bugün
- kadın olsaydım çok açık giyerdim21
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak8
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum9
- kurdun dişine alkol değmesi5
- hangi manifest kızısın7
- ruhu iyileştiren şeyler6
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz8
- şu an en yakınınızda bulunan cinayet aleti3
- namus takıntısı olan erkek17
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi18
- en büyük pişmanlığınız7
- nesrin cavadzade4
- kavurmalı yumurta7
- kızımın adı 15 temmuz olsun3
- avokadoya yumuşaması için yalvarmak2
- ece irtem6
- türkiye avustralya maçı8
- dunyanin en guvenli ulkesi2
- kadınların en büyük düşmanı3
- sözlük yazarlarının suları5
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi5
- bir şeyi ararken başka bir kayıp şeyi bulmak4
- panik atak olan psikolog2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- futbol8
- kadınsı erkek4
- devlet bahçeli3
- insan değişmez ortaya çıkar3
- bar taburesinin kan dolaşımına etkisi2
- namus5
- günün şiiri6
- aktroller5
- sürekli gözünün içine bakan kız2
- kürtlere hırt diyen paramesyum3
- yardımda bulunulan kişinin lüks harcamalar yapması4
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı7
- regl dönemi çirkinliği5
- yazarlar birbirlerine laf atmaktan tanım yapamıyor4
- güzel kızların isimleri9
- çince öğrenmek2
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek11
- ekber ve erşed kanunları3
- dünya kupası mağlubiyetinin arkasında siyonizm var4
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- karton toplayan cocuk evlenirse karısına bakar mı4
- emek hırsızı patronları ifşa etme akımı5
- kadınlar sözlük5
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı2
- neden oy veriyoruz2
"douglass north'un yıllarca önce yazdığı gibi, iktisat kadar piyasadan bahseden ama ne olduğunu söylemeyen bir bilim daha yok.
sağ-sol farkının kalktığını savunan argümanlar genellikle piyasayı bir araca benzetiyor. piyasayı nesneleştirmek, bir mekanizma olduğunu söylemek bazı iktisatçıların sıkça başvurdukları retorik bir araç. çok nesnel bir şeyden bahsedermiş gibi yaparken her şeyden ve hiçbir şeyden bahsetmeyi mümkün kılıyor.
bu tip argümanlar piyasayı şeyleştiriyor, ona evrensel kurallar atfediyor. hatta öyle güçlü ki bu 'piyasa', kadim sağ ve sol ayrımını bile ortadan kaldırıyor. böylece analizle ideoloji birbirine giriyor.
piyasa araç değildir, çünkü;
1) piyasa üzerine yapılan ampirik sosyal araştırmaların nerdeyse tümü piyasanın bir araç olmadığını gösterir. piyasa bir iktidar alanıdır. bu alanın içeriği, emtianın sosyal evreninin özgül niteliklerine göre değişir. pamuğun ve uçağın üretim ve değişim evrenleri kategorik olarak birbirinden farklıdır. durum böyle olunca, ikisi de piyasa derseniz yanılırsınız.
2) fiyatın ne olduğunu ortaya çıkarmaya çalışan araştırmacılar, fiyatı piyasada oluşan bir araç değil, bu iktidar ilişkileri içerisinde üretilen ticari bir protez olarak görürler. bu tip fiyatlar olmadan piyasa aktörleri engelli aktörlerdir. her iktidar ilişkisi kendi özgül evreninde bu protezleri üretir. bu nedenle devlet ve piyasa diye tanımlanan alanlar ayrı değil, aynı yerdedir. yani devlet ve tüccar benzer politik süreçler içerisinde, ama farklı aygıtlar ve örgütlülük düzeyleriyle değişim değerlerine müdahalede bulunur.
sağ ve sol ayrımı piyasa ve devlet arasında sallanan sarkacı tuttuğunuz yerde değil, üretim araçlarının üreticilerin inisiyatifinde kullanılmasını öngören bir fikre nasıl baktığınızla şekillenir. eğitimde, sağlıkta, tarımsal üretimde vs şirketlerin kontrolünü savunuyorsanız neoliberalsinizdir, sağcısınızdır. blair'in işçi partisi gibi partilerin 'piyasanın etkinlik alanının genişlemesine yardımcı tutuma girmeleri' sağcılıktır. solcuysanız, buna dudak bükersiniz. blair ve baykal sağcı siyasetçilerdir. oran ve uras solcudur. kavramları ve pozisyonları karıştırmayalım.
imf ve dünya bankası'nın dünyaya dayattığı ve tarihin en şiddetli iktisadi deneyi olan piyasa reformlarının tam anlamıyla bir sosyal çöküş yaratmasına rağmen, neoliberal hegemonyanın ideolojik başarısı bir göz kamaşması yarattı. artık daha yoksul, daha güvensiz hayatlar yaşıyoruz. dünya bir çöplüğe dönüşürken, herkesin bir amerikalı kadar atık üretme olasılığı bile piyasalara daha dikkatli bakmamız gerektiğini gösteriyor.
yeni sağın, yani neoliberalizmin çıkış bildirgesi sağ ve sol ayrımının anlamsızlığı üzerine kurulur. son çeyrek yüzyılda bu argümanı birçok ideolog kullanıp yaygınlaştırdı. piyasayı şeyleştirmek, araç haline getirmek neoliberal ideolojinin sıklıkla başvurduğu bir retorik araç."
(bkz: koray çalışkan)
sağ-sol farkının kalktığını savunan argümanlar genellikle piyasayı bir araca benzetiyor. piyasayı nesneleştirmek, bir mekanizma olduğunu söylemek bazı iktisatçıların sıkça başvurdukları retorik bir araç. çok nesnel bir şeyden bahsedermiş gibi yaparken her şeyden ve hiçbir şeyden bahsetmeyi mümkün kılıyor.
bu tip argümanlar piyasayı şeyleştiriyor, ona evrensel kurallar atfediyor. hatta öyle güçlü ki bu 'piyasa', kadim sağ ve sol ayrımını bile ortadan kaldırıyor. böylece analizle ideoloji birbirine giriyor.
piyasa araç değildir, çünkü;
1) piyasa üzerine yapılan ampirik sosyal araştırmaların nerdeyse tümü piyasanın bir araç olmadığını gösterir. piyasa bir iktidar alanıdır. bu alanın içeriği, emtianın sosyal evreninin özgül niteliklerine göre değişir. pamuğun ve uçağın üretim ve değişim evrenleri kategorik olarak birbirinden farklıdır. durum böyle olunca, ikisi de piyasa derseniz yanılırsınız.
2) fiyatın ne olduğunu ortaya çıkarmaya çalışan araştırmacılar, fiyatı piyasada oluşan bir araç değil, bu iktidar ilişkileri içerisinde üretilen ticari bir protez olarak görürler. bu tip fiyatlar olmadan piyasa aktörleri engelli aktörlerdir. her iktidar ilişkisi kendi özgül evreninde bu protezleri üretir. bu nedenle devlet ve piyasa diye tanımlanan alanlar ayrı değil, aynı yerdedir. yani devlet ve tüccar benzer politik süreçler içerisinde, ama farklı aygıtlar ve örgütlülük düzeyleriyle değişim değerlerine müdahalede bulunur.
sağ ve sol ayrımı piyasa ve devlet arasında sallanan sarkacı tuttuğunuz yerde değil, üretim araçlarının üreticilerin inisiyatifinde kullanılmasını öngören bir fikre nasıl baktığınızla şekillenir. eğitimde, sağlıkta, tarımsal üretimde vs şirketlerin kontrolünü savunuyorsanız neoliberalsinizdir, sağcısınızdır. blair'in işçi partisi gibi partilerin 'piyasanın etkinlik alanının genişlemesine yardımcı tutuma girmeleri' sağcılıktır. solcuysanız, buna dudak bükersiniz. blair ve baykal sağcı siyasetçilerdir. oran ve uras solcudur. kavramları ve pozisyonları karıştırmayalım.
imf ve dünya bankası'nın dünyaya dayattığı ve tarihin en şiddetli iktisadi deneyi olan piyasa reformlarının tam anlamıyla bir sosyal çöküş yaratmasına rağmen, neoliberal hegemonyanın ideolojik başarısı bir göz kamaşması yarattı. artık daha yoksul, daha güvensiz hayatlar yaşıyoruz. dünya bir çöplüğe dönüşürken, herkesin bir amerikalı kadar atık üretme olasılığı bile piyasalara daha dikkatli bakmamız gerektiğini gösteriyor.
yeni sağın, yani neoliberalizmin çıkış bildirgesi sağ ve sol ayrımının anlamsızlığı üzerine kurulur. son çeyrek yüzyılda bu argümanı birçok ideolog kullanıp yaygınlaştırdı. piyasayı şeyleştirmek, araç haline getirmek neoliberal ideolojinin sıklıkla başvurduğu bir retorik araç."
(bkz: koray çalışkan)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar