bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı25
- claudian clouds33
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- okan buruk8
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği3
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- true'nun engelli olması4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız3
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- meriç dükalığı8
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- tai lung12
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- leroy sane2
- sevdiğiniz yazarlar8
- islamda namaz yoktur30
- habire124
- okan çık hesap ver4
- sözlük kızlarının kekleri24
- galatasaray10
- galatasaray trabzonspor kardeşliğinin bozulması2
- fusya semsiyeli yabanci22
- kadir inanır'ın mirası4
- rakı arasında çay içmek2
- galatasaray rezil oldu2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru2
- özürlü yazarlara yardım kampanyası2
- insanları birbirine düşürmek4
- okan buruk 102 puanı nasıl topladı sorunsalı2
- sözlüğün ölü gibi olması5
- trabzonspor5
- uğurcan çakır2
- hadi birbirinize sarılın2
- arkadaşlar bana engel olun2
- etli biber dolması5
- habire12 istenmiyorsun algısı2
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- kıçını yırtsan sonu tabut3
- bana onu sormayin8
- hoşlanılan kızın gel beni bubamdan iste demesi3
- kürdistan10
- gecenin şarkısı19
- beşiktaş'ın amedspor'a döşeyeceği boru2
1986 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmış olan Hattuşa (Boğazköy), Hitit Medeniyeti başkenti sıfatını uzun dönemler boyunca üstlenmiştir. Sarp vadilerle çevrili bir dağ sırtına kurulmuş bulunan şehir günümüzde Çorum ili, Boğazkale ilçesi şehir merkezine 4 km uzaklıkta bulunmaktadır.
görsel
Asurlu tüccarlar tarafından MÖ ikinci binden itibaren pek defa ticari olarak kullanılmış daha sonra çeşitli kavimlerce tavattun olunmuştur. Bu yüzyılları takiben şehir devletlerinin egemen olduğu Anadolu’ da önemli bir coğrafyaya sahip olan Boğazköy’ de Hattiler yaşıyordu. Hattiler şehre “Hattuş” adını verdiler. Bu adlandırma Hitit hakimiyeti ile beraber “Hattuşa” halini almıştır. Adın coğrafyada yapılan gümüş ticareti ile ilişkili olduğu sanılmaktadır. MÖ 1650 yılında Hattuşili, karışık siyasi ortamdan faydalanarak atalarının MÖ 18. yy’ dan beri oluşturmaya çalıştığı büyük bir merkezi otoriteyi, bu şehrin jeopolitik avantajlarını göz önüne alarak burada oluşturmaya karar vermiştir.
Şehrin birçok açıdan krallığın başkenti olmak için artıları mevcuttu. Ticaret yollarına yakın, geniş vadilere görüşü açık bir dağ sırtında ve ekin alanlarına yakın konumda bulunuyordu. Şehir Ege’den gelip Sivas ve daha doğuya giden yol ile Samsun limanından Mersin ve güneydoğuya uzanan ikinci ticaret yolunun buluştuğu yere de çok yakındır. Ancak I. Hattuşili’ nin icraatlarını yazdığı yıllıklarında eski topraklarına (Kuşşara) bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Başkent Hattuşa’ nın kral tarafından sürekli meskun olunmadığı sonucuna varılabilir. imar faaliyetleri tepelik kısma kale yapımı ile başlamış ve şehrin yıpranmış harabe alanlarınca devam etmiştir. Çetin savaşların yaşandığı I. Hattuşili devrinde krallık sosyo-kültürel olarak etkilenmiş ve bu etkiler başkentte de görülmektedir. Yazılı tablet sayısı bu dönemle birlikte artmıştır. Manevi olarak ata toprakları olan Kuşşara’ ya gösterilen kutsiyetin Hattuşa’ ya gösterilmediği bu tabletlerden anlaşılmaktadır. Esasen başkent olmadan önce buranın Hattuşa’ nın düşmanlarca tahrip edildiği yazılı kaynaklarda mevcuttur. Savunulmaya çok müsait bir yerleşimi vardır. Şehir bu yönden cezbedicidir ve böylece Muwatalli zamanında başkentin Tarhuntassa’ya taşındığı kısa dönem dışında her daim Hitit başkenti olmuştur. Bu da dört yüzyıldan daha fazla yıl demektir.
Şehir, aşağı ve yukarı olarak iki kısıma ayrılmıştır. Güney kısımdaki Yukarı Şehir’de genelde kutsal alanlar ve tapınaklar bulunmaktadır. Aşağı Şehir’de ise sivil yaşam alanları ve Büyük Tapınak bulunmaktadır. Anıt mimarilerinin çokluğu, yontu sanatının Hitit mimarisinde gelişmesine yol açmıştır. Anadolu coğrafyasında büyük taşların anıt mimarisinde kullanımına Hattuşa’ da rastlamaktayız. Bu taşlar görkemli yapıların sanatsal olarak dini ve sivil şekilde kullanımını gözler önüne sermektedir. Hitit mimarisinde sütun yoktur, bunun yerine dört köşe direkler kullanılmaktaydı. Genel muhteviyatta keskin hatlara sahip bir mimarisi bulunmaktadır Mimaride asimetrik bir düzen hakimdir. Dini yapılardaki ihtişam sivil yapılara da nüfus etmiştir.
Şehrin yedi büyük tapınağı, yirmiyi aşkın küçük tapınağı bulunmaktadır. Aşağı tarafın iskan alanının tam ortasında şehrin en büyük dini yapısı olan Büyük Tapınak yer almaktadır. En ihtişamlı tapınak olarak kuzeydoğu tarafında bulunan açık hava tapınağı Yazılıkaya gösterilir. Tapınak iki oda olarak kayaların içerisi oyularak oluşturulmuştur. “Büyük Galeri” olarak adlandırılan odada 63 adet kabartma Hitit figürü bulunmaktadır. Batı tarafındaki figürler tanrıları; doğu tarafındaki figürler tanrıçaları betimlemektedir. En büyük kabartma IV. Tuthaliya’ ya aittir ve doğu tarafında betimlenmiştir.
Hattuşa aynı zamanda güneyde geniş surlarla çevrilidir. Bu surlarda bulunan kapılardan en önemlileri Sfenksli Kapı ve surun doğu ve batı ucunda karşılıklı olarak bulunan Aslanlı Kapı ve Kral Kapısı’ dır. Aslanlı Kapı’ nın kentin dışına bakan yüzünde kapının iki yanına yerleştirilmiş aslan yontuları, Hitit mimarisinin en iyi eserleri olarak nitelendirilir.
KAYNAK
KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, “HATTUŞA (BOĞAZKÖY) – HiTiT BAŞKENTi (ÇORUM)”, Erişim 9 MAYIS 2020
https://kvmgm.ktb.gov.tr .
SCHACHNER, Andreas, “HiTiT BAŞKENTi HATTUŞA´ NIN YAKIN ÇEVRESiYLE iLiŞKiSi” 4. ÇORUM KAZI VE ARAŞTIRMALARI, T.C. ÇORUM VALiLiĞi, ÇORUM, 2014.
görsel
Asurlu tüccarlar tarafından MÖ ikinci binden itibaren pek defa ticari olarak kullanılmış daha sonra çeşitli kavimlerce tavattun olunmuştur. Bu yüzyılları takiben şehir devletlerinin egemen olduğu Anadolu’ da önemli bir coğrafyaya sahip olan Boğazköy’ de Hattiler yaşıyordu. Hattiler şehre “Hattuş” adını verdiler. Bu adlandırma Hitit hakimiyeti ile beraber “Hattuşa” halini almıştır. Adın coğrafyada yapılan gümüş ticareti ile ilişkili olduğu sanılmaktadır. MÖ 1650 yılında Hattuşili, karışık siyasi ortamdan faydalanarak atalarının MÖ 18. yy’ dan beri oluşturmaya çalıştığı büyük bir merkezi otoriteyi, bu şehrin jeopolitik avantajlarını göz önüne alarak burada oluşturmaya karar vermiştir.
Şehrin birçok açıdan krallığın başkenti olmak için artıları mevcuttu. Ticaret yollarına yakın, geniş vadilere görüşü açık bir dağ sırtında ve ekin alanlarına yakın konumda bulunuyordu. Şehir Ege’den gelip Sivas ve daha doğuya giden yol ile Samsun limanından Mersin ve güneydoğuya uzanan ikinci ticaret yolunun buluştuğu yere de çok yakındır. Ancak I. Hattuşili’ nin icraatlarını yazdığı yıllıklarında eski topraklarına (Kuşşara) bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Başkent Hattuşa’ nın kral tarafından sürekli meskun olunmadığı sonucuna varılabilir. imar faaliyetleri tepelik kısma kale yapımı ile başlamış ve şehrin yıpranmış harabe alanlarınca devam etmiştir. Çetin savaşların yaşandığı I. Hattuşili devrinde krallık sosyo-kültürel olarak etkilenmiş ve bu etkiler başkentte de görülmektedir. Yazılı tablet sayısı bu dönemle birlikte artmıştır. Manevi olarak ata toprakları olan Kuşşara’ ya gösterilen kutsiyetin Hattuşa’ ya gösterilmediği bu tabletlerden anlaşılmaktadır. Esasen başkent olmadan önce buranın Hattuşa’ nın düşmanlarca tahrip edildiği yazılı kaynaklarda mevcuttur. Savunulmaya çok müsait bir yerleşimi vardır. Şehir bu yönden cezbedicidir ve böylece Muwatalli zamanında başkentin Tarhuntassa’ya taşındığı kısa dönem dışında her daim Hitit başkenti olmuştur. Bu da dört yüzyıldan daha fazla yıl demektir.
Şehir, aşağı ve yukarı olarak iki kısıma ayrılmıştır. Güney kısımdaki Yukarı Şehir’de genelde kutsal alanlar ve tapınaklar bulunmaktadır. Aşağı Şehir’de ise sivil yaşam alanları ve Büyük Tapınak bulunmaktadır. Anıt mimarilerinin çokluğu, yontu sanatının Hitit mimarisinde gelişmesine yol açmıştır. Anadolu coğrafyasında büyük taşların anıt mimarisinde kullanımına Hattuşa’ da rastlamaktayız. Bu taşlar görkemli yapıların sanatsal olarak dini ve sivil şekilde kullanımını gözler önüne sermektedir. Hitit mimarisinde sütun yoktur, bunun yerine dört köşe direkler kullanılmaktaydı. Genel muhteviyatta keskin hatlara sahip bir mimarisi bulunmaktadır Mimaride asimetrik bir düzen hakimdir. Dini yapılardaki ihtişam sivil yapılara da nüfus etmiştir.
Şehrin yedi büyük tapınağı, yirmiyi aşkın küçük tapınağı bulunmaktadır. Aşağı tarafın iskan alanının tam ortasında şehrin en büyük dini yapısı olan Büyük Tapınak yer almaktadır. En ihtişamlı tapınak olarak kuzeydoğu tarafında bulunan açık hava tapınağı Yazılıkaya gösterilir. Tapınak iki oda olarak kayaların içerisi oyularak oluşturulmuştur. “Büyük Galeri” olarak adlandırılan odada 63 adet kabartma Hitit figürü bulunmaktadır. Batı tarafındaki figürler tanrıları; doğu tarafındaki figürler tanrıçaları betimlemektedir. En büyük kabartma IV. Tuthaliya’ ya aittir ve doğu tarafında betimlenmiştir.
Hattuşa aynı zamanda güneyde geniş surlarla çevrilidir. Bu surlarda bulunan kapılardan en önemlileri Sfenksli Kapı ve surun doğu ve batı ucunda karşılıklı olarak bulunan Aslanlı Kapı ve Kral Kapısı’ dır. Aslanlı Kapı’ nın kentin dışına bakan yüzünde kapının iki yanına yerleştirilmiş aslan yontuları, Hitit mimarisinin en iyi eserleri olarak nitelendirilir.
KAYNAK
KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, “HATTUŞA (BOĞAZKÖY) – HiTiT BAŞKENTi (ÇORUM)”, Erişim 9 MAYIS 2020
https://kvmgm.ktb.gov.tr .
SCHACHNER, Andreas, “HiTiT BAŞKENTi HATTUŞA´ NIN YAKIN ÇEVRESiYLE iLiŞKiSi” 4. ÇORUM KAZI VE ARAŞTIRMALARI, T.C. ÇORUM VALiLiĞi, ÇORUM, 2014.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar