bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı82
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam13
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği8
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi6
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu5
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması5
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi7
- hamas denince akla gelenler5
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın4
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- tinto brass5
- 4 kasım 2026 lens como maçı3
- sobaları hazırlayın6
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu5
- terapi niteliğindeki şeyler13
- abd ara seçimleri ve trump'a azil alarmı3
- gülşen in memeleri2
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir5
- türklerin özellikleri5
- mika kase3
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- müge anlı2
- eoka'nın amacı2
- filistinli hamas'ın müslümana muamelesi2
- sabah yedi buçukta işe başlamak3
- sözlükte kim kimle sevgili27
- mika raun vardı nerede şimdi2
- liverpool fc5
- o 8 0 diyen biri vardı5
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- nervio43
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- cumali ceber2
- kediyi haşlanmış işkembeyle beslemek2
- ilhan irem dinleyen erkek2
- erkeği erkeğe düşüren cinsten karı2
- sandra bullock4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği12
- möchtest du mit mir befreundet sein2
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- fenerbahçeli yazarlar8
- kaşe2
- aşk10
- emre iptal kuyt ile devam2
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- iyi menemenin sırrı7
- votka2
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
1986 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmış olan Hattuşa (Boğazköy), Hitit Medeniyeti başkenti sıfatını uzun dönemler boyunca üstlenmiştir. Sarp vadilerle çevrili bir dağ sırtına kurulmuş bulunan şehir günümüzde Çorum ili, Boğazkale ilçesi şehir merkezine 4 km uzaklıkta bulunmaktadır.
görsel
Asurlu tüccarlar tarafından MÖ ikinci binden itibaren pek defa ticari olarak kullanılmış daha sonra çeşitli kavimlerce tavattun olunmuştur. Bu yüzyılları takiben şehir devletlerinin egemen olduğu Anadolu’ da önemli bir coğrafyaya sahip olan Boğazköy’ de Hattiler yaşıyordu. Hattiler şehre “Hattuş” adını verdiler. Bu adlandırma Hitit hakimiyeti ile beraber “Hattuşa” halini almıştır. Adın coğrafyada yapılan gümüş ticareti ile ilişkili olduğu sanılmaktadır. MÖ 1650 yılında Hattuşili, karışık siyasi ortamdan faydalanarak atalarının MÖ 18. yy’ dan beri oluşturmaya çalıştığı büyük bir merkezi otoriteyi, bu şehrin jeopolitik avantajlarını göz önüne alarak burada oluşturmaya karar vermiştir.
Şehrin birçok açıdan krallığın başkenti olmak için artıları mevcuttu. Ticaret yollarına yakın, geniş vadilere görüşü açık bir dağ sırtında ve ekin alanlarına yakın konumda bulunuyordu. Şehir Ege’den gelip Sivas ve daha doğuya giden yol ile Samsun limanından Mersin ve güneydoğuya uzanan ikinci ticaret yolunun buluştuğu yere de çok yakındır. Ancak I. Hattuşili’ nin icraatlarını yazdığı yıllıklarında eski topraklarına (Kuşşara) bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Başkent Hattuşa’ nın kral tarafından sürekli meskun olunmadığı sonucuna varılabilir. imar faaliyetleri tepelik kısma kale yapımı ile başlamış ve şehrin yıpranmış harabe alanlarınca devam etmiştir. Çetin savaşların yaşandığı I. Hattuşili devrinde krallık sosyo-kültürel olarak etkilenmiş ve bu etkiler başkentte de görülmektedir. Yazılı tablet sayısı bu dönemle birlikte artmıştır. Manevi olarak ata toprakları olan Kuşşara’ ya gösterilen kutsiyetin Hattuşa’ ya gösterilmediği bu tabletlerden anlaşılmaktadır. Esasen başkent olmadan önce buranın Hattuşa’ nın düşmanlarca tahrip edildiği yazılı kaynaklarda mevcuttur. Savunulmaya çok müsait bir yerleşimi vardır. Şehir bu yönden cezbedicidir ve böylece Muwatalli zamanında başkentin Tarhuntassa’ya taşındığı kısa dönem dışında her daim Hitit başkenti olmuştur. Bu da dört yüzyıldan daha fazla yıl demektir.
Şehir, aşağı ve yukarı olarak iki kısıma ayrılmıştır. Güney kısımdaki Yukarı Şehir’de genelde kutsal alanlar ve tapınaklar bulunmaktadır. Aşağı Şehir’de ise sivil yaşam alanları ve Büyük Tapınak bulunmaktadır. Anıt mimarilerinin çokluğu, yontu sanatının Hitit mimarisinde gelişmesine yol açmıştır. Anadolu coğrafyasında büyük taşların anıt mimarisinde kullanımına Hattuşa’ da rastlamaktayız. Bu taşlar görkemli yapıların sanatsal olarak dini ve sivil şekilde kullanımını gözler önüne sermektedir. Hitit mimarisinde sütun yoktur, bunun yerine dört köşe direkler kullanılmaktaydı. Genel muhteviyatta keskin hatlara sahip bir mimarisi bulunmaktadır Mimaride asimetrik bir düzen hakimdir. Dini yapılardaki ihtişam sivil yapılara da nüfus etmiştir.
Şehrin yedi büyük tapınağı, yirmiyi aşkın küçük tapınağı bulunmaktadır. Aşağı tarafın iskan alanının tam ortasında şehrin en büyük dini yapısı olan Büyük Tapınak yer almaktadır. En ihtişamlı tapınak olarak kuzeydoğu tarafında bulunan açık hava tapınağı Yazılıkaya gösterilir. Tapınak iki oda olarak kayaların içerisi oyularak oluşturulmuştur. “Büyük Galeri” olarak adlandırılan odada 63 adet kabartma Hitit figürü bulunmaktadır. Batı tarafındaki figürler tanrıları; doğu tarafındaki figürler tanrıçaları betimlemektedir. En büyük kabartma IV. Tuthaliya’ ya aittir ve doğu tarafında betimlenmiştir.
Hattuşa aynı zamanda güneyde geniş surlarla çevrilidir. Bu surlarda bulunan kapılardan en önemlileri Sfenksli Kapı ve surun doğu ve batı ucunda karşılıklı olarak bulunan Aslanlı Kapı ve Kral Kapısı’ dır. Aslanlı Kapı’ nın kentin dışına bakan yüzünde kapının iki yanına yerleştirilmiş aslan yontuları, Hitit mimarisinin en iyi eserleri olarak nitelendirilir.
KAYNAK
KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, “HATTUŞA (BOĞAZKÖY) – HiTiT BAŞKENTi (ÇORUM)”, Erişim 9 MAYIS 2020
https://kvmgm.ktb.gov.tr .
SCHACHNER, Andreas, “HiTiT BAŞKENTi HATTUŞA´ NIN YAKIN ÇEVRESiYLE iLiŞKiSi” 4. ÇORUM KAZI VE ARAŞTIRMALARI, T.C. ÇORUM VALiLiĞi, ÇORUM, 2014.
görsel
Asurlu tüccarlar tarafından MÖ ikinci binden itibaren pek defa ticari olarak kullanılmış daha sonra çeşitli kavimlerce tavattun olunmuştur. Bu yüzyılları takiben şehir devletlerinin egemen olduğu Anadolu’ da önemli bir coğrafyaya sahip olan Boğazköy’ de Hattiler yaşıyordu. Hattiler şehre “Hattuş” adını verdiler. Bu adlandırma Hitit hakimiyeti ile beraber “Hattuşa” halini almıştır. Adın coğrafyada yapılan gümüş ticareti ile ilişkili olduğu sanılmaktadır. MÖ 1650 yılında Hattuşili, karışık siyasi ortamdan faydalanarak atalarının MÖ 18. yy’ dan beri oluşturmaya çalıştığı büyük bir merkezi otoriteyi, bu şehrin jeopolitik avantajlarını göz önüne alarak burada oluşturmaya karar vermiştir.
Şehrin birçok açıdan krallığın başkenti olmak için artıları mevcuttu. Ticaret yollarına yakın, geniş vadilere görüşü açık bir dağ sırtında ve ekin alanlarına yakın konumda bulunuyordu. Şehir Ege’den gelip Sivas ve daha doğuya giden yol ile Samsun limanından Mersin ve güneydoğuya uzanan ikinci ticaret yolunun buluştuğu yere de çok yakındır. Ancak I. Hattuşili’ nin icraatlarını yazdığı yıllıklarında eski topraklarına (Kuşşara) bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Başkent Hattuşa’ nın kral tarafından sürekli meskun olunmadığı sonucuna varılabilir. imar faaliyetleri tepelik kısma kale yapımı ile başlamış ve şehrin yıpranmış harabe alanlarınca devam etmiştir. Çetin savaşların yaşandığı I. Hattuşili devrinde krallık sosyo-kültürel olarak etkilenmiş ve bu etkiler başkentte de görülmektedir. Yazılı tablet sayısı bu dönemle birlikte artmıştır. Manevi olarak ata toprakları olan Kuşşara’ ya gösterilen kutsiyetin Hattuşa’ ya gösterilmediği bu tabletlerden anlaşılmaktadır. Esasen başkent olmadan önce buranın Hattuşa’ nın düşmanlarca tahrip edildiği yazılı kaynaklarda mevcuttur. Savunulmaya çok müsait bir yerleşimi vardır. Şehir bu yönden cezbedicidir ve böylece Muwatalli zamanında başkentin Tarhuntassa’ya taşındığı kısa dönem dışında her daim Hitit başkenti olmuştur. Bu da dört yüzyıldan daha fazla yıl demektir.
Şehir, aşağı ve yukarı olarak iki kısıma ayrılmıştır. Güney kısımdaki Yukarı Şehir’de genelde kutsal alanlar ve tapınaklar bulunmaktadır. Aşağı Şehir’de ise sivil yaşam alanları ve Büyük Tapınak bulunmaktadır. Anıt mimarilerinin çokluğu, yontu sanatının Hitit mimarisinde gelişmesine yol açmıştır. Anadolu coğrafyasında büyük taşların anıt mimarisinde kullanımına Hattuşa’ da rastlamaktayız. Bu taşlar görkemli yapıların sanatsal olarak dini ve sivil şekilde kullanımını gözler önüne sermektedir. Hitit mimarisinde sütun yoktur, bunun yerine dört köşe direkler kullanılmaktaydı. Genel muhteviyatta keskin hatlara sahip bir mimarisi bulunmaktadır Mimaride asimetrik bir düzen hakimdir. Dini yapılardaki ihtişam sivil yapılara da nüfus etmiştir.
Şehrin yedi büyük tapınağı, yirmiyi aşkın küçük tapınağı bulunmaktadır. Aşağı tarafın iskan alanının tam ortasında şehrin en büyük dini yapısı olan Büyük Tapınak yer almaktadır. En ihtişamlı tapınak olarak kuzeydoğu tarafında bulunan açık hava tapınağı Yazılıkaya gösterilir. Tapınak iki oda olarak kayaların içerisi oyularak oluşturulmuştur. “Büyük Galeri” olarak adlandırılan odada 63 adet kabartma Hitit figürü bulunmaktadır. Batı tarafındaki figürler tanrıları; doğu tarafındaki figürler tanrıçaları betimlemektedir. En büyük kabartma IV. Tuthaliya’ ya aittir ve doğu tarafında betimlenmiştir.
Hattuşa aynı zamanda güneyde geniş surlarla çevrilidir. Bu surlarda bulunan kapılardan en önemlileri Sfenksli Kapı ve surun doğu ve batı ucunda karşılıklı olarak bulunan Aslanlı Kapı ve Kral Kapısı’ dır. Aslanlı Kapı’ nın kentin dışına bakan yüzünde kapının iki yanına yerleştirilmiş aslan yontuları, Hitit mimarisinin en iyi eserleri olarak nitelendirilir.
KAYNAK
KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, “HATTUŞA (BOĞAZKÖY) – HiTiT BAŞKENTi (ÇORUM)”, Erişim 9 MAYIS 2020
https://kvmgm.ktb.gov.tr .
SCHACHNER, Andreas, “HiTiT BAŞKENTi HATTUŞA´ NIN YAKIN ÇEVRESiYLE iLiŞKiSi” 4. ÇORUM KAZI VE ARAŞTIRMALARI, T.C. ÇORUM VALiLiĞi, ÇORUM, 2014.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar