bugün
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi20
- 4 litre piril'in kaç tl olması sorunsalı11
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak17
- sabahın köründe işe giden ezik6
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması3
- göz kanlanması11
- trump'ın iran açıklaması10
- halkın teveccühü3
- günaydın sözlük sakinleri4
- bu sabah yağmur var istanbul da3
- ismet biraderin hala koşturmaya başlamaması2
- maun suresi4
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
- salat yağ2
- 30 yaşına gelip hala kendi evini alamamak4
- ortak yaşam sergisi insanlar ve insan dostları2
- apo'ya selam göndermeye devlet aklı diyen troll2
- napolyon vs atatürk4
- utangaç apocu aktrollerin uğramadığı başlıklar4
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- sıvı sabunla ayakları yıkamak2
- true'nın iran açıklaması4
- uludede'nin cenaze eventi11
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı10
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması11
- iltica7
- hayata aniden giren ve yaralara iyi gelen kadın4
- artık benzin alırken fiyat tabelalarına bakmamak3
- özel uçak alacaklara tavsiyeler2
- sarma5
- yasin kol'un gözaltına alınması5
- fon mağduruyum da mağdurum diye zırlamak5
- kömbe7
- silah bırakan pkklı kızlara ne olacak5
- sözlüğün en pick me girl yazarı2
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi8
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- bugün doğum günü olan yazarlar4
- tayyip i sevmeme nedenimiz2
- teknofest güneydoğu da üçüncü gün heyecanı2
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- yunan adalarına gitmek20
- kuyu tipi cezaevleri2
- fatma betül sayan kaya64
- uludede'ye sahip çıkalım3
- birbirine iyi gelmek2
- dinci ahlaksızlığı19
- hürmüz boğazı nda petrol tankerine saldırı3
- romantizmi bitirmek için burun karıştırmak2
Size psikiyatri dünyasının en sıra dışı deneyini anlatayım...
1973’te David Rosenhan adlı bir psikolog şöyle bir soru atıyor ortaya: “Bir insanın akıl sağlığının yerinde olup olmadığı ve akıl sağlığının derecesi kesin olarak anlaşılabilir mi?” Ardından Rosenhan, psikiyatri tanılarının güvenilirliğini test etmek için şöyle bir deneye başlar:
Amerika’da 5 farklı eyaletten 8 tane sahte hasta, olmayan sesler duyduklarını söyleyerek birbirlerinden tamamen farklı hastanelere müracaat eder. Bu hastaneler arasında devlet klinikleri de, üniversite hastaneleri de, özel hastaneler de vardır. Başka herhangi bir hastalık belirtisi sergilemezler ve isimleri ve meslekleri dışında hayatlarındaki hiçbir detayı yanlış aktarmazlar. Bu yalancı hastaların 7’sine şizofreni, birine de manik-depresif psikoz tanısı konur ve hastaneye yatırılırlar.
Hastaneye yatırıldıktan sonra günlük hayatlarındaki gibi tamamen normal davranırlar. Hatta önceden anlaştıkları üzere, hepsi artık gaipten sesler duymadıklarını söyler, ancak doktorlar bir türlü onların iyileştiklerine inanmaz.
Bu sırada kliniklerde yatan 118 gerçek hastadan 35’i, grubun bazı üyelerine “Sen deli olamazsın, herhalde hastaneyi teftişe gelen bir gazeteci ya da profesörsün” der. Yani doktorların fark edemediği durumu hastalar hemen çakar.
Sonuç olarak hastaneden en erken çıkan sahte hasta, bir hafta yatar. En uzunu ise tam 52 gün klinikte tutulur.
Teşhisleri ise, 'gerileme durumunda paranoyak şizofreni' olur.
Ortalık karışır tabii, deneye hak verenler kadar karşı çıkanlar da olur. Ardından bence bu deneyin en ilginç kısmı başlar.
Bir başka hastane yönetimi Rosenhan’a meydan okuyarak der ki: “Biz bu oyunu bozarız! Ne zaman, nasıl ya da kim olursa olsun, o deneklerden bize de gönder, bak gör onları nasıl yakalıyoruz.”
“Tamam lan!” der bizimki. “Size önümüzdeki 3 ay boyunca sahte hastalar göndereceğim, bakalım onları ayırt edebilecek misiniz?”
3 ay sonra Rosenhan, yeni yatırılan 193 hasta ile ilgili formları inceler. Doktorlar hastaneye başvuran 193 hastadan 41’inin yalancı hasta olduğunu düşünmektedir. Ayrıca başka 42 kişiden de şüphe duymaktadır. Çarpıcı olan ise, Rosenhan’ın hastaneye aslında hiç sahte hasta göndermemiş olması.
Bu deney sonucunda 'Akıl Hastalıklarının Tanıları' kitabı yeniden düzenlenir ve Rosenhan, psikiyatrinin bugünkü standartlarına ulaşmasında dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. Örneğin artık tanı konmadan önce hastaların mutlaka birden fazla belirti göstermesi gerekiyor.
Son olarak bir film önerisinde de bulunayım: one flew over the cuckoo's nest
(Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=QhAjtfhQG64)
1973’te David Rosenhan adlı bir psikolog şöyle bir soru atıyor ortaya: “Bir insanın akıl sağlığının yerinde olup olmadığı ve akıl sağlığının derecesi kesin olarak anlaşılabilir mi?” Ardından Rosenhan, psikiyatri tanılarının güvenilirliğini test etmek için şöyle bir deneye başlar:
Amerika’da 5 farklı eyaletten 8 tane sahte hasta, olmayan sesler duyduklarını söyleyerek birbirlerinden tamamen farklı hastanelere müracaat eder. Bu hastaneler arasında devlet klinikleri de, üniversite hastaneleri de, özel hastaneler de vardır. Başka herhangi bir hastalık belirtisi sergilemezler ve isimleri ve meslekleri dışında hayatlarındaki hiçbir detayı yanlış aktarmazlar. Bu yalancı hastaların 7’sine şizofreni, birine de manik-depresif psikoz tanısı konur ve hastaneye yatırılırlar.
Hastaneye yatırıldıktan sonra günlük hayatlarındaki gibi tamamen normal davranırlar. Hatta önceden anlaştıkları üzere, hepsi artık gaipten sesler duymadıklarını söyler, ancak doktorlar bir türlü onların iyileştiklerine inanmaz.
Bu sırada kliniklerde yatan 118 gerçek hastadan 35’i, grubun bazı üyelerine “Sen deli olamazsın, herhalde hastaneyi teftişe gelen bir gazeteci ya da profesörsün” der. Yani doktorların fark edemediği durumu hastalar hemen çakar.
Sonuç olarak hastaneden en erken çıkan sahte hasta, bir hafta yatar. En uzunu ise tam 52 gün klinikte tutulur.
Teşhisleri ise, 'gerileme durumunda paranoyak şizofreni' olur.
Ortalık karışır tabii, deneye hak verenler kadar karşı çıkanlar da olur. Ardından bence bu deneyin en ilginç kısmı başlar.
Bir başka hastane yönetimi Rosenhan’a meydan okuyarak der ki: “Biz bu oyunu bozarız! Ne zaman, nasıl ya da kim olursa olsun, o deneklerden bize de gönder, bak gör onları nasıl yakalıyoruz.”
“Tamam lan!” der bizimki. “Size önümüzdeki 3 ay boyunca sahte hastalar göndereceğim, bakalım onları ayırt edebilecek misiniz?”
3 ay sonra Rosenhan, yeni yatırılan 193 hasta ile ilgili formları inceler. Doktorlar hastaneye başvuran 193 hastadan 41’inin yalancı hasta olduğunu düşünmektedir. Ayrıca başka 42 kişiden de şüphe duymaktadır. Çarpıcı olan ise, Rosenhan’ın hastaneye aslında hiç sahte hasta göndermemiş olması.
Bu deney sonucunda 'Akıl Hastalıklarının Tanıları' kitabı yeniden düzenlenir ve Rosenhan, psikiyatrinin bugünkü standartlarına ulaşmasında dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. Örneğin artık tanı konmadan önce hastaların mutlaka birden fazla belirti göstermesi gerekiyor.
Son olarak bir film önerisinde de bulunayım: one flew over the cuckoo's nest
(Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=QhAjtfhQG64)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar