bugün
- yoğurt mayalayan kızı üzmek10
- nervio burak demirbilek evliliği14
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- ioçk9
- hakkımda bilmeniz gerekenler15
- nohut yaptım nası olmuş5
- yorgun mermi vs nervio12
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası5
- arkadaşlar çabuk bakın8
- koala'nın bu hayatı yaşamaması5
- uludağ sözlük discord grubu10
- uludağ sözlük partisi8
- giden gider5
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- ben gidiyorum4
- filenin sultanları3
- börekitas2
- sıfır bir gökhan abi2
- limonlu makarna9
- diamond bosphorus16
- testo taylan true ziyareti2
- yolluk2
- birader ne demek10
- makarna abartılmış balon bir yemektir3
- yeni parti46
- aykolik'in hiç yaşlanmaması4
- çocuk olmanın çok güzel olması3
- tai lung18
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- traktörü olan yazarlar7
- kitap önerir misiniz7
- ismet gürbüz10
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- nervio'nun ayaklarının ters olması6
- kız nick altı meriçleri12
- bir kadına itaat etmekten zevk almak4
- gocu meriç7
- artık bilgi içerikli entryleri tek tek okuyacağım6
- mentollü sigara3
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- en sevilen yemek2
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- baş meriç7
- sozlugun hafizasi6
- sözlüğe bilgi içerikli entry girmek6
- kılıçdaroğlu'nun malı götürenler sözü4
- mehdi beklentisi5
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
yıllardır sürdürdürdükleri iç siyaseti gözlemleme yeteneği olan hepimizin bildiği fakat çok fazla üzerinde durmadığımız gerçektir. evvela akp makyavelist bir fikir yapısını şiar edinmiş bir partidir. diyeceksiniz ki siyaset dediğimiz kavramın nüvesinde zaten bu çıkarcılık yok mu? tabii ki var fakat bunu bu derece gözümüze sokan bir başka parti olmamıştı bugüne kadar. aslında benim üzüldüğüm nokta bu toplum gözlemini harikulade şekilde gerçekleştiren bu danışmanlığın bu think tank in, ülke yararına iç ve dış politika üretiminde değil de parti ve oyların muhafazası noktasında kullanılmasıdır. yahu bariz bir örnek vereyim hepimizin iyi bildiği. en yandaşların dahi malumu olduğu üzere 17 yıllık iktidar süresince feto ile hükümetin birlikteliği şu götürmez bir gerçek iken, feto yargılamaları sürecinden günümüze kadar hükumet kanallarının ağız birliği etmişçesine kendisi ve ortağı mhp hariç diğer tüm partileri fetoculukla ilişkilendirmesi algısı bile başlı başına, siyasi etiği ve ülkenin kutuplaşacak olması gerçeğini bi kenara bırakıyorum, muazzam bir taktik değil miydi?
çünkü neden bu taktik tutar? kendi tabanının önemli bir kısmının ne deseler inanacak ölçüde kör cahil olması ve tabanın korkutularak yeni bir düşman yaratma çabası. düşman sürekli olmalı ki kitleler konsolide edilebilsin. bilhassa son seçim sürecinde belediyecilikle hiçbir ilgisi olmamasına karşın sürekli 'illet' 'zillet' vs bekayı savunan bloklarını milletin zihnine nakşetmeleri de bu sebepten. çünkü biliyorlar ki bu ülkenin muhalif partilerinin başındaki basiretsiz insanlar bu tip bir atakta ard arda kaybettikleri ve kazanma şansı buldukları bu seçimde savunmaya geçeceklerdir. sırf seçim sürecindeki oy kaygılarından dolayı uzlaşmacı, saldırgan olmayan dil tercih etme takıntılarından ötürü. bu durumu çok iyi analiz eden akp think tankçileri evet belki seçimin büyük illerde kaybedilmesine mani olamadılar(ki bence kaybetmeleri win win bir durumdu akp için bu ekonomik krizde) ama diğer yandan milletin hafızasına bu kavramları yerleştirip kendilerinden başka oluşumların feto tehlikesini yeniden alevlendirebileceği, bu illeti tekrardan milletin başına bela edebilecekleri algısını yerleştirdiler, gelecek genel seçime yatırım yaptılar.
bunun gibi binlerce örnek bulunabilir bu savımı destekleyen. lakin dikkatini çekmek istediğim konu başta da belirttiğim gibi siyasi başarı elde etmenin, memleket için başarılar elde etmekten bu derece öne konuluşu bana son yılların popüler dizisi house of cards gerçekliğiyle yaşadığımızı hatırlattı. bir gün bu ülkenin başına, kendi siyasi çıkarlarından önce milletinin çıkarlarını koyacak insanlar gelmesi dileğiyle.. (böylesi yok demeyin kalbinizi kırarım adnan kahveciler yetiştirir bu millet ben inanıyorum).
çünkü neden bu taktik tutar? kendi tabanının önemli bir kısmının ne deseler inanacak ölçüde kör cahil olması ve tabanın korkutularak yeni bir düşman yaratma çabası. düşman sürekli olmalı ki kitleler konsolide edilebilsin. bilhassa son seçim sürecinde belediyecilikle hiçbir ilgisi olmamasına karşın sürekli 'illet' 'zillet' vs bekayı savunan bloklarını milletin zihnine nakşetmeleri de bu sebepten. çünkü biliyorlar ki bu ülkenin muhalif partilerinin başındaki basiretsiz insanlar bu tip bir atakta ard arda kaybettikleri ve kazanma şansı buldukları bu seçimde savunmaya geçeceklerdir. sırf seçim sürecindeki oy kaygılarından dolayı uzlaşmacı, saldırgan olmayan dil tercih etme takıntılarından ötürü. bu durumu çok iyi analiz eden akp think tankçileri evet belki seçimin büyük illerde kaybedilmesine mani olamadılar(ki bence kaybetmeleri win win bir durumdu akp için bu ekonomik krizde) ama diğer yandan milletin hafızasına bu kavramları yerleştirip kendilerinden başka oluşumların feto tehlikesini yeniden alevlendirebileceği, bu illeti tekrardan milletin başına bela edebilecekleri algısını yerleştirdiler, gelecek genel seçime yatırım yaptılar.
bunun gibi binlerce örnek bulunabilir bu savımı destekleyen. lakin dikkatini çekmek istediğim konu başta da belirttiğim gibi siyasi başarı elde etmenin, memleket için başarılar elde etmekten bu derece öne konuluşu bana son yılların popüler dizisi house of cards gerçekliğiyle yaşadığımızı hatırlattı. bir gün bu ülkenin başına, kendi siyasi çıkarlarından önce milletinin çıkarlarını koyacak insanlar gelmesi dileğiyle.. (böylesi yok demeyin kalbinizi kırarım adnan kahveciler yetiştirir bu millet ben inanıyorum).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar