beni diyen kız9
- dindarların çoğunun fakir olması7
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam3
- kekini yerim senin diyen erkek3
- ayı dövmenin aslında zor olmaması12
- mehdi'nin türkiye'yi en ileri götüreceği gerçeği3
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez2
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak2
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması2
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- festivalde iskender kapışan sözlük erkeği2
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- sütyen kelimesindeki süt3
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu4
- filenin sultanları'nın siklenmemesi4
- ölümden korkuyor musunuz17
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması3
- sosyal hizmet2
- klip çekmesinler diye boş fabrikaya köpek bağlamak3
- renault toros4
- sözlük yazarlarının ödediği kira bedeli2
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket3
- 19 eylül 20263
- yıkadığın perdeleri takmak istiyorum2
- müstehcenlik soruşturmaları3
- topkapı sarayı2
- bara giden erkeğin asıl amacı12
sözlük anlamıyla altınlama, genel manada ise çeşitli ayarlarda altın ve değişik boyalar kullanılarak yapılan klâsik kitap süsleme sanatımızdır. tezhib sanatını icra eden erkeklere müzehhib, hanımlara müzehhibe denir.
türklerin 8. asırda uygurlarla başlayıp orta asya’dan çeşitli kültürlerle kaynaşarak anadolu’ya getirdikleri tezhib sanatı, beylikler, selçuklular ve osmanlılar döneminde her zaman büyük saygı duyularak ve zaman içinde geliştirilerek sürdürüldü ve günümüze kadar gelebildi. çeşitli kaynaklardan öğrendiğimiz kadarıyla bu dönemlerin hükümdar, sultan ve devrin ileri gelen devlet adamlarınca, bu sanatı icra eden sanatkarlara ayrı bir önem verilirdi. sanatlarını en iyi şekilde sürdürebilmeleri maksadıyla saraylarda atölyeler kurulurdu. bunun sonucu olarak, şimdi başta istanbul olmak üzere bursa, konya, edirne gibi devrin başkentlerindeki kütüphanelerde bu sanatı bu güne taşıyan binlerce eser bulunuyor.
yurdumuzun çeşitli müze, saray ve kütüphanelerinde, araştırmacıların incelemeye ve seyretmeye doyamadıkları güzellikteki yazma eserler arasında başta kur’an-ı kerimler, tuğralar, fermanlar, murakkalar, vakfiyeler ve ilmî kitaplar yer alıyor. halen en çok istanbul’da yaygın olan tezhib sanatı, ankara, izmir, konya gibi şehirlerimizde açılan çeşitli kurslar ve fakültelerde okutulan derslerle, hak ettiği yeri bulmaya çalışmakta. ayrıca çeşitli vakıfların, derneklerin bünyelerinde açtıkları kursların yanı sıra, bu güzide sanatımız üniversitelerimizin güzel sanatlar fakültelerinde ana sanat dalı olarak da okutuluyor.
tezhib sanatı; sabır, sebat, çok okuma, araştırma ve eser incelemenin yanı sıra, usta-çırak usulü öğrenilen ve çok incelik isteyen eşsiz bir sanatımız.
“çok görerek göz, çok çizerek el eğitimi”, tezhib sanatında ana prensiptir. gayet azimlisabırlı, uzun bir eğitim isteyen tezhib sanatına başlayan bir sanatkarın; onun zenginliğini, güzelliğini tanıdıktan sonra kopması imkânsız gibidir.
tarihin süzgecinden gelen çok değişik motif ve tekniklerin bir araya getirildiği orijinal çalışmalar kendi aralarında gruplandırılır. klâsik tezhib, halkâr, sazyolu, 17. asırda türk tezyini sanatlarına giren şükûfe dediğimiz çiçek minyatürleri, eğri çizgilerin bir araya gelmesiyle çok zengin kompozisyonların oluşturulduğu münhani çalışmaları bu türler arasında.
altının pırıltısı, renklerin doyumsuz güzelliği, motiflerin zenginliği, çalışmanın inceliği ve zerafetinin yanı sıra tarihimizle, kültürümüzle içiçe yaşamanın verdiği haz, tezhiple uğraşmayı bir zevk haline getirerek, güzel eserler yapabilme gayretini artırmaktadır.
türklerin 8. asırda uygurlarla başlayıp orta asya’dan çeşitli kültürlerle kaynaşarak anadolu’ya getirdikleri tezhib sanatı, beylikler, selçuklular ve osmanlılar döneminde her zaman büyük saygı duyularak ve zaman içinde geliştirilerek sürdürüldü ve günümüze kadar gelebildi. çeşitli kaynaklardan öğrendiğimiz kadarıyla bu dönemlerin hükümdar, sultan ve devrin ileri gelen devlet adamlarınca, bu sanatı icra eden sanatkarlara ayrı bir önem verilirdi. sanatlarını en iyi şekilde sürdürebilmeleri maksadıyla saraylarda atölyeler kurulurdu. bunun sonucu olarak, şimdi başta istanbul olmak üzere bursa, konya, edirne gibi devrin başkentlerindeki kütüphanelerde bu sanatı bu güne taşıyan binlerce eser bulunuyor.
yurdumuzun çeşitli müze, saray ve kütüphanelerinde, araştırmacıların incelemeye ve seyretmeye doyamadıkları güzellikteki yazma eserler arasında başta kur’an-ı kerimler, tuğralar, fermanlar, murakkalar, vakfiyeler ve ilmî kitaplar yer alıyor. halen en çok istanbul’da yaygın olan tezhib sanatı, ankara, izmir, konya gibi şehirlerimizde açılan çeşitli kurslar ve fakültelerde okutulan derslerle, hak ettiği yeri bulmaya çalışmakta. ayrıca çeşitli vakıfların, derneklerin bünyelerinde açtıkları kursların yanı sıra, bu güzide sanatımız üniversitelerimizin güzel sanatlar fakültelerinde ana sanat dalı olarak da okutuluyor.
tezhib sanatı; sabır, sebat, çok okuma, araştırma ve eser incelemenin yanı sıra, usta-çırak usulü öğrenilen ve çok incelik isteyen eşsiz bir sanatımız.
“çok görerek göz, çok çizerek el eğitimi”, tezhib sanatında ana prensiptir. gayet azimlisabırlı, uzun bir eğitim isteyen tezhib sanatına başlayan bir sanatkarın; onun zenginliğini, güzelliğini tanıdıktan sonra kopması imkânsız gibidir.
tarihin süzgecinden gelen çok değişik motif ve tekniklerin bir araya getirildiği orijinal çalışmalar kendi aralarında gruplandırılır. klâsik tezhib, halkâr, sazyolu, 17. asırda türk tezyini sanatlarına giren şükûfe dediğimiz çiçek minyatürleri, eğri çizgilerin bir araya gelmesiyle çok zengin kompozisyonların oluşturulduğu münhani çalışmaları bu türler arasında.
altının pırıltısı, renklerin doyumsuz güzelliği, motiflerin zenginliği, çalışmanın inceliği ve zerafetinin yanı sıra tarihimizle, kültürümüzle içiçe yaşamanın verdiği haz, tezhiple uğraşmayı bir zevk haline getirerek, güzel eserler yapabilme gayretini artırmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar