bugün
- fenerbahçe nin transferi kapaması13
- silver ile evlenecek erkek12
- sözlük yazarlarının kombinleri10
- parayla saadet olması18
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması8
- sabah kahvaltısını gevrekle yapmak4
- amedspor19
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir5
- kot ceketin havalı olduğu yıllar8
- hepinizi karim yapacam olum2
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- kürt sorunu12
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- 2026 ağustos ayı nasıl geçti2
- silvermist vs zendaya2
- gammaz gammazı neresinden tanır4
- iran düşmanlığı11
- evlilikle saadet olması3
- sinem dedetaş4
- karizmatik soyadları6
- diamond basphorus2
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- ışıktan altın elde etmek3
- ibrahim mbaye2
- sözlükten hatun götürmek3
- ismet biradere koşarken çelme takmak3
- montun cebinden tek çekirdek çıkması2
- çekirdek yiyen erkek3
- mühendis abazanlığı2
- 2026 yazı3
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- ama yeni parti tüzüğü11
- küpe takan erkek3
- era7capone4
- çin halk cumhuriyeti4
- trafikte sinirlenip bağırmak10
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- bostanlı da kahve içip kitap okumak7
- evlenecek kız kalmaması13
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek6
- flört yapay zekası5
- 1 eylül dünya barış günü4
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- dürüm yerken suikaste uğramak6
- bir gün hoca ne yapalım dediler2
- bakın bakın ne anlatacağım2
- tek özelliği yurt dışında yaşamış olmak olan insan2
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- mutlu bey birader ila usual bey birader3
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi6
makyaj güzel.
nasıl ki linç kültürümüzle meşhuruz aynı derecede şanslı biri bir günde gönüllerde taht kurabilir ya da başka bir bahtsız bedevi ayaklar altında ezilmek istenebilir bütün ülkemizde.
bir terorist başlarını ve yardakçılarını bir de ermenileri ve suriye bölücülerini ezemedik ayaklarımızın altında. ha bir de soros'u... şu abd'nin çıkarlarına göre kamuoyu araştırması yapan pzvnk var ya o işte.
düşünce güzel.
ama düşününce?
kisve düşünce olduğunda, on tane yanlışın arasına bir doğru koyup insanları aldatmak da yine o düşünceler üzerinden çok rahat ve kolay ve umarsızca yapılabiliyor.
kelimelerimizin içi de böyle boşaltıldı zaten. sırf bundan boş konuşuyoruz!
clinton bu ülkeye geldiğinde kucağına önce bir bebek alıp sevdi.
hepimiz de onu çok sevdik, aman tanrım ne şekerdi!
bebek de meşhur oldu, oh ne güzel!
çünkü clinton biliyordu; duygusal türklerin kalbinde taht kurmanın yolu bundan geçiyordu, insanlarla bire bir iletişim..
danışmanları, bunu söylemişti ona.
araştırmalarsa clinton'un türkiye'de bu güne kadar en fazla sevilen abd başkanı olduğunu gösteriyor. şaşırdınız mı?
bush da japonya'ya gidince önce köpek severek objektiflere poz verdi. çünkü japon toplumunda köpeklerin özel bir yeri vardır.
onların da kalbinde taht kurmanın yolu bir köpek sevmekten geçiyordu.
misyon tamamlandı.
herkes mutlu artık!
konuya,
abd kuklası ılımlı islam projesinin as takımı olan diğer yandan da liboş takılan din istismarcılarının temiz işlerini yapan yazılı basın organı zaman -pis işlerini yapan da vakit, bunu hepimiz biliyoruz-
gazetesine döndüğümüzde, kendilerinin "mahalle baskısı ve bölücülük" olayına reaktif değil de daha çok proaktif bir yaklaşım sergilediklerini görüyoruz.
tanıtımlarda bir insan yüzü!
tam isabet!
işte türk insanının zihnine girebilmenin en etkili yollarından biri.
çünkü her konuda fanatik olan bu toplum,
karşısındaki "insanın" gözlerinin içine baktığında etkilenir.
her konuda sözü eninde sonunda kadınlara ve başlarına bağladıkları bez parçasına getiren bu tayfa "yobaz" yaftası için tipinden hiç mi hiç "kıllanmayacağımız" bir adamcağızın, bildiğiniz bir adamcağızın resmini koyuyor.
işte proaktif yaklaşım budur.
orada baş örtüsü değil dikkatinizi taciz ediyorum,
türban takan bir bayanı koyamıyor.
"üzmez mağduresinde" olduğu gibi bir çevir kazı yanmasın muhabbetinden çok, ne şiş yansın ne kebap felsefesi.
akabinde ve detayında zaten kafasının üzerinde değil ancak beyninin içinde sarıkla gezen mercedesli yobazların hiçbiri o adamcağıza benzemiyor.
menfaatleri uğruna papaz cübbesi giyenler de!
onlar zaten dennis feneri'nden, yimpaş'tan, kombassan'dan, suriye'den, ab'den, abd'den alıyorlar fonlarını.
reklam objesi ise kim gözlerinizin içine bakan hafif kirli sakallı bir adamcağız.
aynı proaktif propagandayı yapan zaman gazetesi uzun saçlı bir çocuğun "satanist" olarak yaftalanmasından da çok(!) rahatsız olmuş.
velev ki rahatsız oldunuz. lan siz değil misiniz yıllardır insanların giyimini kuşamını, kılını, sakalını, etek altı traşını etnik ve siyasi obje haline getiren bre deyyuslar!?
neyse...
inanç istismarı konusunda saç, baş, kaş, göz ayrımı yapmayan bir yayın grubu için bu çok normal tabii.. ne olursan ol yine gel. denizsen deniz fenerine gel, dennis'sen dennis fenerine gel. nakliyat işi de bakliyat işi de bizde. farklı diş macunu kullanma, haram!
sırf bu gazeteyi "onların da ne düşündüğünü öğrenmek adına" elimize aldığımızda "o uzun saçlı çocuk hakkında okuduğumuz" yazılar ya hayaliydi ya da biz zaman gazetesine bakmamıştık. işte içincü bir alternatifi olmayan oyun bu!
buradan sormak istiyorum!
sizin gazetenizi okuduğumuzda insanları sadece "insan" olduğu için dinlemeyi, anlamayı ve onların haklarına saygı göstermeyi mi öğreneceğiz?
yoksa evirip çevirip bir şekilde kanımıza sokmaya çalıştığınız düşüncelerinizden etkilenip zihinlerimizi zincir almanıza yardım ve yataklık mı edeceğiz?
nasıl ki linç kültürümüzle meşhuruz aynı derecede şanslı biri bir günde gönüllerde taht kurabilir ya da başka bir bahtsız bedevi ayaklar altında ezilmek istenebilir bütün ülkemizde.
bir terorist başlarını ve yardakçılarını bir de ermenileri ve suriye bölücülerini ezemedik ayaklarımızın altında. ha bir de soros'u... şu abd'nin çıkarlarına göre kamuoyu araştırması yapan pzvnk var ya o işte.
düşünce güzel.
ama düşününce?
kisve düşünce olduğunda, on tane yanlışın arasına bir doğru koyup insanları aldatmak da yine o düşünceler üzerinden çok rahat ve kolay ve umarsızca yapılabiliyor.
kelimelerimizin içi de böyle boşaltıldı zaten. sırf bundan boş konuşuyoruz!
clinton bu ülkeye geldiğinde kucağına önce bir bebek alıp sevdi.
hepimiz de onu çok sevdik, aman tanrım ne şekerdi!
bebek de meşhur oldu, oh ne güzel!
çünkü clinton biliyordu; duygusal türklerin kalbinde taht kurmanın yolu bundan geçiyordu, insanlarla bire bir iletişim..
danışmanları, bunu söylemişti ona.
araştırmalarsa clinton'un türkiye'de bu güne kadar en fazla sevilen abd başkanı olduğunu gösteriyor. şaşırdınız mı?
bush da japonya'ya gidince önce köpek severek objektiflere poz verdi. çünkü japon toplumunda köpeklerin özel bir yeri vardır.
onların da kalbinde taht kurmanın yolu bir köpek sevmekten geçiyordu.
misyon tamamlandı.
herkes mutlu artık!
konuya,
abd kuklası ılımlı islam projesinin as takımı olan diğer yandan da liboş takılan din istismarcılarının temiz işlerini yapan yazılı basın organı zaman -pis işlerini yapan da vakit, bunu hepimiz biliyoruz-
gazetesine döndüğümüzde, kendilerinin "mahalle baskısı ve bölücülük" olayına reaktif değil de daha çok proaktif bir yaklaşım sergilediklerini görüyoruz.
tanıtımlarda bir insan yüzü!
tam isabet!
işte türk insanının zihnine girebilmenin en etkili yollarından biri.
çünkü her konuda fanatik olan bu toplum,
karşısındaki "insanın" gözlerinin içine baktığında etkilenir.
her konuda sözü eninde sonunda kadınlara ve başlarına bağladıkları bez parçasına getiren bu tayfa "yobaz" yaftası için tipinden hiç mi hiç "kıllanmayacağımız" bir adamcağızın, bildiğiniz bir adamcağızın resmini koyuyor.
işte proaktif yaklaşım budur.
orada baş örtüsü değil dikkatinizi taciz ediyorum,
türban takan bir bayanı koyamıyor.
"üzmez mağduresinde" olduğu gibi bir çevir kazı yanmasın muhabbetinden çok, ne şiş yansın ne kebap felsefesi.
akabinde ve detayında zaten kafasının üzerinde değil ancak beyninin içinde sarıkla gezen mercedesli yobazların hiçbiri o adamcağıza benzemiyor.
menfaatleri uğruna papaz cübbesi giyenler de!
onlar zaten dennis feneri'nden, yimpaş'tan, kombassan'dan, suriye'den, ab'den, abd'den alıyorlar fonlarını.
reklam objesi ise kim gözlerinizin içine bakan hafif kirli sakallı bir adamcağız.
aynı proaktif propagandayı yapan zaman gazetesi uzun saçlı bir çocuğun "satanist" olarak yaftalanmasından da çok(!) rahatsız olmuş.
velev ki rahatsız oldunuz. lan siz değil misiniz yıllardır insanların giyimini kuşamını, kılını, sakalını, etek altı traşını etnik ve siyasi obje haline getiren bre deyyuslar!?
neyse...
inanç istismarı konusunda saç, baş, kaş, göz ayrımı yapmayan bir yayın grubu için bu çok normal tabii.. ne olursan ol yine gel. denizsen deniz fenerine gel, dennis'sen dennis fenerine gel. nakliyat işi de bakliyat işi de bizde. farklı diş macunu kullanma, haram!
sırf bu gazeteyi "onların da ne düşündüğünü öğrenmek adına" elimize aldığımızda "o uzun saçlı çocuk hakkında okuduğumuz" yazılar ya hayaliydi ya da biz zaman gazetesine bakmamıştık. işte içincü bir alternatifi olmayan oyun bu!
buradan sormak istiyorum!
sizin gazetenizi okuduğumuzda insanları sadece "insan" olduğu için dinlemeyi, anlamayı ve onların haklarına saygı göstermeyi mi öğreneceğiz?
yoksa evirip çevirip bir şekilde kanımıza sokmaya çalıştığınız düşüncelerinizden etkilenip zihinlerimizi zincir almanıza yardım ve yataklık mı edeceğiz?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar