bugün
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- badelenmiş sözlük yazarları5
- kızın size büyü yaptırdığına dair işaretler6
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum9
- ankaradaki çıkılamayan yokuş3
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi19
- aktroller7
- hangi manifest kızısın7
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz8
- ruhu iyileştiren şeyler6
- kurdun dişine alkol değmesi5
- namus takıntısı olan erkek17
- yanık tekerlek kokusu3
- hala çok güzelsin2
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi3
- evli kadınlara asılmak3
- en büyük pişmanlığınız7
- kadınların en büyük düşmanı4
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi6
- kavurmalı yumurta7
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek12
- nesrin cavadzade4
- ece irtem6
- kemalist erkekler gizli eşcinsel midir2
- türkiye avustralya maçı8
- şu an en yakınınızda bulunan cinayet aleti2
- kızımın adı 15 temmuz olsun3
- 15 haziran 2026 fildişi sahili ekvador maçı3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- dizilerde devamlılık sorunu2
- sözlük yazarlarının suları5
- avokadoya yumuşaması için yalvarmak2
- futbol8
- dunyanin en guvenli ulkesi2
- bir şeyi ararken başka bir kayıp şeyi bulmak4
- kadınsı erkek4
- renault boreal3
- namus5
- anne2
- panik atak olan psikolog2
- insan değişmez ortaya çıkar3
- ahmet3
- güzel kızların isimleri9
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı7
- yardımda bulunulan kişinin lüks harcamalar yapması4
- bar taburesinin kan dolaşımına etkisi2
- regl dönemi çirkinliği5
birkaç gün önce, farklı bir mecrada paylaşmış olduğum yazımı buraya da paylaşıyorum.
dün akşam gidip de lezzetlerini tatma fırsatı bulduğum kuruçeşme lokasyonlu mekan. iki katlı bir yer olduğunu sonradan öğrendim. zira gider gitmez mekanın dışına yerleştirdikleri küçük ve tatlı masaları görünce hemen bir tanesine çömdüm.
masa o kadar küçüktü ki, servis olarak önümüze koydukları bakır tabaklar ve çatal - bıçaklar minnacıktı. rakı kadehleri de küçüktü ve form olarak farklıydı. güzeldi yani.
gece boyunca bizimle ilgilenen merve hanım'ın tavsiyelerine uyduk ve önümüze ne getirdiyse onları tattık. amiyane tabir ile mideye gömçürdük. başlangıçta kağıt üzerinde küçük porsiyonlar halinde servis edilen üç farklı lezzet tattık. bunların içinde adını bildiğim bir tek humus vardı. tahinliydi ve oldukça da lezzetliydi. diğerlerinin adını bilmiyorum ama biri yoğurtluydu diğeri de lahanalıydı. yoğurtlu olan ekşimsiydi ve hoş bir tadım zevki yarattı. ama lahanalı olan pek lezzetli değildi. akabinde küçük bir lavaş üzerinde servis edilen kelle söğüşlerimiz geldi. daha önce yediğim hiçbir söğüşe benzemiyordu çünkü içerisinde özel bir sosu vardı. velhasıl, o da güzeldi. ortada ise bol zeytinyağlı, üstünde koyu yeşil bitki sapları olan bir fasulye vardı. gayet başarılıydı. ek olarak bir de kaya koruğu geldi. yılların rakıcısıyımdır dostlarım ve şunu söyleyebilirim ki; hayatımda yediğim en lezzetli kaya koruğuydu.
daha sonrasında ise, arnavut ciğeri, soslu ızgara kasap sucuk ve küçücük sarılmış tadımlık bir kokoreç geldi. kokoreç mükemmel lezzetliydi. sanırım meşhur asım usta'nın kokoreçi imiş. finalde ise, cağ kebabı geldi. hayal kırıklığı yaşadığım tek lezzet de, cağ kebabı oldu. zira biraz kurumuştu ve de çok yağlıydı. beğenmedim.
konsept olarak farklı, hizmet ve lezzet olarak başarılı ve güzel bir mekan olmuş. içeride çalan müziklere pek mana yükleyemedim. özdemir erdoğan'dan gurbet'i çalıp da, peşine pink floyd'u veriştirebiliyorlar. olsun ama, o da güzel, o da değişik olmuş. farklı farklı kafalar yaşatıyor böyle çeşitlilikler.
tüm çalışanlara, özellikle de merve hanım'a tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz bize böylesi keyifli bir akşam yaşattıkları için.
dipnot: rakıyı karafakide servis ediyorlar.
dün akşam gidip de lezzetlerini tatma fırsatı bulduğum kuruçeşme lokasyonlu mekan. iki katlı bir yer olduğunu sonradan öğrendim. zira gider gitmez mekanın dışına yerleştirdikleri küçük ve tatlı masaları görünce hemen bir tanesine çömdüm.
masa o kadar küçüktü ki, servis olarak önümüze koydukları bakır tabaklar ve çatal - bıçaklar minnacıktı. rakı kadehleri de küçüktü ve form olarak farklıydı. güzeldi yani.
gece boyunca bizimle ilgilenen merve hanım'ın tavsiyelerine uyduk ve önümüze ne getirdiyse onları tattık. amiyane tabir ile mideye gömçürdük. başlangıçta kağıt üzerinde küçük porsiyonlar halinde servis edilen üç farklı lezzet tattık. bunların içinde adını bildiğim bir tek humus vardı. tahinliydi ve oldukça da lezzetliydi. diğerlerinin adını bilmiyorum ama biri yoğurtluydu diğeri de lahanalıydı. yoğurtlu olan ekşimsiydi ve hoş bir tadım zevki yarattı. ama lahanalı olan pek lezzetli değildi. akabinde küçük bir lavaş üzerinde servis edilen kelle söğüşlerimiz geldi. daha önce yediğim hiçbir söğüşe benzemiyordu çünkü içerisinde özel bir sosu vardı. velhasıl, o da güzeldi. ortada ise bol zeytinyağlı, üstünde koyu yeşil bitki sapları olan bir fasulye vardı. gayet başarılıydı. ek olarak bir de kaya koruğu geldi. yılların rakıcısıyımdır dostlarım ve şunu söyleyebilirim ki; hayatımda yediğim en lezzetli kaya koruğuydu.
daha sonrasında ise, arnavut ciğeri, soslu ızgara kasap sucuk ve küçücük sarılmış tadımlık bir kokoreç geldi. kokoreç mükemmel lezzetliydi. sanırım meşhur asım usta'nın kokoreçi imiş. finalde ise, cağ kebabı geldi. hayal kırıklığı yaşadığım tek lezzet de, cağ kebabı oldu. zira biraz kurumuştu ve de çok yağlıydı. beğenmedim.
konsept olarak farklı, hizmet ve lezzet olarak başarılı ve güzel bir mekan olmuş. içeride çalan müziklere pek mana yükleyemedim. özdemir erdoğan'dan gurbet'i çalıp da, peşine pink floyd'u veriştirebiliyorlar. olsun ama, o da güzel, o da değişik olmuş. farklı farklı kafalar yaşatıyor böyle çeşitlilikler.
tüm çalışanlara, özellikle de merve hanım'a tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz bize böylesi keyifli bir akşam yaşattıkları için.
dipnot: rakıyı karafakide servis ediyorlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar