bugün
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı8
- bir bela geliyor6
- trakyalı yazarlar6
- boşnak olmak ister miydiniz5
- lahmacun9
- kaan sezyum7
- habire1219
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- ellerim bos gonlum hos27
- arif kocabıyık14
- basmane tren garı7
- ay diyen erkek9
- mladiç piçtir piç kalacaktır3
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- biraderin koşturması3
- apo yu eleştirmek vs apo'ya küfretmek4
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- silvermist9
- sırta zincir vurarak zikir etmek3
- sobadan kurtulmak5
- trakyadan adam çıkmaz diyen insan4
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- gocu37
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- dororo2
- ben evlendiğimde 51 kiloydum3
- raikagetokatlayan4
- sarapci koala63
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- vexillarius the slayer8
- gocu bey bay reyiz2
- atatürk'ün papanın iznik ziyaretine izin vermemesi2
- renkli rüyalar oteli5
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- ben geldim naneler15
- aşk3
- günün tweeti2
- habire12nin çaylak olması5
- ben sizin anonim11
- sersem herif5
- tekerlek toplayan cocuk3
- araba kullanırken ara gaz verebilen kız2
- torpille bir yerlere gelenler4
- dinler tarihi5
- ak partililerin bebek katili apo sevgileri2
- mantı8
- gammaz çetesi9
- erlik dinleyip gaza gelmek3
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması6
- ebu muhammed el culani2
Sessizlik ve kendi başına kalmak konseptlerinin içini bazen farklı doldurabiliyoruz sanırım. Kültürel enstantaneler de bu bakış açımızı destekleyebiliyor pek tabi...
Sessizliğin hakim olduğu alanlarda "cenaze evi gibi" ya da "kız çocuğu oldu" minvalindeki cümleler de; sessizliğin ancak bir yas ile gelebileceği inanışından doğsa gerek. Ya ölümle gelen... Ya da ataerkil dünyayla oğlan yerine kız olarak buluşma ile gelen...
Kendi başına kalmak da bir diğer tarafı sanki bunun... Çoğu zaman yalnız yani yalın olma hali ile (bir deneyimde) tek başına olma halini birbirine karıştırabildiğimizi düşünüyorum. Hâlbuki insan tek başınayken yeryüzündeki bütün canlılarla bağlantısının farkında olarak yol alabilir... Keza insan kalabalıklar içinde de yalnız olabilir ve ne o kalabalık ne o gürültü yalnızlığın çığlığını bastıramaz...
Bazen kendi içindeki sesi yakalayabilmek için sessizlik gerekir. Ve o sessizlikte dalga dalga gelen seslere kapılmadan sadece tek başına durabilmeyi ve bunu yaparken de ortak insanlıktan beslenebilmeyi...
""""Hindu felsefesinde çok anlatılmış bir anekdotta, ki bu aynı şekilde Budizm e air bir alıntı da olabilirdi, bir öğrenci öğretmenine, Brahman'ın, yani dünyanın ruhunun ne olduğunu açıklayıp açıklayamayacağını sorar. Öğretmen soruyu duyduktan sonra sessiz kalır. Öğrenci cevaben tek bir kelime almaksızın iki üç kez daha sorusunu yineler. En sonunda öğretmen ağzını açar ve der ki: " ben bunu sana şu an öğretiyorum ama sen dinlemiyorsun....
Cevap evet sessizliktir..."""
Bu anekdota bir de ben ekleme yapayım. Bazen cevap kendi başına kalındığında karşılaşılan sessizliktir... Telefon, kitap, müzik, sohbet, film, sosyal medya olmadan... Hele böylesine derin bir sessizliğe birçok yoldaş birlikte ama tek başına oturursanız tadından yenmez....
inzivaları özleyen yanıma selam olsun...
Sessizliğin hakim olduğu alanlarda "cenaze evi gibi" ya da "kız çocuğu oldu" minvalindeki cümleler de; sessizliğin ancak bir yas ile gelebileceği inanışından doğsa gerek. Ya ölümle gelen... Ya da ataerkil dünyayla oğlan yerine kız olarak buluşma ile gelen...
Kendi başına kalmak da bir diğer tarafı sanki bunun... Çoğu zaman yalnız yani yalın olma hali ile (bir deneyimde) tek başına olma halini birbirine karıştırabildiğimizi düşünüyorum. Hâlbuki insan tek başınayken yeryüzündeki bütün canlılarla bağlantısının farkında olarak yol alabilir... Keza insan kalabalıklar içinde de yalnız olabilir ve ne o kalabalık ne o gürültü yalnızlığın çığlığını bastıramaz...
Bazen kendi içindeki sesi yakalayabilmek için sessizlik gerekir. Ve o sessizlikte dalga dalga gelen seslere kapılmadan sadece tek başına durabilmeyi ve bunu yaparken de ortak insanlıktan beslenebilmeyi...
""""Hindu felsefesinde çok anlatılmış bir anekdotta, ki bu aynı şekilde Budizm e air bir alıntı da olabilirdi, bir öğrenci öğretmenine, Brahman'ın, yani dünyanın ruhunun ne olduğunu açıklayıp açıklayamayacağını sorar. Öğretmen soruyu duyduktan sonra sessiz kalır. Öğrenci cevaben tek bir kelime almaksızın iki üç kez daha sorusunu yineler. En sonunda öğretmen ağzını açar ve der ki: " ben bunu sana şu an öğretiyorum ama sen dinlemiyorsun....
Cevap evet sessizliktir..."""
Bu anekdota bir de ben ekleme yapayım. Bazen cevap kendi başına kalındığında karşılaşılan sessizliktir... Telefon, kitap, müzik, sohbet, film, sosyal medya olmadan... Hele böylesine derin bir sessizliğe birçok yoldaş birlikte ama tek başına oturursanız tadından yenmez....
inzivaları özleyen yanıma selam olsun...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar