bugün
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz13
- s'i l v'e r m'i s t22
- götten bacaklı erkek4
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci9
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet7
- bu saatte uyanan insanın amacı4
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor11
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı8
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- sarapci koala65
- mantı13
- habire1221
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- güne bir şiir bırak3
- kısa ve vurucu yazmak6
- supangle ve puding in farkları3
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak5
- apo piçtir piç kalacak8
- gün tabağı6
- ellerim bos gonlum hos29
- sözlükte fosilleşmek6
- türklerin en sevdiğiniz yönü6
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- filenin sultanları yarı finalde8
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak6
- silver ile evlenecek erkek52
- arif kocabıyık16
- çocuğunuzun olduğunu hayal edebiliyor musunuz5
- bir bela geliyor8
- lahmacun9
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- devlet bahçeli8
- insan olmaya ceyrek kala15
- deniz gül6
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı7
- orospu çocuğu abdullah öcalan4
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak6
- ben sizin anonim11
- silvermist9
- saraca096
- skoda fabia alınır mı5
feysbukuslara gelmiş yazar. herkes okusun olm, boşver feysbuk falan. al, burda.
- en sevdiğim kadın hoşça kal bile demeden gitmişti.
+ demek ki en sevdiği adam sen değilmişsin.
- umarım en sevdiği adamın yanındadır şimdi. ve yine umarım, en sevdiği adam, onu en azından benim kadar seviyordur...
aylardır kafamı karıştıran, ne yapmam konusunda bir türlü karar veremediğim bir konunun çözümünü bu diyalog göstermişti. ya da bu mesajlaşma...
şairin de dediği gibi;
Ben seversem birini ya evlidir, ya birkaç güne evlenir.
Hoşça kal bile demeden gidebilen en çok sevilen kadın, yeni yaşına girecek birkaç saat sonra. pek duygusal olamıyorum artık. galiba bazı duygularımı onda unuttum.. bir ara verse iyi ya, vermese de olur.
yaklaşık bir senedir kendi de yok. çok değil doğum gününden 1 ay kadar sonra gitmişti. ben unutmuştum tabi doğum gününü. hatta ne unutması, doğum gününü bilmiyordum bile. evet en çok sevdiğim kadının doğum gününü bilmiyordum. aşk dedikleri, yani aslında murat abinin de dediği gibi 'tarihin en büyük yalanı' olan aşk, belki buydu.
her neyse. çok lazım değil bundan sonra aşk. dedik ya gönül işlerini bırakıp, yürek işlerine bakıyoruz artık. Korkmadan! vakitsiz bir sonbahar akşamında, efkan şeşen den dinliyoruz, vakitsiz'i.. ve ortak sancılarla ortak baharları bekliyoruz... hem de imlasız...
yeni yaşına girecek bir kaç saat sonra... normal olsak; sağlık, mutluluk, para vs gibi bir sürü lüzumsuzluklar dilerdik biz de. normal olsak; ayrılmış da olsak, hani böyle aslında dandik olan, özel günlerde bir merhaba derdik. söylenmemiş o kadar şeyden sonra, söylenememiş bir sürü sırdan sonra, bir merhabanın da pek bi önemi olmaycaktır aslında.
hatırlanmak güzeldir, her ne kadar hatırlanmamış olsak da. bir güzellik yapıp bir merhaba diyesim var ya, yok yok belki rahatsız olur. hani en sevdiği adamın yanındaysa...
rahatsız olmasın, rahatsız etmiyorum. ama mutlu olacaksa, hatırlanmak hoşuna gidecekse, bir tebessümü görecekse ayna da, bilsin ki hatırladık bir yerlerde. bilsin ki, doğum gününü bilmesek de sevmesini bildik. becerememiş olsak da. kimin suçuysa...
ömrümün sonuna kadar affedemeyeceğimi biliyor. zaten benim anlamadığım, onu ömrümün sonuna kadar nasıl affedemeyeceğim değil, onun, onu ömrümün sonuna kadar affetmeyecek olmamı göze alması. benim bildiğim bunu göze alamazdı.
sus salak!
sen neyi doğru bildin ki...
-
Ayağı kayan bir çocuk
Kadar şaşkınım, bilemedim
Düz yolda yürümenin imlasını
Kanayan dizlerime bakıp da
Ağlamayı öğrenemediğim gibi
Sevgilisi değildim kadınlarımın
Bir papağan tüneğiydim belki
Ama birkaç sözcük öğrendiysem
Kadınlardan öğrendim, yine de
Bilemedim sevgilim diyebilmeyi
Büyülendim ama büyüyemedim
Aklım ermedi aynalara ve suya
Yüzümü gösterip kalbimi neden
Sakladıklarını öğrenemedim
Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada
Ahmet Telli
-
vakitsiz bir sonbahar akşamı. biraz şarap şöyle en kırmızı olanı... o yeni yaşına girmeden birkaç saat önce...
- en sevdiğim kadın hoşça kal bile demeden gitmişti.
+ demek ki en sevdiği adam sen değilmişsin.
- umarım en sevdiği adamın yanındadır şimdi. ve yine umarım, en sevdiği adam, onu en azından benim kadar seviyordur...
aylardır kafamı karıştıran, ne yapmam konusunda bir türlü karar veremediğim bir konunun çözümünü bu diyalog göstermişti. ya da bu mesajlaşma...
şairin de dediği gibi;
Ben seversem birini ya evlidir, ya birkaç güne evlenir.
Hoşça kal bile demeden gidebilen en çok sevilen kadın, yeni yaşına girecek birkaç saat sonra. pek duygusal olamıyorum artık. galiba bazı duygularımı onda unuttum.. bir ara verse iyi ya, vermese de olur.
yaklaşık bir senedir kendi de yok. çok değil doğum gününden 1 ay kadar sonra gitmişti. ben unutmuştum tabi doğum gününü. hatta ne unutması, doğum gününü bilmiyordum bile. evet en çok sevdiğim kadının doğum gününü bilmiyordum. aşk dedikleri, yani aslında murat abinin de dediği gibi 'tarihin en büyük yalanı' olan aşk, belki buydu.
her neyse. çok lazım değil bundan sonra aşk. dedik ya gönül işlerini bırakıp, yürek işlerine bakıyoruz artık. Korkmadan! vakitsiz bir sonbahar akşamında, efkan şeşen den dinliyoruz, vakitsiz'i.. ve ortak sancılarla ortak baharları bekliyoruz... hem de imlasız...
yeni yaşına girecek bir kaç saat sonra... normal olsak; sağlık, mutluluk, para vs gibi bir sürü lüzumsuzluklar dilerdik biz de. normal olsak; ayrılmış da olsak, hani böyle aslında dandik olan, özel günlerde bir merhaba derdik. söylenmemiş o kadar şeyden sonra, söylenememiş bir sürü sırdan sonra, bir merhabanın da pek bi önemi olmaycaktır aslında.
hatırlanmak güzeldir, her ne kadar hatırlanmamış olsak da. bir güzellik yapıp bir merhaba diyesim var ya, yok yok belki rahatsız olur. hani en sevdiği adamın yanındaysa...
rahatsız olmasın, rahatsız etmiyorum. ama mutlu olacaksa, hatırlanmak hoşuna gidecekse, bir tebessümü görecekse ayna da, bilsin ki hatırladık bir yerlerde. bilsin ki, doğum gününü bilmesek de sevmesini bildik. becerememiş olsak da. kimin suçuysa...
ömrümün sonuna kadar affedemeyeceğimi biliyor. zaten benim anlamadığım, onu ömrümün sonuna kadar nasıl affedemeyeceğim değil, onun, onu ömrümün sonuna kadar affetmeyecek olmamı göze alması. benim bildiğim bunu göze alamazdı.
sus salak!
sen neyi doğru bildin ki...
-
Ayağı kayan bir çocuk
Kadar şaşkınım, bilemedim
Düz yolda yürümenin imlasını
Kanayan dizlerime bakıp da
Ağlamayı öğrenemediğim gibi
Sevgilisi değildim kadınlarımın
Bir papağan tüneğiydim belki
Ama birkaç sözcük öğrendiysem
Kadınlardan öğrendim, yine de
Bilemedim sevgilim diyebilmeyi
Büyülendim ama büyüyemedim
Aklım ermedi aynalara ve suya
Yüzümü gösterip kalbimi neden
Sakladıklarını öğrenemedim
Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada
Ahmet Telli
-
vakitsiz bir sonbahar akşamı. biraz şarap şöyle en kırmızı olanı... o yeni yaşına girmeden birkaç saat önce...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar