yalnızlık

Yalnızlığa...

Tam baktığın yerde yanan,
yakanı yanandan uzak,
yakandan, yanağından yakın, bir ateş,

iri ve kanlı gözleriyle,
şüphesiz sırıtarak diş bileyen
ve kan damlayan çatal dilini,
burnuna değdiren,
kafası kafanda, kuyruğu karanlıkta bir ejderha,

Etinde kurşun, ruhunda azap,
değmeden kirpiğine kirpiğin,
sıçrayışındır yerli yersiz,
uçsuz bucaksız kabuslardan,

Yalnızlık;
mıhtır, tam alnının ortasında çakılı,
bir mum ışığında, amaçsız kovaladığın gölgeler
ve peşinde gölgesi olduğun muamma,

Gediğinden büyük taştır bağrında,
bağrın geniş, ağrın yavaş,
ve bir çelişkidir aklında,
yanlışın doğru, doğrun yanlış

Kırık bir kalem ucuyken sen
Kör tırnaklarını geçirip
Önceden yazılmışların üstüne
Paramparça edişindir yüzünü

Yalnızlık...

Üç nokta art arda
Birincisi büyük
ikincisi sonsuz
Üçüncüsü meçhul

Üç koca delik duvarda
Birincisi uykun
ikincisi aklın
Üçüncüsü umudun

Ağzında eğilip bükülen her söz
Şiire akar, tek tek, mısra mısra
Kımıldanmadan, tek bir adımsız
Başlar bilinmeze, dönülmez isra

yalnız saipsiz

( 18 Aralık 2008 04:20 istanbuğulu )
© copyright 2005 - 2026