bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı72
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- sözlükte kim kimle sevgili27
- terapi niteliğindeki şeyler7
- almanca bilmek5
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- nervio43
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- iyi menemenin sırrı6
- iyi memenin sırrı7
- siyah sütyen5
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği12
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- meme4
- kale3112 ifşa8
- fenerbahçeli yazarlar7
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması3
- yarın iş olması3
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- borussia dortmund'un real betis'i yenmesi2
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- true esaretten kurtulacak4
- ese dezze8
- engineer288
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- türkiye'nin haritada büyümesi3
- kassız erkek neye benzer5
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- tek erkek2
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
- futbol17
- muslettin amca14
- sabaha kadar uyumamak3
- aşk9
- prod'a cuma günü deploy etmek2
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- arabada sakso2
sözlük anlamıyla altınlama, genel manada ise çeşitli ayarlarda altın ve değişik boyalar kullanılarak yapılan klâsik kitap süsleme sanatımızdır. tezhib sanatını icra eden erkeklere müzehhib, hanımlara müzehhibe denir.
türklerin 8. asırda uygurlarla başlayıp orta asya’dan çeşitli kültürlerle kaynaşarak anadolu’ya getirdikleri tezhib sanatı, beylikler, selçuklular ve osmanlılar döneminde her zaman büyük saygı duyularak ve zaman içinde geliştirilerek sürdürüldü ve günümüze kadar gelebildi. çeşitli kaynaklardan öğrendiğimiz kadarıyla bu dönemlerin hükümdar, sultan ve devrin ileri gelen devlet adamlarınca, bu sanatı icra eden sanatkarlara ayrı bir önem verilirdi. sanatlarını en iyi şekilde sürdürebilmeleri maksadıyla saraylarda atölyeler kurulurdu. bunun sonucu olarak, şimdi başta istanbul olmak üzere bursa, konya, edirne gibi devrin başkentlerindeki kütüphanelerde bu sanatı bu güne taşıyan binlerce eser bulunuyor.
yurdumuzun çeşitli müze, saray ve kütüphanelerinde, araştırmacıların incelemeye ve seyretmeye doyamadıkları güzellikteki yazma eserler arasında başta kur’an-ı kerimler, tuğralar, fermanlar, murakkalar, vakfiyeler ve ilmî kitaplar yer alıyor. halen en çok istanbul’da yaygın olan tezhib sanatı, ankara, izmir, konya gibi şehirlerimizde açılan çeşitli kurslar ve fakültelerde okutulan derslerle, hak ettiği yeri bulmaya çalışmakta. ayrıca çeşitli vakıfların, derneklerin bünyelerinde açtıkları kursların yanı sıra, bu güzide sanatımız üniversitelerimizin güzel sanatlar fakültelerinde ana sanat dalı olarak da okutuluyor.
tezhib sanatı; sabır, sebat, çok okuma, araştırma ve eser incelemenin yanı sıra, usta-çırak usulü öğrenilen ve çok incelik isteyen eşsiz bir sanatımız.
“çok görerek göz, çok çizerek el eğitimi”, tezhib sanatında ana prensiptir. gayet azimlisabırlı, uzun bir eğitim isteyen tezhib sanatına başlayan bir sanatkarın; onun zenginliğini, güzelliğini tanıdıktan sonra kopması imkânsız gibidir.
tarihin süzgecinden gelen çok değişik motif ve tekniklerin bir araya getirildiği orijinal çalışmalar kendi aralarında gruplandırılır. klâsik tezhib, halkâr, sazyolu, 17. asırda türk tezyini sanatlarına giren şükûfe dediğimiz çiçek minyatürleri, eğri çizgilerin bir araya gelmesiyle çok zengin kompozisyonların oluşturulduğu münhani çalışmaları bu türler arasında.
altının pırıltısı, renklerin doyumsuz güzelliği, motiflerin zenginliği, çalışmanın inceliği ve zerafetinin yanı sıra tarihimizle, kültürümüzle içiçe yaşamanın verdiği haz, tezhiple uğraşmayı bir zevk haline getirerek, güzel eserler yapabilme gayretini artırmaktadır.
türklerin 8. asırda uygurlarla başlayıp orta asya’dan çeşitli kültürlerle kaynaşarak anadolu’ya getirdikleri tezhib sanatı, beylikler, selçuklular ve osmanlılar döneminde her zaman büyük saygı duyularak ve zaman içinde geliştirilerek sürdürüldü ve günümüze kadar gelebildi. çeşitli kaynaklardan öğrendiğimiz kadarıyla bu dönemlerin hükümdar, sultan ve devrin ileri gelen devlet adamlarınca, bu sanatı icra eden sanatkarlara ayrı bir önem verilirdi. sanatlarını en iyi şekilde sürdürebilmeleri maksadıyla saraylarda atölyeler kurulurdu. bunun sonucu olarak, şimdi başta istanbul olmak üzere bursa, konya, edirne gibi devrin başkentlerindeki kütüphanelerde bu sanatı bu güne taşıyan binlerce eser bulunuyor.
yurdumuzun çeşitli müze, saray ve kütüphanelerinde, araştırmacıların incelemeye ve seyretmeye doyamadıkları güzellikteki yazma eserler arasında başta kur’an-ı kerimler, tuğralar, fermanlar, murakkalar, vakfiyeler ve ilmî kitaplar yer alıyor. halen en çok istanbul’da yaygın olan tezhib sanatı, ankara, izmir, konya gibi şehirlerimizde açılan çeşitli kurslar ve fakültelerde okutulan derslerle, hak ettiği yeri bulmaya çalışmakta. ayrıca çeşitli vakıfların, derneklerin bünyelerinde açtıkları kursların yanı sıra, bu güzide sanatımız üniversitelerimizin güzel sanatlar fakültelerinde ana sanat dalı olarak da okutuluyor.
tezhib sanatı; sabır, sebat, çok okuma, araştırma ve eser incelemenin yanı sıra, usta-çırak usulü öğrenilen ve çok incelik isteyen eşsiz bir sanatımız.
“çok görerek göz, çok çizerek el eğitimi”, tezhib sanatında ana prensiptir. gayet azimlisabırlı, uzun bir eğitim isteyen tezhib sanatına başlayan bir sanatkarın; onun zenginliğini, güzelliğini tanıdıktan sonra kopması imkânsız gibidir.
tarihin süzgecinden gelen çok değişik motif ve tekniklerin bir araya getirildiği orijinal çalışmalar kendi aralarında gruplandırılır. klâsik tezhib, halkâr, sazyolu, 17. asırda türk tezyini sanatlarına giren şükûfe dediğimiz çiçek minyatürleri, eğri çizgilerin bir araya gelmesiyle çok zengin kompozisyonların oluşturulduğu münhani çalışmaları bu türler arasında.
altının pırıltısı, renklerin doyumsuz güzelliği, motiflerin zenginliği, çalışmanın inceliği ve zerafetinin yanı sıra tarihimizle, kültürümüzle içiçe yaşamanın verdiği haz, tezhiple uğraşmayı bir zevk haline getirerek, güzel eserler yapabilme gayretini artırmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar