bugün
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- kemal kılıçdaroğlu7
- vozol4
- christopher nolan5
- sözlük yazarlarının tatlıları2
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- haluk levent vs serdar ortaç6
- marc cucurella3
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak5
- şehir kurma oyunları2
- sapık7
- ispanya6
- fps oyunları2
- siyonistlerin arjantin'i desteklemesi4
- benjamin netanyahu3
- merak etmemenin huzuru5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu5
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- genellemeyi şahsi almak enayiliği3
- şaka maka muhalif platform kalmaması2
- aylık 465 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- günün iddaa kuponu4
- mandy muse'nin poposu3
- bekar bir erkek olmak2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı19
- bakkala sigara almaya yollanacak yazarlar4
- futbol izleyen erkek2
- gocu nerede8
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- iş wp yazışmasında kalp atan insan2
- seksen tane entry giren sözlük yazarı3
- sözelci5
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- atlantis3
- ben dersimli kemal im2
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- cevap niteliğinde entry giren yazarlar2
- duşta akla gelen şeyi çıkınca umutmak2
- helin elveren3
- allah varsa beni milli yapsın6
- arjantin7
- iş beğenmiyolarsa neden fazla kurye var3
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver2
- siyah carlsberg3
- memduh başgan2
- oğuzhan uğur8
- bir kadının en güzel bölgesi13
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- carlsberg2
- karaburun4
"sarı lacivert" ile "siyah beyaz"ın kadıköydeki büyük randevusu...
başlıkla ilgili entryleri okurken dikktatimi çeken şeylerden birisi de her zamanki "ekikiki fenerin kızlığını bozduk, japon bayrağı eğüğü, kızınızı almaya geldik zuhaha" muhabbetleri oldu. bu tarz yüzeysel yaklaşımlar bana sorarsanız hiç bir takım taraftarına yakışmıyor. sporun dostluk, barış ve kardeşlik olduğunu ve rekabetin dozajının cıvıklaşmaması gerektiğini anlamak istemeyen arkadaşlar zaten bu tarz konuşmalara hep devam edecekler. ciddi yorumlara ise (benim saygı duyduğum gibi) umarım herkes saygı duyuyordur.
iki takımı konuşmak gerekirse takımım fenerbahçe son iki lig maçını alexsiz kazandı ama futbolun hücum yönünde bana sorarsanız gerçek anlamda ortaya bir şey koyamadı. galatasaray maçında neredeyse bir tek organize atak geliştirebildik. (emre'nin süper pasına guiza'nın topu moda taraflarındaki çay bahçelerine vurması) gollerin hemen hepsinde duran topların ve galatasaray'ın savunma hatalarının payı vardı. şu yazdığıma ben de inanamıyorum ama büyük üstat(!) hıncal'a bu konuda katılıyorum maalesef. ankaraspor maçında ise golleri yine duran toplardan bulduk. yani alex olmadan maç içinde kolay pozisyona giremiyor fenerbahçe, bana sorarsanız. bu maçta ise alex'in oynayıp oynamayacağını bilmiyorum fakat emre'nin form durumu önem teşkil ediyor. alex'in oynamaması halinde buyuk ihtimal emre onun görevini üstlenecek. ama şu anda kapasitesi 90 dakikayı çıkartabilecek düzeyde değil. aragonesin kafasında alex'in yerine deivid de düşünülüyor olabilir. yorum yapmak zor.
beşiktaş ise son maçını tek kale oynayıp berabere kaldı. ama mustafa hoca'nın gelişiyle iyi bir hava yakaladıkları da gerçek. her ne kadar mustafa hoca'yla oynadıkları beş lig maçında yedi puan kaybetmiş olsalar da bana göre umut vaadeden bir futbol oynuyorlar. takımın en büyük problemi keşke fener'de de olsa dedirtecek cinsten: nobre mi bobo mu? ya da her ikisi mi? ikinci sorun ise gökhan zan. bence gökhan hiç bir zaman iyi bir defans oyuncusu olamadı. daha doğrusu beşiktaş'a geldiğinden beri futbolunun üzerine bir şeyler koyamadı. oldukça istikrarsız ve sık sakatlanan bir futbolcu olması da cabası.
beşiktaş'ın duran top savunmasının bu maçın kaderini tayin edeceğini düşünüyorum ben. zira fenerim onsekizin oralarda tıkanıyor.
umarım futbolcular oyunu çirkinleştirmezler. elle oynamalar, kendini yere bırakmalar; kısacası emek hırsızlığı olmasın diyorum yani. hakem de böylece rahat bir maç yönetir. kimse gerilmez.
temennim hakedenin kazanması. umarım fenerbahçe hak eder.
başlıkla ilgili entryleri okurken dikktatimi çeken şeylerden birisi de her zamanki "ekikiki fenerin kızlığını bozduk, japon bayrağı eğüğü, kızınızı almaya geldik zuhaha" muhabbetleri oldu. bu tarz yüzeysel yaklaşımlar bana sorarsanız hiç bir takım taraftarına yakışmıyor. sporun dostluk, barış ve kardeşlik olduğunu ve rekabetin dozajının cıvıklaşmaması gerektiğini anlamak istemeyen arkadaşlar zaten bu tarz konuşmalara hep devam edecekler. ciddi yorumlara ise (benim saygı duyduğum gibi) umarım herkes saygı duyuyordur.
iki takımı konuşmak gerekirse takımım fenerbahçe son iki lig maçını alexsiz kazandı ama futbolun hücum yönünde bana sorarsanız gerçek anlamda ortaya bir şey koyamadı. galatasaray maçında neredeyse bir tek organize atak geliştirebildik. (emre'nin süper pasına guiza'nın topu moda taraflarındaki çay bahçelerine vurması) gollerin hemen hepsinde duran topların ve galatasaray'ın savunma hatalarının payı vardı. şu yazdığıma ben de inanamıyorum ama büyük üstat(!) hıncal'a bu konuda katılıyorum maalesef. ankaraspor maçında ise golleri yine duran toplardan bulduk. yani alex olmadan maç içinde kolay pozisyona giremiyor fenerbahçe, bana sorarsanız. bu maçta ise alex'in oynayıp oynamayacağını bilmiyorum fakat emre'nin form durumu önem teşkil ediyor. alex'in oynamaması halinde buyuk ihtimal emre onun görevini üstlenecek. ama şu anda kapasitesi 90 dakikayı çıkartabilecek düzeyde değil. aragonesin kafasında alex'in yerine deivid de düşünülüyor olabilir. yorum yapmak zor.
beşiktaş ise son maçını tek kale oynayıp berabere kaldı. ama mustafa hoca'nın gelişiyle iyi bir hava yakaladıkları da gerçek. her ne kadar mustafa hoca'yla oynadıkları beş lig maçında yedi puan kaybetmiş olsalar da bana göre umut vaadeden bir futbol oynuyorlar. takımın en büyük problemi keşke fener'de de olsa dedirtecek cinsten: nobre mi bobo mu? ya da her ikisi mi? ikinci sorun ise gökhan zan. bence gökhan hiç bir zaman iyi bir defans oyuncusu olamadı. daha doğrusu beşiktaş'a geldiğinden beri futbolunun üzerine bir şeyler koyamadı. oldukça istikrarsız ve sık sakatlanan bir futbolcu olması da cabası.
beşiktaş'ın duran top savunmasının bu maçın kaderini tayin edeceğini düşünüyorum ben. zira fenerim onsekizin oralarda tıkanıyor.
umarım futbolcular oyunu çirkinleştirmezler. elle oynamalar, kendini yere bırakmalar; kısacası emek hırsızlığı olmasın diyorum yani. hakem de böylece rahat bir maç yönetir. kimse gerilmez.
temennim hakedenin kazanması. umarım fenerbahçe hak eder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar