bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz20
- hangi yazarla çift olursunuz28
- üzülünce kime gidersiniz8
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi16
- sözlükte bile yalnız olmak10
- ya bi siktirin gidin15
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- sözlük çiftleştirme servisi11
- ingiliz dili ve edebiyatı bitirmek3
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- şapka takar mısınız12
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler3
- istanbul12
- sarapci koala hatayi13
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- fon skandalı önergesini akp ve mhp'nin reddetmesi5
- ucan tekme atan hipopotam43
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- ismet gurbuz'ün tırnakları4
- bir bela geliyorun profil fotosu4
- roma imparatorluğu nun yıkılış nedeni3
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- mersin'in hristiyanları2
- 2200 yılında nasıl görünürdüm4
- sezen taş7
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak3
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması9
- yemek yedikten sonra kusmak9
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- karton toblayan cocuga arkadan sımsıkı sarılmak5
- bakalım erkeğim beni kıskanacak mı ergensiliği4
- nervionun beni engellemesi10
- aşk7
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- parcalandim toparlanamiyorum316
- sinek as5
- vahşi kelebeğim3
konuya önce sigmun freud'un cinsiyet üzerine adlı kitapta söyledikleriyle başlayalım:
''dönüklerin*davranışı-dönüklerde aşağıdaki tipler ayırt edilir.
a)kesin dönükler: kısaca diğer cinsten kimselere karşı ilgisiz kalanlar; diğer cins kendilerinde nefret uyandırır. bunlar anca kendi cinsinden olanı cinsel nesne* olarak algılarlar.eğer dönük erkekse, bu nefretten dolayı normal cinsel eylemde bulunma gücüne sahip olamaz ya da yapsa bile hiç tat alamaz.?!
b)çift yaşayışlı dönükler(psikoseksüel hermafrodizm): kısaca nesne olarak ayırt etmeksizin cinslerden birini ya da ötekini alanlar.bu tip dönüklerde tek yanlı olmak karakteri yoktur.
c)fırsat düştüğünde dönük olanlar: bu tip dönükler, belirli koşullar içinde(özellikle normal cinsel birleşme için gerekli nesneyi bulamadıklarında)ya da taklitçiliğe kapıldıkları için, kendi cinslerinden bir kimseyi cinsel nesne olarak kabul eder ve cinsel gereksinimlerini giderirler.
cinselliklerinin özelliği üzerine kendi taşdıkları yargıya gelince, dönükler değişik biçimde davranırlar. kimilerinde dönüklük, libidosuna yön vermek kadar doğaldır. kimileri kendi dönüklükleri olgusuna karşı isyan halindedirler,bunu da marazi bir zorlama olarak duyarlar.*
bu cinsel gösterilerin ortaya çıktığı yaşam dönemlerine göre de iki tip dönüklük ayırt edilir. kimilerinde dönüklük belleğin erişebileceği kadar uzun bir zaman var olmuş gibi görünür;kimilerinde ise erginlikten önce ya da sonra, belli bir zamanda kendini göstermiştir.
dönüklük kuramı-dönüklük ilk önce doğuştan gelen bir sınır soysuzlaşması(dejenerasyon)belirtisi olarak kabul edilmiştir. bu, hekimlerin dönüklük gözlemledikleri ilk kimselerin sinir hastaları(nevropat)ya da hiç değilse sinir hastalarının bütün görüşlerine sahip kimseler olmaları ile açıklanmaktadır. bu tez ayrı ayrı yargılanması gereken iki savı içine almaktadır: birincisi, dönüklük doğuştan gelmedir;ikincisi,dönüklük bir soysuzlaşma belirtisidir.
soysuzlaşma-soysuzlaşma terimimnin düşüncesizce kullanılması, her yerde olduğu gibi burada da itirazlara sebep olmaktadır.hastalık nedenleri açıça travmatik ve bulaşıcı olmayan her patolojik gösteriye, soysuzlaşma dmeye azar azar alışılmıştır. mangnanın soysuzlaşma sınıflamasına göre, sinir sistemiminin çalışmasının kusursuz olduğu hallere soysuzlaşma terimini uygulamak mümkün olmuştur. öyleyse bu yeni soysuzlaşma kavramının değeri ve kapsama alanı ne olabilir? şu iki durumda soysuzlaşmadan söz etmemek tercih edilebilir gibi görünmektedir:
1-birlikte başka dönüklerde bulunmuyorsa,
2-kişinin işlerinin ve etkinliklerinin tamamı ağır bozukluklara uğramamışsa.
öyle ki,dönüklerin bu anlamda soysuzlaşmış kimseler olmadıkları şu olgular topluluğundan da bellidir:
1-başka ağır sapıtmalar göstermeyten öznelerde dönüklüğe rastlanır.
2-genel etkinliği bozulmamış, ahlâk ve zekâ gelişmeleri pek yüksek bir dereceye erişmiş olan öznelerde de dönüklük bulunur.
3-klinikçilerinkinden daha genel bir görüş noktasından alınınca dönüklüğü bir soysuzlaşma belirtisi olarak anlamayı yasaklayan iki olgu kategorisiyle karşılaşılır:
a)dönüklüğün sık sık görülmüş olan bir pratik olduğunu unurmamak gerekir, eskçağ uluslarında, uygarlıklarının en yüksek olduğu dönemde, dönüklüğün hemen hemen önemli bir kurum olduğu söylenebilir.
b)dönüklük ilkel, vahşi kavimler arasında son derece yaygındır; oysa soysuzlaşma terimi genelde ileri uygarlıklar için kullanılır. hatta avrupa'nın çeşitli uygar uluslarında bile, ıkr ve iklim farklılıklarının, dönüklüğün sıklığı ya da azlığı konusunda ve ahlaki davranış üzerinde pek büyük bir etkisi vardır.''
burada kısa keserek kendi yorumlarımı eklemek istiyorum: *bu kişiler direkt olarak eşcinselleri suçlar ve hakaret ederler, ancak asıl zarar verdikleri şey kendileridir.reddedişlerle ancak ve ancak bunun gerçekliğini geçiştirmeye çalışır ve bu onu beter bir duruma sürükler.
freud'un bahsettiği üzere eşcinsellik insanlık var olduğundan beri var aslında, nasıl oluştuğuna dair çeşitli savlar var,benim kanaatim ise eşcinselliğin oluşmasını genler, iç ve dış şartlar ve tecrübeler belirlediğidir. nitekim hermafrodizm gibi hastalıklara genleri örnek gösterebiliriz.
bunun dışında tecrübe edilen bir olaydır, aynı cins tarafından taciz veya tecavüze uğrama ya da karşı cinsle kurulan ilişkilerde tutarsızlık ve başarısızlık ve ayrıca karşı cinsle hiç ilişki kurulamaması da eşcinselliğe zemin hazırlar.
toplumca bilmemiz gereken dönüklüğün bir tercihten ziyade biyolojik, fiziksel, sosyal ve psikolojik etkenlerce atanmış bir hastalık olduğudur.dalga geçmeyle kendinizi rahatlama sizi daha fazla sıkıntıya düşürecektir; zira ne kadar bağırırsanız o kadar sizin de buna meyilli olduğunuzu göreceğiniz su götürmez bir gerçektir.
görüldüğü üzere kiminde birden çıkan bu hastalık kimilerinde zaten vardır ve yeni keşfede kimileri ise onunla doğmuş gibidir. yapmamız gereken kendimizi karşımızdaki insanın yerine koymamızdır; ama ne yazık ki eline yüz sayfa kitap okumaktan aciz bir millet nasıl freud,adler ya da skinner okusun ki? sadece duydukları ile yetinir ve bir takım hakaretler savurur, freud'u her şeyi cinselliğe bağlayan bir deli olarak görürler.
tekrar söylüyorum dönüklük adı verilen eşcinsellik biyo-kimya bozukluğundan kaynaklanan psikolojik bir rahatsızlıktır ve kaynağı psikolokik bozukluk olduğundan o insanları rencide ederek belki de başka hastalıkların tetiklenmesine neden oluyorsunuzdur, unutmayın bu hastalık bazen ani olarak gelebilir ve bir gün o dalga geçtiğiniz kişiyle aynı hastalığa kapıldığınızı görebilirsiniz.
''dönüklerin*davranışı-dönüklerde aşağıdaki tipler ayırt edilir.
a)kesin dönükler: kısaca diğer cinsten kimselere karşı ilgisiz kalanlar; diğer cins kendilerinde nefret uyandırır. bunlar anca kendi cinsinden olanı cinsel nesne* olarak algılarlar.eğer dönük erkekse, bu nefretten dolayı normal cinsel eylemde bulunma gücüne sahip olamaz ya da yapsa bile hiç tat alamaz.?!
b)çift yaşayışlı dönükler(psikoseksüel hermafrodizm): kısaca nesne olarak ayırt etmeksizin cinslerden birini ya da ötekini alanlar.bu tip dönüklerde tek yanlı olmak karakteri yoktur.
c)fırsat düştüğünde dönük olanlar: bu tip dönükler, belirli koşullar içinde(özellikle normal cinsel birleşme için gerekli nesneyi bulamadıklarında)ya da taklitçiliğe kapıldıkları için, kendi cinslerinden bir kimseyi cinsel nesne olarak kabul eder ve cinsel gereksinimlerini giderirler.
cinselliklerinin özelliği üzerine kendi taşdıkları yargıya gelince, dönükler değişik biçimde davranırlar. kimilerinde dönüklük, libidosuna yön vermek kadar doğaldır. kimileri kendi dönüklükleri olgusuna karşı isyan halindedirler,bunu da marazi bir zorlama olarak duyarlar.*
bu cinsel gösterilerin ortaya çıktığı yaşam dönemlerine göre de iki tip dönüklük ayırt edilir. kimilerinde dönüklük belleğin erişebileceği kadar uzun bir zaman var olmuş gibi görünür;kimilerinde ise erginlikten önce ya da sonra, belli bir zamanda kendini göstermiştir.
dönüklük kuramı-dönüklük ilk önce doğuştan gelen bir sınır soysuzlaşması(dejenerasyon)belirtisi olarak kabul edilmiştir. bu, hekimlerin dönüklük gözlemledikleri ilk kimselerin sinir hastaları(nevropat)ya da hiç değilse sinir hastalarının bütün görüşlerine sahip kimseler olmaları ile açıklanmaktadır. bu tez ayrı ayrı yargılanması gereken iki savı içine almaktadır: birincisi, dönüklük doğuştan gelmedir;ikincisi,dönüklük bir soysuzlaşma belirtisidir.
soysuzlaşma-soysuzlaşma terimimnin düşüncesizce kullanılması, her yerde olduğu gibi burada da itirazlara sebep olmaktadır.hastalık nedenleri açıça travmatik ve bulaşıcı olmayan her patolojik gösteriye, soysuzlaşma dmeye azar azar alışılmıştır. mangnanın soysuzlaşma sınıflamasına göre, sinir sistemiminin çalışmasının kusursuz olduğu hallere soysuzlaşma terimini uygulamak mümkün olmuştur. öyleyse bu yeni soysuzlaşma kavramının değeri ve kapsama alanı ne olabilir? şu iki durumda soysuzlaşmadan söz etmemek tercih edilebilir gibi görünmektedir:
1-birlikte başka dönüklerde bulunmuyorsa,
2-kişinin işlerinin ve etkinliklerinin tamamı ağır bozukluklara uğramamışsa.
öyle ki,dönüklerin bu anlamda soysuzlaşmış kimseler olmadıkları şu olgular topluluğundan da bellidir:
1-başka ağır sapıtmalar göstermeyten öznelerde dönüklüğe rastlanır.
2-genel etkinliği bozulmamış, ahlâk ve zekâ gelişmeleri pek yüksek bir dereceye erişmiş olan öznelerde de dönüklük bulunur.
3-klinikçilerinkinden daha genel bir görüş noktasından alınınca dönüklüğü bir soysuzlaşma belirtisi olarak anlamayı yasaklayan iki olgu kategorisiyle karşılaşılır:
a)dönüklüğün sık sık görülmüş olan bir pratik olduğunu unurmamak gerekir, eskçağ uluslarında, uygarlıklarının en yüksek olduğu dönemde, dönüklüğün hemen hemen önemli bir kurum olduğu söylenebilir.
b)dönüklük ilkel, vahşi kavimler arasında son derece yaygındır; oysa soysuzlaşma terimi genelde ileri uygarlıklar için kullanılır. hatta avrupa'nın çeşitli uygar uluslarında bile, ıkr ve iklim farklılıklarının, dönüklüğün sıklığı ya da azlığı konusunda ve ahlaki davranış üzerinde pek büyük bir etkisi vardır.''
burada kısa keserek kendi yorumlarımı eklemek istiyorum: *bu kişiler direkt olarak eşcinselleri suçlar ve hakaret ederler, ancak asıl zarar verdikleri şey kendileridir.reddedişlerle ancak ve ancak bunun gerçekliğini geçiştirmeye çalışır ve bu onu beter bir duruma sürükler.
freud'un bahsettiği üzere eşcinsellik insanlık var olduğundan beri var aslında, nasıl oluştuğuna dair çeşitli savlar var,benim kanaatim ise eşcinselliğin oluşmasını genler, iç ve dış şartlar ve tecrübeler belirlediğidir. nitekim hermafrodizm gibi hastalıklara genleri örnek gösterebiliriz.
bunun dışında tecrübe edilen bir olaydır, aynı cins tarafından taciz veya tecavüze uğrama ya da karşı cinsle kurulan ilişkilerde tutarsızlık ve başarısızlık ve ayrıca karşı cinsle hiç ilişki kurulamaması da eşcinselliğe zemin hazırlar.
toplumca bilmemiz gereken dönüklüğün bir tercihten ziyade biyolojik, fiziksel, sosyal ve psikolojik etkenlerce atanmış bir hastalık olduğudur.dalga geçmeyle kendinizi rahatlama sizi daha fazla sıkıntıya düşürecektir; zira ne kadar bağırırsanız o kadar sizin de buna meyilli olduğunuzu göreceğiniz su götürmez bir gerçektir.
görüldüğü üzere kiminde birden çıkan bu hastalık kimilerinde zaten vardır ve yeni keşfede kimileri ise onunla doğmuş gibidir. yapmamız gereken kendimizi karşımızdaki insanın yerine koymamızdır; ama ne yazık ki eline yüz sayfa kitap okumaktan aciz bir millet nasıl freud,adler ya da skinner okusun ki? sadece duydukları ile yetinir ve bir takım hakaretler savurur, freud'u her şeyi cinselliğe bağlayan bir deli olarak görürler.
tekrar söylüyorum dönüklük adı verilen eşcinsellik biyo-kimya bozukluğundan kaynaklanan psikolojik bir rahatsızlıktır ve kaynağı psikolokik bozukluk olduğundan o insanları rencide ederek belki de başka hastalıkların tetiklenmesine neden oluyorsunuzdur, unutmayın bu hastalık bazen ani olarak gelebilir ve bir gün o dalga geçtiğiniz kişiyle aynı hastalığa kapıldığınızı görebilirsiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar