bugün
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek8
- ben geldim naneler8
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler10
- en gey özelliğiniz15
- eşimi aldattım vicdan azabı çekiyorum4
- zallın fake hesabı var mı9
- kadınlar hakkında net gerçekler4
- dünyanın en çileli coğrafyaları2
- dönerci isim önerileri4
- dinciler3
- hemcinslerle istihza veya şiddet yoluyle iletişim3
- ben bir hata yaptım2
- terör devleti2
- hababam sınıfı semra hoca2
- clydeless bonnie6
- gocu26
- kuşkulu randevuevine girmek2
- kokuşmuş bilgeliğin okları2
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- oralı olmayan yazarlar4
- mor semsiyeli yabanci21
- kutsal suyla dolu ummanda yüzmek2
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi8
- zeus büstünün münhal gözleri2
- özşen madencilik işçilerinin direnişi7
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo5
- yaz günü bira içmek2
- seksten sonra pişman olmak2
- anın görüntüsü20
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları5
- yanılgı mimarisini kökünden sökmek2
- eski filozofların külyutmaz dölleri2
- uludağ sözlüğü 3 kelime ile anlat2
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- kürtçü şımarıklığı3
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- allah nasıl hep var olmuştur3
- silivri belediyesi ne operasyon5
- chp'nin hali ne olacak49
- 90lara damga vuran türk dizileri3
- kinci bir insan olmak4
- doğu bizim batı hepimizin2
- siz hepiniz biz türkiye marşı3
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi2
- içki içtikten sonra yeterince su içmeden uyumak3
- tayyip ölünce başa kim geçecek sorunsalı2
- muharrem ince haklıydı3
- değer bilmeyene yapılması gereken4
Sessizlik ve kendi başına kalmak konseptlerinin içini bazen farklı doldurabiliyoruz sanırım. Kültürel enstantaneler de bu bakış açımızı destekleyebiliyor pek tabi...
Sessizliğin hakim olduğu alanlarda "cenaze evi gibi" ya da "kız çocuğu oldu" minvalindeki cümleler de; sessizliğin ancak bir yas ile gelebileceği inanışından doğsa gerek. Ya ölümle gelen... Ya da ataerkil dünyayla oğlan yerine kız olarak buluşma ile gelen...
Kendi başına kalmak da bir diğer tarafı sanki bunun... Çoğu zaman yalnız yani yalın olma hali ile (bir deneyimde) tek başına olma halini birbirine karıştırabildiğimizi düşünüyorum. Hâlbuki insan tek başınayken yeryüzündeki bütün canlılarla bağlantısının farkında olarak yol alabilir... Keza insan kalabalıklar içinde de yalnız olabilir ve ne o kalabalık ne o gürültü yalnızlığın çığlığını bastıramaz...
Bazen kendi içindeki sesi yakalayabilmek için sessizlik gerekir. Ve o sessizlikte dalga dalga gelen seslere kapılmadan sadece tek başına durabilmeyi ve bunu yaparken de ortak insanlıktan beslenebilmeyi...
""""Hindu felsefesinde çok anlatılmış bir anekdotta, ki bu aynı şekilde Budizm e air bir alıntı da olabilirdi, bir öğrenci öğretmenine, Brahman'ın, yani dünyanın ruhunun ne olduğunu açıklayıp açıklayamayacağını sorar. Öğretmen soruyu duyduktan sonra sessiz kalır. Öğrenci cevaben tek bir kelime almaksızın iki üç kez daha sorusunu yineler. En sonunda öğretmen ağzını açar ve der ki: " ben bunu sana şu an öğretiyorum ama sen dinlemiyorsun....
Cevap evet sessizliktir..."""
Bu anekdota bir de ben ekleme yapayım. Bazen cevap kendi başına kalındığında karşılaşılan sessizliktir... Telefon, kitap, müzik, sohbet, film, sosyal medya olmadan... Hele böylesine derin bir sessizliğe birçok yoldaş birlikte ama tek başına oturursanız tadından yenmez....
inzivaları özleyen yanıma selam olsun...
Sessizliğin hakim olduğu alanlarda "cenaze evi gibi" ya da "kız çocuğu oldu" minvalindeki cümleler de; sessizliğin ancak bir yas ile gelebileceği inanışından doğsa gerek. Ya ölümle gelen... Ya da ataerkil dünyayla oğlan yerine kız olarak buluşma ile gelen...
Kendi başına kalmak da bir diğer tarafı sanki bunun... Çoğu zaman yalnız yani yalın olma hali ile (bir deneyimde) tek başına olma halini birbirine karıştırabildiğimizi düşünüyorum. Hâlbuki insan tek başınayken yeryüzündeki bütün canlılarla bağlantısının farkında olarak yol alabilir... Keza insan kalabalıklar içinde de yalnız olabilir ve ne o kalabalık ne o gürültü yalnızlığın çığlığını bastıramaz...
Bazen kendi içindeki sesi yakalayabilmek için sessizlik gerekir. Ve o sessizlikte dalga dalga gelen seslere kapılmadan sadece tek başına durabilmeyi ve bunu yaparken de ortak insanlıktan beslenebilmeyi...
""""Hindu felsefesinde çok anlatılmış bir anekdotta, ki bu aynı şekilde Budizm e air bir alıntı da olabilirdi, bir öğrenci öğretmenine, Brahman'ın, yani dünyanın ruhunun ne olduğunu açıklayıp açıklayamayacağını sorar. Öğretmen soruyu duyduktan sonra sessiz kalır. Öğrenci cevaben tek bir kelime almaksızın iki üç kez daha sorusunu yineler. En sonunda öğretmen ağzını açar ve der ki: " ben bunu sana şu an öğretiyorum ama sen dinlemiyorsun....
Cevap evet sessizliktir..."""
Bu anekdota bir de ben ekleme yapayım. Bazen cevap kendi başına kalındığında karşılaşılan sessizliktir... Telefon, kitap, müzik, sohbet, film, sosyal medya olmadan... Hele böylesine derin bir sessizliğe birçok yoldaş birlikte ama tek başına oturursanız tadından yenmez....
inzivaları özleyen yanıma selam olsun...
güncel Önemli Başlıklar