bugün
- yoğurt mayalayan kızı üzmek10
- nervio burak demirbilek evliliği14
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- ioçk9
- hakkımda bilmeniz gerekenler15
- nohut yaptım nası olmuş5
- yorgun mermi vs nervio12
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası5
- arkadaşlar çabuk bakın8
- koala'nın bu hayatı yaşamaması5
- uludağ sözlük discord grubu10
- uludağ sözlük partisi8
- giden gider5
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- ben gidiyorum4
- filenin sultanları3
- börekitas2
- sıfır bir gökhan abi2
- limonlu makarna9
- diamond bosphorus16
- testo taylan true ziyareti2
- yolluk2
- birader ne demek10
- makarna abartılmış balon bir yemektir3
- yeni parti46
- aykolik'in hiç yaşlanmaması4
- çocuk olmanın çok güzel olması3
- tai lung18
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- traktörü olan yazarlar7
- kitap önerir misiniz7
- ismet gürbüz10
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- nervio'nun ayaklarının ters olması6
- kız nick altı meriçleri12
- bir kadına itaat etmekten zevk almak4
- gocu meriç7
- artık bilgi içerikli entryleri tek tek okuyacağım6
- mentollü sigara3
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- en sevilen yemek2
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- baş meriç7
- sozlugun hafizasi6
- sözlüğe bilgi içerikli entry girmek6
- kılıçdaroğlu'nun malı götürenler sözü4
- mehdi beklentisi5
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
veda busesi...
veda busesi, sözleri itibariyle iki aşığın birbirine yazdığı şiir olarak algılanmıştır hep. fakat veda busesi adlı şiir orhan seyfi orhon'un kanserden ölen kızına yazdığı bir eserdir. bu ünlü şiirin hikayesi şöyle anlatılmaktadır:
babası kızının kapısını açarken biraz duraksadı. sessizce kapının kolunu aşağı indirdi, kızının bugün daha iyi olması için dua etti. gün boyunca kızına doyasıya sarılmayı düşünüyordu..
o yüzden bütün işlerini iptal etmiş, akşama kadar onun yanında oturmayı planlamıştı. uyuyup uyumadığını kontrol etmek için usulca yatağın üstüne eğildi. kızı perişan halde görünüyordu...
gözleri hemen yaşaran baba, kızının bu halini görmesini istemediği için usulca eğildi ve dudaklarını kızının alnına koydu. öpmedi çünkü öpmek çok kısa bir andı. öylece durdu ve derin derin nefes alarak kızının kokusunu içine çekti
baba kızının alnında öylece durdu. biraz daha dursaydı gözyaşları kızının yüzüne damlayacaktı, ağladığı anlaşılacaktı. yatağın yanındaki sandalyeye oturdu.
kız o kadar bitkin düşmüştü ki çok kısık bir sesle, babacığım, annemin öldüğü günü hatırlıyorum, günlerce çok ağlamıştın. şu son anlarımda senden bir şey istiyorum babacığım, dedi. ben öldükten sonra hiç ağlamayacaksın, gözünden bir damla yaş bile düşmeyecek, anlaştık mı? dedi..
baba imkansızı isteyen kızına baktı, ağlamaklı halini bastırarak başını hafifçe salladı. kızı çok zor nefes alıyordu . birkaç saniye içinde nefes alışverişleri kesildi, başı yana düştü...
hıçkırıklar içinde kızını kucağına aldı. kızının cansız bedeni hala ateşler içindeydi. buna rağmen kızı üşümesin diye battaniyeyle sardı bahçeye çıkardı. kızını sandalyeye oturtup, yere çöktü, başını kızının kucağına koydu, hıçkırıklarla ağlamaya başladı. işte o an dilinden bu ölümsüz mısralar döküldü…
"veda busesi",
türk sanat müziğinin şüphesiz en bilinen, en çok sevilen şarkılarından biri...
yusuf nalkesen tarafından 1951 yılında muhayyer kürdî makamında bestelenen bu içli şarkının sözleri ise zamanının ünlü beş hececilerinden biri olan şair ve gazeteci-yazar orhan seyfi orhon'a ait.
(bkz: veda busesi)
hani o bırakıp giderken seni
bu öksüz tavrını takmayacaktın
alnına koyarken veda buseni
yüzüne bu türlü bakmayacaktın
hani ey gözlerim bu son vedada,
yolunu kaybeden yolcunun dağda
birini çağırmak için imdada
yaktığı ateşi yakmayacaktın
gelse de en acı sözler dilime
uçacak sanırdım birkaç kelime...
bir alev halinde düştün elime
hani ey gözyaşım akmayacaktın..
veda busesi, sözleri itibariyle iki aşığın birbirine yazdığı şiir olarak algılanmıştır hep. fakat veda busesi adlı şiir orhan seyfi orhon'un kanserden ölen kızına yazdığı bir eserdir. bu ünlü şiirin hikayesi şöyle anlatılmaktadır:
babası kızının kapısını açarken biraz duraksadı. sessizce kapının kolunu aşağı indirdi, kızının bugün daha iyi olması için dua etti. gün boyunca kızına doyasıya sarılmayı düşünüyordu..
o yüzden bütün işlerini iptal etmiş, akşama kadar onun yanında oturmayı planlamıştı. uyuyup uyumadığını kontrol etmek için usulca yatağın üstüne eğildi. kızı perişan halde görünüyordu...
gözleri hemen yaşaran baba, kızının bu halini görmesini istemediği için usulca eğildi ve dudaklarını kızının alnına koydu. öpmedi çünkü öpmek çok kısa bir andı. öylece durdu ve derin derin nefes alarak kızının kokusunu içine çekti
baba kızının alnında öylece durdu. biraz daha dursaydı gözyaşları kızının yüzüne damlayacaktı, ağladığı anlaşılacaktı. yatağın yanındaki sandalyeye oturdu.
kız o kadar bitkin düşmüştü ki çok kısık bir sesle, babacığım, annemin öldüğü günü hatırlıyorum, günlerce çok ağlamıştın. şu son anlarımda senden bir şey istiyorum babacığım, dedi. ben öldükten sonra hiç ağlamayacaksın, gözünden bir damla yaş bile düşmeyecek, anlaştık mı? dedi..
baba imkansızı isteyen kızına baktı, ağlamaklı halini bastırarak başını hafifçe salladı. kızı çok zor nefes alıyordu . birkaç saniye içinde nefes alışverişleri kesildi, başı yana düştü...
hıçkırıklar içinde kızını kucağına aldı. kızının cansız bedeni hala ateşler içindeydi. buna rağmen kızı üşümesin diye battaniyeyle sardı bahçeye çıkardı. kızını sandalyeye oturtup, yere çöktü, başını kızının kucağına koydu, hıçkırıklarla ağlamaya başladı. işte o an dilinden bu ölümsüz mısralar döküldü…
"veda busesi",
türk sanat müziğinin şüphesiz en bilinen, en çok sevilen şarkılarından biri...
yusuf nalkesen tarafından 1951 yılında muhayyer kürdî makamında bestelenen bu içli şarkının sözleri ise zamanının ünlü beş hececilerinden biri olan şair ve gazeteci-yazar orhan seyfi orhon'a ait.
(bkz: veda busesi)
hani o bırakıp giderken seni
bu öksüz tavrını takmayacaktın
alnına koyarken veda buseni
yüzüne bu türlü bakmayacaktın
hani ey gözlerim bu son vedada,
yolunu kaybeden yolcunun dağda
birini çağırmak için imdada
yaktığı ateşi yakmayacaktın
gelse de en acı sözler dilime
uçacak sanırdım birkaç kelime...
bir alev halinde düştün elime
hani ey gözyaşım akmayacaktın..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar