bugün
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi3
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız10
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı35
- ekşi sözlük13
- osuruktan şiirler47
- barış alper yılmaz4
- online yazarlar3
- evde pide yapmak7
- giysi fiyatlarının uçması12
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
- enayimiknatisi ile kavga etmek4
- kavga yok mu ya5
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- zeki olmanın avantajları4
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- aleksey batrakov15
- bu saatte seks yapılır mı sorunsalı4
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek5
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi4
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- vedat muriqi6
- anne pizzası10
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- bu saatte kahve içilir mi sorunsalı4
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- dinci ve müslüman kavramları8
- ben geldim kerkenezler19
- anın görüntüsü30
- twin peaks3
- her şeyi hatırlayan insan5
- putin türkmüş11
- sütyenin 2 gözü doldurulmuş heybe olması3
- seninle sevişirken ölmek istiyorum3
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- çaylakların dolunayda yazara dönüşmesi3
- uludağ sözlük'ü diriltme hareketi3
- yenilgisiz tek şampiyon5
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- fenerbahçe17
- kürt kelimesi türk kelimesinden mi türedi3
- beni neden sevmedin3
- şoförün yan koltuğu4
- trileçe7
- türk vatandaşları türktür9
- sevgilinin sensiz de mutlu olmasını ister misin4
- netflix ten daha iyi ücretsiz film sunucuları3
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- zorunlu eğitim10
- true'nin acile kaldırılması9
Üniversiteden dolayı muayyen bir zaman için yaşadığım Bu şehirle artık işim kalmadı ilk fırsatta gitmeyi hedefliyorum, bir daha da uğrayacağımı zannetmiyorum. Yalnız hatırımda kalması için bu şehrin 5-6 senelik süreçte bende bıraktığı duyguları hazır aklımda betimleyebiliyorken iyisiyle kötüsüyle objektif olarak buraya yorumlayacağım.
En baştan başlayalım, sene 2014... izmir e ilk geldiğim zamanlar mimari şehir yapısıyla güzel taşlı tarihi binalarıyla manzaralarıyla ekonomik öğrenci ulaşım kartını çıkarttığım (o zamanlar kentkart) belediyenin bulunduğu konak gibi geniş meydanıyla tarihi saat kulesiyle, metrosuyla limanıyla denize yakın düz yolları temiz havasıyla ilk defa gördüğüm bu tarihi konak ilçesiyle tanışmıştım. metrolar belediye otobüsleri vapur seferleri (sonradan tramvay da yapıldı) gibi gelişkin ulaşım hatlarıyla, o enerjik güneşli havasıyla, şehrin olanak ve yapısıyla beni oldukça etkilemişti izmir ili. Hakikaten de ilerici cumhuriyetçi muasır canayakın bir deniz şehri canlanmıştı zihnimde, tabi içindeki toplumu insanlarını hiç tanımıyor iken.
Gel gelelim erkeğiyle kızıyla altı senede yaklaşık dört yüz bin -belki daha az belki daha fazla sayıda- insan görmüşümdür içinde. Az da olsa gerçekten samimi denilebilecek arkadaşlarım da oldu bu şehirde.
ilk fasılla birlikte şimdi özellikle 27 yaş altı kızlarına da değinmem gerekiyor bu şehrin. dokunmatik telefonların yaygınlaşmasıyla mı oldu yoksa hep böyle miydiler bilmiyorum lakin bu şehir kızları bir bütün halinde bende gerçekten azımsanmayacak kadar kötü galiz bir hissiyat oluşturdu, bu tamamen benim tercihim dışında gelişen bir hayat birikimi oldu.
Öyle ki istisnasız tüm toplu alanlarda (okul, caddeler otobüsler metrolar vb.) kendini sergileyen kafasını daima dış görünüşe pohpohlanmaya odaklayarak, gelişmiş veya avrupalı olduğunu zanneden kızlardan ibaretmiş. En üstünkörü tabirle;
Sigara, ileri derece alkol gece hayatı, sapkınlık, madde bağımlılığı, aynı anda birden çok erkekle sürtmek/oynaşmak, dengesizlik umursamazlık sahtekarlık ayran gönüllülük bu kızların genel yaşam tarzı. gözlemlediklerimin büyük kısmı tek metelik etmez zihniyetteydi.
izmiri yaşamadan önce izmir kızı profili kafamda çok başkaydı, keşke hep başka kalsaydı dediğim olmuştur. ben gerçekten kültürlü bilgili ağırbaşlı canayakın insanlarla karşılaşacağım zannederken gözlemlerim maalesef bunun tersi oldu, belki gördüklerim izmir e sonradan gelenlerdi hakiki izmirli kızları töhmet altında bırakmayayım. sözüm meclisten dışarı yani.
her neyse, ben altı senede göreceğimi gördüm duyacağımı duydum işin özü. O yüzden Bende bıraktıkları özet manzarayı şu kısa paragrafla izah edelim;
' medeniyetle uygarlıkla, çağdaş insan kavramıyla hiç alakası bulunmayan, kendini bulunmaz hint kumaşı zannettiği gibi burnu kaf dağında olan, afra tafralı, kitap okumayan, kaba saba, küfürbaz, ukala, 44+xx kromozomlu diye kendini dünyaya lütuf zanneden, ilgi çekmek için saçını yeşil mavi mor gibi ipe sapa gelmez renklere kimyasallara boyatan bacağına beline oraya buraya dövme piercing yaptırıp toplum içinde on iki santimetre kıyafetlerle gezmek ve insanlar görmek istemediği halde müstehcen yerlerini milletin gözüne sokmak gibi abuk sabuk özenti dengesiz yozlaşmışlıklar bataklığında kulaç atan, nezaketsiz görgüsüz, tarih bilmez, eli kalem tutup şiir/yazı karalamaz, hayatında bir kez bile nutuk veya medeni bilgiler kitabını okumamış atatürk' ün değindiği milli-politik-toplumsal terbiyeden uygar ve insani şuurdan yoksun, kibir abidesi mutaassıp vizyonsuz, toplum adabına oldukça zıt yaşantılarıyla cumhuriyet ilkelerinin en büyük karşıtı oldukları net biçimde ortada olan, aile kültürü yapısına uymayan ve ülkeyi kötü yansıtan, ek olarak insani ulvi değerlerden ağırbaşlılık iyi niyet nezaket girişkenlik canayakınlık tevazu erdem gibi evsaflardan tek bir zerre barındırmayan, kendine hayran, millete tepeden bakan ilkel zihniyetli bağnaz ve antipatik medeniyetsizler grubu.'
evet hiç arzu etmezdim ki izmir kızının bende bıraktığı hissiyat tam da bu oldu. Bundan böyle bir milyon izmir kızı görsem gene de bende oluşturdukları bu hissiyat değişmeyecektir.
Şimdi bir kitaptan yazı paylaşmak istiyorum;
"Mükemmel bir millette milli ahlakiyet icapları, o millet efradı (fertleri) tarafından adeta bişuurane vicdani, hissi bir saikle yapılır. En büyük milli his, milli heyecan işte budur.
Millet analarının, millet babalarının, millet hocalarının ve millet büyüklerinin; evde, mektepte, orduda, fabrikada, her yerde ve her işte millet çocuklarına, milletin her ferdine bıkmaksızın ve mütemadiyen verecekleri milli terbiyenin gayesi işte bu yüksek milli hissi sağlamlaştırmak olmalıdır. "
mustafa kemal atatürk (medeni bilgiler, sayfa 26)
bence izmir in aileleri çocuklarına gençlere gerekli aile eğitimini veremiyor bilinçli yetiştiremiyorlar ya da gençler sonradan çevreden ve teknolojiden dolayı sapıtıyor belki de bu yüzden böyle burası. Buna ilişkin tavsiye de vermek isterdim fakat çok teferruatlı olur o yüzden toplumumuzun yüksek görüşlerine bırakıyorum bu neticeyi.
Sonuç olarak izmir daima kötü bir anı olarak kalacak hafızamda. böyle olsun istemezdim ama yapacak bir şey yok, bu yüzden hep kötü hatırlayacağım burayı istemsizce.
En baştan başlayalım, sene 2014... izmir e ilk geldiğim zamanlar mimari şehir yapısıyla güzel taşlı tarihi binalarıyla manzaralarıyla ekonomik öğrenci ulaşım kartını çıkarttığım (o zamanlar kentkart) belediyenin bulunduğu konak gibi geniş meydanıyla tarihi saat kulesiyle, metrosuyla limanıyla denize yakın düz yolları temiz havasıyla ilk defa gördüğüm bu tarihi konak ilçesiyle tanışmıştım. metrolar belediye otobüsleri vapur seferleri (sonradan tramvay da yapıldı) gibi gelişkin ulaşım hatlarıyla, o enerjik güneşli havasıyla, şehrin olanak ve yapısıyla beni oldukça etkilemişti izmir ili. Hakikaten de ilerici cumhuriyetçi muasır canayakın bir deniz şehri canlanmıştı zihnimde, tabi içindeki toplumu insanlarını hiç tanımıyor iken.
Gel gelelim erkeğiyle kızıyla altı senede yaklaşık dört yüz bin -belki daha az belki daha fazla sayıda- insan görmüşümdür içinde. Az da olsa gerçekten samimi denilebilecek arkadaşlarım da oldu bu şehirde.
ilk fasılla birlikte şimdi özellikle 27 yaş altı kızlarına da değinmem gerekiyor bu şehrin. dokunmatik telefonların yaygınlaşmasıyla mı oldu yoksa hep böyle miydiler bilmiyorum lakin bu şehir kızları bir bütün halinde bende gerçekten azımsanmayacak kadar kötü galiz bir hissiyat oluşturdu, bu tamamen benim tercihim dışında gelişen bir hayat birikimi oldu.
Öyle ki istisnasız tüm toplu alanlarda (okul, caddeler otobüsler metrolar vb.) kendini sergileyen kafasını daima dış görünüşe pohpohlanmaya odaklayarak, gelişmiş veya avrupalı olduğunu zanneden kızlardan ibaretmiş. En üstünkörü tabirle;
Sigara, ileri derece alkol gece hayatı, sapkınlık, madde bağımlılığı, aynı anda birden çok erkekle sürtmek/oynaşmak, dengesizlik umursamazlık sahtekarlık ayran gönüllülük bu kızların genel yaşam tarzı. gözlemlediklerimin büyük kısmı tek metelik etmez zihniyetteydi.
izmiri yaşamadan önce izmir kızı profili kafamda çok başkaydı, keşke hep başka kalsaydı dediğim olmuştur. ben gerçekten kültürlü bilgili ağırbaşlı canayakın insanlarla karşılaşacağım zannederken gözlemlerim maalesef bunun tersi oldu, belki gördüklerim izmir e sonradan gelenlerdi hakiki izmirli kızları töhmet altında bırakmayayım. sözüm meclisten dışarı yani.
her neyse, ben altı senede göreceğimi gördüm duyacağımı duydum işin özü. O yüzden Bende bıraktıkları özet manzarayı şu kısa paragrafla izah edelim;
' medeniyetle uygarlıkla, çağdaş insan kavramıyla hiç alakası bulunmayan, kendini bulunmaz hint kumaşı zannettiği gibi burnu kaf dağında olan, afra tafralı, kitap okumayan, kaba saba, küfürbaz, ukala, 44+xx kromozomlu diye kendini dünyaya lütuf zanneden, ilgi çekmek için saçını yeşil mavi mor gibi ipe sapa gelmez renklere kimyasallara boyatan bacağına beline oraya buraya dövme piercing yaptırıp toplum içinde on iki santimetre kıyafetlerle gezmek ve insanlar görmek istemediği halde müstehcen yerlerini milletin gözüne sokmak gibi abuk sabuk özenti dengesiz yozlaşmışlıklar bataklığında kulaç atan, nezaketsiz görgüsüz, tarih bilmez, eli kalem tutup şiir/yazı karalamaz, hayatında bir kez bile nutuk veya medeni bilgiler kitabını okumamış atatürk' ün değindiği milli-politik-toplumsal terbiyeden uygar ve insani şuurdan yoksun, kibir abidesi mutaassıp vizyonsuz, toplum adabına oldukça zıt yaşantılarıyla cumhuriyet ilkelerinin en büyük karşıtı oldukları net biçimde ortada olan, aile kültürü yapısına uymayan ve ülkeyi kötü yansıtan, ek olarak insani ulvi değerlerden ağırbaşlılık iyi niyet nezaket girişkenlik canayakınlık tevazu erdem gibi evsaflardan tek bir zerre barındırmayan, kendine hayran, millete tepeden bakan ilkel zihniyetli bağnaz ve antipatik medeniyetsizler grubu.'
evet hiç arzu etmezdim ki izmir kızının bende bıraktığı hissiyat tam da bu oldu. Bundan böyle bir milyon izmir kızı görsem gene de bende oluşturdukları bu hissiyat değişmeyecektir.
Şimdi bir kitaptan yazı paylaşmak istiyorum;
"Mükemmel bir millette milli ahlakiyet icapları, o millet efradı (fertleri) tarafından adeta bişuurane vicdani, hissi bir saikle yapılır. En büyük milli his, milli heyecan işte budur.
Millet analarının, millet babalarının, millet hocalarının ve millet büyüklerinin; evde, mektepte, orduda, fabrikada, her yerde ve her işte millet çocuklarına, milletin her ferdine bıkmaksızın ve mütemadiyen verecekleri milli terbiyenin gayesi işte bu yüksek milli hissi sağlamlaştırmak olmalıdır. "
mustafa kemal atatürk (medeni bilgiler, sayfa 26)
bence izmir in aileleri çocuklarına gençlere gerekli aile eğitimini veremiyor bilinçli yetiştiremiyorlar ya da gençler sonradan çevreden ve teknolojiden dolayı sapıtıyor belki de bu yüzden böyle burası. Buna ilişkin tavsiye de vermek isterdim fakat çok teferruatlı olur o yüzden toplumumuzun yüksek görüşlerine bırakıyorum bu neticeyi.
Sonuç olarak izmir daima kötü bir anı olarak kalacak hafızamda. böyle olsun istemezdim ama yapacak bir şey yok, bu yüzden hep kötü hatırlayacağım burayı istemsizce.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar