bugün
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- yuzırların süper güçleri9
- enteresan beddualar9
- seni hayata bağlayan şey8
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız4
- 33 yaşında emekli hayatı yaşamak3
- dövmesi olan yazarlar6
- kimseyle tanışamamak2
- 48 takım içinde 47 nci olmak3
- a milli futbol takımına bir bahane bırak3
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- cumartesi gecesi intihar etmek5
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- nervio'nun kedi kumu5
- 20 haziran 2026 almanya fildişi sahili maçı4
- aç olmak ama ne yemek istediğini bilmemek5
- siz yazın ben yatıyorum3
- termodinamiğin ikinci kanununu silkmek5
- madem elenecektiniz lucescu yu neden öldürdünüz2
- sevgilisini paylaşan adam3
- salyangozun bıraktığı gümüşsü iz4
- vurduran erkek davranışları3
- spino2
- johnny deep barış akarsu benzerliği2
- keranenin darvinci açıklaması2
- treni kaçırmak5
- platonik aşk5
- gavat bir insan olmak3
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- renault toros ile eğitim veren sürücü kursu2
- köle isaura2
- 0 gol 0 puan2
- crrc corporation3
- ankara mı istanbul mu9
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- berberlere zam gelmesi7
- jd vance2
- kızın yanında güvercin avuçlayıp özgürsün demek3
- billy joel2
- erkeklerin akılsızlıkları9
- haiti3
- iç anadolu ağzı3
- markette taze fasulye 100 tl köylü satıyor 100 tl3
- yaz gribi3
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- öpüşemeyen zenon2
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- sinekkaydı gezmenin bağımlılık yapması3
- teoman müziği bıraktı2
- gamba biber2
istanbul'a taşınalı 6 sene oldu. Olmuş. Vay be. Memleketim dediğim yerde bile ikamet sürem aralıksız 6.5 sene. Yakında, istanbulluyum, diyebileceğim. Yanı sıra, Kadıköy'ün eski tadı yok, da eklenebilir. Bence. Çünkü konar göçerliğim çocukluğumdan, kanımdan, sonra mesleğimden. Peki güzel kardeşim Zincir ne alaka? Hemen anlatayım güzel kardeşim.
Kadife Sokak'a ilk girişimi de, bu Zincir denen raklı metalli bara ilk gidişimi de dün gibi anımsıyorum. Çok sarhoştum ve ayılmam için bu mekana oturtuldum. Sokağa yüksek sandalye ve masa koymuşlar, oturup eğleniyorlar. Vay aq. E müzik? E barlar sokağı kendisi müzik. Eh, pek ala.
Takip eden yıllarda ziyadesiyle tek başıma ama büyük kalabalıklarla da bu bara gittim. Üç kez beni davet ettilerse üç yüz kez ben gittim. Kolundan kimi tuttuysam buraya getirdim. Sözlükteki gençlerden orta yaşlı abilerime kadar kim denk geldiyse. Öyle bir konfor buldum kendime. Üstelik de tutucu biriyim. Yeni yerler keşfedip oralarda rahat hissedebilmem hiç fark edilmese de çok uzun sürer.
Olağanüstü kaliteli, muhteşem içkilerin servis edildiği, çalışanların nezakette birbiriyle yarıştığı bir yer değil. Hatta, orta kattan inişten itibaren sidik kokar, alt kat deprem paranoyaklarına kalp krizi geçirtir, birine teşekkür etseniz küfür etmişsiniz gibi yüzünüze bakar. Fakat yazın içerisi hep hep püfür püfürdür:ohyes: bu yüzden yaz sıcaklarından buraya kaçabilirsiniz. Benim zaten ara ara sevdiğim bir şarkının çalması ve uygun fiyata bira içebilmek dışında bir kaygım olmadığından uzun uzun zaman geçirdim burada.
Hiç rahatsız edilmedim. O kadar çok tek başıma gittim ki inanılmaz, yapayalnız biri olduğumdan değil, müsait zamanlarım normal insanlara denk gelmediğinden. Barda oturdum, kitap okudum, müzik dinledim, buuu bir şey var bilardo gibi, turnuvalar falan, onları izledim. Hiçkimse rahatsız etmedi beni. Lan o kadar mı tipsizim :/ Neyse.
Uzun süredir gitmiyorum gerçi, hayatım oraya uzak bir yola kıvrıldı. Yine aynı devam ediyordur ama. Bazı raklı abiler, güzel kızlar, cumartesi akşam gümbür gümbür başlayıp sabaha karşı kıyasla sakinleşen müzikler...
Birkaç aylık rock&rolla maceram haricinde sadece buraya gittiğim için mekanlarda geçen güzel anlarımın % 90'ı buradan.
En alt katta Küçük Prens okuyup şarkılar yazışım, şiirler okuyuşum, barda oturup boşluğa bakarak var oluşumu sorgulayışım, kucaklanıp o daracık yerde havalara uçuruluşum...
Uzatmayı seviyorum ama kısa keseyim, raklı metalli müzik seviyor ve hayattan, insanlardan çok da bir şey beklemiyor, kendi eğlencenizi yanınızda getiriyorsanız illa ki gitmeniz gereken bir yer. Yaz akşamları kapı önünde yer bulup da oturabilirseniz gelen geçene bakarak sabahı bulabilirsiniz. Vallahi çok özledik. Gidemeyiz ama olsun.
Kadife Sokak'a ilk girişimi de, bu Zincir denen raklı metalli bara ilk gidişimi de dün gibi anımsıyorum. Çok sarhoştum ve ayılmam için bu mekana oturtuldum. Sokağa yüksek sandalye ve masa koymuşlar, oturup eğleniyorlar. Vay aq. E müzik? E barlar sokağı kendisi müzik. Eh, pek ala.
Takip eden yıllarda ziyadesiyle tek başıma ama büyük kalabalıklarla da bu bara gittim. Üç kez beni davet ettilerse üç yüz kez ben gittim. Kolundan kimi tuttuysam buraya getirdim. Sözlükteki gençlerden orta yaşlı abilerime kadar kim denk geldiyse. Öyle bir konfor buldum kendime. Üstelik de tutucu biriyim. Yeni yerler keşfedip oralarda rahat hissedebilmem hiç fark edilmese de çok uzun sürer.
Olağanüstü kaliteli, muhteşem içkilerin servis edildiği, çalışanların nezakette birbiriyle yarıştığı bir yer değil. Hatta, orta kattan inişten itibaren sidik kokar, alt kat deprem paranoyaklarına kalp krizi geçirtir, birine teşekkür etseniz küfür etmişsiniz gibi yüzünüze bakar. Fakat yazın içerisi hep hep püfür püfürdür:ohyes: bu yüzden yaz sıcaklarından buraya kaçabilirsiniz. Benim zaten ara ara sevdiğim bir şarkının çalması ve uygun fiyata bira içebilmek dışında bir kaygım olmadığından uzun uzun zaman geçirdim burada.
Hiç rahatsız edilmedim. O kadar çok tek başıma gittim ki inanılmaz, yapayalnız biri olduğumdan değil, müsait zamanlarım normal insanlara denk gelmediğinden. Barda oturdum, kitap okudum, müzik dinledim, buuu bir şey var bilardo gibi, turnuvalar falan, onları izledim. Hiçkimse rahatsız etmedi beni. Lan o kadar mı tipsizim :/ Neyse.
Uzun süredir gitmiyorum gerçi, hayatım oraya uzak bir yola kıvrıldı. Yine aynı devam ediyordur ama. Bazı raklı abiler, güzel kızlar, cumartesi akşam gümbür gümbür başlayıp sabaha karşı kıyasla sakinleşen müzikler...
Birkaç aylık rock&rolla maceram haricinde sadece buraya gittiğim için mekanlarda geçen güzel anlarımın % 90'ı buradan.
En alt katta Küçük Prens okuyup şarkılar yazışım, şiirler okuyuşum, barda oturup boşluğa bakarak var oluşumu sorgulayışım, kucaklanıp o daracık yerde havalara uçuruluşum...
Uzatmayı seviyorum ama kısa keseyim, raklı metalli müzik seviyor ve hayattan, insanlardan çok da bir şey beklemiyor, kendi eğlencenizi yanınızda getiriyorsanız illa ki gitmeniz gereken bir yer. Yaz akşamları kapı önünde yer bulup da oturabilirseniz gelen geçene bakarak sabahı bulabilirsiniz. Vallahi çok özledik. Gidemeyiz ama olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar