bugün
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- game of thrones taki kerhaneci7
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu6
- claudian clouds38
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- kimse seni sevmiyor4
- ölümden korkuyor musunuz30
- sözlük kızları dertleşiyor5
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- hiçbir şey yapası gelmemek4
- öğrencinin kırtasiye masrafı 3 bin 335 lira2
- habire1220
- döner burger2
- çağrı dayı2
- yazılımcıların flört edememesi3
- kadın dövmek4
- atatürk diyor ki8
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- 2026 2027 uefa avrupa ligi şampiyonu3
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- epoxis2
- tuba büyüküstün2
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- iltica16
- hamburgerin içindeki domates4
- forex dolandırıcılığı soruşturmasında 191 gözaltı2
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- vedat muriqi6
- meriç keskin4
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- her biji amed8
- tulumba tatlısı6
- 0 0 719
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- depresyon6
- gecenin şarkısı12
- kafakoparan dede3
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- verginin ahlaki meşruiyeti2
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- trombosit bağışında bulunmak2
- sıfır atık vakfı11
- fenerbahçe5
- uçan arabalar neden çıkmadı6
birkaç gün önce, farklı bir mecrada paylaşmış olduğum yazımı buraya da paylaşıyorum.
dün akşam gidip de lezzetlerini tatma fırsatı bulduğum kuruçeşme lokasyonlu mekan. iki katlı bir yer olduğunu sonradan öğrendim. zira gider gitmez mekanın dışına yerleştirdikleri küçük ve tatlı masaları görünce hemen bir tanesine çömdüm.
masa o kadar küçüktü ki, servis olarak önümüze koydukları bakır tabaklar ve çatal - bıçaklar minnacıktı. rakı kadehleri de küçüktü ve form olarak farklıydı. güzeldi yani.
gece boyunca bizimle ilgilenen merve hanım'ın tavsiyelerine uyduk ve önümüze ne getirdiyse onları tattık. amiyane tabir ile mideye gömçürdük. başlangıçta kağıt üzerinde küçük porsiyonlar halinde servis edilen üç farklı lezzet tattık. bunların içinde adını bildiğim bir tek humus vardı. tahinliydi ve oldukça da lezzetliydi. diğerlerinin adını bilmiyorum ama biri yoğurtluydu diğeri de lahanalıydı. yoğurtlu olan ekşimsiydi ve hoş bir tadım zevki yarattı. ama lahanalı olan pek lezzetli değildi. akabinde küçük bir lavaş üzerinde servis edilen kelle söğüşlerimiz geldi. daha önce yediğim hiçbir söğüşe benzemiyordu çünkü içerisinde özel bir sosu vardı. velhasıl, o da güzeldi. ortada ise bol zeytinyağlı, üstünde koyu yeşil bitki sapları olan bir fasulye vardı. gayet başarılıydı. ek olarak bir de kaya koruğu geldi. yılların rakıcısıyımdır dostlarım ve şunu söyleyebilirim ki; hayatımda yediğim en lezzetli kaya koruğuydu.
daha sonrasında ise, arnavut ciğeri, soslu ızgara kasap sucuk ve küçücük sarılmış tadımlık bir kokoreç geldi. kokoreç mükemmel lezzetliydi. sanırım meşhur asım usta'nın kokoreçi imiş. finalde ise, cağ kebabı geldi. hayal kırıklığı yaşadığım tek lezzet de, cağ kebabı oldu. zira biraz kurumuştu ve de çok yağlıydı. beğenmedim.
konsept olarak farklı, hizmet ve lezzet olarak başarılı ve güzel bir mekan olmuş. içeride çalan müziklere pek mana yükleyemedim. özdemir erdoğan'dan gurbet'i çalıp da, peşine pink floyd'u veriştirebiliyorlar. olsun ama, o da güzel, o da değişik olmuş. farklı farklı kafalar yaşatıyor böyle çeşitlilikler.
tüm çalışanlara, özellikle de merve hanım'a tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz bize böylesi keyifli bir akşam yaşattıkları için.
dipnot: rakıyı karafakide servis ediyorlar.
dün akşam gidip de lezzetlerini tatma fırsatı bulduğum kuruçeşme lokasyonlu mekan. iki katlı bir yer olduğunu sonradan öğrendim. zira gider gitmez mekanın dışına yerleştirdikleri küçük ve tatlı masaları görünce hemen bir tanesine çömdüm.
masa o kadar küçüktü ki, servis olarak önümüze koydukları bakır tabaklar ve çatal - bıçaklar minnacıktı. rakı kadehleri de küçüktü ve form olarak farklıydı. güzeldi yani.
gece boyunca bizimle ilgilenen merve hanım'ın tavsiyelerine uyduk ve önümüze ne getirdiyse onları tattık. amiyane tabir ile mideye gömçürdük. başlangıçta kağıt üzerinde küçük porsiyonlar halinde servis edilen üç farklı lezzet tattık. bunların içinde adını bildiğim bir tek humus vardı. tahinliydi ve oldukça da lezzetliydi. diğerlerinin adını bilmiyorum ama biri yoğurtluydu diğeri de lahanalıydı. yoğurtlu olan ekşimsiydi ve hoş bir tadım zevki yarattı. ama lahanalı olan pek lezzetli değildi. akabinde küçük bir lavaş üzerinde servis edilen kelle söğüşlerimiz geldi. daha önce yediğim hiçbir söğüşe benzemiyordu çünkü içerisinde özel bir sosu vardı. velhasıl, o da güzeldi. ortada ise bol zeytinyağlı, üstünde koyu yeşil bitki sapları olan bir fasulye vardı. gayet başarılıydı. ek olarak bir de kaya koruğu geldi. yılların rakıcısıyımdır dostlarım ve şunu söyleyebilirim ki; hayatımda yediğim en lezzetli kaya koruğuydu.
daha sonrasında ise, arnavut ciğeri, soslu ızgara kasap sucuk ve küçücük sarılmış tadımlık bir kokoreç geldi. kokoreç mükemmel lezzetliydi. sanırım meşhur asım usta'nın kokoreçi imiş. finalde ise, cağ kebabı geldi. hayal kırıklığı yaşadığım tek lezzet de, cağ kebabı oldu. zira biraz kurumuştu ve de çok yağlıydı. beğenmedim.
konsept olarak farklı, hizmet ve lezzet olarak başarılı ve güzel bir mekan olmuş. içeride çalan müziklere pek mana yükleyemedim. özdemir erdoğan'dan gurbet'i çalıp da, peşine pink floyd'u veriştirebiliyorlar. olsun ama, o da güzel, o da değişik olmuş. farklı farklı kafalar yaşatıyor böyle çeşitlilikler.
tüm çalışanlara, özellikle de merve hanım'a tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz bize böylesi keyifli bir akşam yaşattıkları için.
dipnot: rakıyı karafakide servis ediyorlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar