bugün
- sözlükteki kaliteli yazarlar31
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı13
- turşu limonla mı olur sirkeyle mi anketi5
- 174 kaslı mühendis9
- gabar'dan petrol buldukça üzülen chp liler5
- mazot fiyatlarının suçlusu11
- yazarların fobileri3
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- ioçk'nın müziği3
- beni eğlendirin3
- sözlüğe video yükleyebilmek3
- almanya da yaşayan yazarlar8
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması18
- sevgiliyle sabaha kadar çığlık serisini izlemek3
- olsa da yesek3
- heidinin dedesi5
- heidinin terörist olma ihtimali5
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları24
- 195 kaslı pilot10
- ismet gürbüz3
- gelecekteki sevgiliye not3
- tırrex2
- islamda namaz yoktur37
- gecenin müslüm gürses şarkısı2
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak7
- padişahların aşk şiiri yazma samimiyetsizliği6
- iblis'in sesini duymak3
- kanal i zasyon3
- ikiz doğurmak6
- şeftali11
- yazarların güncel flört listesi6
- şu an bir yerlerde ayin yapan sözlük yazarları2
- sözlüğün reisi kim anketi19
- manifestten hangi kızla sevişirdin4
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- crushtan hangi erkekle sevişirdin4
- gocu'nun raci şaşmaz'a benzerliği3
- borsa8
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- sevilen kıza cv yollamak7
- ben daha iyilerine layığım2
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- ülkü ocaklarının entelektüel alt yapısı5
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- geceye bir şarkı sözü bırak2
- doğum günümü kutlayan herkese teşekkür ederim3
- gece evde şarap kalmaması4
- kürdistancıların vatandaşlıktan çıkarılması7
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
Bir gün ermişlerden birine sormuşlar: “Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi gerçekten yaşayanlar arasında ne fark vardır?”
“Bakın göstereyim” demiş, ermiş. Bir sofra hazırlamış. Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar. Derken, sıcak çorbalar ve arkasından da “derviş kaşığı” denilen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş. Ermiş: “Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir şart koşmuş. “Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok.”
“Peki” demişler ve çorbayı içmeye başlamışlar. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden, sofradaki hiç kimse, çorbayı döküp saçmadan bir türlü ağzına götüremiyormuş. En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, çorbadan vazgeçmişler. Öylece, aç aç kalkmışlar sofradan. Onlar sofradan kalktıktan sonra, ermiş: “Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım sofraya” demiş. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen insanlar oturmuş sofraya. Ermiş: “Buyrun bakalım” deyince de, her biri uzun saplı kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş olarak, şükür içinde sofradan kalkmışlar.
“işte” demiş ermiş. “Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim ki, kardeşini düşünür de doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın ki hayat pazarında alan değil, her zaman veren kazançlıdır.”
Edit: Tolstoy'un "her şeye rağmen sevgi" isimli kitabından alıntıdır...
“Bakın göstereyim” demiş, ermiş. Bir sofra hazırlamış. Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar. Derken, sıcak çorbalar ve arkasından da “derviş kaşığı” denilen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş. Ermiş: “Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir şart koşmuş. “Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok.”
“Peki” demişler ve çorbayı içmeye başlamışlar. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden, sofradaki hiç kimse, çorbayı döküp saçmadan bir türlü ağzına götüremiyormuş. En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, çorbadan vazgeçmişler. Öylece, aç aç kalkmışlar sofradan. Onlar sofradan kalktıktan sonra, ermiş: “Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım sofraya” demiş. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen insanlar oturmuş sofraya. Ermiş: “Buyrun bakalım” deyince de, her biri uzun saplı kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş olarak, şükür içinde sofradan kalkmışlar.
“işte” demiş ermiş. “Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim ki, kardeşini düşünür de doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın ki hayat pazarında alan değil, her zaman veren kazançlıdır.”
Edit: Tolstoy'un "her şeye rağmen sevgi" isimli kitabından alıntıdır...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar