bugün
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi20
- hristolojiye göre kıyamet alametleri6
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- tutmayan başlık açma rehberi4
- damarsız tüysüz manisa yaprağı7
- sırrı süreyya önder28
- elinin içine hapşıran insan5
- dünyanın yuvarlak olması saçmalığı4
- abdullah öcalan orospu çocuğudur17
- askerlik anıları4
- az veren candan cok veren maldan5
- bizim uygulamamız bu şekilde4
- sözlükteki linç tayfa6
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- deccaliyet çağı6
- silver ile evlenecek erkek53
- uykusuzluk2
- sözlükteki linç kültürü12
- herkesin kendini zeki sanması4
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları4
- dün gece ne oldu12
- abdülhamit han dönemi çözüm süreci fotoğrafı2
- arap eli öpmek dudak karartmaz3
- popüler olanı eleştiren ezik entel2
- komşunu kendin gibi sev düşmanını da5
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- ad hominem icat oldu mertlik bozuldu2
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz8
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- alman turistlere turist rehberliği4
- sedef hastalığı4
- sarapci koala59
- sözlüğün kendini tekrar etmeye başlaması4
- yeni bir bilgi paylaşamamak3
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak12
- insan olmaya çeyrek kala8
- güne bir şarkı bırak3
- supernatural3
- stt geçmiş kremle intihar etmek4
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması8
- isa2
- bazı şarkıları dinlemekten korkmak2
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- insan olmaya ceyrek kala4
- gocu35
- stt geçmiş kondom kullanmak3
- sözlük yazarlarının yuvaları3
- popeyes6
görsel
Sene 2013. Abi bana halay çekmeyi öğretirse ben de ona roman havası oynamayı öğretirim dediğinde öğrendim bilgide takas usülünün hala Harika bir şey olduğunu.
Sene 2014. Kafama attığın soda şişesi ağır çekimde ilerlerken “kafanı sevvvsinler” diye bağırdığında öğrendim, Küfür ederken hala naif kelimeler kullanılabileceğini.
Sene 2015. Israrla parmak kaldırıp tüm sınıfı manipüle eden, her sorunun cevabını yalnızca kendi söyleyen arkadaşın hakkında gayet ciddi bir şekilde “Ona izin ver öğretmenim, o çok zeki bilgili bir çocuk, sanırım büyüyünce uzaya çıkacak” dediğinde öğrendim birileri uzaya çıkabilsin diye fedakarlık yapmak gerektiğini.
Sene 2016. Görme engelli sınıf arkadaşın gösteri esnasında üzerine bastığı pelerinini yırttığında sessizce yanına yaklaşıp ona sarıldığında anladım merhametin hala en insani duygulardan biri olduğunu.
Sene 2017. Otizmini ilk keşfettiğimiz anlarda uzun süre basamadığın o ayaklarının ilk adımlarınla birlikte bizde mutluluğun tarifi olduğunu.
Sene 2018. iki nesne arasında “hangisi masa?” Diye sorduğumda hiçbirini gösteremediğinde anladım bizim için çok kolay olan bazı seçimlerin bazıları için dünyanın en zor cevabı olduğunu.
Sene 2019. Her gün gittiğin babaannene bir gün gidemeyeceğini öğrendiğinde sırf otizminin verdiği duygu durumuyla her iki bacağını da iki karış morarttığında öğrendim, burun kıvırdığımız rutinlerin aslında önemli olduğunu.
Sene 2020. Deli gibi sevdiğim sana bir salgın yüzünden sarılamadığımda “acaba beni kimse sevmiyor mu?” Diye sorduğunda öğrendim, her daim sevgimizi belli etmemiz gerektiğini.
*hepsi ayrı bir hikaye. Adın çocuk.
Çok şey öğrendim sizlerden. işte sırf bu yüzden bu yıl ayrı gayri de olsa kutlu olsun gününüz.
*Bu ülkenin henüz kucaklanamamış çocuk işçileri, özel gereksinimlileri, fakirleri, adaletsizliğe uğramışları, anasızları, babasızları.. bu yıl en çok da sizin kutlu olsun. Bayram var. Düzelteceğiz, ellerimiz buluşsun yeter.
Fotoğraf: Çanakkale/Gelibolu
Sene 2013. Abi bana halay çekmeyi öğretirse ben de ona roman havası oynamayı öğretirim dediğinde öğrendim bilgide takas usülünün hala Harika bir şey olduğunu.
Sene 2014. Kafama attığın soda şişesi ağır çekimde ilerlerken “kafanı sevvvsinler” diye bağırdığında öğrendim, Küfür ederken hala naif kelimeler kullanılabileceğini.
Sene 2015. Israrla parmak kaldırıp tüm sınıfı manipüle eden, her sorunun cevabını yalnızca kendi söyleyen arkadaşın hakkında gayet ciddi bir şekilde “Ona izin ver öğretmenim, o çok zeki bilgili bir çocuk, sanırım büyüyünce uzaya çıkacak” dediğinde öğrendim birileri uzaya çıkabilsin diye fedakarlık yapmak gerektiğini.
Sene 2016. Görme engelli sınıf arkadaşın gösteri esnasında üzerine bastığı pelerinini yırttığında sessizce yanına yaklaşıp ona sarıldığında anladım merhametin hala en insani duygulardan biri olduğunu.
Sene 2017. Otizmini ilk keşfettiğimiz anlarda uzun süre basamadığın o ayaklarının ilk adımlarınla birlikte bizde mutluluğun tarifi olduğunu.
Sene 2018. iki nesne arasında “hangisi masa?” Diye sorduğumda hiçbirini gösteremediğinde anladım bizim için çok kolay olan bazı seçimlerin bazıları için dünyanın en zor cevabı olduğunu.
Sene 2019. Her gün gittiğin babaannene bir gün gidemeyeceğini öğrendiğinde sırf otizminin verdiği duygu durumuyla her iki bacağını da iki karış morarttığında öğrendim, burun kıvırdığımız rutinlerin aslında önemli olduğunu.
Sene 2020. Deli gibi sevdiğim sana bir salgın yüzünden sarılamadığımda “acaba beni kimse sevmiyor mu?” Diye sorduğunda öğrendim, her daim sevgimizi belli etmemiz gerektiğini.
*hepsi ayrı bir hikaye. Adın çocuk.
Çok şey öğrendim sizlerden. işte sırf bu yüzden bu yıl ayrı gayri de olsa kutlu olsun gününüz.
*Bu ülkenin henüz kucaklanamamış çocuk işçileri, özel gereksinimlileri, fakirleri, adaletsizliğe uğramışları, anasızları, babasızları.. bu yıl en çok da sizin kutlu olsun. Bayram var. Düzelteceğiz, ellerimiz buluşsun yeter.
Fotoğraf: Çanakkale/Gelibolu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar