bugün
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- sinek as'ın sözlüğe vedası18
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- salçalı makarna9
- çin7
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek11
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan3
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- endonezyaya damat gitmek2
- devletin galatasaray a stad yapması5
- artık haberler almanya da 16 30 da başlıyor2
- elektronların içindeki gezegenler2
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek3
- filistin4
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- taylanda damat gitmek2
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- türk kahvesi2
- hindistana gelin gitmek2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak6
- sizin seksten başka derdiniz yok mu aq5
- ismail kartal vs okan buruk4
- balık yanına en yakışan çorba9
- yuzırların yumrukları3
- kol saati12
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- anın görüntüsü20
- uludede ile kafayı çekmek3
- karısını aldatmayan tırcı2
- kramp3
- arap kahvesi3
- kainat neyin içerisinde büyüyor3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek3
- 25 ekim 2026 konyaspor gençlerbirliği maçı2
- arkadaşlar öldünüz mü10
- mekan sınırsız mıdır2
- istanbul havalimanı2
- ulus3
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz10
- nemlendirici krem20
- 40 yaşında halen sürpriz yumurta alan insan5
- keşke atatürk hiç doğmasaydı diye düşünen yobaz5
- şaka maka bir ayda kilo vermek3
- ürdün2
- süleyman soylu3
- berlin2
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum7
- askerde özlenen şeyler11
Bir ibrahim sediyani şiiri.
Seni sevmek, hazalım
acılar içinde kıvranan bir güvercinin
yüzündeki tebessüm olmaktır
seni sevmek, hazalım
özgür yaylalarda koşuşan bir ceylanın
yüreğine düşen korku olmaktır
hazalım seni sevmek
gökyüzünde bir mavi gül
ve okyanus ortasında bir gümüş gerdanlıktır
hazalım seni sevmek
Sahra’da yağmur altında sırılsıklam kesilmek
ve Sarıdeniz’de kuraklıktan kasılıp kavrulmaktır
sevmek hazalım seni
Harlem’de mavi gözlerle sarı saçlarla
Pretoria’da simsiyah bir vücutla dolaşmaktır
Seni sevmek, hazalım
Fırat’ı tersinden akıtıp Karadeniz’e dökmektir
hazalım seni sevmek
Tel – Aviv’de müslüman
Berlin’de yahudi olmaktır
seni sevmek bil ki
Ayn – Zeliha’da balık tutmak
ve güzelliğin karşısında
bir yengeç gibi hareketsiz kalmaktır Eğirdir kıyılarında.
Seni sevmek, hazalım
kız çocuklarının ayağında kırmızı papuçlardır
ve çizmelerine kar doldurmaktır erkek çocuklarının
hazalım seni sevmek
Dicle gibi dul kalmaktır Hasankeyf geçidinde
türküler yakmaktır Kızılırmak gibi delikanlı
güzel atlara binip kanat açmak
ve bir bulut gibi yol almaktır Kapadokya semalarında
seni sevmek, hazalım
bir asker gibi üşümektir Leningrad önlerinde
bir tank gibi dalmaktır Prag sokaklarına
bil ki seni sevmek
bir elinde güllerin dikenlerini
bir elinde dikenlitelleri tutmaktır
seni sevmek inan ki
namlunun ucunda açan gülü koklamaktır Beheşt-i Zehra’da
hazalım seni sevmek
gece boyunca bombalandıktan sonra bir şehrin
minarelerinden yükselen sabah ezanıdır.
Seni sevmek, hazalım
kurşunu arkadan yemektir Melikahmet Caddesi’nde
Cebelitarık üzerinden gemiler sürmektir Endülüs topraklarına
ve nar yetiştirmektir Elhamra avlusunda
seni sevmek, hazalım
önünde seccade
arkanda hayının hançeri
seni sevmek, hazalım
Addis Abiba, Buenos Aires, Kuala Lumpur
ve bir de Çemişgezek
hazalım seni sevmek
kalbimin dili
gönlümün seli
ömrümün gülü
ulemanın piri
Şubat’ın biri
alınlarda toprağın kiri
bir ben olmak benden içeri
hazalım, gözrengini Manavgat suyundan almaktır seni sevmek.
Seni sevmek, hazalım
uğrunda ölümlere gittiğim kutlu dâvâ
ateş, toprak, su ve hava
elem yecidke yetimen feava
hazalım seni sevmek
Kıbleteyn Mescidi’nin her iki kıblesi
yetim bir çocuğun el öpmesi
Molla Mansur’un yitik ülkesi
seni sevmek, hazalım
Şubat, Haziran, Sonbahar
ve bir de Ferverdin.
Seni sevmek, hazalım
su üstüne yazı yazmaktır
hazalım seni sevmek
“cogito ergo sum”
“ex oriénte lux”
“veni vidi vici”
ve bir de “komşusu açken tok yatan bizden değildir”
seni sevmek, hazalım
kar ile doldurmaktır çaydanı
canana adamaktır canı
ibrahim Sediyani’nin dört zindanı
( Diyarbakır / Tahran / Nairobi / Brüksel )
ve dördünü birden bir arada yaşayabildiğim
yeryüzündeki tek şehir olduğu için
kendimi yalnızca istanbul’da özgür hissetmektir.
Seni sevmek, hazalım
kucağında kitapla doğmak
ve elinde kalemle ölmektir
hazalım seni sevmek
dünyanın neresine gidersen git
yine de Üsküdar sahilini özlemektir
seni sevmek, hazalım
günahımdır rüzgar gibi yüzüme çarpan
ve sorumluluğumdur dev dalgalar gibi üzerime üzerime gelen
hazalım seni sevmek
görmediğini varmış gibi sevmek
ve sevdiğine yokmuş gibi davranmaktır.
Seni sevmek, hazalım
hani büyük kırmızı güllerin kenarları siyah
ve sanki yanmış olur ya
hani mağara ağızlarında kılıç gibi sarkmış buzların
üzerine çamur lekesi yapışır ya
hani yağmura yakalanınca
bir tane yağmur damlası
çocukların burun ucunda asılı kalır ya
hani ümitlerini yitirip de bitkince oturunca toprağa
düşüncelere dalınca kendini kahredercesine
farkında olmadan elindeki çubukla toprağa
bir şeyler çizersin ya
hani ateşin rengi bazen maviye çalar
bazı göller kurdun gözleri gibi yemyeşil olur ya
inan ki, sana şiir yazmak kadar zordur hazalım
seni sevmek.
Seni sevmek, hazalım
acılar içinde kıvranan bir güvercinin
yüzündeki tebessüm olmaktır
seni sevmek, hazalım
özgür yaylalarda koşuşan bir ceylanın
yüreğine düşen korku olmaktır
hazalım seni sevmek
gökyüzünde bir mavi gül
ve okyanus ortasında bir gümüş gerdanlıktır
hazalım seni sevmek
Sahra’da yağmur altında sırılsıklam kesilmek
ve Sarıdeniz’de kuraklıktan kasılıp kavrulmaktır
sevmek hazalım seni
Harlem’de mavi gözlerle sarı saçlarla
Pretoria’da simsiyah bir vücutla dolaşmaktır
Seni sevmek, hazalım
Fırat’ı tersinden akıtıp Karadeniz’e dökmektir
hazalım seni sevmek
Tel – Aviv’de müslüman
Berlin’de yahudi olmaktır
seni sevmek bil ki
Ayn – Zeliha’da balık tutmak
ve güzelliğin karşısında
bir yengeç gibi hareketsiz kalmaktır Eğirdir kıyılarında.
Seni sevmek, hazalım
kız çocuklarının ayağında kırmızı papuçlardır
ve çizmelerine kar doldurmaktır erkek çocuklarının
hazalım seni sevmek
Dicle gibi dul kalmaktır Hasankeyf geçidinde
türküler yakmaktır Kızılırmak gibi delikanlı
güzel atlara binip kanat açmak
ve bir bulut gibi yol almaktır Kapadokya semalarında
seni sevmek, hazalım
bir asker gibi üşümektir Leningrad önlerinde
bir tank gibi dalmaktır Prag sokaklarına
bil ki seni sevmek
bir elinde güllerin dikenlerini
bir elinde dikenlitelleri tutmaktır
seni sevmek inan ki
namlunun ucunda açan gülü koklamaktır Beheşt-i Zehra’da
hazalım seni sevmek
gece boyunca bombalandıktan sonra bir şehrin
minarelerinden yükselen sabah ezanıdır.
Seni sevmek, hazalım
kurşunu arkadan yemektir Melikahmet Caddesi’nde
Cebelitarık üzerinden gemiler sürmektir Endülüs topraklarına
ve nar yetiştirmektir Elhamra avlusunda
seni sevmek, hazalım
önünde seccade
arkanda hayının hançeri
seni sevmek, hazalım
Addis Abiba, Buenos Aires, Kuala Lumpur
ve bir de Çemişgezek
hazalım seni sevmek
kalbimin dili
gönlümün seli
ömrümün gülü
ulemanın piri
Şubat’ın biri
alınlarda toprağın kiri
bir ben olmak benden içeri
hazalım, gözrengini Manavgat suyundan almaktır seni sevmek.
Seni sevmek, hazalım
uğrunda ölümlere gittiğim kutlu dâvâ
ateş, toprak, su ve hava
elem yecidke yetimen feava
hazalım seni sevmek
Kıbleteyn Mescidi’nin her iki kıblesi
yetim bir çocuğun el öpmesi
Molla Mansur’un yitik ülkesi
seni sevmek, hazalım
Şubat, Haziran, Sonbahar
ve bir de Ferverdin.
Seni sevmek, hazalım
su üstüne yazı yazmaktır
hazalım seni sevmek
“cogito ergo sum”
“ex oriénte lux”
“veni vidi vici”
ve bir de “komşusu açken tok yatan bizden değildir”
seni sevmek, hazalım
kar ile doldurmaktır çaydanı
canana adamaktır canı
ibrahim Sediyani’nin dört zindanı
( Diyarbakır / Tahran / Nairobi / Brüksel )
ve dördünü birden bir arada yaşayabildiğim
yeryüzündeki tek şehir olduğu için
kendimi yalnızca istanbul’da özgür hissetmektir.
Seni sevmek, hazalım
kucağında kitapla doğmak
ve elinde kalemle ölmektir
hazalım seni sevmek
dünyanın neresine gidersen git
yine de Üsküdar sahilini özlemektir
seni sevmek, hazalım
günahımdır rüzgar gibi yüzüme çarpan
ve sorumluluğumdur dev dalgalar gibi üzerime üzerime gelen
hazalım seni sevmek
görmediğini varmış gibi sevmek
ve sevdiğine yokmuş gibi davranmaktır.
Seni sevmek, hazalım
hani büyük kırmızı güllerin kenarları siyah
ve sanki yanmış olur ya
hani mağara ağızlarında kılıç gibi sarkmış buzların
üzerine çamur lekesi yapışır ya
hani yağmura yakalanınca
bir tane yağmur damlası
çocukların burun ucunda asılı kalır ya
hani ümitlerini yitirip de bitkince oturunca toprağa
düşüncelere dalınca kendini kahredercesine
farkında olmadan elindeki çubukla toprağa
bir şeyler çizersin ya
hani ateşin rengi bazen maviye çalar
bazı göller kurdun gözleri gibi yemyeşil olur ya
inan ki, sana şiir yazmak kadar zordur hazalım
seni sevmek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar