bugün
- türk esnafı8
- türküm doğruyum çalışkanım11
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- ben bir yahudiyim4
- fon vurgunu30
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- aykolik efendi6
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi5
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- iltica27
- kadınların yedekte erkek tutması7
- kolye142
- fatma betül sayan kaya2
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- andımız3
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- eskortluk yapan sözlük yazarı26
- emret komutanım ferit in silahını kaybettiği bölüm2
- cam açık ve çıplak uyumak7
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu2
- güne bir şiir dizesi bırak2
- ofis pornosu13
- saraca096
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- platon un mağara alegorisi8
- uzaylılar selam verir mi4
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- 18 ekim 2026 başakşehir gaziantep maçı2
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- ilişkiye ara vermek10
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- düşün ki o bunu okuyor3
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- koro halinde ulumak2
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- marka giyinmek9
- asansörde konuşmama kuralı9
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- tertemiz delirmek2
- uzaylılar kovalasın seni3
- emret komutanım sinyor seyfi2
- komşuya hola lopez como estas demek2
- aleyna kalaycıoğlu2
- vizyonsuzları bakan yapmak2
- moovit2
Sessizlik ve kendi başına kalmak konseptlerinin içini bazen farklı doldurabiliyoruz sanırım. Kültürel enstantaneler de bu bakış açımızı destekleyebiliyor pek tabi...
Sessizliğin hakim olduğu alanlarda "cenaze evi gibi" ya da "kız çocuğu oldu" minvalindeki cümleler de; sessizliğin ancak bir yas ile gelebileceği inanışından doğsa gerek. Ya ölümle gelen... Ya da ataerkil dünyayla oğlan yerine kız olarak buluşma ile gelen...
Kendi başına kalmak da bir diğer tarafı sanki bunun... Çoğu zaman yalnız yani yalın olma hali ile (bir deneyimde) tek başına olma halini birbirine karıştırabildiğimizi düşünüyorum. Hâlbuki insan tek başınayken yeryüzündeki bütün canlılarla bağlantısının farkında olarak yol alabilir... Keza insan kalabalıklar içinde de yalnız olabilir ve ne o kalabalık ne o gürültü yalnızlığın çığlığını bastıramaz...
Bazen kendi içindeki sesi yakalayabilmek için sessizlik gerekir. Ve o sessizlikte dalga dalga gelen seslere kapılmadan sadece tek başına durabilmeyi ve bunu yaparken de ortak insanlıktan beslenebilmeyi...
""""Hindu felsefesinde çok anlatılmış bir anekdotta, ki bu aynı şekilde Budizm e air bir alıntı da olabilirdi, bir öğrenci öğretmenine, Brahman'ın, yani dünyanın ruhunun ne olduğunu açıklayıp açıklayamayacağını sorar. Öğretmen soruyu duyduktan sonra sessiz kalır. Öğrenci cevaben tek bir kelime almaksızın iki üç kez daha sorusunu yineler. En sonunda öğretmen ağzını açar ve der ki: " ben bunu sana şu an öğretiyorum ama sen dinlemiyorsun....
Cevap evet sessizliktir..."""
Bu anekdota bir de ben ekleme yapayım. Bazen cevap kendi başına kalındığında karşılaşılan sessizliktir... Telefon, kitap, müzik, sohbet, film, sosyal medya olmadan... Hele böylesine derin bir sessizliğe birçok yoldaş birlikte ama tek başına oturursanız tadından yenmez....
inzivaları özleyen yanıma selam olsun...
Sessizliğin hakim olduğu alanlarda "cenaze evi gibi" ya da "kız çocuğu oldu" minvalindeki cümleler de; sessizliğin ancak bir yas ile gelebileceği inanışından doğsa gerek. Ya ölümle gelen... Ya da ataerkil dünyayla oğlan yerine kız olarak buluşma ile gelen...
Kendi başına kalmak da bir diğer tarafı sanki bunun... Çoğu zaman yalnız yani yalın olma hali ile (bir deneyimde) tek başına olma halini birbirine karıştırabildiğimizi düşünüyorum. Hâlbuki insan tek başınayken yeryüzündeki bütün canlılarla bağlantısının farkında olarak yol alabilir... Keza insan kalabalıklar içinde de yalnız olabilir ve ne o kalabalık ne o gürültü yalnızlığın çığlığını bastıramaz...
Bazen kendi içindeki sesi yakalayabilmek için sessizlik gerekir. Ve o sessizlikte dalga dalga gelen seslere kapılmadan sadece tek başına durabilmeyi ve bunu yaparken de ortak insanlıktan beslenebilmeyi...
""""Hindu felsefesinde çok anlatılmış bir anekdotta, ki bu aynı şekilde Budizm e air bir alıntı da olabilirdi, bir öğrenci öğretmenine, Brahman'ın, yani dünyanın ruhunun ne olduğunu açıklayıp açıklayamayacağını sorar. Öğretmen soruyu duyduktan sonra sessiz kalır. Öğrenci cevaben tek bir kelime almaksızın iki üç kez daha sorusunu yineler. En sonunda öğretmen ağzını açar ve der ki: " ben bunu sana şu an öğretiyorum ama sen dinlemiyorsun....
Cevap evet sessizliktir..."""
Bu anekdota bir de ben ekleme yapayım. Bazen cevap kendi başına kalındığında karşılaşılan sessizliktir... Telefon, kitap, müzik, sohbet, film, sosyal medya olmadan... Hele böylesine derin bir sessizliğe birçok yoldaş birlikte ama tek başına oturursanız tadından yenmez....
inzivaları özleyen yanıma selam olsun...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar