bugün
- fatma betül sayan kaya15
- insanlık nasıl geliştirilebilir12
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor2
- sabahları nefret edilen şeyler4
- uyudunuz mu4
- sözlüğün yeni tasarımı14
- iyi menemenin sırrı18
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- muslettin amca23
- yorik'in kafatasına mum dikmek2
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- yazılımcıların flört edememesi3
- alexander nübel7
- kötüye bir şey olmaz4
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yeraltı varlıkları7
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- sigara içmek8
- gülşen in memeleri14
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- aşk bir yemek olsaydı8
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- sözlüğe ne oldu5
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- kendimi intihar edeceğim4
- sözlükte kim kimle sevgili27
- mehmet şimşek5
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- hamas denince akla gelenler11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- nervio43
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- caligula'nın korkusu5
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- ucanpembekoala5
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- arabayı satıp akülü araba almak3
- terapi niteliğindeki şeyler13
birkaç gün önce, farklı bir mecrada paylaşmış olduğum yazımı buraya da paylaşıyorum.
dün akşam gidip de lezzetlerini tatma fırsatı bulduğum kuruçeşme lokasyonlu mekan. iki katlı bir yer olduğunu sonradan öğrendim. zira gider gitmez mekanın dışına yerleştirdikleri küçük ve tatlı masaları görünce hemen bir tanesine çömdüm.
masa o kadar küçüktü ki, servis olarak önümüze koydukları bakır tabaklar ve çatal - bıçaklar minnacıktı. rakı kadehleri de küçüktü ve form olarak farklıydı. güzeldi yani.
gece boyunca bizimle ilgilenen merve hanım'ın tavsiyelerine uyduk ve önümüze ne getirdiyse onları tattık. amiyane tabir ile mideye gömçürdük. başlangıçta kağıt üzerinde küçük porsiyonlar halinde servis edilen üç farklı lezzet tattık. bunların içinde adını bildiğim bir tek humus vardı. tahinliydi ve oldukça da lezzetliydi. diğerlerinin adını bilmiyorum ama biri yoğurtluydu diğeri de lahanalıydı. yoğurtlu olan ekşimsiydi ve hoş bir tadım zevki yarattı. ama lahanalı olan pek lezzetli değildi. akabinde küçük bir lavaş üzerinde servis edilen kelle söğüşlerimiz geldi. daha önce yediğim hiçbir söğüşe benzemiyordu çünkü içerisinde özel bir sosu vardı. velhasıl, o da güzeldi. ortada ise bol zeytinyağlı, üstünde koyu yeşil bitki sapları olan bir fasulye vardı. gayet başarılıydı. ek olarak bir de kaya koruğu geldi. yılların rakıcısıyımdır dostlarım ve şunu söyleyebilirim ki; hayatımda yediğim en lezzetli kaya koruğuydu.
daha sonrasında ise, arnavut ciğeri, soslu ızgara kasap sucuk ve küçücük sarılmış tadımlık bir kokoreç geldi. kokoreç mükemmel lezzetliydi. sanırım meşhur asım usta'nın kokoreçi imiş. finalde ise, cağ kebabı geldi. hayal kırıklığı yaşadığım tek lezzet de, cağ kebabı oldu. zira biraz kurumuştu ve de çok yağlıydı. beğenmedim.
konsept olarak farklı, hizmet ve lezzet olarak başarılı ve güzel bir mekan olmuş. içeride çalan müziklere pek mana yükleyemedim. özdemir erdoğan'dan gurbet'i çalıp da, peşine pink floyd'u veriştirebiliyorlar. olsun ama, o da güzel, o da değişik olmuş. farklı farklı kafalar yaşatıyor böyle çeşitlilikler.
tüm çalışanlara, özellikle de merve hanım'a tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz bize böylesi keyifli bir akşam yaşattıkları için.
dipnot: rakıyı karafakide servis ediyorlar.
dün akşam gidip de lezzetlerini tatma fırsatı bulduğum kuruçeşme lokasyonlu mekan. iki katlı bir yer olduğunu sonradan öğrendim. zira gider gitmez mekanın dışına yerleştirdikleri küçük ve tatlı masaları görünce hemen bir tanesine çömdüm.
masa o kadar küçüktü ki, servis olarak önümüze koydukları bakır tabaklar ve çatal - bıçaklar minnacıktı. rakı kadehleri de küçüktü ve form olarak farklıydı. güzeldi yani.
gece boyunca bizimle ilgilenen merve hanım'ın tavsiyelerine uyduk ve önümüze ne getirdiyse onları tattık. amiyane tabir ile mideye gömçürdük. başlangıçta kağıt üzerinde küçük porsiyonlar halinde servis edilen üç farklı lezzet tattık. bunların içinde adını bildiğim bir tek humus vardı. tahinliydi ve oldukça da lezzetliydi. diğerlerinin adını bilmiyorum ama biri yoğurtluydu diğeri de lahanalıydı. yoğurtlu olan ekşimsiydi ve hoş bir tadım zevki yarattı. ama lahanalı olan pek lezzetli değildi. akabinde küçük bir lavaş üzerinde servis edilen kelle söğüşlerimiz geldi. daha önce yediğim hiçbir söğüşe benzemiyordu çünkü içerisinde özel bir sosu vardı. velhasıl, o da güzeldi. ortada ise bol zeytinyağlı, üstünde koyu yeşil bitki sapları olan bir fasulye vardı. gayet başarılıydı. ek olarak bir de kaya koruğu geldi. yılların rakıcısıyımdır dostlarım ve şunu söyleyebilirim ki; hayatımda yediğim en lezzetli kaya koruğuydu.
daha sonrasında ise, arnavut ciğeri, soslu ızgara kasap sucuk ve küçücük sarılmış tadımlık bir kokoreç geldi. kokoreç mükemmel lezzetliydi. sanırım meşhur asım usta'nın kokoreçi imiş. finalde ise, cağ kebabı geldi. hayal kırıklığı yaşadığım tek lezzet de, cağ kebabı oldu. zira biraz kurumuştu ve de çok yağlıydı. beğenmedim.
konsept olarak farklı, hizmet ve lezzet olarak başarılı ve güzel bir mekan olmuş. içeride çalan müziklere pek mana yükleyemedim. özdemir erdoğan'dan gurbet'i çalıp da, peşine pink floyd'u veriştirebiliyorlar. olsun ama, o da güzel, o da değişik olmuş. farklı farklı kafalar yaşatıyor böyle çeşitlilikler.
tüm çalışanlara, özellikle de merve hanım'a tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz bize böylesi keyifli bir akşam yaşattıkları için.
dipnot: rakıyı karafakide servis ediyorlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar