bugün
- borsa istanbul16
- iltica20
- mandalina çıkmış arkadaşlar6
- berat albayrak'a iftira atılması11
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği46
- yulaf lapası vs tost4
- mekke kutsal mıdır sorunsalı9
- fon vurgunu53
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi12
- from gold from dust34
- kürt dizilerinin tutmaması11
- köylülük7
- ekmek için ekmeleddin5
- deli6
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır5
- küçük memeli3
- en iyi çakmak markası8
- 1 gün diyetteyim3
- küçük memeli kızların yaşama amacı2
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati5
- hulk gerçek mi6
- yazarların 1 milyon dolar için yapacağı şok şeyler5
- günün sözü10
- bütün sözlük kızlarının gocu'nun peşinden koşması4
- sabahın bir vakti çay içen insan köylüdür6
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni6
- sen nehrine siz diyen cahil2
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi7
- redbull içip camdan atlayan çocuk3
- tmo'ya ait buğdayın lisanslı depolardan çalınması4
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- mağazadan ürün değiştirme paradoksu3
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak5
- vurdurmaya meyilli araba5
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak6
- sabahları 2 kilo bioxcin içen gürbüz genç3
- eski sevgilisi için sahibinden com'a ilan vern kız4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- yönlendirilmiş panspermia teorisi ve uzaylılar2
- akepe dönemi16
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- queen ravenna ifşası15
- türkiye'nin mekke ve bedir ittifakı hamlesi4
- akapekaka3
- meksika açmazı macerası4
- kolye143
- arkadaşlar çok sıkıcısınız10
Lâle Devri, Osmanlı Devleti'nde, 1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayıp, 1730 yılındaki Patrona Halil isyanı ile sona eren dönemdir. Bu dönemin padişahı III. Ahmet, sadrazamı Nevşehirli Damat ibrahim Paşa'dır. Zevk ve sefâ devri olarak bilinir. Adını, o dönemde istanbul'da yetiştirilen ve zamanla ünü dünyaya yayılan lale çiçeklerinden alır.
Osmanlı Devleti ilk defa bu devirde batıdan bazı yenilikleri almaya başladı.
Nedim, Lâle Devri'nin günlük hayatını ve istanbul'un tasvirini aşağıdaki unutulmaz mısralarla yapmıştır:
Bu sehri Stanbul kî, bî misl ü behâdir;
Bir sengine yekpare Acem mülki fedadir.
Bazari hüner madeni ilm ü ulemadir.
Devrin özellikleri;
Bu dönemde Avrupa ile savaş yaşanmamış, barış içinde yaşamak fikri ortaya çıkmıştır. Osmanlı Devleti Avrupa'yı daha iyi tanıyabilmek için Paris, Londra gibi şehirlere elçiler göndermiştir. Bu devirdeki diğer yenilikler ve ıslahatlar şunlardır:
Sait Efendi ve ibrahim Müteferrika tarafından 1727'de istanbul'da ilk matbaa kuruldu.
Yeniçerilerden bir itfaiye bölüğü oluşturuldu.
Yalova'da kâğıt, istanbul'da kumaş ve çini fabrikaları kuruldu.
Yeni kütüphaneler açıldı; Doğu ve Batı eserleri tercüme edildi.
Çiçek aşısı yaygınlık kazandı.
Lağımcı ve Humbaracı ocaklarında ıslahatlar yapıldı.
Mimarlık, resim ve minyatür sanatları gelişti.
Avrupa'yı daha iyi tanıyabilmek ve Avrupa'daki gelişmeleri yakından takip edebilmek için Paris, Londra ve Viyana gibi şehirlere elçiler gönderildi.
Mimarî
"Lâle Devri'nde istanbul" isimli tabloince ve hassas bir ruha sahip olan Sultan III. Ahmet, sadrazam Damat ibrahim Paşa ile uyum içerisinde çalışmış, bu sırada yaşanan Lâle Devri'nde sanata, edebiyata ve toplumsal hayata özgün bir anlayış getirilmişti. Sultan III. Ahmet, Topkapı Sarayı ile Yeni Câmii'de birer kütüphane, Ayasofya'da Bâb-ı Humâyun'un karşısında Türk sanat şaheserlerinden sayılan Sultan Üçüncü Ahmet Çeşmesi ve istanbul'un su ihtiyacını karşılamak amacıyla da Deryayi Sim adlı bir su bendi inşa ettirmiştir.
Bunlardan başka Üsküdar Yeni Vâlide Câmii, Çorlulu Ali Paşa Medresesi, Damat ibrahim Paşa Camii ve Külliyesi, istanbul'da Yeni Postane arkasında Daarül Hadis ve Sebil, Ortaköy Camii önündeki çeşme, Üsküdar Şemsi Paşa'da Hüsrev Ağa Camii önündeki çeşme ve Çubuklu Camii yanındaki Mesire Çeşmesi gibi eserler yine bu dönemde yapılmıştır.
Dönemin belki de en gözde eseri olan Sâdâbâd, maalesef günümüze kadar gelememiş, bize yıkıntıdan fazla bir şey kalmamıştır.
*
Osmanlı Devleti ilk defa bu devirde batıdan bazı yenilikleri almaya başladı.
Nedim, Lâle Devri'nin günlük hayatını ve istanbul'un tasvirini aşağıdaki unutulmaz mısralarla yapmıştır:
Bu sehri Stanbul kî, bî misl ü behâdir;
Bir sengine yekpare Acem mülki fedadir.
Bazari hüner madeni ilm ü ulemadir.
Devrin özellikleri;
Bu dönemde Avrupa ile savaş yaşanmamış, barış içinde yaşamak fikri ortaya çıkmıştır. Osmanlı Devleti Avrupa'yı daha iyi tanıyabilmek için Paris, Londra gibi şehirlere elçiler göndermiştir. Bu devirdeki diğer yenilikler ve ıslahatlar şunlardır:
Sait Efendi ve ibrahim Müteferrika tarafından 1727'de istanbul'da ilk matbaa kuruldu.
Yeniçerilerden bir itfaiye bölüğü oluşturuldu.
Yalova'da kâğıt, istanbul'da kumaş ve çini fabrikaları kuruldu.
Yeni kütüphaneler açıldı; Doğu ve Batı eserleri tercüme edildi.
Çiçek aşısı yaygınlık kazandı.
Lağımcı ve Humbaracı ocaklarında ıslahatlar yapıldı.
Mimarlık, resim ve minyatür sanatları gelişti.
Avrupa'yı daha iyi tanıyabilmek ve Avrupa'daki gelişmeleri yakından takip edebilmek için Paris, Londra ve Viyana gibi şehirlere elçiler gönderildi.
Mimarî
"Lâle Devri'nde istanbul" isimli tabloince ve hassas bir ruha sahip olan Sultan III. Ahmet, sadrazam Damat ibrahim Paşa ile uyum içerisinde çalışmış, bu sırada yaşanan Lâle Devri'nde sanata, edebiyata ve toplumsal hayata özgün bir anlayış getirilmişti. Sultan III. Ahmet, Topkapı Sarayı ile Yeni Câmii'de birer kütüphane, Ayasofya'da Bâb-ı Humâyun'un karşısında Türk sanat şaheserlerinden sayılan Sultan Üçüncü Ahmet Çeşmesi ve istanbul'un su ihtiyacını karşılamak amacıyla da Deryayi Sim adlı bir su bendi inşa ettirmiştir.
Bunlardan başka Üsküdar Yeni Vâlide Câmii, Çorlulu Ali Paşa Medresesi, Damat ibrahim Paşa Camii ve Külliyesi, istanbul'da Yeni Postane arkasında Daarül Hadis ve Sebil, Ortaköy Camii önündeki çeşme, Üsküdar Şemsi Paşa'da Hüsrev Ağa Camii önündeki çeşme ve Çubuklu Camii yanındaki Mesire Çeşmesi gibi eserler yine bu dönemde yapılmıştır.
Dönemin belki de en gözde eseri olan Sâdâbâd, maalesef günümüze kadar gelememiş, bize yıkıntıdan fazla bir şey kalmamıştır.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar