bugün
- türklerin ileri olduğu konular13
- atatürk4
- true'nun iyice zıvanadan çıkması5
- kuran da neden namaz yok7
- gocu meme ucu3
- pandela gelmiş6
- eve teschmacher2
- burdur5
- türklerin 10 dolara çalışan kölelere dönmesi3
- dinsize inanır mısın14
- ay bayılazaam5
- konstantinopolis in işgali3
- ince düşünceli olmak2
- türkiye nin en büyük ihraç ürünü3
- marcy kane2
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- ipek çiçek2
- mavva2
- adını true koydum true'nun yolu2
- aylık 457 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- ilk buluşmada benim babam da ak partili diyen kız4
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar6
- sözlüğün gerizekalılarla dolup taşması3
- alkol alıp hoşlanılan kıza açılmak7
- truesuzluk3
- atatürk türkçülüğü vs atsız türkçülüğü3
- kuralsız sokaklar3
- islam4
- türkiye'nin karadeniz de liderlik teklifi2
- şekeri bırakınca çayın tadını alacaksın yalanı10
- true isimli yazar2
- haluk levent25
- true ile sevişmek2
- devletten başkasına güvenilmez11
- araçtan düşen arkadaşının arkasından atlayan kadın2
- true'nun yine online olması2
- nihavent bey birader beydir3
- üzücü bir aşk filmi izlemek5
- birinci inönü muharebesi2
- türk esnafının en büyük sorunu3
- true nickli yazar8
- umrumdışı2
- birbirine zıt adaşlar2
- makyaj günü3
- gördüğüne sabah birader akşam gay demek3
- barış yarkadaş ile melih gökçek'in ortak tweeti2
- bruce wayne mi zengin tony stark mı3
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi3
- kemalist silkeleme uzmanı3
Takdim
Bu Hutuvât-ı Sitte adlı eser, Üstad Bediüzzaman Said Nursî tarafından 1920-1923 yıllarında istanbul'un işgali sırasında yazılıp işgalcilere karşı gizlice neşredilmiş ve el altından dağıtılmıştır.
Eser, aynı zamanda Arapça olarak da "Evkâf-ı islâmiye Matbaası"nda 1336 Rûmî ve 1338 Hicrî 1920 yılında tabedilen Sünûhat adlı eserin son kısmına konularak neşredilmiştir.
O dehşetli günlerde Anadolu'nun dört bir yanı işgalci kuvvetlerle sarıldığıbir sırada, başta ingiliz olarak istilacıların yüzlerine tükürürcesine matbaa lisânıyla, islâmın izzet ve şerefini haykıran ve şehâmet-i imaniyesini çekinmeden izhar eden kahraman Üstadın, binler mehasin-i ulviye ve hizmet-i âliyesine yalnız şu küçük kitap dahi bir parlak âyinedir.
Bu tarihten sonra başta Anadolu ve âlem-i islâmda ve ta âlem-i insaniyetin her tarafında iman ve Kur'ân hakikatlerini delâil-i akliye ve mantıkiye ile ispat ve izah eden ve "Kur'ân-ı Hakîmin bu asrın fehmine bir dersi olan Risale-i Nur'u telif ve neşredecek olan Hazret-i Bediüzzaman'ın, bu Hutuvât-ı Sitte'yi telifinden evvel, Birinci Harb-i Umumî'ye şarkta talebeleriyle birlikte gönüllü alay kumandanı olarak iştirak edip, Rus ve Ermenilere karşı çetin muharebeler yapıp, talebelerinin kısm-ı âzamını şehid verdikten ve iki sene kadar Rusya'da esir kaldıktan sonra esaretten dönüp istanbul'da Erkân-ı Harbiye Riyasetinin iş'arıyla Dârü'l-Hikmeti'l-islâmiye azalığında bulunup ve bu arada, Arapça Mesnevî-i Nuriye'de cem edilen Arabî risalelerini, Türkçe, manzum Lemeat ve Nokta gibirisaleleri telif ve neşrettikten sonra, bilahâre bu Hutuvât-ı Sitte eserini işgalcilere karşı gizlice tab ve neşretmiştir.
Bu Hutuvât-ı Sitte adlı eser, Üstad Bediüzzaman Said Nursî tarafından 1920-1923 yıllarında istanbul'un işgali sırasında yazılıp işgalcilere karşı gizlice neşredilmiş ve el altından dağıtılmıştır.
Eser, aynı zamanda Arapça olarak da "Evkâf-ı islâmiye Matbaası"nda 1336 Rûmî ve 1338 Hicrî 1920 yılında tabedilen Sünûhat adlı eserin son kısmına konularak neşredilmiştir.
O dehşetli günlerde Anadolu'nun dört bir yanı işgalci kuvvetlerle sarıldığıbir sırada, başta ingiliz olarak istilacıların yüzlerine tükürürcesine matbaa lisânıyla, islâmın izzet ve şerefini haykıran ve şehâmet-i imaniyesini çekinmeden izhar eden kahraman Üstadın, binler mehasin-i ulviye ve hizmet-i âliyesine yalnız şu küçük kitap dahi bir parlak âyinedir.
Bu tarihten sonra başta Anadolu ve âlem-i islâmda ve ta âlem-i insaniyetin her tarafında iman ve Kur'ân hakikatlerini delâil-i akliye ve mantıkiye ile ispat ve izah eden ve "Kur'ân-ı Hakîmin bu asrın fehmine bir dersi olan Risale-i Nur'u telif ve neşredecek olan Hazret-i Bediüzzaman'ın, bu Hutuvât-ı Sitte'yi telifinden evvel, Birinci Harb-i Umumî'ye şarkta talebeleriyle birlikte gönüllü alay kumandanı olarak iştirak edip, Rus ve Ermenilere karşı çetin muharebeler yapıp, talebelerinin kısm-ı âzamını şehid verdikten ve iki sene kadar Rusya'da esir kaldıktan sonra esaretten dönüp istanbul'da Erkân-ı Harbiye Riyasetinin iş'arıyla Dârü'l-Hikmeti'l-islâmiye azalığında bulunup ve bu arada, Arapça Mesnevî-i Nuriye'de cem edilen Arabî risalelerini, Türkçe, manzum Lemeat ve Nokta gibirisaleleri telif ve neşrettikten sonra, bilahâre bu Hutuvât-ı Sitte eserini işgalcilere karşı gizlice tab ve neşretmiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar