bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu33
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- çocukta yaparım kariyer de yaparım diyen kız4
- karısının üzerine kuma getiren erkek4
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam25
- tuborg ice8
- muşlettin amca dul mu5
- aşk karın doyurmuyor diyen kız3
- toplumsal çürüme7
- sadece zengin biriyle evlenirim diyen kız3
- tatlıses'in o eski halinden eser olmaması3
- sözlüğün yeni tasarımı4
- evlenince karım çalışmayacak diyen erkek3
- gülşen in memeleri14
- şaman olmak2
- iyi saksafon çalarım diyen kız2
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak2
- evlenince ailen bize çok gelmesin diyen kız3
- nikolina vujcic2
- kalkmış pipinin imanı olmaz3
- sözlükteki karapapak terekeme yazarlar2
- sarı çıyan denince akla gelenler3
- türkiye ve ab'den vize mesajları2
- kızıl saçlılar6
- ben kalabalık aile severim diyen kız2
- yol vermek4
- geçmişi temiz kız arıyorum diyen erkek2
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- mika raun vardı nerede şimdi7
- istihbarat kolejleri2
- hamas denince akla gelenler11
- ese dezze10
- windows xp deki çayırın son hali2
- ismet gürbüz saraca sudekiray2
- 5 kasım 2026 afyonkarahisar seri cinayet vakası2
- galatasaraylıya sormuşlar3
- yeşil göz4
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- jason voorhees vs michael myers3
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- perla harb2
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- gençlere tavsiyeler3
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi3
- pideler olmuş2
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- müslüman5
- aşk10
- angel bhathal2
Bir gün ermişlerden birine sormuşlar: “Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi gerçekten yaşayanlar arasında ne fark vardır?”
“Bakın göstereyim” demiş, ermiş. Bir sofra hazırlamış. Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar. Derken, sıcak çorbalar ve arkasından da “derviş kaşığı” denilen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş. Ermiş: “Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir şart koşmuş. “Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok.”
“Peki” demişler ve çorbayı içmeye başlamışlar. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden, sofradaki hiç kimse, çorbayı döküp saçmadan bir türlü ağzına götüremiyormuş. En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, çorbadan vazgeçmişler. Öylece, aç aç kalkmışlar sofradan. Onlar sofradan kalktıktan sonra, ermiş: “Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım sofraya” demiş. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen insanlar oturmuş sofraya. Ermiş: “Buyrun bakalım” deyince de, her biri uzun saplı kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş olarak, şükür içinde sofradan kalkmışlar.
“işte” demiş ermiş. “Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim ki, kardeşini düşünür de doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın ki hayat pazarında alan değil, her zaman veren kazançlıdır.”
Edit: Tolstoy'un "her şeye rağmen sevgi" isimli kitabından alıntıdır...
“Bakın göstereyim” demiş, ermiş. Bir sofra hazırlamış. Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar. Derken, sıcak çorbalar ve arkasından da “derviş kaşığı” denilen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş. Ermiş: “Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir şart koşmuş. “Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok.”
“Peki” demişler ve çorbayı içmeye başlamışlar. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden, sofradaki hiç kimse, çorbayı döküp saçmadan bir türlü ağzına götüremiyormuş. En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, çorbadan vazgeçmişler. Öylece, aç aç kalkmışlar sofradan. Onlar sofradan kalktıktan sonra, ermiş: “Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım sofraya” demiş. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen insanlar oturmuş sofraya. Ermiş: “Buyrun bakalım” deyince de, her biri uzun saplı kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş olarak, şükür içinde sofradan kalkmışlar.
“işte” demiş ermiş. “Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim ki, kardeşini düşünür de doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın ki hayat pazarında alan değil, her zaman veren kazançlıdır.”
Edit: Tolstoy'un "her şeye rağmen sevgi" isimli kitabından alıntıdır...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar