bugün
- sözlükte psikolojik delilerin olması9
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok10
- namazın amacı6
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- claudian clouds19
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
- friedrich hegel la bi cay icek12
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- kendinle ilgili bir özellik bırak4
- sözlükteki kızlara çok mu yüz vermek3
- melissa vargas7
- filenin sultanları5
- aslında italyanın kazanması4
- kıraathanede masaya yumruk atıp isyan etmek3
- sarapci koala49
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- ağlıyorum sözlük4
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- özbek kadınlar14
- ithal oyuncularla turnuva kazanmak3
- muslettin amca6
- sözlüğün en tembel yazarı5
- yaradana tüm günahlarınızı itiraf edin saklamayın4
- çok fazla dolandırıcı var3
- robert de niro3
- true sözlüğün en namuslu ve ahlaklı yazarıdır5
- islam'ın hak dini olması2
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması2
- hayatım yüz temizleme jelimi gördün mü diyen erkek2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- zeytin sevmeyen insan3
- pipinin kalkmaması3
- iblis gece gündüz sizi kınıyor ve suçluyor3
- askerde kitap okumak2
- zeytinli poğaça3
- hepiniz maçı izleyeceksiniz5
- mozambik2
- sözlük whatsapp grupları12
- yazarların bıktığı şeyler2
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- hangi dalda bilim insanı olmak isterdiniz4
- eski sevgiliye mesaj atma eşiği2
- evagreen8
- niyet her şeyin başıdır2
- linç bağımlılığı3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
abrakadabra” ârâmîce bir kelîmedir.
“abra” ârâmîce’de “yaratacağım” anlamına gelir. “alef, bet, reş ve alef” harfleriyle yazılır. fiilin kökü “b-r-alef”dir. bu kök ibrânîce’de de tevrat’ın ilk cümlesi olan “başlangıçta tanrı gökleri ve yeri yarattı”da “bereşit bara eloim et aşamayim veet aarets” cümlesinde “bara”, yani “yarattı” olarak karşımıza çıkar.
aynı kök arapça’da da -çoğunlukla yerine h-l-k kökü tercih edilse de- bulunur ve kullanılır. “abra” sözcüğü de bu kökten az önce sözü edilen gelecek zaman veznine göre türetilmiş bir sözcüktür ve “yaratacağım” anlamına gelir.
“kadabra” kısmını ise açıklamadan önce bir kez daha bölmek gerekiyor, “ke’dabra” şeklinde. buradaki ke ya da ki, ârâmîce’de bir bağlaçtır. arapça’da “key”, ibrânîce’de “ki” şeklinde görülen bu bağlaç ingilizce’deki “like, as, that”, fransızca’daki “afin que” ya da farsça’daki “ke” bağlaçlarıyla benzer ya da aynı anlamdadır. türkçeye de “ki” olarak çevrilebilir. kef ve yod harfleriyle yazılır.
“dabra”, sözcüğü ise yine ârâmîce ve ibrânîce’de ortak olan bir kökten, söz, söylemek, demek anlamındaki d-b-r kökünden gelmektedir. aynı kök ibrânîce’de tevrat’ın tesniye kitabı’nın ibranice adı olan devarim sözcüğünde karşımıza çıkmaktadır ki: bu ad, “sözler” anlamına gelir. abrakadabra’nın “dabra”sı ise “söyledim, dedim” anlamına gelir ârâmîce’de…
netice olarak; abrakadabra ile ilgili buraya kadarki bilgileri bir araya toplarsak elimizde şu cümlenin olduğunu görürüz: “söylediğim gibi yaratacağım!”
abrakadabra, kanımızca ârâmîce’de “söylediğim gibi yaratacağım” anlamına gelir ve henüz sihirbazlara, “illüzyonist” denmediği dönemlerde, bu türden sihirbazların, bu cümleyi dillendirdikleri anlaşılmaktadır. arapça, farsça bir birleşik sözcük olan sihr (büyü) ve baz (oyun, oynayan)’ın böyle bir oyun oynamış olması mümkündür...
dolayısıyla; bazı sözleri ve söylemleri dillendirirken, ne manaya geldiklerini bilmeden söylediğimizden olacak alışagelmiş bir şekilde kullanıyoruz. çok değil, az bir araştırmayla “yarı cahilliğimizi cahillik seviyesine” çekebiliriz. sonrası için ise okumak, okumak, okumak… ve araştırmak… belki de edindiğimiz bu bilgiler bizleri aydınlatacak ve söylediğimiz kelîmelerden kurduğumuz cümlelere kadar daha titiz davranmamıza vesîle olacaktır.
çok fazla uzatmak istemiyorum fakat bir misâl ile noktalayalım yazımızı… çoğunlukla futbol ve basketbol maçlarında spiker arkadaşlarımız, bir oyuncu için, “pozisyonu yoktan vâr etti” diyerek; aslında ne kavrama, ne kelîmelere, ne de akıl ve mantığa uygun bir cümle kuramadığını her defasında cümle âleme îlân etmektedirler. bu örnekleri günlük hayatımızdan yola çıkarak da çoğaltabilirsiniz.
alıntıdır.
“abra” ârâmîce’de “yaratacağım” anlamına gelir. “alef, bet, reş ve alef” harfleriyle yazılır. fiilin kökü “b-r-alef”dir. bu kök ibrânîce’de de tevrat’ın ilk cümlesi olan “başlangıçta tanrı gökleri ve yeri yarattı”da “bereşit bara eloim et aşamayim veet aarets” cümlesinde “bara”, yani “yarattı” olarak karşımıza çıkar.
aynı kök arapça’da da -çoğunlukla yerine h-l-k kökü tercih edilse de- bulunur ve kullanılır. “abra” sözcüğü de bu kökten az önce sözü edilen gelecek zaman veznine göre türetilmiş bir sözcüktür ve “yaratacağım” anlamına gelir.
“kadabra” kısmını ise açıklamadan önce bir kez daha bölmek gerekiyor, “ke’dabra” şeklinde. buradaki ke ya da ki, ârâmîce’de bir bağlaçtır. arapça’da “key”, ibrânîce’de “ki” şeklinde görülen bu bağlaç ingilizce’deki “like, as, that”, fransızca’daki “afin que” ya da farsça’daki “ke” bağlaçlarıyla benzer ya da aynı anlamdadır. türkçeye de “ki” olarak çevrilebilir. kef ve yod harfleriyle yazılır.
“dabra”, sözcüğü ise yine ârâmîce ve ibrânîce’de ortak olan bir kökten, söz, söylemek, demek anlamındaki d-b-r kökünden gelmektedir. aynı kök ibrânîce’de tevrat’ın tesniye kitabı’nın ibranice adı olan devarim sözcüğünde karşımıza çıkmaktadır ki: bu ad, “sözler” anlamına gelir. abrakadabra’nın “dabra”sı ise “söyledim, dedim” anlamına gelir ârâmîce’de…
netice olarak; abrakadabra ile ilgili buraya kadarki bilgileri bir araya toplarsak elimizde şu cümlenin olduğunu görürüz: “söylediğim gibi yaratacağım!”
abrakadabra, kanımızca ârâmîce’de “söylediğim gibi yaratacağım” anlamına gelir ve henüz sihirbazlara, “illüzyonist” denmediği dönemlerde, bu türden sihirbazların, bu cümleyi dillendirdikleri anlaşılmaktadır. arapça, farsça bir birleşik sözcük olan sihr (büyü) ve baz (oyun, oynayan)’ın böyle bir oyun oynamış olması mümkündür...
dolayısıyla; bazı sözleri ve söylemleri dillendirirken, ne manaya geldiklerini bilmeden söylediğimizden olacak alışagelmiş bir şekilde kullanıyoruz. çok değil, az bir araştırmayla “yarı cahilliğimizi cahillik seviyesine” çekebiliriz. sonrası için ise okumak, okumak, okumak… ve araştırmak… belki de edindiğimiz bu bilgiler bizleri aydınlatacak ve söylediğimiz kelîmelerden kurduğumuz cümlelere kadar daha titiz davranmamıza vesîle olacaktır.
çok fazla uzatmak istemiyorum fakat bir misâl ile noktalayalım yazımızı… çoğunlukla futbol ve basketbol maçlarında spiker arkadaşlarımız, bir oyuncu için, “pozisyonu yoktan vâr etti” diyerek; aslında ne kavrama, ne kelîmelere, ne de akıl ve mantığa uygun bir cümle kuramadığını her defasında cümle âleme îlân etmektedirler. bu örnekleri günlük hayatımızdan yola çıkarak da çoğaltabilirsiniz.
alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar