bugün
- şu an ne isterdin13
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- bir beden küçük kıyafet almak8
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler3
- fon suresi 2 milyarıncı ayet4
- edep sen ne güzel şeysin6
- doğum günüm halloviin unutma diyen kezo3
- açım aç9
- yazarların kahvaltı keyfi2
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı3
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- yulaf lapası vs tost9
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- mustafa sarıgül pornosu4
- mekke savunma anlaşması2
- cinler5
- gece sevgilinin penceresinden içeri girmek2
- dilekçeye nasıl başlanır9
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- fon vurgunu54
- kaçak çay18
- from gold from dust34
- platon un mağara alegorisi4
- borsa istanbul19
- galatasaray vs akp12
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- kopya çekmenin etiği2
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi15
- kolye119
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması8
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- nas suresini duyunca cinler4
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- tavuklu pilav13
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- berat albayrak'a iftira atılması11
- gaddar kerim2
- iltica19
- en iyi çakmak markası10
iki önemli kısımdan oluşan uzay-zaman fenomeni; olay ufku ve tekillik.
olay ufku denilen bölge içerisi karanlık olarak gözüken çembersel bölgedir. bu karanlık çember ise aslında karanlık bir küredir. sadece dikkat ettiyseniz genelde simülasyonlarda onun iki boyutlu halini görürüz. bu kara deliklerin genel gösterim biçimlerinden biridir. bu kürenin sınırları ise bizim gerçekliğimizin bitip bizimki ile etkileşmeyen başka bir gerçekliğin başladığı sınırlardır. yani içinde yaşadığımız evrende bu sınırı geçen bir nesne bizim gerçekliğimizden kopup olay ufkunun içerisinde başka yasalarla incelenmesi gereken bir hale bürünür. biz sadece olay ufkunda o cismin olay ufkunu geçmeden önceki son andaki halini görürüz. bir başka deyiş ile, olay ufkunu henüz aşmamış sınırdaki fotonlar, cisim sınırı geçmeden önce etkileştiği cisimden retinamıza düşerek bize o cismin son görüntüsünü verir. olay ufkunu geçen cisimdeki değişimleri görmemiz ise artık imkansızdır. çünkü oradan retinamıza gelen bir foton artık olmayacaktır. bunun sebebi ise tıpkı cisim gibi olay ufkunu aşan fotonların bu bölgeden kurtulmak için gerekli mesafeyi kat edememesidir. olay ufkunun sınırından sonra uzay-zaman ters orantılı ve eksponansiyel bir şekilde değişiklik gösterir. sınırı geçtiğiniz andan itibaren mesafeler dramatik biçimde uzayıp sonsuza yakınsarken zaman ise aynı biçimde kısalıp sıfıra yakınsar. dolayısı ile ışık hızı bu mesafeyi asla kat edemez. tekilliğe yaklaştıkça uzay ve zamanın geometrisi geri döndürülemez bir şekilde birbirine geçer, karmaşıklaşır ve gerçekliğimizdekinden çok farklı bir hale bürünür.
bu noktadan sonra ise artık kara deliğin son kısmına geliriz; tekillik. tekillik sıfır hacme ve sonsuz kütleye; yani sonsuz yoğunluğa sahip noktadır. burası hakkında da tıpkı olay ufkundan sonrasında neler olduğunu bilmediğimiz gibi hiçbir şey bilmeyiz. fiziksel olarak da görüntüleyemediğimiz için bu nokta bizim için teorik bir nokta olarak kalır. muhtemelen gerçekten de böyle bir nokta olsa bile bunu ve ek olarak olay ufkunun içerisini bilinen yöntemlerle görüntülemenin bir yolu yok. evrende limit hız ışık hızı oldukça bu durum böyle olmaya devam edecek. görüntüleyebileceğimiz tek şey olay ufkunun siyahlığı, yani o bölgeden bize fotonların ulaşamayışının fotoğrafıdır. hatta önümüzdeki günlerde muhtemelen bu fotoğraflardan birini de ilk defa görmüş olacağız.
kuantum mekaniği çerçevesinden tekilliği değerlendirdiğimizde onun bir noktada küçülmeyi bırakıp sabit kaldığı teorilere ulaşırız. çünkü kuantum mekaniğinde her şeyin bir kuantı; yani en temel hali, en küçük hali veya en kısa hali mevcuttur. enerjinin kuantı, uzayın kuantı, zamanın kuantı vesaire gibi... dolayısı ile uzayın kuantı planck uzunluğu olduğundan ötürü tekilliğin boyutunun da sıfır değil de planck uzunluğu kadar olduğu düşünülür. böylece tekillik sonsuzluk yerine belirli bir yerde belirli bir boyutta kalmış olur. tabii bu sadece bir teori. gözlem yapamadığımız için bunu da bilmemiz imkansız. evrende bilgiyi ileten limit hız ışık hızı olduğu müddetçe bunu öğrenmemiz mümkün değil. bize ışıktan daha hızlı biçimde bilgi iletimini sağlayan bir şey gerek ki çözüme ulaşalım. ancak bu durumda da einstein'ın "evrende hiçbir şey ışıktan hızlı gidemez" diyen ve bilim insanlarının bugüne dek en temel yasalardan biri olarak kabul ettiği yasasını çiğnemiş olacağız ki bu durum fizik kitaplarının yeniden yazılması anlamına gelir. kısacası tam bir ikilemdeyiz.
olay ufku denilen bölge içerisi karanlık olarak gözüken çembersel bölgedir. bu karanlık çember ise aslında karanlık bir küredir. sadece dikkat ettiyseniz genelde simülasyonlarda onun iki boyutlu halini görürüz. bu kara deliklerin genel gösterim biçimlerinden biridir. bu kürenin sınırları ise bizim gerçekliğimizin bitip bizimki ile etkileşmeyen başka bir gerçekliğin başladığı sınırlardır. yani içinde yaşadığımız evrende bu sınırı geçen bir nesne bizim gerçekliğimizden kopup olay ufkunun içerisinde başka yasalarla incelenmesi gereken bir hale bürünür. biz sadece olay ufkunda o cismin olay ufkunu geçmeden önceki son andaki halini görürüz. bir başka deyiş ile, olay ufkunu henüz aşmamış sınırdaki fotonlar, cisim sınırı geçmeden önce etkileştiği cisimden retinamıza düşerek bize o cismin son görüntüsünü verir. olay ufkunu geçen cisimdeki değişimleri görmemiz ise artık imkansızdır. çünkü oradan retinamıza gelen bir foton artık olmayacaktır. bunun sebebi ise tıpkı cisim gibi olay ufkunu aşan fotonların bu bölgeden kurtulmak için gerekli mesafeyi kat edememesidir. olay ufkunun sınırından sonra uzay-zaman ters orantılı ve eksponansiyel bir şekilde değişiklik gösterir. sınırı geçtiğiniz andan itibaren mesafeler dramatik biçimde uzayıp sonsuza yakınsarken zaman ise aynı biçimde kısalıp sıfıra yakınsar. dolayısı ile ışık hızı bu mesafeyi asla kat edemez. tekilliğe yaklaştıkça uzay ve zamanın geometrisi geri döndürülemez bir şekilde birbirine geçer, karmaşıklaşır ve gerçekliğimizdekinden çok farklı bir hale bürünür.
bu noktadan sonra ise artık kara deliğin son kısmına geliriz; tekillik. tekillik sıfır hacme ve sonsuz kütleye; yani sonsuz yoğunluğa sahip noktadır. burası hakkında da tıpkı olay ufkundan sonrasında neler olduğunu bilmediğimiz gibi hiçbir şey bilmeyiz. fiziksel olarak da görüntüleyemediğimiz için bu nokta bizim için teorik bir nokta olarak kalır. muhtemelen gerçekten de böyle bir nokta olsa bile bunu ve ek olarak olay ufkunun içerisini bilinen yöntemlerle görüntülemenin bir yolu yok. evrende limit hız ışık hızı oldukça bu durum böyle olmaya devam edecek. görüntüleyebileceğimiz tek şey olay ufkunun siyahlığı, yani o bölgeden bize fotonların ulaşamayışının fotoğrafıdır. hatta önümüzdeki günlerde muhtemelen bu fotoğraflardan birini de ilk defa görmüş olacağız.
kuantum mekaniği çerçevesinden tekilliği değerlendirdiğimizde onun bir noktada küçülmeyi bırakıp sabit kaldığı teorilere ulaşırız. çünkü kuantum mekaniğinde her şeyin bir kuantı; yani en temel hali, en küçük hali veya en kısa hali mevcuttur. enerjinin kuantı, uzayın kuantı, zamanın kuantı vesaire gibi... dolayısı ile uzayın kuantı planck uzunluğu olduğundan ötürü tekilliğin boyutunun da sıfır değil de planck uzunluğu kadar olduğu düşünülür. böylece tekillik sonsuzluk yerine belirli bir yerde belirli bir boyutta kalmış olur. tabii bu sadece bir teori. gözlem yapamadığımız için bunu da bilmemiz imkansız. evrende bilgiyi ileten limit hız ışık hızı olduğu müddetçe bunu öğrenmemiz mümkün değil. bize ışıktan daha hızlı biçimde bilgi iletimini sağlayan bir şey gerek ki çözüme ulaşalım. ancak bu durumda da einstein'ın "evrende hiçbir şey ışıktan hızlı gidemez" diyen ve bilim insanlarının bugüne dek en temel yasalardan biri olarak kabul ettiği yasasını çiğnemiş olacağız ki bu durum fizik kitaplarının yeniden yazılması anlamına gelir. kısacası tam bir ikilemdeyiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar