bugün
- kaçak çay9
- borsa istanbul20
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- iltica23
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi14
- fon vurgunu54
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası5
- yulaf lapası vs tost8
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- gocu nerede gocu6
- berat albayrak'a iftira atılması11
- tavuklu pilav10
- küçük memeli5
- mekke kutsal mıdır sorunsalı9
- from gold from dust34
- ekmek için ekmeleddin7
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- 2001 a space odyssey2
- mandalina çıkmış arkadaşlar6
- türkleri köle gibi sömüren ak burjuva2
- 2026 yılında hala seks kasetinden medet uman tip2
- kürt dizilerinin tutmaması11
- cilt kanseri aşısında yüzde 42 başarı3
- sucuklu çekirdek3
- kompüter lütfen cevap veriniz2
- küçük memeli kızların yaşama amacı4
- sen nehrine siz diyen cahil3
- köylülük7
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır6
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati6
- medet usta2
- hayırlı cumalar2
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- beşiktaş16
- 1 gün diyetteyim4
- deli6
- en iyi çakmak markası8
- sabahları 2 kilo bioxcin içen gürbüz genç4
- nerdesin eyy ebgh efendi2
- vagperestler2
- onurlu insanlar da var2
- komünist terör örgütleri2
- sabahları sevilen şeyler4
- hulk gerçek mi6
- yazarların 1 milyon dolar için yapacağı şok şeyler5
- üçkağıtçının kralısın moderatör2
- günün sözü10
- yüksek enflasyon5
- sabahın bir vakti çay içen insan köylüdür6
- bütün sözlük kızlarının gocu'nun peşinden koşması4
abrakadabra” ârâmîce bir kelîmedir.
“abra” ârâmîce’de “yaratacağım” anlamına gelir. “alef, bet, reş ve alef” harfleriyle yazılır. fiilin kökü “b-r-alef”dir. bu kök ibrânîce’de de tevrat’ın ilk cümlesi olan “başlangıçta tanrı gökleri ve yeri yarattı”da “bereşit bara eloim et aşamayim veet aarets” cümlesinde “bara”, yani “yarattı” olarak karşımıza çıkar.
aynı kök arapça’da da -çoğunlukla yerine h-l-k kökü tercih edilse de- bulunur ve kullanılır. “abra” sözcüğü de bu kökten az önce sözü edilen gelecek zaman veznine göre türetilmiş bir sözcüktür ve “yaratacağım” anlamına gelir.
“kadabra” kısmını ise açıklamadan önce bir kez daha bölmek gerekiyor, “ke’dabra” şeklinde. buradaki ke ya da ki, ârâmîce’de bir bağlaçtır. arapça’da “key”, ibrânîce’de “ki” şeklinde görülen bu bağlaç ingilizce’deki “like, as, that”, fransızca’daki “afin que” ya da farsça’daki “ke” bağlaçlarıyla benzer ya da aynı anlamdadır. türkçeye de “ki” olarak çevrilebilir. kef ve yod harfleriyle yazılır.
“dabra”, sözcüğü ise yine ârâmîce ve ibrânîce’de ortak olan bir kökten, söz, söylemek, demek anlamındaki d-b-r kökünden gelmektedir. aynı kök ibrânîce’de tevrat’ın tesniye kitabı’nın ibranice adı olan devarim sözcüğünde karşımıza çıkmaktadır ki: bu ad, “sözler” anlamına gelir. abrakadabra’nın “dabra”sı ise “söyledim, dedim” anlamına gelir ârâmîce’de…
netice olarak; abrakadabra ile ilgili buraya kadarki bilgileri bir araya toplarsak elimizde şu cümlenin olduğunu görürüz: “söylediğim gibi yaratacağım!”
abrakadabra, kanımızca ârâmîce’de “söylediğim gibi yaratacağım” anlamına gelir ve henüz sihirbazlara, “illüzyonist” denmediği dönemlerde, bu türden sihirbazların, bu cümleyi dillendirdikleri anlaşılmaktadır. arapça, farsça bir birleşik sözcük olan sihr (büyü) ve baz (oyun, oynayan)’ın böyle bir oyun oynamış olması mümkündür...
dolayısıyla; bazı sözleri ve söylemleri dillendirirken, ne manaya geldiklerini bilmeden söylediğimizden olacak alışagelmiş bir şekilde kullanıyoruz. çok değil, az bir araştırmayla “yarı cahilliğimizi cahillik seviyesine” çekebiliriz. sonrası için ise okumak, okumak, okumak… ve araştırmak… belki de edindiğimiz bu bilgiler bizleri aydınlatacak ve söylediğimiz kelîmelerden kurduğumuz cümlelere kadar daha titiz davranmamıza vesîle olacaktır.
çok fazla uzatmak istemiyorum fakat bir misâl ile noktalayalım yazımızı… çoğunlukla futbol ve basketbol maçlarında spiker arkadaşlarımız, bir oyuncu için, “pozisyonu yoktan vâr etti” diyerek; aslında ne kavrama, ne kelîmelere, ne de akıl ve mantığa uygun bir cümle kuramadığını her defasında cümle âleme îlân etmektedirler. bu örnekleri günlük hayatımızdan yola çıkarak da çoğaltabilirsiniz.
alıntıdır.
“abra” ârâmîce’de “yaratacağım” anlamına gelir. “alef, bet, reş ve alef” harfleriyle yazılır. fiilin kökü “b-r-alef”dir. bu kök ibrânîce’de de tevrat’ın ilk cümlesi olan “başlangıçta tanrı gökleri ve yeri yarattı”da “bereşit bara eloim et aşamayim veet aarets” cümlesinde “bara”, yani “yarattı” olarak karşımıza çıkar.
aynı kök arapça’da da -çoğunlukla yerine h-l-k kökü tercih edilse de- bulunur ve kullanılır. “abra” sözcüğü de bu kökten az önce sözü edilen gelecek zaman veznine göre türetilmiş bir sözcüktür ve “yaratacağım” anlamına gelir.
“kadabra” kısmını ise açıklamadan önce bir kez daha bölmek gerekiyor, “ke’dabra” şeklinde. buradaki ke ya da ki, ârâmîce’de bir bağlaçtır. arapça’da “key”, ibrânîce’de “ki” şeklinde görülen bu bağlaç ingilizce’deki “like, as, that”, fransızca’daki “afin que” ya da farsça’daki “ke” bağlaçlarıyla benzer ya da aynı anlamdadır. türkçeye de “ki” olarak çevrilebilir. kef ve yod harfleriyle yazılır.
“dabra”, sözcüğü ise yine ârâmîce ve ibrânîce’de ortak olan bir kökten, söz, söylemek, demek anlamındaki d-b-r kökünden gelmektedir. aynı kök ibrânîce’de tevrat’ın tesniye kitabı’nın ibranice adı olan devarim sözcüğünde karşımıza çıkmaktadır ki: bu ad, “sözler” anlamına gelir. abrakadabra’nın “dabra”sı ise “söyledim, dedim” anlamına gelir ârâmîce’de…
netice olarak; abrakadabra ile ilgili buraya kadarki bilgileri bir araya toplarsak elimizde şu cümlenin olduğunu görürüz: “söylediğim gibi yaratacağım!”
abrakadabra, kanımızca ârâmîce’de “söylediğim gibi yaratacağım” anlamına gelir ve henüz sihirbazlara, “illüzyonist” denmediği dönemlerde, bu türden sihirbazların, bu cümleyi dillendirdikleri anlaşılmaktadır. arapça, farsça bir birleşik sözcük olan sihr (büyü) ve baz (oyun, oynayan)’ın böyle bir oyun oynamış olması mümkündür...
dolayısıyla; bazı sözleri ve söylemleri dillendirirken, ne manaya geldiklerini bilmeden söylediğimizden olacak alışagelmiş bir şekilde kullanıyoruz. çok değil, az bir araştırmayla “yarı cahilliğimizi cahillik seviyesine” çekebiliriz. sonrası için ise okumak, okumak, okumak… ve araştırmak… belki de edindiğimiz bu bilgiler bizleri aydınlatacak ve söylediğimiz kelîmelerden kurduğumuz cümlelere kadar daha titiz davranmamıza vesîle olacaktır.
çok fazla uzatmak istemiyorum fakat bir misâl ile noktalayalım yazımızı… çoğunlukla futbol ve basketbol maçlarında spiker arkadaşlarımız, bir oyuncu için, “pozisyonu yoktan vâr etti” diyerek; aslında ne kavrama, ne kelîmelere, ne de akıl ve mantığa uygun bir cümle kuramadığını her defasında cümle âleme îlân etmektedirler. bu örnekleri günlük hayatımızdan yola çıkarak da çoğaltabilirsiniz.
alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar