bugün
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri6
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- kolye142
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- ayağı olan kadının amacı4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- ayak fetişizmini kötü bir şey sanmak3
- fransa11
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- hayrına karpuz dağıtmak3
- doğu türkistan4
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- bik bik'in kraliçe olması10
- sarı tekerin yazar olamaması9
- erkek aslan3
- usualsuspects'in ayağı6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- 18 ekim 2026 uludağ sözlük resim problemi3
- misafir gelince odaya kacmak4
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması3
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- türk esnafı3
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- columbia3
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- 1 yıl sonraki kendine not2
- ford mondeo vs volkswagen passat3
- usualsuspects aslan parçası4
- cep telefonu22
- akdeniz akşamları gitaristi2
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- futbol20
- peynir dolgulu jalapeno5
- hacker saldırısı gazileri8
- nokia20
- arkadaşınızın sizi övmesi4
- hoşlanılan kızın annesi ile muhabbet etmek2
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- süper lig9
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- kostas mitroglou nun akhisarspor a attığı gol2
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- samsunspor4
- 18 ekim 2026 ktc plakalı araç görmem2
görsel
Sene 2013. Abi bana halay çekmeyi öğretirse ben de ona roman havası oynamayı öğretirim dediğinde öğrendim bilgide takas usülünün hala Harika bir şey olduğunu.
Sene 2014. Kafama attığın soda şişesi ağır çekimde ilerlerken “kafanı sevvvsinler” diye bağırdığında öğrendim, Küfür ederken hala naif kelimeler kullanılabileceğini.
Sene 2015. Israrla parmak kaldırıp tüm sınıfı manipüle eden, her sorunun cevabını yalnızca kendi söyleyen arkadaşın hakkında gayet ciddi bir şekilde “Ona izin ver öğretmenim, o çok zeki bilgili bir çocuk, sanırım büyüyünce uzaya çıkacak” dediğinde öğrendim birileri uzaya çıkabilsin diye fedakarlık yapmak gerektiğini.
Sene 2016. Görme engelli sınıf arkadaşın gösteri esnasında üzerine bastığı pelerinini yırttığında sessizce yanına yaklaşıp ona sarıldığında anladım merhametin hala en insani duygulardan biri olduğunu.
Sene 2017. Otizmini ilk keşfettiğimiz anlarda uzun süre basamadığın o ayaklarının ilk adımlarınla birlikte bizde mutluluğun tarifi olduğunu.
Sene 2018. iki nesne arasında “hangisi masa?” Diye sorduğumda hiçbirini gösteremediğinde anladım bizim için çok kolay olan bazı seçimlerin bazıları için dünyanın en zor cevabı olduğunu.
Sene 2019. Her gün gittiğin babaannene bir gün gidemeyeceğini öğrendiğinde sırf otizminin verdiği duygu durumuyla her iki bacağını da iki karış morarttığında öğrendim, burun kıvırdığımız rutinlerin aslında önemli olduğunu.
Sene 2020. Deli gibi sevdiğim sana bir salgın yüzünden sarılamadığımda “acaba beni kimse sevmiyor mu?” Diye sorduğunda öğrendim, her daim sevgimizi belli etmemiz gerektiğini.
*hepsi ayrı bir hikaye. Adın çocuk.
Çok şey öğrendim sizlerden. işte sırf bu yüzden bu yıl ayrı gayri de olsa kutlu olsun gününüz.
*Bu ülkenin henüz kucaklanamamış çocuk işçileri, özel gereksinimlileri, fakirleri, adaletsizliğe uğramışları, anasızları, babasızları.. bu yıl en çok da sizin kutlu olsun. Bayram var. Düzelteceğiz, ellerimiz buluşsun yeter.
Fotoğraf: Çanakkale/Gelibolu
Sene 2013. Abi bana halay çekmeyi öğretirse ben de ona roman havası oynamayı öğretirim dediğinde öğrendim bilgide takas usülünün hala Harika bir şey olduğunu.
Sene 2014. Kafama attığın soda şişesi ağır çekimde ilerlerken “kafanı sevvvsinler” diye bağırdığında öğrendim, Küfür ederken hala naif kelimeler kullanılabileceğini.
Sene 2015. Israrla parmak kaldırıp tüm sınıfı manipüle eden, her sorunun cevabını yalnızca kendi söyleyen arkadaşın hakkında gayet ciddi bir şekilde “Ona izin ver öğretmenim, o çok zeki bilgili bir çocuk, sanırım büyüyünce uzaya çıkacak” dediğinde öğrendim birileri uzaya çıkabilsin diye fedakarlık yapmak gerektiğini.
Sene 2016. Görme engelli sınıf arkadaşın gösteri esnasında üzerine bastığı pelerinini yırttığında sessizce yanına yaklaşıp ona sarıldığında anladım merhametin hala en insani duygulardan biri olduğunu.
Sene 2017. Otizmini ilk keşfettiğimiz anlarda uzun süre basamadığın o ayaklarının ilk adımlarınla birlikte bizde mutluluğun tarifi olduğunu.
Sene 2018. iki nesne arasında “hangisi masa?” Diye sorduğumda hiçbirini gösteremediğinde anladım bizim için çok kolay olan bazı seçimlerin bazıları için dünyanın en zor cevabı olduğunu.
Sene 2019. Her gün gittiğin babaannene bir gün gidemeyeceğini öğrendiğinde sırf otizminin verdiği duygu durumuyla her iki bacağını da iki karış morarttığında öğrendim, burun kıvırdığımız rutinlerin aslında önemli olduğunu.
Sene 2020. Deli gibi sevdiğim sana bir salgın yüzünden sarılamadığımda “acaba beni kimse sevmiyor mu?” Diye sorduğunda öğrendim, her daim sevgimizi belli etmemiz gerektiğini.
*hepsi ayrı bir hikaye. Adın çocuk.
Çok şey öğrendim sizlerden. işte sırf bu yüzden bu yıl ayrı gayri de olsa kutlu olsun gününüz.
*Bu ülkenin henüz kucaklanamamış çocuk işçileri, özel gereksinimlileri, fakirleri, adaletsizliğe uğramışları, anasızları, babasızları.. bu yıl en çok da sizin kutlu olsun. Bayram var. Düzelteceğiz, ellerimiz buluşsun yeter.
Fotoğraf: Çanakkale/Gelibolu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar