bugün
- meme mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı8
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı14
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz10
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı5
- kadınlar neden aldatır15
- cayenne4
- devşirmelik makamı13
- lionel messi11
- diamond bosphoruss denen yazar6
- biz arap değiliz biz türk üz8
- ak parti'nin yüzde 37 38 oy oranı6
- 0 0 73
- elmas bey birader gitmesin kampanyası2
- köyde yaşama isteği2
- 8 yıllık küpenin kaybolması2
- her türk kızını türbanlı zanneden gavur8
- dünya kupasında özbekistan'ı desteklemek6
- işsizliğin muazzam bir şey olması6
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın2
- kabullenince huzur veren gerçekler9
- buddy dude4
- tarot falına inanan salak2
- askerlik9
- profiline kendi resmini koyan yazarın asıl amacı8
- kadında güzellik aramayan erkek6
- kızları övmeyince yüz vermemesi3
- uzun zamandır kimsenin dut yememesi5
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba7
- türk siyasetçiliği yapan araplar7
- ağlama duvarını yıksak ne olur sorunsalı4
- gammaz çetesi çökertildi2
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti9
- sürekli esnemek6
- kıskançlık5
- akıllı telefonlarda fm radyo olmaması ayıbı2
- kimyon4
- 26 haziran 2026 abd türkiye maçı4
- uludağ sözlük'ün kokusu4
- süper lig tarihinin en iyi frikikçisi3
- sözlük erkekleri aranıyor mu8
- anın görüntüsü16
- şakk ı kamer2
- selahattin demirtaş övücüsü halk tv6
- spora vakit ayıramayan erkek oje sürsün7
- eski sevgilinin 1 haftada yeni sevgili yapması8
- ismail kartal16
- cebinde parası olmayan fakir erkek5
- donald trump5
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- demirtaş'ın kılıçdaroğlu ile görüşmeyi reddetmesi4
Lâle Devri, Osmanlı Devleti'nde, 1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayıp, 1730 yılındaki Patrona Halil isyanı ile sona eren dönemdir. Bu dönemin padişahı III. Ahmet, sadrazamı Nevşehirli Damat ibrahim Paşa'dır. Zevk ve sefâ devri olarak bilinir. Adını, o dönemde istanbul'da yetiştirilen ve zamanla ünü dünyaya yayılan lale çiçeklerinden alır.
Osmanlı Devleti ilk defa bu devirde batıdan bazı yenilikleri almaya başladı.
Nedim, Lâle Devri'nin günlük hayatını ve istanbul'un tasvirini aşağıdaki unutulmaz mısralarla yapmıştır:
Bu sehri Stanbul kî, bî misl ü behâdir;
Bir sengine yekpare Acem mülki fedadir.
Bazari hüner madeni ilm ü ulemadir.
Devrin özellikleri;
Bu dönemde Avrupa ile savaş yaşanmamış, barış içinde yaşamak fikri ortaya çıkmıştır. Osmanlı Devleti Avrupa'yı daha iyi tanıyabilmek için Paris, Londra gibi şehirlere elçiler göndermiştir. Bu devirdeki diğer yenilikler ve ıslahatlar şunlardır:
Sait Efendi ve ibrahim Müteferrika tarafından 1727'de istanbul'da ilk matbaa kuruldu.
Yeniçerilerden bir itfaiye bölüğü oluşturuldu.
Yalova'da kâğıt, istanbul'da kumaş ve çini fabrikaları kuruldu.
Yeni kütüphaneler açıldı; Doğu ve Batı eserleri tercüme edildi.
Çiçek aşısı yaygınlık kazandı.
Lağımcı ve Humbaracı ocaklarında ıslahatlar yapıldı.
Mimarlık, resim ve minyatür sanatları gelişti.
Avrupa'yı daha iyi tanıyabilmek ve Avrupa'daki gelişmeleri yakından takip edebilmek için Paris, Londra ve Viyana gibi şehirlere elçiler gönderildi.
Mimarî
"Lâle Devri'nde istanbul" isimli tabloince ve hassas bir ruha sahip olan Sultan III. Ahmet, sadrazam Damat ibrahim Paşa ile uyum içerisinde çalışmış, bu sırada yaşanan Lâle Devri'nde sanata, edebiyata ve toplumsal hayata özgün bir anlayış getirilmişti. Sultan III. Ahmet, Topkapı Sarayı ile Yeni Câmii'de birer kütüphane, Ayasofya'da Bâb-ı Humâyun'un karşısında Türk sanat şaheserlerinden sayılan Sultan Üçüncü Ahmet Çeşmesi ve istanbul'un su ihtiyacını karşılamak amacıyla da Deryayi Sim adlı bir su bendi inşa ettirmiştir.
Bunlardan başka Üsküdar Yeni Vâlide Câmii, Çorlulu Ali Paşa Medresesi, Damat ibrahim Paşa Camii ve Külliyesi, istanbul'da Yeni Postane arkasında Daarül Hadis ve Sebil, Ortaköy Camii önündeki çeşme, Üsküdar Şemsi Paşa'da Hüsrev Ağa Camii önündeki çeşme ve Çubuklu Camii yanındaki Mesire Çeşmesi gibi eserler yine bu dönemde yapılmıştır.
Dönemin belki de en gözde eseri olan Sâdâbâd, maalesef günümüze kadar gelememiş, bize yıkıntıdan fazla bir şey kalmamıştır.
*
Osmanlı Devleti ilk defa bu devirde batıdan bazı yenilikleri almaya başladı.
Nedim, Lâle Devri'nin günlük hayatını ve istanbul'un tasvirini aşağıdaki unutulmaz mısralarla yapmıştır:
Bu sehri Stanbul kî, bî misl ü behâdir;
Bir sengine yekpare Acem mülki fedadir.
Bazari hüner madeni ilm ü ulemadir.
Devrin özellikleri;
Bu dönemde Avrupa ile savaş yaşanmamış, barış içinde yaşamak fikri ortaya çıkmıştır. Osmanlı Devleti Avrupa'yı daha iyi tanıyabilmek için Paris, Londra gibi şehirlere elçiler göndermiştir. Bu devirdeki diğer yenilikler ve ıslahatlar şunlardır:
Sait Efendi ve ibrahim Müteferrika tarafından 1727'de istanbul'da ilk matbaa kuruldu.
Yeniçerilerden bir itfaiye bölüğü oluşturuldu.
Yalova'da kâğıt, istanbul'da kumaş ve çini fabrikaları kuruldu.
Yeni kütüphaneler açıldı; Doğu ve Batı eserleri tercüme edildi.
Çiçek aşısı yaygınlık kazandı.
Lağımcı ve Humbaracı ocaklarında ıslahatlar yapıldı.
Mimarlık, resim ve minyatür sanatları gelişti.
Avrupa'yı daha iyi tanıyabilmek ve Avrupa'daki gelişmeleri yakından takip edebilmek için Paris, Londra ve Viyana gibi şehirlere elçiler gönderildi.
Mimarî
"Lâle Devri'nde istanbul" isimli tabloince ve hassas bir ruha sahip olan Sultan III. Ahmet, sadrazam Damat ibrahim Paşa ile uyum içerisinde çalışmış, bu sırada yaşanan Lâle Devri'nde sanata, edebiyata ve toplumsal hayata özgün bir anlayış getirilmişti. Sultan III. Ahmet, Topkapı Sarayı ile Yeni Câmii'de birer kütüphane, Ayasofya'da Bâb-ı Humâyun'un karşısında Türk sanat şaheserlerinden sayılan Sultan Üçüncü Ahmet Çeşmesi ve istanbul'un su ihtiyacını karşılamak amacıyla da Deryayi Sim adlı bir su bendi inşa ettirmiştir.
Bunlardan başka Üsküdar Yeni Vâlide Câmii, Çorlulu Ali Paşa Medresesi, Damat ibrahim Paşa Camii ve Külliyesi, istanbul'da Yeni Postane arkasında Daarül Hadis ve Sebil, Ortaköy Camii önündeki çeşme, Üsküdar Şemsi Paşa'da Hüsrev Ağa Camii önündeki çeşme ve Çubuklu Camii yanındaki Mesire Çeşmesi gibi eserler yine bu dönemde yapılmıştır.
Dönemin belki de en gözde eseri olan Sâdâbâd, maalesef günümüze kadar gelememiş, bize yıkıntıdan fazla bir şey kalmamıştır.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar