bugün
- memduh bashgan13
- simko39
- nihoşun ölümü16
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi21
- rambo ariel ortega7
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- asteğmen3
- emret komutanım tahir yüzbaşı4
- yazarların akşam yemekleri2
- starbucks'ın uludağ sözlük ten kalabalık olması2
- nihal yalçın2
- levent üsteğmen ile çiğdem üstteğmen'in sevişmesi2
- gheorghe hagi3
- terliksi vedat3
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık18
- waffle3
- herkes denize pikniğe giderken sizin çalışmanız6
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- the jackal2
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- tuncay ortega serhat serhat ceyhun ümit2
- özgür özel'in tutuklanması9
- insanın inanmak istediğine inanması2
- alex de souza nobre ikilisi2
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim8
- fakirlerin çocuklarına koyduğu sikimsonik isimler3
- sahilde çok fazla şişman genç kadın olması3
- sırrı süreyya önder2
- yeni parti5
- benim çocuğum yapmaz annesi5
- emret komutanım3
- ben gürcü yüm eşim arap karşıma türklükle gelmeyin2
- alex de souza2
- velvet16
- akp vs pkk6
- sturm graz2
- ismail kartal4
- kolonoskopi4
- zorunlu eğitim6
- eric abidal3
- roberto carlos ile tüpçü fikret'in otopark kavgası2
- meal kuran değildir26
- yerli ve milli muhalefet2
- cafu lucio carlos silva ronaldinho ronaldo rivaldo2
- arka kapının gıcırdaması5
- midilli adası7
- bayan yazarların nick altı3
- uysaljakoben biraderin yok olması2
1986 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmış olan Hattuşa (Boğazköy), Hitit Medeniyeti başkenti sıfatını uzun dönemler boyunca üstlenmiştir. Sarp vadilerle çevrili bir dağ sırtına kurulmuş bulunan şehir günümüzde Çorum ili, Boğazkale ilçesi şehir merkezine 4 km uzaklıkta bulunmaktadır.
görsel
Asurlu tüccarlar tarafından MÖ ikinci binden itibaren pek defa ticari olarak kullanılmış daha sonra çeşitli kavimlerce tavattun olunmuştur. Bu yüzyılları takiben şehir devletlerinin egemen olduğu Anadolu’ da önemli bir coğrafyaya sahip olan Boğazköy’ de Hattiler yaşıyordu. Hattiler şehre “Hattuş” adını verdiler. Bu adlandırma Hitit hakimiyeti ile beraber “Hattuşa” halini almıştır. Adın coğrafyada yapılan gümüş ticareti ile ilişkili olduğu sanılmaktadır. MÖ 1650 yılında Hattuşili, karışık siyasi ortamdan faydalanarak atalarının MÖ 18. yy’ dan beri oluşturmaya çalıştığı büyük bir merkezi otoriteyi, bu şehrin jeopolitik avantajlarını göz önüne alarak burada oluşturmaya karar vermiştir.
Şehrin birçok açıdan krallığın başkenti olmak için artıları mevcuttu. Ticaret yollarına yakın, geniş vadilere görüşü açık bir dağ sırtında ve ekin alanlarına yakın konumda bulunuyordu. Şehir Ege’den gelip Sivas ve daha doğuya giden yol ile Samsun limanından Mersin ve güneydoğuya uzanan ikinci ticaret yolunun buluştuğu yere de çok yakındır. Ancak I. Hattuşili’ nin icraatlarını yazdığı yıllıklarında eski topraklarına (Kuşşara) bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Başkent Hattuşa’ nın kral tarafından sürekli meskun olunmadığı sonucuna varılabilir. imar faaliyetleri tepelik kısma kale yapımı ile başlamış ve şehrin yıpranmış harabe alanlarınca devam etmiştir. Çetin savaşların yaşandığı I. Hattuşili devrinde krallık sosyo-kültürel olarak etkilenmiş ve bu etkiler başkentte de görülmektedir. Yazılı tablet sayısı bu dönemle birlikte artmıştır. Manevi olarak ata toprakları olan Kuşşara’ ya gösterilen kutsiyetin Hattuşa’ ya gösterilmediği bu tabletlerden anlaşılmaktadır. Esasen başkent olmadan önce buranın Hattuşa’ nın düşmanlarca tahrip edildiği yazılı kaynaklarda mevcuttur. Savunulmaya çok müsait bir yerleşimi vardır. Şehir bu yönden cezbedicidir ve böylece Muwatalli zamanında başkentin Tarhuntassa’ya taşındığı kısa dönem dışında her daim Hitit başkenti olmuştur. Bu da dört yüzyıldan daha fazla yıl demektir.
Şehir, aşağı ve yukarı olarak iki kısıma ayrılmıştır. Güney kısımdaki Yukarı Şehir’de genelde kutsal alanlar ve tapınaklar bulunmaktadır. Aşağı Şehir’de ise sivil yaşam alanları ve Büyük Tapınak bulunmaktadır. Anıt mimarilerinin çokluğu, yontu sanatının Hitit mimarisinde gelişmesine yol açmıştır. Anadolu coğrafyasında büyük taşların anıt mimarisinde kullanımına Hattuşa’ da rastlamaktayız. Bu taşlar görkemli yapıların sanatsal olarak dini ve sivil şekilde kullanımını gözler önüne sermektedir. Hitit mimarisinde sütun yoktur, bunun yerine dört köşe direkler kullanılmaktaydı. Genel muhteviyatta keskin hatlara sahip bir mimarisi bulunmaktadır Mimaride asimetrik bir düzen hakimdir. Dini yapılardaki ihtişam sivil yapılara da nüfus etmiştir.
Şehrin yedi büyük tapınağı, yirmiyi aşkın küçük tapınağı bulunmaktadır. Aşağı tarafın iskan alanının tam ortasında şehrin en büyük dini yapısı olan Büyük Tapınak yer almaktadır. En ihtişamlı tapınak olarak kuzeydoğu tarafında bulunan açık hava tapınağı Yazılıkaya gösterilir. Tapınak iki oda olarak kayaların içerisi oyularak oluşturulmuştur. “Büyük Galeri” olarak adlandırılan odada 63 adet kabartma Hitit figürü bulunmaktadır. Batı tarafındaki figürler tanrıları; doğu tarafındaki figürler tanrıçaları betimlemektedir. En büyük kabartma IV. Tuthaliya’ ya aittir ve doğu tarafında betimlenmiştir.
Hattuşa aynı zamanda güneyde geniş surlarla çevrilidir. Bu surlarda bulunan kapılardan en önemlileri Sfenksli Kapı ve surun doğu ve batı ucunda karşılıklı olarak bulunan Aslanlı Kapı ve Kral Kapısı’ dır. Aslanlı Kapı’ nın kentin dışına bakan yüzünde kapının iki yanına yerleştirilmiş aslan yontuları, Hitit mimarisinin en iyi eserleri olarak nitelendirilir.
KAYNAK
KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, “HATTUŞA (BOĞAZKÖY) – HiTiT BAŞKENTi (ÇORUM)”, Erişim 9 MAYIS 2020
https://kvmgm.ktb.gov.tr .
SCHACHNER, Andreas, “HiTiT BAŞKENTi HATTUŞA´ NIN YAKIN ÇEVRESiYLE iLiŞKiSi” 4. ÇORUM KAZI VE ARAŞTIRMALARI, T.C. ÇORUM VALiLiĞi, ÇORUM, 2014.
görsel
Asurlu tüccarlar tarafından MÖ ikinci binden itibaren pek defa ticari olarak kullanılmış daha sonra çeşitli kavimlerce tavattun olunmuştur. Bu yüzyılları takiben şehir devletlerinin egemen olduğu Anadolu’ da önemli bir coğrafyaya sahip olan Boğazköy’ de Hattiler yaşıyordu. Hattiler şehre “Hattuş” adını verdiler. Bu adlandırma Hitit hakimiyeti ile beraber “Hattuşa” halini almıştır. Adın coğrafyada yapılan gümüş ticareti ile ilişkili olduğu sanılmaktadır. MÖ 1650 yılında Hattuşili, karışık siyasi ortamdan faydalanarak atalarının MÖ 18. yy’ dan beri oluşturmaya çalıştığı büyük bir merkezi otoriteyi, bu şehrin jeopolitik avantajlarını göz önüne alarak burada oluşturmaya karar vermiştir.
Şehrin birçok açıdan krallığın başkenti olmak için artıları mevcuttu. Ticaret yollarına yakın, geniş vadilere görüşü açık bir dağ sırtında ve ekin alanlarına yakın konumda bulunuyordu. Şehir Ege’den gelip Sivas ve daha doğuya giden yol ile Samsun limanından Mersin ve güneydoğuya uzanan ikinci ticaret yolunun buluştuğu yere de çok yakındır. Ancak I. Hattuşili’ nin icraatlarını yazdığı yıllıklarında eski topraklarına (Kuşşara) bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Başkent Hattuşa’ nın kral tarafından sürekli meskun olunmadığı sonucuna varılabilir. imar faaliyetleri tepelik kısma kale yapımı ile başlamış ve şehrin yıpranmış harabe alanlarınca devam etmiştir. Çetin savaşların yaşandığı I. Hattuşili devrinde krallık sosyo-kültürel olarak etkilenmiş ve bu etkiler başkentte de görülmektedir. Yazılı tablet sayısı bu dönemle birlikte artmıştır. Manevi olarak ata toprakları olan Kuşşara’ ya gösterilen kutsiyetin Hattuşa’ ya gösterilmediği bu tabletlerden anlaşılmaktadır. Esasen başkent olmadan önce buranın Hattuşa’ nın düşmanlarca tahrip edildiği yazılı kaynaklarda mevcuttur. Savunulmaya çok müsait bir yerleşimi vardır. Şehir bu yönden cezbedicidir ve böylece Muwatalli zamanında başkentin Tarhuntassa’ya taşındığı kısa dönem dışında her daim Hitit başkenti olmuştur. Bu da dört yüzyıldan daha fazla yıl demektir.
Şehir, aşağı ve yukarı olarak iki kısıma ayrılmıştır. Güney kısımdaki Yukarı Şehir’de genelde kutsal alanlar ve tapınaklar bulunmaktadır. Aşağı Şehir’de ise sivil yaşam alanları ve Büyük Tapınak bulunmaktadır. Anıt mimarilerinin çokluğu, yontu sanatının Hitit mimarisinde gelişmesine yol açmıştır. Anadolu coğrafyasında büyük taşların anıt mimarisinde kullanımına Hattuşa’ da rastlamaktayız. Bu taşlar görkemli yapıların sanatsal olarak dini ve sivil şekilde kullanımını gözler önüne sermektedir. Hitit mimarisinde sütun yoktur, bunun yerine dört köşe direkler kullanılmaktaydı. Genel muhteviyatta keskin hatlara sahip bir mimarisi bulunmaktadır Mimaride asimetrik bir düzen hakimdir. Dini yapılardaki ihtişam sivil yapılara da nüfus etmiştir.
Şehrin yedi büyük tapınağı, yirmiyi aşkın küçük tapınağı bulunmaktadır. Aşağı tarafın iskan alanının tam ortasında şehrin en büyük dini yapısı olan Büyük Tapınak yer almaktadır. En ihtişamlı tapınak olarak kuzeydoğu tarafında bulunan açık hava tapınağı Yazılıkaya gösterilir. Tapınak iki oda olarak kayaların içerisi oyularak oluşturulmuştur. “Büyük Galeri” olarak adlandırılan odada 63 adet kabartma Hitit figürü bulunmaktadır. Batı tarafındaki figürler tanrıları; doğu tarafındaki figürler tanrıçaları betimlemektedir. En büyük kabartma IV. Tuthaliya’ ya aittir ve doğu tarafında betimlenmiştir.
Hattuşa aynı zamanda güneyde geniş surlarla çevrilidir. Bu surlarda bulunan kapılardan en önemlileri Sfenksli Kapı ve surun doğu ve batı ucunda karşılıklı olarak bulunan Aslanlı Kapı ve Kral Kapısı’ dır. Aslanlı Kapı’ nın kentin dışına bakan yüzünde kapının iki yanına yerleştirilmiş aslan yontuları, Hitit mimarisinin en iyi eserleri olarak nitelendirilir.
KAYNAK
KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, “HATTUŞA (BOĞAZKÖY) – HiTiT BAŞKENTi (ÇORUM)”, Erişim 9 MAYIS 2020
https://kvmgm.ktb.gov.tr .
SCHACHNER, Andreas, “HiTiT BAŞKENTi HATTUŞA´ NIN YAKIN ÇEVRESiYLE iLiŞKiSi” 4. ÇORUM KAZI VE ARAŞTIRMALARI, T.C. ÇORUM VALiLiĞi, ÇORUM, 2014.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar