bugün
- arkadaşlar bakar mısınız lütfen7
- ben geldim naneler7
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması20
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- ilişkilerde masal karakteri arayan vizyonsuz5
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı9
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek6
- şeyhin götüne priz sokmak8
- çiçekli şiirler bayım vardı ne oldu ona3
- tai lung17
- türklerin ezik bir millet olması4
- johnny sins ile mia khalifa film çekerse3
- elif karaarslan5
- kocamın ayaklarını yıkarım2
- dünya15
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- hoşgörü dini islam12
- komünizm gelecek nesil için tek kurtuluş yoludur4
- kadir mısıroğlu'nun soyu23
- sevdiğim kokteyl2
- futbol32
- 2026 dünya kupası37
- incil de geçen peygamberlerin kuran da da geçmesi3
- ameliyat olmak15
- çirkin olduğu halde profil fotoğrafı koyan yazar2
- ateist dövmek11
- house of the dragon3
- lan bu sözlüğe nolmuş2
- velvet52
- kylie jenner6
- fikirleri susturulan aydınlar2
- sözlüğün durma noktasına gelmesi2
- sözlük kızlarının şişko olması4
- kemalistler16
- fildişi sahili6
- ulusalcılar5
- 0 0 719
- israil11
- türkiye15
- sözlük kızları neden böyle değil sorunsalı4
- mars taki karbon molekülleri ve balista örümceği2
- velvet hanımkızımız8
- türklerin pis olması8
- raikagetokatlayan4
- usualsuspect'in istemeyeceği en son durum5
- chp de 26 il başkanının görevden alınması3
- her erkeğin zamanında kulüpte oynamış olması2
- erector dedemiz5
- ümmetçiler4
- sevgililer nerede seks yapıyor9
TEKKE SPORU
Ok talimleri rüzgarın yönüne göre yapıldığından, böyle her rüzgara maruz yerler meydan olarak seçilmezdi. Ok meydanlarının bakımı ile uğraşanlara "ihtiyar" denilirdi. Her meydanın üç ihtiyarı olup, baş sorumlu "şeyhü'l-meydan" diye adlandırılırdı. Bunlar aynı zamanda okçuluk tekkesi şeyhliğini de yaparlardı. Şeyhü'l-meydan, kemankeş pehlivanların en kabiliyetli, zeki ve dürüst olanları arasından seçilirdi. Kemankeşliğe yeni başlayanlar ondan müsaade alırlardı. Şeyhü'l-meydan ile menzil ihtiyarı ve mütevelli, meydanın ve okçuluğun bütün meselelerini, ihtilaflarını çözerlerdi. Burada talim yapanların imtihanlarını yaparlar ve gençleri okçuluğa teşvik ederlerdi.
Üç yüz metreye ok atabilen okçu, "kemankeş" unvanını alırdı. Okçuluk tekkesi, her sene altı mayısta ok talimlerine başlamak için açılır, pazartesi ve perşembe günleri olmak üzere talimler altı ay devam ederdi. Okçular, müsabakalarına "koşu" derlerdi. Okçu meydanına öğleden evvel gelip yemekler yenildikten ve namaz kılındıktan sonra müsabaka başlardı.
Atışlar mesafe atışı ve "hedefe atış" olmak üzere iki çeşitti. Bir de zarp vurma denilen sert cisimleri delme yarışı vardı. Hedefe atışlarda, hedef tabla veya "puta" denilen kalın meşinden yapılmış ve içi saman dolu cisimlerdi. Tabla iki ayak üzerine tespit edilir. isabeti haber vermek için etrafına çıngıraklar konulurdu. Menzil atışına katılanlar meydan sorumlularından olan ihtiyarlar ki "azmayiş" denilen okları kullanırlar, dokuz yüzcüler, binciler ve bin yüzcüler diye dörde ayrılırlardı. Seksen gez aralıkta dikilmiş iki bayrak arasına düşmeyen oklar müsabaka haricinde tutulur, oku en uzağa atan kemankeş müsabakayı kazanırdı.
Ok talimleri rüzgarın yönüne göre yapıldığından, böyle her rüzgara maruz yerler meydan olarak seçilmezdi. Ok meydanlarının bakımı ile uğraşanlara "ihtiyar" denilirdi. Her meydanın üç ihtiyarı olup, baş sorumlu "şeyhü'l-meydan" diye adlandırılırdı. Bunlar aynı zamanda okçuluk tekkesi şeyhliğini de yaparlardı. Şeyhü'l-meydan, kemankeş pehlivanların en kabiliyetli, zeki ve dürüst olanları arasından seçilirdi. Kemankeşliğe yeni başlayanlar ondan müsaade alırlardı. Şeyhü'l-meydan ile menzil ihtiyarı ve mütevelli, meydanın ve okçuluğun bütün meselelerini, ihtilaflarını çözerlerdi. Burada talim yapanların imtihanlarını yaparlar ve gençleri okçuluğa teşvik ederlerdi.
Üç yüz metreye ok atabilen okçu, "kemankeş" unvanını alırdı. Okçuluk tekkesi, her sene altı mayısta ok talimlerine başlamak için açılır, pazartesi ve perşembe günleri olmak üzere talimler altı ay devam ederdi. Okçular, müsabakalarına "koşu" derlerdi. Okçu meydanına öğleden evvel gelip yemekler yenildikten ve namaz kılındıktan sonra müsabaka başlardı.
Atışlar mesafe atışı ve "hedefe atış" olmak üzere iki çeşitti. Bir de zarp vurma denilen sert cisimleri delme yarışı vardı. Hedefe atışlarda, hedef tabla veya "puta" denilen kalın meşinden yapılmış ve içi saman dolu cisimlerdi. Tabla iki ayak üzerine tespit edilir. isabeti haber vermek için etrafına çıngıraklar konulurdu. Menzil atışına katılanlar meydan sorumlularından olan ihtiyarlar ki "azmayiş" denilen okları kullanırlar, dokuz yüzcüler, binciler ve bin yüzcüler diye dörde ayrılırlardı. Seksen gez aralıkta dikilmiş iki bayrak arasına düşmeyen oklar müsabaka haricinde tutulur, oku en uzağa atan kemankeş müsabakayı kazanırdı.
Gündemdeki Haberler