bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- ikinci defa askere gitmek7
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- bir kızla dalga geçmek6
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- millet dediğin2
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- en sevmediğin insan tipleri7
- gizli hesap6
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- mavi göz7
- claudian clouds22
- geceye bir mesaj birak2
- özbek kadınlar14
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- sözlük whatsapp grupları13
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- friedrich hegel la bi cay icek12
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ itiraf10
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- islam'ın hak dini olması6
- türkiye bölünebilir mi2
- sarapci koala47
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- gece vardiyası yazarlar4
- namazın amacı6
- melissa vargas7
- türk halkını uyuşturma itemleri2
- akrep3
- gecenin geç saatlerinde entry girmek2
- karı gibi erkek3
- rennie2
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- kahverengi gözlü olmak4
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- yalnız ölmek4
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- anın görüntüsü25
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
(bkz: Taraf olanlar bertaraf mı oluyor)
Bugüne kadar AKP yi statükonun karşısındaki dönüştürücü güç olarak göstermeye çalışan ve AKP nin demokratik hiçbir niteliği olmadığını savunan Türkiye soluna ağır ithamlarda bulunup, AKP karşıtı herkesi darbeci, Ergenekoncu ilan eden Taraf Gazetesi, AKP den büyük darbe yedi.
Taraf gazetesine yönelik bilginin içişleri Bakanlığı ndan sızdırıldığı ve Başbuğ un tepkisinin de asıl olarak hükümete yönelik olduğu şeklinde değerlendirmeler yapılırken, Erdoğan, Başbuğ u destekleyen ve namlunun ucuna Taraf gazetesini koyan açıklamalarıyla, aylarca arkasında duran gazeteyi yüzüstü bıraktı.
Başbuğ un Taraf gazetesinin yayınlarına karşı doğru yerde durun sözleriyle herkesi hizaya geçmeye çağırması karşısında Erdoğan "Biz doğru yerdeyiz, yanlış yerde olanlar düşünsün" dedi ve "Biz yapmadık Taraf yaptı" savunmasına girişti. Erdoğan daha da ileri giderek "Sadece bizim de işimizi zorlaştırırsınız, TSK nın da işinizi zorlaştırırırsınız ancak söylüyorum ki biz mücadelemizi devam ederiz. Biz milletimizle, gazetecimizle, askerimizle polisimizle devam ederiz" sözleriyle Taraf gazetesine "düşün yakamızdan" mesajını verdi. Ardından Taraf a sızdırılan istihbaratın yanlış olduğu yönünde bir kampanya başlatıldı. Bu bilgi gerçekse Taraf fena halde köşeye sıkıştırılmış olacak.
Erdoğan ın bombayı Taraf ın kucağına bırakıp kaçmasının tek nedeni Başbuğ un muhtırasının mesajını alması olmayabilir. Kapatma davası süresince Taraf gazetesi gibi liberal bir şemsiyenin desteğini alan AKP nin ihtiyaçlarının, kirli savaşta inisiyatifi ele alma çabalarını yoğunlaştırdığı bu süreçte değiştiği ortada. AKP nin kirli savaş inisiyatifini ele alma çabası, bugüne kadarki yalancı demokrat rolünün yerine gerçek bir rejim temsilciliği rolünün kuşanılmasını gerekli kılıyor. Kürt hareketinin son günlerde sıkça dile getirdiği AKP artık özel savaş hükümetidir söylemi bu gelişmeyi ifade ediyor
Şimdi hangi Taraf a yaslanacak?
Türkiye deki demokrasi sorununu asker vesayeti sorunu ile sınırlandıran, faşizm sorununun sınıfsal bağlamını ve emperyalizm ile ilişkisini gözden ırak tutmak için çırpınan Taraf gazetesi, anti-faşist mücadelede nice bedeller ödemiş solun, mücadele deneyimlerinden kazandığı yaklaşımları çirkin üsluplarla eleştirmiş, AKP yi savunanları ve kendisini demokrasi şampiyonu, sosyalist solu ise demokrasi düşmanı ilan etmişti.
Bugünkü Taraf gazetesinde atılan Paşasının Başbakanı manşeti ise yaşanan hayal kırıklığının en açık ifadesi oldu. Evet her zamanki pragmatik tarzıyla Kürtlere karşı savaş hükümeti olmayı tercih eden AKP hükümeti daha iki ay önce karşıtı gibi sunulduğu Paşanın başbakanı görüntüsünü bugün tamamladı. Ama bu ülkede Majestelerinin bir şeyi olma özelliği sadece hükümetlerle sınırlı değil. Ahmet Altan bugünkü yazısında, "Her firavunun bir Musa sı vardır. Buranın Musa sı buranın özgürlüğe susamış halkıdır" diye gayet isabetli bir saptamada bulundu. isabetli olmayıp unuttuğu şeyse, halkın Musa olabilme yeteneğinin ancak her türlü devlet, sermaye ve emperyalist güçten bağımsız yani sol bir duruşa sahip olarak kazanabileceği bir yetenek olduğu.
Taraf gazetesini bundan sonra ne bekliyor? AKP ile bir uzlaşma mı, kullanılıp bir kenara atılan diğer yayın organları gibi bir son mu? Bunu bilmiyoruz ama işin varacağı mecburi istikameti gayet isabetle saptamıştık:
"Evet bu yolun sonunun nereye varacağını da şimdiden kestirebiliyoruz. Bu yolun sonu, tıpkı 1991 yılında SSCB yıkıldığında ilk işleri, kırk yıllık parti bürokratı üniformalarını sırtlarından bir anda çıkartıp atarak, kapitalizmin borazanlığına soyunanlarla nereye vardıysa, sizinle de aynı yere varacak. Tarihin o günlerde hiç hesaplamadıkları ölçüde hızlanan akışı içinde o borazanlıkları yaptıkları zamanın üzerinden daha on yıl bile geçmemişken, nasıl sol adına hiçbir ağırlıkları, hiçbir saygınlıkları ve hiçbir varlıkları kalmamış, artık esameleri bile okunmaz hale gelmişlerse, emin olun sizin projelerinizin, tezlerinizin, akıl fikirlerinizin ömrü daha da kısa olacak. (23 Temmuz 2008, Sendika.Org
Sendika.Org
Bugüne kadar AKP yi statükonun karşısındaki dönüştürücü güç olarak göstermeye çalışan ve AKP nin demokratik hiçbir niteliği olmadığını savunan Türkiye soluna ağır ithamlarda bulunup, AKP karşıtı herkesi darbeci, Ergenekoncu ilan eden Taraf Gazetesi, AKP den büyük darbe yedi.
Taraf gazetesine yönelik bilginin içişleri Bakanlığı ndan sızdırıldığı ve Başbuğ un tepkisinin de asıl olarak hükümete yönelik olduğu şeklinde değerlendirmeler yapılırken, Erdoğan, Başbuğ u destekleyen ve namlunun ucuna Taraf gazetesini koyan açıklamalarıyla, aylarca arkasında duran gazeteyi yüzüstü bıraktı.
Başbuğ un Taraf gazetesinin yayınlarına karşı doğru yerde durun sözleriyle herkesi hizaya geçmeye çağırması karşısında Erdoğan "Biz doğru yerdeyiz, yanlış yerde olanlar düşünsün" dedi ve "Biz yapmadık Taraf yaptı" savunmasına girişti. Erdoğan daha da ileri giderek "Sadece bizim de işimizi zorlaştırırsınız, TSK nın da işinizi zorlaştırırırsınız ancak söylüyorum ki biz mücadelemizi devam ederiz. Biz milletimizle, gazetecimizle, askerimizle polisimizle devam ederiz" sözleriyle Taraf gazetesine "düşün yakamızdan" mesajını verdi. Ardından Taraf a sızdırılan istihbaratın yanlış olduğu yönünde bir kampanya başlatıldı. Bu bilgi gerçekse Taraf fena halde köşeye sıkıştırılmış olacak.
Erdoğan ın bombayı Taraf ın kucağına bırakıp kaçmasının tek nedeni Başbuğ un muhtırasının mesajını alması olmayabilir. Kapatma davası süresince Taraf gazetesi gibi liberal bir şemsiyenin desteğini alan AKP nin ihtiyaçlarının, kirli savaşta inisiyatifi ele alma çabalarını yoğunlaştırdığı bu süreçte değiştiği ortada. AKP nin kirli savaş inisiyatifini ele alma çabası, bugüne kadarki yalancı demokrat rolünün yerine gerçek bir rejim temsilciliği rolünün kuşanılmasını gerekli kılıyor. Kürt hareketinin son günlerde sıkça dile getirdiği AKP artık özel savaş hükümetidir söylemi bu gelişmeyi ifade ediyor
Şimdi hangi Taraf a yaslanacak?
Türkiye deki demokrasi sorununu asker vesayeti sorunu ile sınırlandıran, faşizm sorununun sınıfsal bağlamını ve emperyalizm ile ilişkisini gözden ırak tutmak için çırpınan Taraf gazetesi, anti-faşist mücadelede nice bedeller ödemiş solun, mücadele deneyimlerinden kazandığı yaklaşımları çirkin üsluplarla eleştirmiş, AKP yi savunanları ve kendisini demokrasi şampiyonu, sosyalist solu ise demokrasi düşmanı ilan etmişti.
Bugünkü Taraf gazetesinde atılan Paşasının Başbakanı manşeti ise yaşanan hayal kırıklığının en açık ifadesi oldu. Evet her zamanki pragmatik tarzıyla Kürtlere karşı savaş hükümeti olmayı tercih eden AKP hükümeti daha iki ay önce karşıtı gibi sunulduğu Paşanın başbakanı görüntüsünü bugün tamamladı. Ama bu ülkede Majestelerinin bir şeyi olma özelliği sadece hükümetlerle sınırlı değil. Ahmet Altan bugünkü yazısında, "Her firavunun bir Musa sı vardır. Buranın Musa sı buranın özgürlüğe susamış halkıdır" diye gayet isabetli bir saptamada bulundu. isabetli olmayıp unuttuğu şeyse, halkın Musa olabilme yeteneğinin ancak her türlü devlet, sermaye ve emperyalist güçten bağımsız yani sol bir duruşa sahip olarak kazanabileceği bir yetenek olduğu.
Taraf gazetesini bundan sonra ne bekliyor? AKP ile bir uzlaşma mı, kullanılıp bir kenara atılan diğer yayın organları gibi bir son mu? Bunu bilmiyoruz ama işin varacağı mecburi istikameti gayet isabetle saptamıştık:
"Evet bu yolun sonunun nereye varacağını da şimdiden kestirebiliyoruz. Bu yolun sonu, tıpkı 1991 yılında SSCB yıkıldığında ilk işleri, kırk yıllık parti bürokratı üniformalarını sırtlarından bir anda çıkartıp atarak, kapitalizmin borazanlığına soyunanlarla nereye vardıysa, sizinle de aynı yere varacak. Tarihin o günlerde hiç hesaplamadıkları ölçüde hızlanan akışı içinde o borazanlıkları yaptıkları zamanın üzerinden daha on yıl bile geçmemişken, nasıl sol adına hiçbir ağırlıkları, hiçbir saygınlıkları ve hiçbir varlıkları kalmamış, artık esameleri bile okunmaz hale gelmişlerse, emin olun sizin projelerinizin, tezlerinizin, akıl fikirlerinizin ömrü daha da kısa olacak. (23 Temmuz 2008, Sendika.Org
Sendika.Org
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar