bugün
- silver ile evlenecek erkek41
- rica etsem beni linçler misiniz14
- ellerim bos gonlum hos29
- resmine 31 çektim de yattım3
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- nervio hamferdi10
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- sürü zekası7
- avukat sevgili8
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın6
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- simko312
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- sözlüğün toplam zekası6
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- teomancalmasur5
- ne mutlu türküm diyene3
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın3
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- katatespizartmasi16
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- silik yemek5
- parayla saadet olması18
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- ortama girince herkesin susması11
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- tuzlu kahve dizisi7
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- sarapci koala61
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- morkstar6
- motordan düşmek6
- amedspor19
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- bilim ve din üzerine düşünceler3
- can yok olmaz sadece biçim değiştirir2
- sözlükte yapılacak en büyük hata3
- üzdüğüm herkesten özür dilerim3
- özel mesaj ifşası5
- technical debt3
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
senelerce mücadele ettiğim o ''yabancılık'' hissini tekrar yaşadığım andır.
bundan beş sene önce bir intihar girişiminde bulundum. üniversiteye yeni başlamıştım. ama girdiğim her ortamda kendimi oraya ait değilmişim gibi hissederdim. bu his daha üniversitenin bulunduğu şehre gitmeden beni sarmalamıştı. nasıl oldu neden oldu bir türlü anlam verememiştim. ama intihar girişiminden sonra hastanede iki ay geçirdikten sonra yaşamaya tekrar başlamak istedim. senelerce uğraştım, senelerce. neyle uğraştımı sorsanız verecek bir cevabım da yok doğru dürüst. çevremdekiler ''senin bir şeyin yoktu ki aslında allah allah niye böyle oldu'' dediler hep.
okul hayatım bir iletişim fakültesinde okumama rağmen insanlardan kaçmak ve iletişimsizlikle geçti çoğu zaman. kendimi iyi hissettiğim nadir anlarda benden iyisi yoktu, her şeyi başarabilir ve her şeye gücüm yetebilir gibi hissederdim. ama bu hep kısa süren bir kaç yaz ayı ve sonrasında son bulurdu.
genelde sonbahar ve kış aylarını hatta zaman zaman ilkbahar aylarını büyük bir içekapanıklık ve üzüntü içinde geçirirdim. yaşadığım şeyleri içinde bulunduğum şehire ve yaşadığım ortama bağladım. ordan bi kurtulsam her şey düzelecekti ve öyle de oldu. kısa bi süre...
okulu bitirince bir-iki ay evde takılıp sonra kendime iş bulmak için istanbul'a gittim. kafamda hiçbir şeyi planlamadım ve bodoslama bir işe girdim. her şey çok güzel gidiyordu, daha önce hiç olmadığım kadar özgüven doluydum. günde 3-4 saat uyuyup sabah erkenden işe gidiyordum. deli gibi kuvvetliydim ama çalıştığım yerde doğru dürüst para alamıyordum ve stajyer ayağına emeğimi sömürüyorlardı. ben de sonunda istifa ettim.
farkına varmadığım bir şey vardı. orada o kadar enerjik ve güçlü hissetmemin sebebi ilaçlarımı bırakmammış yani manik ataklar yaşıyormuşum. ankara'ya döndüğümde 54 kiloya kadar düştüğümü görünce kendimi ne kadar hırpaladığımın farkına vardım.
sonra senelerce kullandığım ilacımı tekrar kullanmaya başladım. başlarda çok iyi geldi. uykum düzene girdi, iştahım arttı. duygudurumum da daha dengeli hale geldi. iyi geldiğini düşündüm. ama sonra ankara'da bulduğum bir işte çalışırken eskiden yaşadığım sorunlar nüksetmeye başladı. kendimi bir topluluğun içerisinde (ne topluluğu olduğu hiç farketmiyor bazen bir pazarda bile) orada hiç yokmuşum gibi davranıyorum. gözüm bir noktaya dalıyor ve sanki aklı alınmış bir meczup gibi bakıyorum etrafıma. elim ayağıma dolaşıp yemek bile yiyemiyorum. kendimi dünyanın en güçsüz insanı gibi hissediyorum.
bu sorunları senelerce yaşadım ama okulu bitirip başka şehire gidince düzeleceğini düşünmem saçmaymış. bu sorun beni en iyi hissettiğim en güçlü hissettiğim zaman yerlere çekiyor. ve geçen günlerde yine intiharı düşündüm. yapamayacağımı bildiğim halde. sordum kendime. daha önce bu yaşadıklarını aştın, yine aşabileceğini de biliyorsun. peki neden kendine eziyet edip bunları düşünüyorsun?
kendime verdiğim cevap şu oluyor.
'' her şey güzel gitse ve düzelsem bile hayatı değil ölümü tercih ederdim.''
ne yapacağım hakkında en ufak bir fikrim yok. bunları buraya yazıyorum belki aylar sonra değişen bir şeyler olursa buraya yazarım.
bundan beş sene önce bir intihar girişiminde bulundum. üniversiteye yeni başlamıştım. ama girdiğim her ortamda kendimi oraya ait değilmişim gibi hissederdim. bu his daha üniversitenin bulunduğu şehre gitmeden beni sarmalamıştı. nasıl oldu neden oldu bir türlü anlam verememiştim. ama intihar girişiminden sonra hastanede iki ay geçirdikten sonra yaşamaya tekrar başlamak istedim. senelerce uğraştım, senelerce. neyle uğraştımı sorsanız verecek bir cevabım da yok doğru dürüst. çevremdekiler ''senin bir şeyin yoktu ki aslında allah allah niye böyle oldu'' dediler hep.
okul hayatım bir iletişim fakültesinde okumama rağmen insanlardan kaçmak ve iletişimsizlikle geçti çoğu zaman. kendimi iyi hissettiğim nadir anlarda benden iyisi yoktu, her şeyi başarabilir ve her şeye gücüm yetebilir gibi hissederdim. ama bu hep kısa süren bir kaç yaz ayı ve sonrasında son bulurdu.
genelde sonbahar ve kış aylarını hatta zaman zaman ilkbahar aylarını büyük bir içekapanıklık ve üzüntü içinde geçirirdim. yaşadığım şeyleri içinde bulunduğum şehire ve yaşadığım ortama bağladım. ordan bi kurtulsam her şey düzelecekti ve öyle de oldu. kısa bi süre...
okulu bitirince bir-iki ay evde takılıp sonra kendime iş bulmak için istanbul'a gittim. kafamda hiçbir şeyi planlamadım ve bodoslama bir işe girdim. her şey çok güzel gidiyordu, daha önce hiç olmadığım kadar özgüven doluydum. günde 3-4 saat uyuyup sabah erkenden işe gidiyordum. deli gibi kuvvetliydim ama çalıştığım yerde doğru dürüst para alamıyordum ve stajyer ayağına emeğimi sömürüyorlardı. ben de sonunda istifa ettim.
farkına varmadığım bir şey vardı. orada o kadar enerjik ve güçlü hissetmemin sebebi ilaçlarımı bırakmammış yani manik ataklar yaşıyormuşum. ankara'ya döndüğümde 54 kiloya kadar düştüğümü görünce kendimi ne kadar hırpaladığımın farkına vardım.
sonra senelerce kullandığım ilacımı tekrar kullanmaya başladım. başlarda çok iyi geldi. uykum düzene girdi, iştahım arttı. duygudurumum da daha dengeli hale geldi. iyi geldiğini düşündüm. ama sonra ankara'da bulduğum bir işte çalışırken eskiden yaşadığım sorunlar nüksetmeye başladı. kendimi bir topluluğun içerisinde (ne topluluğu olduğu hiç farketmiyor bazen bir pazarda bile) orada hiç yokmuşum gibi davranıyorum. gözüm bir noktaya dalıyor ve sanki aklı alınmış bir meczup gibi bakıyorum etrafıma. elim ayağıma dolaşıp yemek bile yiyemiyorum. kendimi dünyanın en güçsüz insanı gibi hissediyorum.
bu sorunları senelerce yaşadım ama okulu bitirip başka şehire gidince düzeleceğini düşünmem saçmaymış. bu sorun beni en iyi hissettiğim en güçlü hissettiğim zaman yerlere çekiyor. ve geçen günlerde yine intiharı düşündüm. yapamayacağımı bildiğim halde. sordum kendime. daha önce bu yaşadıklarını aştın, yine aşabileceğini de biliyorsun. peki neden kendine eziyet edip bunları düşünüyorsun?
kendime verdiğim cevap şu oluyor.
'' her şey güzel gitse ve düzelsem bile hayatı değil ölümü tercih ederdim.''
ne yapacağım hakkında en ufak bir fikrim yok. bunları buraya yazıyorum belki aylar sonra değişen bir şeyler olursa buraya yazarım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar