bugün
- arda güler9
- jaws filmindeki sikko balik16
- yetkisi alınan yetkili8
- iltica20
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- atatürk ün hataları6
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- yemene asker gönderilme meselesi5
- hintliler zenci midir3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı4
- asansörde konuşmama kuralı4
- nadia komanaçi2
- irana gelin gitmek4
- şirketlere çöküp niye para gelmiyor diye ağlamak2
- sözlüğü kurtaracak tek yazar2
- yunanistan'ın savunma bütçesini 5 kat artırması3
- ritmik cimnastik yarışması2
- evlenmek4
- moralin çok bozuk olması6
- gammaz çetesini çökerten yazar2
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- sabah 05 00 06 00 arası sex2
- sözlüğün kralı8
- doğru don seçimi5
- yaşlıların folklifte portif demesi9
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar3
- yalnız yaşamak6
- fetöcü ünlüler3
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak12
- sabahları americano içmeyince gerilen adam2
- insan sevmemek4
- sabahın köründe arayıp uyuyor muydun diyen tip3
- rakı içen kadına hayran olan lavuk3
- fon vurgunu49
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- betray me7
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- nev ölmüş başımız sağ olsun3
- kabine'nin beştepe de toplanması3
- aç uyumak10
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi5
- oktay saral6
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- sevgi vs aşk9
- metamfetamin7
- forma7
- galatasaray fenerbahçe derbisi2
- sözlüğün kraliçesi5
- salçalı makarna10
Sondan başlıyorum karmaşık filmler gibi iyi okumalar...
6 şubat'ta sen doğdun yavşak
6 haziran da ben
Doğum günün kutlu olsun...
Kış yarası
“Ne gülüyorsun? Anlattığım senin hikâyen” der Horatius...
Biz, kış gecelerinde yalnızlığımıza gülmeyi de öğreneceğiz.
Ve dışarda kar yağarken pencere kenarlarında beklemeyi de...
Gece yarılarında bilinmeyen adreslerde aldatılma şüphesiyle sayıklayarak ölmesini de.
Yaramız kazmayla, baltayla, kürekle deşilir...
Saramazsın bin yıllık yarayı uğraşma sarı saçlı güzel çocuk...
Kendimizi bildik bileli hep aynı kör kuyulara düşmekteyiz.
Biz her kış akşamında baykuşları ağaçlarda bekleyeceğiz.
Bir delinin hatıra defterini karalayarak delirmeyi de.
Ruhumuz kirletiliyor, aklımız bozuluyor...
Düzeltemezsin uğraşma altın saçlı güzel çocuk...
Kendimizi bildik bileli delilerin koğuşlarına girip çıkmaktayız.
Biz her sabah umutla yola koyulurken ekmeğimize kan doğrayanları da unutacağız.
Ve her yola düşüşlerimizde satılsak da satmaya direnmeyi de.
Yüreğimiz kızıla boyanıyor meçhul saatlerin koynunda...
Silemezsin, beyaza boyama beyaz yüzlü güzel çocuk...
Kendimizi bildik bileli sokak tezgâhlarının ucuz pazarlarında üç kuruşa satılmaktayız.
Biz bu şehirlerin meydanlarında kaç kez vurulduk, yine de bağırmayacağız.
Ve aldırışsızca yürüyerek avuçlarımızda kalanlarla yetinmeyi de.
Mavi gökyüzünü siyaha boyama melek yüzlü güzel çocuk...
Kendimizi bildik bileli ayın karanlık yüzüne takılmaktayız.
Biz hayatı altı üstüne getirilmişleriz, yine de ağlamayacağız.
Yüreğimizdeki yüzlerin yüzünden olduğunu da.
Ve kaç ihanetin resmini avuçlarımızda biriktirerek yaşamayı da...
Hatırlatıp durma, yüreğimizi kirli sularda alabora etme güzel çocuk...
Kendimizi bildik bileli güz, kış, yaz ve bahar yaralarımızı sahiplenmekteyiz.
Biz kolumuzdaki vakitlerin makinalarıyla ihanetten geriye kalanları hesaplayacağız.
Ve akreplere yelkovanlara bakıp bakıp uyumasını da...
Bir dağın tepesinde, bir ağacın altına doğru kış gecelerinde yürüyoruz sanki...
Kendimizi bildik bileli ölüme de hep yalnız gidiliyor işte...
Her akşam kış gecelerinde yaşadığımız şehrin ortasında, yanında, uzağında, dışında yaşamaya çalışanları düşünmek lazım.
Ve yanı başımızda, uzağımızda aç, susuz, ekmeksiz, sobasız, odunsuz sabahlara çıkanları...
Hiçbir şey yapamıyorsak bile...
“Dur, ağla bir gün benim için” diyen şairi dinleyip bir dakika ağlayalım.
Mehmet Soysal
( alıntı)
Hahah uzun uzun yazamam Hele bu kadar güzel yazamayacağımı bi sen çıktın demi.
Ama sen de itiraf et sen de uzatıyorsun.
6 şubat'ta sen doğdun yavşak
6 haziran da ben
Doğum günün kutlu olsun...
Kış yarası
“Ne gülüyorsun? Anlattığım senin hikâyen” der Horatius...
Biz, kış gecelerinde yalnızlığımıza gülmeyi de öğreneceğiz.
Ve dışarda kar yağarken pencere kenarlarında beklemeyi de...
Gece yarılarında bilinmeyen adreslerde aldatılma şüphesiyle sayıklayarak ölmesini de.
Yaramız kazmayla, baltayla, kürekle deşilir...
Saramazsın bin yıllık yarayı uğraşma sarı saçlı güzel çocuk...
Kendimizi bildik bileli hep aynı kör kuyulara düşmekteyiz.
Biz her kış akşamında baykuşları ağaçlarda bekleyeceğiz.
Bir delinin hatıra defterini karalayarak delirmeyi de.
Ruhumuz kirletiliyor, aklımız bozuluyor...
Düzeltemezsin uğraşma altın saçlı güzel çocuk...
Kendimizi bildik bileli delilerin koğuşlarına girip çıkmaktayız.
Biz her sabah umutla yola koyulurken ekmeğimize kan doğrayanları da unutacağız.
Ve her yola düşüşlerimizde satılsak da satmaya direnmeyi de.
Yüreğimiz kızıla boyanıyor meçhul saatlerin koynunda...
Silemezsin, beyaza boyama beyaz yüzlü güzel çocuk...
Kendimizi bildik bileli sokak tezgâhlarının ucuz pazarlarında üç kuruşa satılmaktayız.
Biz bu şehirlerin meydanlarında kaç kez vurulduk, yine de bağırmayacağız.
Ve aldırışsızca yürüyerek avuçlarımızda kalanlarla yetinmeyi de.
Mavi gökyüzünü siyaha boyama melek yüzlü güzel çocuk...
Kendimizi bildik bileli ayın karanlık yüzüne takılmaktayız.
Biz hayatı altı üstüne getirilmişleriz, yine de ağlamayacağız.
Yüreğimizdeki yüzlerin yüzünden olduğunu da.
Ve kaç ihanetin resmini avuçlarımızda biriktirerek yaşamayı da...
Hatırlatıp durma, yüreğimizi kirli sularda alabora etme güzel çocuk...
Kendimizi bildik bileli güz, kış, yaz ve bahar yaralarımızı sahiplenmekteyiz.
Biz kolumuzdaki vakitlerin makinalarıyla ihanetten geriye kalanları hesaplayacağız.
Ve akreplere yelkovanlara bakıp bakıp uyumasını da...
Bir dağın tepesinde, bir ağacın altına doğru kış gecelerinde yürüyoruz sanki...
Kendimizi bildik bileli ölüme de hep yalnız gidiliyor işte...
Her akşam kış gecelerinde yaşadığımız şehrin ortasında, yanında, uzağında, dışında yaşamaya çalışanları düşünmek lazım.
Ve yanı başımızda, uzağımızda aç, susuz, ekmeksiz, sobasız, odunsuz sabahlara çıkanları...
Hiçbir şey yapamıyorsak bile...
“Dur, ağla bir gün benim için” diyen şairi dinleyip bir dakika ağlayalım.
Mehmet Soysal
( alıntı)
Hahah uzun uzun yazamam Hele bu kadar güzel yazamayacağımı bi sen çıktın demi.
Ama sen de itiraf et sen de uzatıyorsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar