bugün
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi20
- nihoşun ölümü13
- herkes denize pikniğe giderken sizin çalışmanız6
- emret komutanım3
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim8
- özgür özel'in tutuklanması9
- yerli ve milli muhalefet2
- benim çocuğum yapmaz annesi5
- cafu lucio carlos silva ronaldinho ronaldo rivaldo2
- rambo ariel ortega2
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması7
- kolonoskopi4
- midilli adası7
- akp vs pkk6
- ülseratif kolit2
- yeni parti5
- bayan yazarların nick altı3
- velvet15
- çin hindistan savaşı2
- arka kapının gıcırdaması5
- canbequit2
- sözlük yazarı dövmek6
- ojeli türbanlı2
- ukraynalı gökbilimcilerin ufo raporu2
- lore peyniri4
- şükürcülük7
- kılıçdaroğlu ve vahdettin benzerliği2
- bir kadının hoşlandığını belli etmesinin yolları6
- yazarların sgk borcu4
- vitamin hapı kullanmak2
- meal kuran değildir26
- enver paşa3
- 90 lar2
- dm açsana diyen erkek5
- truvalı helen3
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır7
- lütfen mümkünse zahmet olmazsa rica etsem4
- anın görüntüsü10
- magnezyum ve colagen kullanmak5
- sözlükteki ılımlı bayanlar3
- ama kent uzlaşısı6
- bilmediğin numaraya alo dedin yandın4
- osmanlıca3
- çerçeve yasa teklifinin meclis'e sunulması6
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi14
- terörsüz türkiye de yasal süreç4
- en güvenilir siyasi lider2
1986 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmış olan Hattuşa (Boğazköy), Hitit Medeniyeti başkenti sıfatını uzun dönemler boyunca üstlenmiştir. Sarp vadilerle çevrili bir dağ sırtına kurulmuş bulunan şehir günümüzde Çorum ili, Boğazkale ilçesi şehir merkezine 4 km uzaklıkta bulunmaktadır.
görsel
Asurlu tüccarlar tarafından MÖ ikinci binden itibaren pek defa ticari olarak kullanılmış daha sonra çeşitli kavimlerce tavattun olunmuştur. Bu yüzyılları takiben şehir devletlerinin egemen olduğu Anadolu’ da önemli bir coğrafyaya sahip olan Boğazköy’ de Hattiler yaşıyordu. Hattiler şehre “Hattuş” adını verdiler. Bu adlandırma Hitit hakimiyeti ile beraber “Hattuşa” halini almıştır. Adın coğrafyada yapılan gümüş ticareti ile ilişkili olduğu sanılmaktadır. MÖ 1650 yılında Hattuşili, karışık siyasi ortamdan faydalanarak atalarının MÖ 18. yy’ dan beri oluşturmaya çalıştığı büyük bir merkezi otoriteyi, bu şehrin jeopolitik avantajlarını göz önüne alarak burada oluşturmaya karar vermiştir.
Şehrin birçok açıdan krallığın başkenti olmak için artıları mevcuttu. Ticaret yollarına yakın, geniş vadilere görüşü açık bir dağ sırtında ve ekin alanlarına yakın konumda bulunuyordu. Şehir Ege’den gelip Sivas ve daha doğuya giden yol ile Samsun limanından Mersin ve güneydoğuya uzanan ikinci ticaret yolunun buluştuğu yere de çok yakındır. Ancak I. Hattuşili’ nin icraatlarını yazdığı yıllıklarında eski topraklarına (Kuşşara) bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Başkent Hattuşa’ nın kral tarafından sürekli meskun olunmadığı sonucuna varılabilir. imar faaliyetleri tepelik kısma kale yapımı ile başlamış ve şehrin yıpranmış harabe alanlarınca devam etmiştir. Çetin savaşların yaşandığı I. Hattuşili devrinde krallık sosyo-kültürel olarak etkilenmiş ve bu etkiler başkentte de görülmektedir. Yazılı tablet sayısı bu dönemle birlikte artmıştır. Manevi olarak ata toprakları olan Kuşşara’ ya gösterilen kutsiyetin Hattuşa’ ya gösterilmediği bu tabletlerden anlaşılmaktadır. Esasen başkent olmadan önce buranın Hattuşa’ nın düşmanlarca tahrip edildiği yazılı kaynaklarda mevcuttur. Savunulmaya çok müsait bir yerleşimi vardır. Şehir bu yönden cezbedicidir ve böylece Muwatalli zamanında başkentin Tarhuntassa’ya taşındığı kısa dönem dışında her daim Hitit başkenti olmuştur. Bu da dört yüzyıldan daha fazla yıl demektir.
Şehir, aşağı ve yukarı olarak iki kısıma ayrılmıştır. Güney kısımdaki Yukarı Şehir’de genelde kutsal alanlar ve tapınaklar bulunmaktadır. Aşağı Şehir’de ise sivil yaşam alanları ve Büyük Tapınak bulunmaktadır. Anıt mimarilerinin çokluğu, yontu sanatının Hitit mimarisinde gelişmesine yol açmıştır. Anadolu coğrafyasında büyük taşların anıt mimarisinde kullanımına Hattuşa’ da rastlamaktayız. Bu taşlar görkemli yapıların sanatsal olarak dini ve sivil şekilde kullanımını gözler önüne sermektedir. Hitit mimarisinde sütun yoktur, bunun yerine dört köşe direkler kullanılmaktaydı. Genel muhteviyatta keskin hatlara sahip bir mimarisi bulunmaktadır Mimaride asimetrik bir düzen hakimdir. Dini yapılardaki ihtişam sivil yapılara da nüfus etmiştir.
Şehrin yedi büyük tapınağı, yirmiyi aşkın küçük tapınağı bulunmaktadır. Aşağı tarafın iskan alanının tam ortasında şehrin en büyük dini yapısı olan Büyük Tapınak yer almaktadır. En ihtişamlı tapınak olarak kuzeydoğu tarafında bulunan açık hava tapınağı Yazılıkaya gösterilir. Tapınak iki oda olarak kayaların içerisi oyularak oluşturulmuştur. “Büyük Galeri” olarak adlandırılan odada 63 adet kabartma Hitit figürü bulunmaktadır. Batı tarafındaki figürler tanrıları; doğu tarafındaki figürler tanrıçaları betimlemektedir. En büyük kabartma IV. Tuthaliya’ ya aittir ve doğu tarafında betimlenmiştir.
Hattuşa aynı zamanda güneyde geniş surlarla çevrilidir. Bu surlarda bulunan kapılardan en önemlileri Sfenksli Kapı ve surun doğu ve batı ucunda karşılıklı olarak bulunan Aslanlı Kapı ve Kral Kapısı’ dır. Aslanlı Kapı’ nın kentin dışına bakan yüzünde kapının iki yanına yerleştirilmiş aslan yontuları, Hitit mimarisinin en iyi eserleri olarak nitelendirilir.
KAYNAK
KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, “HATTUŞA (BOĞAZKÖY) – HiTiT BAŞKENTi (ÇORUM)”, Erişim 9 MAYIS 2020
https://kvmgm.ktb.gov.tr .
SCHACHNER, Andreas, “HiTiT BAŞKENTi HATTUŞA´ NIN YAKIN ÇEVRESiYLE iLiŞKiSi” 4. ÇORUM KAZI VE ARAŞTIRMALARI, T.C. ÇORUM VALiLiĞi, ÇORUM, 2014.
görsel
Asurlu tüccarlar tarafından MÖ ikinci binden itibaren pek defa ticari olarak kullanılmış daha sonra çeşitli kavimlerce tavattun olunmuştur. Bu yüzyılları takiben şehir devletlerinin egemen olduğu Anadolu’ da önemli bir coğrafyaya sahip olan Boğazköy’ de Hattiler yaşıyordu. Hattiler şehre “Hattuş” adını verdiler. Bu adlandırma Hitit hakimiyeti ile beraber “Hattuşa” halini almıştır. Adın coğrafyada yapılan gümüş ticareti ile ilişkili olduğu sanılmaktadır. MÖ 1650 yılında Hattuşili, karışık siyasi ortamdan faydalanarak atalarının MÖ 18. yy’ dan beri oluşturmaya çalıştığı büyük bir merkezi otoriteyi, bu şehrin jeopolitik avantajlarını göz önüne alarak burada oluşturmaya karar vermiştir.
Şehrin birçok açıdan krallığın başkenti olmak için artıları mevcuttu. Ticaret yollarına yakın, geniş vadilere görüşü açık bir dağ sırtında ve ekin alanlarına yakın konumda bulunuyordu. Şehir Ege’den gelip Sivas ve daha doğuya giden yol ile Samsun limanından Mersin ve güneydoğuya uzanan ikinci ticaret yolunun buluştuğu yere de çok yakındır. Ancak I. Hattuşili’ nin icraatlarını yazdığı yıllıklarında eski topraklarına (Kuşşara) bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Başkent Hattuşa’ nın kral tarafından sürekli meskun olunmadığı sonucuna varılabilir. imar faaliyetleri tepelik kısma kale yapımı ile başlamış ve şehrin yıpranmış harabe alanlarınca devam etmiştir. Çetin savaşların yaşandığı I. Hattuşili devrinde krallık sosyo-kültürel olarak etkilenmiş ve bu etkiler başkentte de görülmektedir. Yazılı tablet sayısı bu dönemle birlikte artmıştır. Manevi olarak ata toprakları olan Kuşşara’ ya gösterilen kutsiyetin Hattuşa’ ya gösterilmediği bu tabletlerden anlaşılmaktadır. Esasen başkent olmadan önce buranın Hattuşa’ nın düşmanlarca tahrip edildiği yazılı kaynaklarda mevcuttur. Savunulmaya çok müsait bir yerleşimi vardır. Şehir bu yönden cezbedicidir ve böylece Muwatalli zamanında başkentin Tarhuntassa’ya taşındığı kısa dönem dışında her daim Hitit başkenti olmuştur. Bu da dört yüzyıldan daha fazla yıl demektir.
Şehir, aşağı ve yukarı olarak iki kısıma ayrılmıştır. Güney kısımdaki Yukarı Şehir’de genelde kutsal alanlar ve tapınaklar bulunmaktadır. Aşağı Şehir’de ise sivil yaşam alanları ve Büyük Tapınak bulunmaktadır. Anıt mimarilerinin çokluğu, yontu sanatının Hitit mimarisinde gelişmesine yol açmıştır. Anadolu coğrafyasında büyük taşların anıt mimarisinde kullanımına Hattuşa’ da rastlamaktayız. Bu taşlar görkemli yapıların sanatsal olarak dini ve sivil şekilde kullanımını gözler önüne sermektedir. Hitit mimarisinde sütun yoktur, bunun yerine dört köşe direkler kullanılmaktaydı. Genel muhteviyatta keskin hatlara sahip bir mimarisi bulunmaktadır Mimaride asimetrik bir düzen hakimdir. Dini yapılardaki ihtişam sivil yapılara da nüfus etmiştir.
Şehrin yedi büyük tapınağı, yirmiyi aşkın küçük tapınağı bulunmaktadır. Aşağı tarafın iskan alanının tam ortasında şehrin en büyük dini yapısı olan Büyük Tapınak yer almaktadır. En ihtişamlı tapınak olarak kuzeydoğu tarafında bulunan açık hava tapınağı Yazılıkaya gösterilir. Tapınak iki oda olarak kayaların içerisi oyularak oluşturulmuştur. “Büyük Galeri” olarak adlandırılan odada 63 adet kabartma Hitit figürü bulunmaktadır. Batı tarafındaki figürler tanrıları; doğu tarafındaki figürler tanrıçaları betimlemektedir. En büyük kabartma IV. Tuthaliya’ ya aittir ve doğu tarafında betimlenmiştir.
Hattuşa aynı zamanda güneyde geniş surlarla çevrilidir. Bu surlarda bulunan kapılardan en önemlileri Sfenksli Kapı ve surun doğu ve batı ucunda karşılıklı olarak bulunan Aslanlı Kapı ve Kral Kapısı’ dır. Aslanlı Kapı’ nın kentin dışına bakan yüzünde kapının iki yanına yerleştirilmiş aslan yontuları, Hitit mimarisinin en iyi eserleri olarak nitelendirilir.
KAYNAK
KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, “HATTUŞA (BOĞAZKÖY) – HiTiT BAŞKENTi (ÇORUM)”, Erişim 9 MAYIS 2020
https://kvmgm.ktb.gov.tr .
SCHACHNER, Andreas, “HiTiT BAŞKENTi HATTUŞA´ NIN YAKIN ÇEVRESiYLE iLiŞKiSi” 4. ÇORUM KAZI VE ARAŞTIRMALARI, T.C. ÇORUM VALiLiĞi, ÇORUM, 2014.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar