bugün
- buddy dude23
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- deliliğin tedavisi7
- karşı cinste hayran olunan özellik11
- zeki ve bilge insanların dövme yaptırmaması2
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek10
- yapay zeka asistanlarının samimiyet seviyesi3
- gocu29
- kızları etkileme taktikleri4
- evlenmeyi başaramamış kadın12
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı4
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- milli maçı izlemeyen erkek22
- deyyus u ekber5
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı4
- sevgili olmayalım ama arkadaş kalalım saçmalığı3
- ona bir şey söyle14
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi4
- avustralya10
- sueda uluca5
- türkiye13
- sevgilisine ayı diyen kız6
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- rad suresi 2 ayet2
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- güzel kızların isimleri3
- bardağı taşıran son damla7
- sözlüğün amacı3
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz6
- selenoid valfin ne olduğunu bilen kız3
- 14 haziran 2026 maden işçilerine silahlı saldırı5
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum5
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- 2026 dünya kupası4
- arda güler7
- kadınlar neyden hoşlanır10
- iremga ve mokv'yi özlemek4
- vincenzo montella9
- ayak yalamamış erkek kalmaması5
- tarihte yaşamış birini ölesiye savunmak5
- futbol4
- elmas bey birader bay bey biraderdir4
- chp'nin hali ne olacak58
- en iyi antidepresan19
- nestory irankunda4
- hilal yelekçi3
- japonya3
- hollanda3
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak16
- almanya 7 curaçao 13
Bir gün ermişlerden birine sormuşlar: “Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi gerçekten yaşayanlar arasında ne fark vardır?”
“Bakın göstereyim” demiş, ermiş. Bir sofra hazırlamış. Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar. Derken, sıcak çorbalar ve arkasından da “derviş kaşığı” denilen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş. Ermiş: “Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir şart koşmuş. “Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok.”
“Peki” demişler ve çorbayı içmeye başlamışlar. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden, sofradaki hiç kimse, çorbayı döküp saçmadan bir türlü ağzına götüremiyormuş. En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, çorbadan vazgeçmişler. Öylece, aç aç kalkmışlar sofradan. Onlar sofradan kalktıktan sonra, ermiş: “Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım sofraya” demiş. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen insanlar oturmuş sofraya. Ermiş: “Buyrun bakalım” deyince de, her biri uzun saplı kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş olarak, şükür içinde sofradan kalkmışlar.
“işte” demiş ermiş. “Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim ki, kardeşini düşünür de doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın ki hayat pazarında alan değil, her zaman veren kazançlıdır.”
Edit: Tolstoy'un "her şeye rağmen sevgi" isimli kitabından alıntıdır...
“Bakın göstereyim” demiş, ermiş. Bir sofra hazırlamış. Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar. Derken, sıcak çorbalar ve arkasından da “derviş kaşığı” denilen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş. Ermiş: “Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir şart koşmuş. “Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok.”
“Peki” demişler ve çorbayı içmeye başlamışlar. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden, sofradaki hiç kimse, çorbayı döküp saçmadan bir türlü ağzına götüremiyormuş. En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, çorbadan vazgeçmişler. Öylece, aç aç kalkmışlar sofradan. Onlar sofradan kalktıktan sonra, ermiş: “Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım sofraya” demiş. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen insanlar oturmuş sofraya. Ermiş: “Buyrun bakalım” deyince de, her biri uzun saplı kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş olarak, şükür içinde sofradan kalkmışlar.
“işte” demiş ermiş. “Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim ki, kardeşini düşünür de doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın ki hayat pazarında alan değil, her zaman veren kazançlıdır.”
Edit: Tolstoy'un "her şeye rağmen sevgi" isimli kitabından alıntıdır...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar