bugün
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum13
- üstteki yazar ne yapıyor4
- 30 lu yaşlar6
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- güne iyi başlatan şeyler3
- sevgili yazarlar biz burada ne yapıyoruz amk4
- şirinevler8
- üşenirken yapılan saçmalıklar5
- normal sözlükten uluya gelmek4
- flört edinmek7
- metrobüste yer bulmak4
- egay sucukcu4
- biraderleri üst üste koymak7
- aşık yorguni10
- sözlükte altın günü yapmak3
- kızartma yağından sabun yapmak8
- eşek sucuğu14
- kimseyi memnun edememek13
- sedat pekmez bey reyizin dönmüş olması6
- ayakların geriye gitmesi4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- insanın bu hayattaki amacı17
- yabani olmakla cool olmayı karıştıran tip4
- enayimiknatisii9
- devlet bahçeli7
- saxo bank'tan altın yükseliş yorumu5
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- yabancı yatırımcı neden türkiyeye yatırım yapsın8
- maldivler3
- kargo beklemek3
- var bunda bir karın ağrısı3
- tartıştığı sürücüye iftira atan kadın2
- dost katılım bankası2
- 54 ilde tetikçi övücü paylaşımlara operasyon2
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi10
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi10
- fenerbahçe'nin kemalistlerin takımı olması5
- ilk buluşmada öpen kız4
- hatay arap şehridir5
- gül kokusu3
- 10 lu yaşların çabuk geçmesi7
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- yor yolgunu2
- 17 haziran 2026 avusturya ürdün maçı3
- işi gücü borsa siyaset olan insan2
- ingiltere hırvatistan maçı saat 23 te trt 1 de2
- aint your mama3
- doktor yalakası tipler2
- akademisyen egosu6
- 17 haziran 2026 arjantin cezayir maçı3
jean paul sartre'ın muhteşem romanı.
(bkz: bulantı)
-kendi kendimden tiksinmenin doruğuna erişmem için on beş dakika yeter, eminim.
-düşüncem, ben’den başka bir şey değil. bu yüzden duramıyorum. düşündüğüm ile varoluşmaktayım. oysa düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. şu anda bile (korkunç bir şey) varoluşmaktaysam, bu varoluşmaktan ürküntü duymamdan ötürüdür. özlediğim hiçlikten kendimi çekip alan benim. nefret ya da varoluşmak tiksintisi, kendimi varoluşturma, varoluşun içine oturtma biçimlerinden başka bir şey değil. düşünceler, büyük bir baş dönmesi gibi ardımda doğuyorlar, başımın arkasında doğduklarını duyuyorum... karşı durmazsam, önüme geçiyorlar, gözlerimin arasına geliyorlar.
-“ben” deyince bir boşluk duygusuna kapılıyorum. öyle unutulmuşum ki, kendimi iyice hissetmek elimden gelmiyor. benden kalan bütün gerçeklik, varolduğunu hisseden varoluş sadece.
-varoluş üzerine düşündüğümü sandığımda, hiçbir şey düşünmemiş olduğumu söyleyebilirim; kafamın içi bomboştu ya da bir sözcük vardı yalnız; yani “varlık” sözcüğü vardı.
-beyaz çarşafların açılışında, yavaşça düşen ak teni okşayacak, koltuk altlarının çiçeklenmiş ıslaklığına, etin iksirlerine, tatlı sularına, fosforlanışına dokunacak; başkasının varoluşuna, ağır kırmızı yavşak salgılarda, varoluşun o tatlı kokusuna girecek; ıslanmış yumuşak dudakların, solgun kanla kızarmış, varoluşla saydam bir cerahatle ıpıslak esneyen, titrek dudakların gözler gibi yaşlanan şekerli yaş dudakların arasında varoluşmayı duyacak mıyım birazdan? yaşayan et gövdem, guruldayan suları yavaşça döndüren gövdem, yağı döndüren, dönen dönen, dönüp duran etim; etimin tatlı ve şekerli suyu, elimin kanı, canım acıyor, morarmış etime tatlı, yürüyen, yürüyorum, kaçıyorum, eti morarmış bir ahlaksızım ben, eti bu duvarlara varoluştan morarmış.
(bkz: bulantı)
-kendi kendimden tiksinmenin doruğuna erişmem için on beş dakika yeter, eminim.
-düşüncem, ben’den başka bir şey değil. bu yüzden duramıyorum. düşündüğüm ile varoluşmaktayım. oysa düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. şu anda bile (korkunç bir şey) varoluşmaktaysam, bu varoluşmaktan ürküntü duymamdan ötürüdür. özlediğim hiçlikten kendimi çekip alan benim. nefret ya da varoluşmak tiksintisi, kendimi varoluşturma, varoluşun içine oturtma biçimlerinden başka bir şey değil. düşünceler, büyük bir baş dönmesi gibi ardımda doğuyorlar, başımın arkasında doğduklarını duyuyorum... karşı durmazsam, önüme geçiyorlar, gözlerimin arasına geliyorlar.
-“ben” deyince bir boşluk duygusuna kapılıyorum. öyle unutulmuşum ki, kendimi iyice hissetmek elimden gelmiyor. benden kalan bütün gerçeklik, varolduğunu hisseden varoluş sadece.
-varoluş üzerine düşündüğümü sandığımda, hiçbir şey düşünmemiş olduğumu söyleyebilirim; kafamın içi bomboştu ya da bir sözcük vardı yalnız; yani “varlık” sözcüğü vardı.
-beyaz çarşafların açılışında, yavaşça düşen ak teni okşayacak, koltuk altlarının çiçeklenmiş ıslaklığına, etin iksirlerine, tatlı sularına, fosforlanışına dokunacak; başkasının varoluşuna, ağır kırmızı yavşak salgılarda, varoluşun o tatlı kokusuna girecek; ıslanmış yumuşak dudakların, solgun kanla kızarmış, varoluşla saydam bir cerahatle ıpıslak esneyen, titrek dudakların gözler gibi yaşlanan şekerli yaş dudakların arasında varoluşmayı duyacak mıyım birazdan? yaşayan et gövdem, guruldayan suları yavaşça döndüren gövdem, yağı döndüren, dönen dönen, dönüp duran etim; etimin tatlı ve şekerli suyu, elimin kanı, canım acıyor, morarmış etime tatlı, yürüyen, yürüyorum, kaçıyorum, eti morarmış bir ahlaksızım ben, eti bu duvarlara varoluştan morarmış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar