bugün
- nickten isim tahmini yapmak72
- kalabalıklar içinde yalnız olmak10
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- hikayeyi devam ettir30
- hayattan zevk alamamak15
- gocunun nerede olması12
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- rüyamda kadın olmuştum6
- uyumayın konuşalım5
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi7
- temiz nevresimler içinde uyumak4
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- yazarların öldükten sonraki planları4
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak3
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- makine mühendisliği3
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- uysaljakoben16
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler3
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- biber dolması olsa da yesek5
- yeşilçam filmi izlemek6
- sokakta kavga teknikleri3
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- gecenin bu saatinde acıkmak3
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri2
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- habire12 adamdır37
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- yeni parti50
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- cioran neden intihar etmedi3
- en güzel tatlı2
- kadın2
- cem küçük5
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- yazarların zeka seviyeleri7
- cinsel hikaye yazıyoruz3
- fake yazarlar2
sevginin ve mutluluğun gelmiş geçmiş en hüzünlü tarifleri için erich fromm okumak olabilir.
“Öç alma dürtüsü bir topluluğun ya da bireyin güçlülüğü ve yaratıcılığıyla ters orantılıdır. Güçsüzlerin, sakatların, zarar görerek yıkılmışlarsa, kendilerine saygılarını onarmak için başvurabilecekleri bir tek yol vardır: Lex talionis'e, "göze göz dişe diş" kuralına göre öç almak. Öte yandan yaratıcı biçimde yaşayan bir insan hiç de böyle bir gereksinme duymaz. Aşağılanmış, incinmiş olsa bile üretici yaşama süreci ona geçmişte gördüğü zararları unutturur. Üretme yeteneği, öç alma isteğine ağır basar. Bu çözümlemenin doğruluğu birey ve toplum çapındaki deneysel verilerle kolayca kanıtlanabilir. Ruh çözümleme belgeleri öç alma duygusuna karşı olgun ve üretici bir insanın bağımsız ve dolu yaşayamayan, tüm varlığını öç alma isteğine bağlayan nevrozlu kişiden daha az eğilimi olduğunu gösterir. Ağır ruh hastalıklarında öç alma duygusu yaşamın en yüce amacı olur; çünkü öç alma duygusu olmayınca yalnızca insanın kendine saygısı değil, benlik ve özdeşlik duygusu da yıkılmaya yüz tutar. Benzer biçimde (ekonomik, kültürel ya da duygusal açıdan) en geri topluluklarda öç alma duygusunun (örneğin geçmişteki ulusal bir yenilginin öcünü alma isteğinin) çok güçlü olduğunu görebiliriz. Bu yüzden sanayileşmiş ulusların en çok ezilen alt-orta sınıfları, ırksal ve ulusal duyguların odaklandığı, sınıflar oldukları gibi, öç alma duygularının da toplandığı sınıflardır.
Büyük ölçüde aldatılmış ve düş kırıklığına uğramış bir kişi yaşamdan nefret de edebilir, inanacak hiç kimse, hiçbir şey yoksa kişinin iyiliğe ve adalete olan inancı aptalca bir yanılsamadan başka bir şey değilse, yaşamı Tanrı değil de Şeytan yönetiyorsa o zaman yaşam gerçekten nefret edilecek bir şeydir; insan artık düş kırıklığının getirdiği acıya katlanamaz. Yaşamın kötülük dolu, insanların kötü, kendisinin de kötü olduğunu kanıtlamak ister. Yaşama inanan, yaşamı seven ama düş kırıklığına uğramış olan kişi böylece sinik, yıkıcı birisi olup çıkar. Yıkıcılık umutsuzluktan doğmuştur; yaşamda karşılaşılan umut kırıklığı yaşamdan nefrete yol açmıştır...''
sevginin ve şiddetin kaynağı
“Öç alma dürtüsü bir topluluğun ya da bireyin güçlülüğü ve yaratıcılığıyla ters orantılıdır. Güçsüzlerin, sakatların, zarar görerek yıkılmışlarsa, kendilerine saygılarını onarmak için başvurabilecekleri bir tek yol vardır: Lex talionis'e, "göze göz dişe diş" kuralına göre öç almak. Öte yandan yaratıcı biçimde yaşayan bir insan hiç de böyle bir gereksinme duymaz. Aşağılanmış, incinmiş olsa bile üretici yaşama süreci ona geçmişte gördüğü zararları unutturur. Üretme yeteneği, öç alma isteğine ağır basar. Bu çözümlemenin doğruluğu birey ve toplum çapındaki deneysel verilerle kolayca kanıtlanabilir. Ruh çözümleme belgeleri öç alma duygusuna karşı olgun ve üretici bir insanın bağımsız ve dolu yaşayamayan, tüm varlığını öç alma isteğine bağlayan nevrozlu kişiden daha az eğilimi olduğunu gösterir. Ağır ruh hastalıklarında öç alma duygusu yaşamın en yüce amacı olur; çünkü öç alma duygusu olmayınca yalnızca insanın kendine saygısı değil, benlik ve özdeşlik duygusu da yıkılmaya yüz tutar. Benzer biçimde (ekonomik, kültürel ya da duygusal açıdan) en geri topluluklarda öç alma duygusunun (örneğin geçmişteki ulusal bir yenilginin öcünü alma isteğinin) çok güçlü olduğunu görebiliriz. Bu yüzden sanayileşmiş ulusların en çok ezilen alt-orta sınıfları, ırksal ve ulusal duyguların odaklandığı, sınıflar oldukları gibi, öç alma duygularının da toplandığı sınıflardır.
Büyük ölçüde aldatılmış ve düş kırıklığına uğramış bir kişi yaşamdan nefret de edebilir, inanacak hiç kimse, hiçbir şey yoksa kişinin iyiliğe ve adalete olan inancı aptalca bir yanılsamadan başka bir şey değilse, yaşamı Tanrı değil de Şeytan yönetiyorsa o zaman yaşam gerçekten nefret edilecek bir şeydir; insan artık düş kırıklığının getirdiği acıya katlanamaz. Yaşamın kötülük dolu, insanların kötü, kendisinin de kötü olduğunu kanıtlamak ister. Yaşama inanan, yaşamı seven ama düş kırıklığına uğramış olan kişi böylece sinik, yıkıcı birisi olup çıkar. Yıkıcılık umutsuzluktan doğmuştur; yaşamda karşılaşılan umut kırıklığı yaşamdan nefrete yol açmıştır...''
sevginin ve şiddetin kaynağı
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar