bugün
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi20
- gocu'ya özgürlük7
- sözlük hesabını sil perileri3
- senden benden trilyonları çalanlar5
- fatma betül sayan kaya49
- arkadaşlar beni neden sevmediniz3
- ne yazarsam yazayım çaylak olmuyorum3
- 4 ekim 2026 konohafest saldırısı3
- yıldız tilbe kızılı2
- cemil ipekçi2
- arkadaşlar çok uykum var2
- hepinizden nefret ediyorum ama tek başıma da canım2
- fon mağdurlarının ana para iadelerini beğenmemesi2
- ideal bira bardağı3
- pazartesi sabah 7 de spor salonuna giden insan3
- cin filmleri4
- sarımsak6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- müzik kursu2
- türk korku filmi klişeleri3
- pazartesi sabahı erken kalkmak için bir neden3
- yaşlı ve bunak sözlük yazarları3
- iwf yapay zeka çocuk istismarı materyali artışı2
- italya türkiye maçı saat 21 45 te atv de3
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması43
- pizza5
- sabahları nefret edilen şeyler10
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- pizza margarita4
- asrın soygunu14
- cin musallat olan kişi nasıl anlaşılır3
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi8
- sözlük gıybeti12
- hangi tatlısınız10
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- riyad da ikinci mekke ittifakı toplantısı2
- türkiye'nin yemen de mekke ittifakı tartışması2
- nasıl birisiniz8
- kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyler7
- akp seçmeni16
- damarsız tüysüz manisa yaprağı18
- anın görüntüsü20
- tarsus ta karpuz yüklü kamyonun devrilmesi2
- napıyorsunuz8
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz7
- domates2
- gunluklerim aylik olmus11
- kız kardeşlerim6
- arkadaşlar naber ya8
- yeşil parka giyen kız2
28 şubat sonrası kimse gözaltında işkence görmedi..
kimse gözaltında kaybolmadı..
kimse cezaevinde ölümcül bir hastalığa yakalanmadı..
elbette bazı haksızlıklar ve despot uygulamalar yaşandı, yaşanmıştır (ve de bunlar akabenin bu kadar güçlenmesinin önünü açtı malesef.) ancak mağdur edebiyatı alanında doktoralı dinci kesim ve içi askeriye düşmanı ve cihangir solcusu dolu türk medyası bunları bire bin katarak anlattı, ballandıra ballandıra bitiremedi. akabenin bu kadar güçlenmesinin önünü açan da şüphesiz bu medya faktörüdür..
dinciler iktidarı ele geçirdi de ne oldu ?
ülke şu anda pek çok noktada (yolsuzluk rüşvet israf rekortmenliği, dudak uçuklatan günlük saray israfı, utanç tablosu dışa bağımlı türk tarımı, hiçe sayılan halk sağlığı, rant amaçlı hunharca katledilen doğa ve talan edilen doğal ve tarihi miras, çölleşme yolundaki türkiye, ihmal kaynaklı iş cinayetlerinde dünya ikinciliğini kapmamız, yabancılara teslim edilen sermaye, gülen cemaati gibi yılanların devlette oluşturduğu yıkım, akabe hükümetinin bop adı altında abd ile birlikte ortadoğunun karışmasına ve islamcı terör örgütlerine verdiği destek, surisinden zencisine afganından çekik gözlü adamlarına kadar binbir milletten insanın ülkeye doluşması.) dibi görmüş durumda.
ekonomik kaynaklar, medya, ysk, yargı dört elden kuşatıldı; insanlar satın alındı.
2002 yılında 71 yaşında sıradan bir yurttaş, kanser bir kadın, tedavisi geciktiği için normalden daha erken ölmüş. ak medya/ dinci medyası bunu bile 28 şubat 1996'ya bağlayarak sunmayı başarıyor.
peki ya şunu sormak gerek; akabe hükümetinin iftiralarla kumpaslarla hapse attığı, bu uğurda kimi bunalıma girip yaşamına son veren, kimi cezaevinde hastalanarak ölen o kadar insan ne oluyor ?
edit : unutulmaması gereken, 28 şubat sonrası yaşanan ve 12 eylülün yanında çok sönük kalacak olan (12 eylülün tümüyle haksız olduğunu da savunmuyorum.) gözaltı ve hapis cezalarının, çok büyük ölçüde hakedildiğidir. yargılanıp hapis cezasına çarptırılanlar, islamcıların abd destekli tehlikeli kadrosunu oluşturuyordu.. ismi bombalı suikastlerle anılan mirzabeyoğlu da bunlardan bir tanesi..
21. yüzyılda gülen cemaati gibi hükümetler eliyle palazlandırılmış bir yılanın devlette yarattığı yaklaşık 10 yıl süren bir yıkım ve bir sürü nahoş olay yaşadık.. "hakedene hakettiği şekilde muamele etmek." de işin gereği oluyor bu durumda.
kimse gözaltında kaybolmadı..
kimse cezaevinde ölümcül bir hastalığa yakalanmadı..
elbette bazı haksızlıklar ve despot uygulamalar yaşandı, yaşanmıştır (ve de bunlar akabenin bu kadar güçlenmesinin önünü açtı malesef.) ancak mağdur edebiyatı alanında doktoralı dinci kesim ve içi askeriye düşmanı ve cihangir solcusu dolu türk medyası bunları bire bin katarak anlattı, ballandıra ballandıra bitiremedi. akabenin bu kadar güçlenmesinin önünü açan da şüphesiz bu medya faktörüdür..
dinciler iktidarı ele geçirdi de ne oldu ?
ülke şu anda pek çok noktada (yolsuzluk rüşvet israf rekortmenliği, dudak uçuklatan günlük saray israfı, utanç tablosu dışa bağımlı türk tarımı, hiçe sayılan halk sağlığı, rant amaçlı hunharca katledilen doğa ve talan edilen doğal ve tarihi miras, çölleşme yolundaki türkiye, ihmal kaynaklı iş cinayetlerinde dünya ikinciliğini kapmamız, yabancılara teslim edilen sermaye, gülen cemaati gibi yılanların devlette oluşturduğu yıkım, akabe hükümetinin bop adı altında abd ile birlikte ortadoğunun karışmasına ve islamcı terör örgütlerine verdiği destek, surisinden zencisine afganından çekik gözlü adamlarına kadar binbir milletten insanın ülkeye doluşması.) dibi görmüş durumda.
ekonomik kaynaklar, medya, ysk, yargı dört elden kuşatıldı; insanlar satın alındı.
2002 yılında 71 yaşında sıradan bir yurttaş, kanser bir kadın, tedavisi geciktiği için normalden daha erken ölmüş. ak medya/ dinci medyası bunu bile 28 şubat 1996'ya bağlayarak sunmayı başarıyor.
peki ya şunu sormak gerek; akabe hükümetinin iftiralarla kumpaslarla hapse attığı, bu uğurda kimi bunalıma girip yaşamına son veren, kimi cezaevinde hastalanarak ölen o kadar insan ne oluyor ?
edit : unutulmaması gereken, 28 şubat sonrası yaşanan ve 12 eylülün yanında çok sönük kalacak olan (12 eylülün tümüyle haksız olduğunu da savunmuyorum.) gözaltı ve hapis cezalarının, çok büyük ölçüde hakedildiğidir. yargılanıp hapis cezasına çarptırılanlar, islamcıların abd destekli tehlikeli kadrosunu oluşturuyordu.. ismi bombalı suikastlerle anılan mirzabeyoğlu da bunlardan bir tanesi..
21. yüzyılda gülen cemaati gibi hükümetler eliyle palazlandırılmış bir yılanın devlette yarattığı yaklaşık 10 yıl süren bir yıkım ve bir sürü nahoş olay yaşadık.. "hakedene hakettiği şekilde muamele etmek." de işin gereği oluyor bu durumda.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar