bugün
- sözlük kızlarının kekleri14
- sözlük kızları dertleşiyor3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- dantelli sütyen takan erkek3
- ölümden korkuyor musunuz17
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak7
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- artı oy alamama krizine girmek3
- ghost rider5
- seninleyken kendim olabiliyorum6
- illüminati ve grup sex ayinleri3
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- yesene beni diyen kız5
- sabahları sevilen şeyler10
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- sözlük yazarları istanbul'un fethine katilsalardi3
- yanlış karaya çıkan recep ivedik2
- akçe2
- benim babamın siki kutu kola gibidir5
- sözlükte ne değişti6
- zalbert ramstein8
- yahudi düşmanlığı4
- ben basit bir insanım5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı5
- intihar düşüncesi6
- sudekiray2
- uludağ itiraf18
- cumartesi kahvaltısı5
- amerikan küfürleri3
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- flört etmeyen liberter öğretmen4
- sözlüğe resim yüklenememesi3
- aşk6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- palamut4
- queen feristah15
- keki haddinden fazla kabaran kadın2
- evliliği zorlaştırmak3
- vombatların kakasının küp şeklinde olması2
- tulumba tatlısı6
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- hava su ateş toprak3
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu39
- anneanne3
- hafızayı sildirmek7
- insan olmaya ceyrek kala11
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
Jura dönemi 50 milyon yıl sürmüş ve çok kısa bir dönemde sona ermiştir. Günümüze en yakın büyük toplu yok oluş ise 66 milyon yıl önce gerçekleşen Kratese-Paleosen yok oluşudur. Bu yok oluş uçamayan dinozorların da ortadan kalkmasına neden olduğu için ilgi çekicidir. Sadece dinozorların değil hayvan ve bitki türlerinin dörtte üçünün yok olmasına neden olmuştur. Çok kısa sürede gerçekleşen bu toplu yok oluş 2010 yılına kadar özellikle “Dinozorlar nasıl yok oldu?” sorusuyla merak uyandırmış, pek çok tartışmanın konusu olmuştur. Ansızın yayılan etkili bir salgın hastalık, yoğun volkanik aktiviteler ve asteroit çarpması bu tartışmalarda en çok gündeme gelen nedenlerdir. Bunların en dikkat çekeni asteroit çarpmasıdır.
aslında jura döneminden yokolan canlılara baktığımızda genel itibari ile dev canlılar olduğu gözlemlenmektedir.
bitkiler, dinazorlar hatta böcekler ve deniz canlıları bile. yokoluşun ise çok kısa sürede olması ani bir olayın gerçekleşmesi ile mümkün gözükmektedir. burada söylenilen tezlerden daha farklı bir açıyla konuya bakalım.
biliyorsunuz ki dünya her zaman bu kadar büyük değildi. hatta dünyanın her yerinde bulunan ve bizlerce çok kullanılan demir madeni, ancak dev yapılı güneşlerin çekirdeklerinde oluşabilmekte ve supernovalar ile patlayan güneşlerden gelen astroidler ile dünyanı kabuğuna kaynamakla ancak şu anki durumda olabilmektedir.
yani bugün bindiğiniz arabalar bir zamanlar evrenin herhangi bir yerinde bir güneşin çekirdeğinde idi.
şimdi asıl mevzumuzu belli edelim; kütle çekimi.
kütle çekimi her zaman bugünkü gibi 9,81 değildi. bu kademeli olarak artış göstermiştir. dünya ilk oluşumlarına 4.5 milyar yıl önce etrafındaki tozları ve astroidleri toplayarak başladı. ilk zamanlar ay kadar bile kütle çekimi yoktu. bu durumda oluşan canlıların şimdiye göre dev karakterli olması da normal karşılanabilir. asıl can alıcı nokta ise dinazorların biyolojisi inceleyen biilim adamlarının, dinazorların şu anki zamanda yaşasaydı, kas ve iskelet sisteminin onları taşıyabilecek güçte olmayacağı idi. hatta bunun dışında 30 tonu bulan ağırlıkları ile çoğu zeminin bile bu canlıları taşıyamayacağı belirtilmektedir.
aslında bakıldığında bu incelemelerin hepsi bugünkü kütle çekim gücüne göredir.
ayda kütle çekim sabiti 6,67 iken dünyada 9,81dir. dünyadaki 100 kglık bir ağırlık ise ayda ancak 16.6 kg gelecektir. Kütle çekim sabitleri arasındaki bu 3,14lük fark bu derece yüksek bir kütle çekim farkına yol açmaktadır. diğer bir örnek ise şu anki kütle çekim kuvveti 9,81 değili 10,31 oldu diyelim. Bu durumda ise tüm binalar yıkılacak, köprüler, barajlar çökecek, birçok büyük kuş türü uçamayacak, denizdeki balina köpekbalığı gibi ve fil gergedan gibi büyük kütleli canlılar yaşayamayacaktır. insanlar bile ortalama 30 cm kadar kısalacak ve daha kısa ve geniş bir yapıya sahip olacaktır.
demem o ki; jura dönemindeki kütle çekim ile bugünkü kütle çekim gücünün aynı olmadığı, bugünkü kütle çekiminden ise az olduğunu düşünmekteyim.
bunun sebebi ise zannedildiği gibi 1 adet dev bir meteor olmaması, binlerce, belkide milyonlarca irili ufaklı meteorların dünyaya yağmasıyla dünyanın kütle artışı veyahut dünyaya çarpan tek bir meteorun dünyanın dönüş hızına etki ederek, merkez kaç kuvvetinin etkisinin azaltılmasıyla kütle çekimin artışına neden olması olabilir.
bundan ötürü de tüm kütleli canlılar ve bu canlılar ile kilitli ortak yaşamı olan canlıların yokolmuş olmaları gayet olasıdır.
aslında jura döneminden yokolan canlılara baktığımızda genel itibari ile dev canlılar olduğu gözlemlenmektedir.
bitkiler, dinazorlar hatta böcekler ve deniz canlıları bile. yokoluşun ise çok kısa sürede olması ani bir olayın gerçekleşmesi ile mümkün gözükmektedir. burada söylenilen tezlerden daha farklı bir açıyla konuya bakalım.
biliyorsunuz ki dünya her zaman bu kadar büyük değildi. hatta dünyanın her yerinde bulunan ve bizlerce çok kullanılan demir madeni, ancak dev yapılı güneşlerin çekirdeklerinde oluşabilmekte ve supernovalar ile patlayan güneşlerden gelen astroidler ile dünyanı kabuğuna kaynamakla ancak şu anki durumda olabilmektedir.
yani bugün bindiğiniz arabalar bir zamanlar evrenin herhangi bir yerinde bir güneşin çekirdeğinde idi.
şimdi asıl mevzumuzu belli edelim; kütle çekimi.
kütle çekimi her zaman bugünkü gibi 9,81 değildi. bu kademeli olarak artış göstermiştir. dünya ilk oluşumlarına 4.5 milyar yıl önce etrafındaki tozları ve astroidleri toplayarak başladı. ilk zamanlar ay kadar bile kütle çekimi yoktu. bu durumda oluşan canlıların şimdiye göre dev karakterli olması da normal karşılanabilir. asıl can alıcı nokta ise dinazorların biyolojisi inceleyen biilim adamlarının, dinazorların şu anki zamanda yaşasaydı, kas ve iskelet sisteminin onları taşıyabilecek güçte olmayacağı idi. hatta bunun dışında 30 tonu bulan ağırlıkları ile çoğu zeminin bile bu canlıları taşıyamayacağı belirtilmektedir.
aslında bakıldığında bu incelemelerin hepsi bugünkü kütle çekim gücüne göredir.
ayda kütle çekim sabiti 6,67 iken dünyada 9,81dir. dünyadaki 100 kglık bir ağırlık ise ayda ancak 16.6 kg gelecektir. Kütle çekim sabitleri arasındaki bu 3,14lük fark bu derece yüksek bir kütle çekim farkına yol açmaktadır. diğer bir örnek ise şu anki kütle çekim kuvveti 9,81 değili 10,31 oldu diyelim. Bu durumda ise tüm binalar yıkılacak, köprüler, barajlar çökecek, birçok büyük kuş türü uçamayacak, denizdeki balina köpekbalığı gibi ve fil gergedan gibi büyük kütleli canlılar yaşayamayacaktır. insanlar bile ortalama 30 cm kadar kısalacak ve daha kısa ve geniş bir yapıya sahip olacaktır.
demem o ki; jura dönemindeki kütle çekim ile bugünkü kütle çekim gücünün aynı olmadığı, bugünkü kütle çekiminden ise az olduğunu düşünmekteyim.
bunun sebebi ise zannedildiği gibi 1 adet dev bir meteor olmaması, binlerce, belkide milyonlarca irili ufaklı meteorların dünyaya yağmasıyla dünyanın kütle artışı veyahut dünyaya çarpan tek bir meteorun dünyanın dönüş hızına etki ederek, merkez kaç kuvvetinin etkisinin azaltılmasıyla kütle çekimin artışına neden olması olabilir.
bundan ötürü de tüm kütleli canlılar ve bu canlılar ile kilitli ortak yaşamı olan canlıların yokolmuş olmaları gayet olasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar