bugün
- aleksey batrakov21
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı16
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- queen ravennanın aşırı güzel olması12
- durkheimın intihar teorisi6
- dedenize sahip çıkar mısınız5
- tanımadığı kadına tokat atan adam15
- atatürk düşmanı5
- yagmurcu çık açıkla10
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- sözlük dedeleri6
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- cevheri güven4
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak2
- kablosuz mouse13
- arap götü9
- takımınızın maçını izlemek istediğiniz yazarlar3
- susualsuspects4
- iskilipli atıf hoca20
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı23
- otistik bir insanla sohbet etmek4
- ünal erkan2
- öylesine bir şeyler yaz3
- kadınlar3
- nükleer bomba2
- yazarların akşama dair planları7
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- kale3112 tarzı entry girmek8
- doların 50 tl olması7
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- ismeti çekemeyen yazar2
- favlayan yazarın asıl amacı12
- ismet gürbüz'ün adam gibi adam olması2
- camgöz balık ekmek4
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- sözlük kürdü55
- 99 lu sevgiliye güz gülleri kaseti hediye etmek4
- tren4
- kırıkkaleli olmak istemek4
- savcı esra2
- topla topla topla3
- birazdan maç var2
- valla en güzeli hangisi bilmem2
- yalikazigi2
- gina caranonun iyi bir insan olması2
- true niye hala çaylak5
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
Jura dönemi 50 milyon yıl sürmüş ve çok kısa bir dönemde sona ermiştir. Günümüze en yakın büyük toplu yok oluş ise 66 milyon yıl önce gerçekleşen Kratese-Paleosen yok oluşudur. Bu yok oluş uçamayan dinozorların da ortadan kalkmasına neden olduğu için ilgi çekicidir. Sadece dinozorların değil hayvan ve bitki türlerinin dörtte üçünün yok olmasına neden olmuştur. Çok kısa sürede gerçekleşen bu toplu yok oluş 2010 yılına kadar özellikle “Dinozorlar nasıl yok oldu?” sorusuyla merak uyandırmış, pek çok tartışmanın konusu olmuştur. Ansızın yayılan etkili bir salgın hastalık, yoğun volkanik aktiviteler ve asteroit çarpması bu tartışmalarda en çok gündeme gelen nedenlerdir. Bunların en dikkat çekeni asteroit çarpmasıdır.
aslında jura döneminden yokolan canlılara baktığımızda genel itibari ile dev canlılar olduğu gözlemlenmektedir.
bitkiler, dinazorlar hatta böcekler ve deniz canlıları bile. yokoluşun ise çok kısa sürede olması ani bir olayın gerçekleşmesi ile mümkün gözükmektedir. burada söylenilen tezlerden daha farklı bir açıyla konuya bakalım.
biliyorsunuz ki dünya her zaman bu kadar büyük değildi. hatta dünyanın her yerinde bulunan ve bizlerce çok kullanılan demir madeni, ancak dev yapılı güneşlerin çekirdeklerinde oluşabilmekte ve supernovalar ile patlayan güneşlerden gelen astroidler ile dünyanı kabuğuna kaynamakla ancak şu anki durumda olabilmektedir.
yani bugün bindiğiniz arabalar bir zamanlar evrenin herhangi bir yerinde bir güneşin çekirdeğinde idi.
şimdi asıl mevzumuzu belli edelim; kütle çekimi.
kütle çekimi her zaman bugünkü gibi 9,81 değildi. bu kademeli olarak artış göstermiştir. dünya ilk oluşumlarına 4.5 milyar yıl önce etrafındaki tozları ve astroidleri toplayarak başladı. ilk zamanlar ay kadar bile kütle çekimi yoktu. bu durumda oluşan canlıların şimdiye göre dev karakterli olması da normal karşılanabilir. asıl can alıcı nokta ise dinazorların biyolojisi inceleyen biilim adamlarının, dinazorların şu anki zamanda yaşasaydı, kas ve iskelet sisteminin onları taşıyabilecek güçte olmayacağı idi. hatta bunun dışında 30 tonu bulan ağırlıkları ile çoğu zeminin bile bu canlıları taşıyamayacağı belirtilmektedir.
aslında bakıldığında bu incelemelerin hepsi bugünkü kütle çekim gücüne göredir.
ayda kütle çekim sabiti 6,67 iken dünyada 9,81dir. dünyadaki 100 kglık bir ağırlık ise ayda ancak 16.6 kg gelecektir. Kütle çekim sabitleri arasındaki bu 3,14lük fark bu derece yüksek bir kütle çekim farkına yol açmaktadır. diğer bir örnek ise şu anki kütle çekim kuvveti 9,81 değili 10,31 oldu diyelim. Bu durumda ise tüm binalar yıkılacak, köprüler, barajlar çökecek, birçok büyük kuş türü uçamayacak, denizdeki balina köpekbalığı gibi ve fil gergedan gibi büyük kütleli canlılar yaşayamayacaktır. insanlar bile ortalama 30 cm kadar kısalacak ve daha kısa ve geniş bir yapıya sahip olacaktır.
demem o ki; jura dönemindeki kütle çekim ile bugünkü kütle çekim gücünün aynı olmadığı, bugünkü kütle çekiminden ise az olduğunu düşünmekteyim.
bunun sebebi ise zannedildiği gibi 1 adet dev bir meteor olmaması, binlerce, belkide milyonlarca irili ufaklı meteorların dünyaya yağmasıyla dünyanın kütle artışı veyahut dünyaya çarpan tek bir meteorun dünyanın dönüş hızına etki ederek, merkez kaç kuvvetinin etkisinin azaltılmasıyla kütle çekimin artışına neden olması olabilir.
bundan ötürü de tüm kütleli canlılar ve bu canlılar ile kilitli ortak yaşamı olan canlıların yokolmuş olmaları gayet olasıdır.
aslında jura döneminden yokolan canlılara baktığımızda genel itibari ile dev canlılar olduğu gözlemlenmektedir.
bitkiler, dinazorlar hatta böcekler ve deniz canlıları bile. yokoluşun ise çok kısa sürede olması ani bir olayın gerçekleşmesi ile mümkün gözükmektedir. burada söylenilen tezlerden daha farklı bir açıyla konuya bakalım.
biliyorsunuz ki dünya her zaman bu kadar büyük değildi. hatta dünyanın her yerinde bulunan ve bizlerce çok kullanılan demir madeni, ancak dev yapılı güneşlerin çekirdeklerinde oluşabilmekte ve supernovalar ile patlayan güneşlerden gelen astroidler ile dünyanı kabuğuna kaynamakla ancak şu anki durumda olabilmektedir.
yani bugün bindiğiniz arabalar bir zamanlar evrenin herhangi bir yerinde bir güneşin çekirdeğinde idi.
şimdi asıl mevzumuzu belli edelim; kütle çekimi.
kütle çekimi her zaman bugünkü gibi 9,81 değildi. bu kademeli olarak artış göstermiştir. dünya ilk oluşumlarına 4.5 milyar yıl önce etrafındaki tozları ve astroidleri toplayarak başladı. ilk zamanlar ay kadar bile kütle çekimi yoktu. bu durumda oluşan canlıların şimdiye göre dev karakterli olması da normal karşılanabilir. asıl can alıcı nokta ise dinazorların biyolojisi inceleyen biilim adamlarının, dinazorların şu anki zamanda yaşasaydı, kas ve iskelet sisteminin onları taşıyabilecek güçte olmayacağı idi. hatta bunun dışında 30 tonu bulan ağırlıkları ile çoğu zeminin bile bu canlıları taşıyamayacağı belirtilmektedir.
aslında bakıldığında bu incelemelerin hepsi bugünkü kütle çekim gücüne göredir.
ayda kütle çekim sabiti 6,67 iken dünyada 9,81dir. dünyadaki 100 kglık bir ağırlık ise ayda ancak 16.6 kg gelecektir. Kütle çekim sabitleri arasındaki bu 3,14lük fark bu derece yüksek bir kütle çekim farkına yol açmaktadır. diğer bir örnek ise şu anki kütle çekim kuvveti 9,81 değili 10,31 oldu diyelim. Bu durumda ise tüm binalar yıkılacak, köprüler, barajlar çökecek, birçok büyük kuş türü uçamayacak, denizdeki balina köpekbalığı gibi ve fil gergedan gibi büyük kütleli canlılar yaşayamayacaktır. insanlar bile ortalama 30 cm kadar kısalacak ve daha kısa ve geniş bir yapıya sahip olacaktır.
demem o ki; jura dönemindeki kütle çekim ile bugünkü kütle çekim gücünün aynı olmadığı, bugünkü kütle çekiminden ise az olduğunu düşünmekteyim.
bunun sebebi ise zannedildiği gibi 1 adet dev bir meteor olmaması, binlerce, belkide milyonlarca irili ufaklı meteorların dünyaya yağmasıyla dünyanın kütle artışı veyahut dünyaya çarpan tek bir meteorun dünyanın dönüş hızına etki ederek, merkez kaç kuvvetinin etkisinin azaltılmasıyla kütle çekimin artışına neden olması olabilir.
bundan ötürü de tüm kütleli canlılar ve bu canlılar ile kilitli ortak yaşamı olan canlıların yokolmuş olmaları gayet olasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar