bugün
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler8
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması14
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat39
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı7
- filiz ankara piyale barilla pastavila mutlu arbela2
- iran da şahı da humeyni'yi de biz getirdik3
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız9
- 10 şehirde basın özgürlüğü yürüyüşleri2
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- yılmaz erdoğan6
- israil de eski generalin netanyahu planı2
- şu an ne isterdin14
- cep telefonu26
- nokia22
- ekonomi6
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- çocukluk arkadaşlığı7
- görükle'deki benzin istasyonundaki market2
- sabah programları3
- tuvalet kağıdını ters takanlar ruh hastası mı2
- soner sarıkabadayı3
- azrail'in görüldüğü an4
- engin altan düzyatan3
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- ığdır'ın baş harfi ığdır2
- en güzel öpüşme sahnesi2
- devlet bahçeli4
- cadılar bayramında cadı kesmek3
- sosyal medyadaki hastalıklı zihniyet2
- melike öcalan2
- yulaf lapası vs tost11
- açım aç9
- batı şeria2
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- recep ivedik 82
- herkes nerde4
- bir beden küçük kıyafet almak7
- güneşli bir günde insanın evde oturma nedenleri3
- iran2
- fon vurgunu54
- karpuzcu liboş3
- dinlerin evrensel olmaması3
- galatasaray vs akp13
- edep sen ne güzel şeysin6
- from gold from dust34
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- kaçak çay18
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- mustafa sarıgül pornosu5
yıllardır sürdürdürdükleri iç siyaseti gözlemleme yeteneği olan hepimizin bildiği fakat çok fazla üzerinde durmadığımız gerçektir. evvela akp makyavelist bir fikir yapısını şiar edinmiş bir partidir. diyeceksiniz ki siyaset dediğimiz kavramın nüvesinde zaten bu çıkarcılık yok mu? tabii ki var fakat bunu bu derece gözümüze sokan bir başka parti olmamıştı bugüne kadar. aslında benim üzüldüğüm nokta bu toplum gözlemini harikulade şekilde gerçekleştiren bu danışmanlığın bu think tank in, ülke yararına iç ve dış politika üretiminde değil de parti ve oyların muhafazası noktasında kullanılmasıdır. yahu bariz bir örnek vereyim hepimizin iyi bildiği. en yandaşların dahi malumu olduğu üzere 17 yıllık iktidar süresince feto ile hükümetin birlikteliği şu götürmez bir gerçek iken, feto yargılamaları sürecinden günümüze kadar hükumet kanallarının ağız birliği etmişçesine kendisi ve ortağı mhp hariç diğer tüm partileri fetoculukla ilişkilendirmesi algısı bile başlı başına, siyasi etiği ve ülkenin kutuplaşacak olması gerçeğini bi kenara bırakıyorum, muazzam bir taktik değil miydi?
çünkü neden bu taktik tutar? kendi tabanının önemli bir kısmının ne deseler inanacak ölçüde kör cahil olması ve tabanın korkutularak yeni bir düşman yaratma çabası. düşman sürekli olmalı ki kitleler konsolide edilebilsin. bilhassa son seçim sürecinde belediyecilikle hiçbir ilgisi olmamasına karşın sürekli 'illet' 'zillet' vs bekayı savunan bloklarını milletin zihnine nakşetmeleri de bu sebepten. çünkü biliyorlar ki bu ülkenin muhalif partilerinin başındaki basiretsiz insanlar bu tip bir atakta ard arda kaybettikleri ve kazanma şansı buldukları bu seçimde savunmaya geçeceklerdir. sırf seçim sürecindeki oy kaygılarından dolayı uzlaşmacı, saldırgan olmayan dil tercih etme takıntılarından ötürü. bu durumu çok iyi analiz eden akp think tankçileri evet belki seçimin büyük illerde kaybedilmesine mani olamadılar(ki bence kaybetmeleri win win bir durumdu akp için bu ekonomik krizde) ama diğer yandan milletin hafızasına bu kavramları yerleştirip kendilerinden başka oluşumların feto tehlikesini yeniden alevlendirebileceği, bu illeti tekrardan milletin başına bela edebilecekleri algısını yerleştirdiler, gelecek genel seçime yatırım yaptılar.
bunun gibi binlerce örnek bulunabilir bu savımı destekleyen. lakin dikkatini çekmek istediğim konu başta da belirttiğim gibi siyasi başarı elde etmenin, memleket için başarılar elde etmekten bu derece öne konuluşu bana son yılların popüler dizisi house of cards gerçekliğiyle yaşadığımızı hatırlattı. bir gün bu ülkenin başına, kendi siyasi çıkarlarından önce milletinin çıkarlarını koyacak insanlar gelmesi dileğiyle.. (böylesi yok demeyin kalbinizi kırarım adnan kahveciler yetiştirir bu millet ben inanıyorum).
çünkü neden bu taktik tutar? kendi tabanının önemli bir kısmının ne deseler inanacak ölçüde kör cahil olması ve tabanın korkutularak yeni bir düşman yaratma çabası. düşman sürekli olmalı ki kitleler konsolide edilebilsin. bilhassa son seçim sürecinde belediyecilikle hiçbir ilgisi olmamasına karşın sürekli 'illet' 'zillet' vs bekayı savunan bloklarını milletin zihnine nakşetmeleri de bu sebepten. çünkü biliyorlar ki bu ülkenin muhalif partilerinin başındaki basiretsiz insanlar bu tip bir atakta ard arda kaybettikleri ve kazanma şansı buldukları bu seçimde savunmaya geçeceklerdir. sırf seçim sürecindeki oy kaygılarından dolayı uzlaşmacı, saldırgan olmayan dil tercih etme takıntılarından ötürü. bu durumu çok iyi analiz eden akp think tankçileri evet belki seçimin büyük illerde kaybedilmesine mani olamadılar(ki bence kaybetmeleri win win bir durumdu akp için bu ekonomik krizde) ama diğer yandan milletin hafızasına bu kavramları yerleştirip kendilerinden başka oluşumların feto tehlikesini yeniden alevlendirebileceği, bu illeti tekrardan milletin başına bela edebilecekleri algısını yerleştirdiler, gelecek genel seçime yatırım yaptılar.
bunun gibi binlerce örnek bulunabilir bu savımı destekleyen. lakin dikkatini çekmek istediğim konu başta da belirttiğim gibi siyasi başarı elde etmenin, memleket için başarılar elde etmekten bu derece öne konuluşu bana son yılların popüler dizisi house of cards gerçekliğiyle yaşadığımızı hatırlattı. bir gün bu ülkenin başına, kendi siyasi çıkarlarından önce milletinin çıkarlarını koyacak insanlar gelmesi dileğiyle.. (böylesi yok demeyin kalbinizi kırarım adnan kahveciler yetiştirir bu millet ben inanıyorum).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar