bugün
- fusya semsiyeli yabanci28
- sözlüğün en masum yazarları7
- bir sözlük kızıyla edebiyat hakkında konuşmak7
- erdoğan ı sevmeyip onun ülkesinde yaşamak4
- larisalisa7
- uludağ sözlük size ne kattı16
- nervio23
- sözlüğü bıraksam üzülür müsün sözlük4
- en son ne yediniz7
- sözlükte kendini sibel can diye tanıtan nineler8
- sözlükte yazan ünlüler8
- arkadaşlar larissa kim6
- özelleştirmenin kötü bir şey olduğunu sanan tip2
- sözlükteki gammazlar lobi si7
- sarı şeker yargılanmalıdır2
- lan şemsiyeci5
- melih gökçek'in 5 milyar doları olması2
- şizofren denilince akla gelen ilk yazar9
- ellerim bomboş2
- beni silik yapacak mod daha anasından doğmadı2
- fuşya yüzünden sözlükte kimseye güven kalmaması4
- sözlük kızlarının kahveleri9
- hangi sözlük kızının eteğinin altındayım5
- şemsiyeli larissamıymış4
- sarapci koala41
- tai lung45
- erkeklerin taciz edildiği anlar5
- gocu25
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i9
- simit yiyen kızla sevgili olmak2
- arkadaşlar galiba kavga var6
- mehdiyet2
- halıda yatmak2
- tembel avrat böreği5
- malt katır2
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci20
- kavga edenlerin hep aynı kişiler olması5
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı34
- şarapçı koala yalnız değildir8
- şarapçının birden tayyipçi olması7
- ölüm11
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya4
- almanya3
- etek dikmelik sözlük kızı4
- ateizm sekülerizm deccaliyet ruhunun bi parçasıdır2
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir6
- sözlüğün kırbacı2
- sonsuz2
- burdur şiş3
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı20
iki önemli kısımdan oluşan uzay-zaman fenomeni; olay ufku ve tekillik.
olay ufku denilen bölge içerisi karanlık olarak gözüken çembersel bölgedir. bu karanlık çember ise aslında karanlık bir küredir. sadece dikkat ettiyseniz genelde simülasyonlarda onun iki boyutlu halini görürüz. bu kara deliklerin genel gösterim biçimlerinden biridir. bu kürenin sınırları ise bizim gerçekliğimizin bitip bizimki ile etkileşmeyen başka bir gerçekliğin başladığı sınırlardır. yani içinde yaşadığımız evrende bu sınırı geçen bir nesne bizim gerçekliğimizden kopup olay ufkunun içerisinde başka yasalarla incelenmesi gereken bir hale bürünür. biz sadece olay ufkunda o cismin olay ufkunu geçmeden önceki son andaki halini görürüz. bir başka deyiş ile, olay ufkunu henüz aşmamış sınırdaki fotonlar, cisim sınırı geçmeden önce etkileştiği cisimden retinamıza düşerek bize o cismin son görüntüsünü verir. olay ufkunu geçen cisimdeki değişimleri görmemiz ise artık imkansızdır. çünkü oradan retinamıza gelen bir foton artık olmayacaktır. bunun sebebi ise tıpkı cisim gibi olay ufkunu aşan fotonların bu bölgeden kurtulmak için gerekli mesafeyi kat edememesidir. olay ufkunun sınırından sonra uzay-zaman ters orantılı ve eksponansiyel bir şekilde değişiklik gösterir. sınırı geçtiğiniz andan itibaren mesafeler dramatik biçimde uzayıp sonsuza yakınsarken zaman ise aynı biçimde kısalıp sıfıra yakınsar. dolayısı ile ışık hızı bu mesafeyi asla kat edemez. tekilliğe yaklaştıkça uzay ve zamanın geometrisi geri döndürülemez bir şekilde birbirine geçer, karmaşıklaşır ve gerçekliğimizdekinden çok farklı bir hale bürünür.
bu noktadan sonra ise artık kara deliğin son kısmına geliriz; tekillik. tekillik sıfır hacme ve sonsuz kütleye; yani sonsuz yoğunluğa sahip noktadır. burası hakkında da tıpkı olay ufkundan sonrasında neler olduğunu bilmediğimiz gibi hiçbir şey bilmeyiz. fiziksel olarak da görüntüleyemediğimiz için bu nokta bizim için teorik bir nokta olarak kalır. muhtemelen gerçekten de böyle bir nokta olsa bile bunu ve ek olarak olay ufkunun içerisini bilinen yöntemlerle görüntülemenin bir yolu yok. evrende limit hız ışık hızı oldukça bu durum böyle olmaya devam edecek. görüntüleyebileceğimiz tek şey olay ufkunun siyahlığı, yani o bölgeden bize fotonların ulaşamayışının fotoğrafıdır. hatta önümüzdeki günlerde muhtemelen bu fotoğraflardan birini de ilk defa görmüş olacağız.
kuantum mekaniği çerçevesinden tekilliği değerlendirdiğimizde onun bir noktada küçülmeyi bırakıp sabit kaldığı teorilere ulaşırız. çünkü kuantum mekaniğinde her şeyin bir kuantı; yani en temel hali, en küçük hali veya en kısa hali mevcuttur. enerjinin kuantı, uzayın kuantı, zamanın kuantı vesaire gibi... dolayısı ile uzayın kuantı planck uzunluğu olduğundan ötürü tekilliğin boyutunun da sıfır değil de planck uzunluğu kadar olduğu düşünülür. böylece tekillik sonsuzluk yerine belirli bir yerde belirli bir boyutta kalmış olur. tabii bu sadece bir teori. gözlem yapamadığımız için bunu da bilmemiz imkansız. evrende bilgiyi ileten limit hız ışık hızı olduğu müddetçe bunu öğrenmemiz mümkün değil. bize ışıktan daha hızlı biçimde bilgi iletimini sağlayan bir şey gerek ki çözüme ulaşalım. ancak bu durumda da einstein'ın "evrende hiçbir şey ışıktan hızlı gidemez" diyen ve bilim insanlarının bugüne dek en temel yasalardan biri olarak kabul ettiği yasasını çiğnemiş olacağız ki bu durum fizik kitaplarının yeniden yazılması anlamına gelir. kısacası tam bir ikilemdeyiz.
olay ufku denilen bölge içerisi karanlık olarak gözüken çembersel bölgedir. bu karanlık çember ise aslında karanlık bir küredir. sadece dikkat ettiyseniz genelde simülasyonlarda onun iki boyutlu halini görürüz. bu kara deliklerin genel gösterim biçimlerinden biridir. bu kürenin sınırları ise bizim gerçekliğimizin bitip bizimki ile etkileşmeyen başka bir gerçekliğin başladığı sınırlardır. yani içinde yaşadığımız evrende bu sınırı geçen bir nesne bizim gerçekliğimizden kopup olay ufkunun içerisinde başka yasalarla incelenmesi gereken bir hale bürünür. biz sadece olay ufkunda o cismin olay ufkunu geçmeden önceki son andaki halini görürüz. bir başka deyiş ile, olay ufkunu henüz aşmamış sınırdaki fotonlar, cisim sınırı geçmeden önce etkileştiği cisimden retinamıza düşerek bize o cismin son görüntüsünü verir. olay ufkunu geçen cisimdeki değişimleri görmemiz ise artık imkansızdır. çünkü oradan retinamıza gelen bir foton artık olmayacaktır. bunun sebebi ise tıpkı cisim gibi olay ufkunu aşan fotonların bu bölgeden kurtulmak için gerekli mesafeyi kat edememesidir. olay ufkunun sınırından sonra uzay-zaman ters orantılı ve eksponansiyel bir şekilde değişiklik gösterir. sınırı geçtiğiniz andan itibaren mesafeler dramatik biçimde uzayıp sonsuza yakınsarken zaman ise aynı biçimde kısalıp sıfıra yakınsar. dolayısı ile ışık hızı bu mesafeyi asla kat edemez. tekilliğe yaklaştıkça uzay ve zamanın geometrisi geri döndürülemez bir şekilde birbirine geçer, karmaşıklaşır ve gerçekliğimizdekinden çok farklı bir hale bürünür.
bu noktadan sonra ise artık kara deliğin son kısmına geliriz; tekillik. tekillik sıfır hacme ve sonsuz kütleye; yani sonsuz yoğunluğa sahip noktadır. burası hakkında da tıpkı olay ufkundan sonrasında neler olduğunu bilmediğimiz gibi hiçbir şey bilmeyiz. fiziksel olarak da görüntüleyemediğimiz için bu nokta bizim için teorik bir nokta olarak kalır. muhtemelen gerçekten de böyle bir nokta olsa bile bunu ve ek olarak olay ufkunun içerisini bilinen yöntemlerle görüntülemenin bir yolu yok. evrende limit hız ışık hızı oldukça bu durum böyle olmaya devam edecek. görüntüleyebileceğimiz tek şey olay ufkunun siyahlığı, yani o bölgeden bize fotonların ulaşamayışının fotoğrafıdır. hatta önümüzdeki günlerde muhtemelen bu fotoğraflardan birini de ilk defa görmüş olacağız.
kuantum mekaniği çerçevesinden tekilliği değerlendirdiğimizde onun bir noktada küçülmeyi bırakıp sabit kaldığı teorilere ulaşırız. çünkü kuantum mekaniğinde her şeyin bir kuantı; yani en temel hali, en küçük hali veya en kısa hali mevcuttur. enerjinin kuantı, uzayın kuantı, zamanın kuantı vesaire gibi... dolayısı ile uzayın kuantı planck uzunluğu olduğundan ötürü tekilliğin boyutunun da sıfır değil de planck uzunluğu kadar olduğu düşünülür. böylece tekillik sonsuzluk yerine belirli bir yerde belirli bir boyutta kalmış olur. tabii bu sadece bir teori. gözlem yapamadığımız için bunu da bilmemiz imkansız. evrende bilgiyi ileten limit hız ışık hızı olduğu müddetçe bunu öğrenmemiz mümkün değil. bize ışıktan daha hızlı biçimde bilgi iletimini sağlayan bir şey gerek ki çözüme ulaşalım. ancak bu durumda da einstein'ın "evrende hiçbir şey ışıktan hızlı gidemez" diyen ve bilim insanlarının bugüne dek en temel yasalardan biri olarak kabul ettiği yasasını çiğnemiş olacağız ki bu durum fizik kitaplarının yeniden yazılması anlamına gelir. kısacası tam bir ikilemdeyiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar