bugün

sosyal dislanma

Sömürü yoksa sosyal dışlanma yoktur diyebilirim pekala ve yine neden-sonucun sürekliliğine getirmek durumunda kalırım sözü... sosyetik fahişelik diye de bir şey olduğunu hatırlatırım, durum öyledir ki eğer sömürü ilişkisinde alttaysanız yaptığınız meslek sizi yerin dibine batırabilirken, tersi konumda aynı durum önünüze ekstra kapılar bile açabilmektedir... Paris Hilton'a madalya takmadıkları kaldı hani ya da "ibrahim Tatlises katil değildir"...

ötekileştirme de buna benziyor kavramsal açıdan... ötekileştirme ancak ve ancak aynı sahada oynayan iki takım için geçerlidir ve aynı platformda, aynı kategoride olmanın verdiği -bir anlamda- eşitlik de sözkonusudur, bir anlamda da bizleştirmedir... Bir Hristiyan çıkıp da "Biz Hristiyanlar şöyleyiz ama Meksikalılar böyledir" diyemez yani... Kategorisel bir eşitlik gereklidir bu ilişki için, yatay hiyerarşide geçerlidir ötekileştirme... Dikey hiyerarşilere bakıp da ötekileştirme yorumu yapmak ("Patronlar işçileri dışlıyorlar" komedisi mesela... hay ağzımı öpeyim) komiktir ve bu komedi çoğu zaman hiç de aşikar görünmemekte bir çoğumuza... Ya da, gözümüzün önünde kazık gibi dik duran hiyerarşiye dair bir anda yataymış illuzyonu yaratmakta...
© copyright 2005 - 2026