bugün
- g'i l d'e d l'i l y14
- gül gibi efendi erkek6
- kızların keko erkek seviyoruz demesi7
- emirhan yıldız'ın 16 kattan düşmesi3
- ben geldim kerkenezler18
- dişçiye gitmek8
- evlilik çocukları zengin etme müessesidir2
- sevilen kadının bu bir emirdir bip beni demesi3
- karşı binadaki kızlar2
- temizlikçi gelmeden etrafı toplamak2
- evliliğin aslında bir çıkar ilişkisi olması3
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız12
- rüyasında sevgilisiyle seviştiğini gören erkek2
- mantığın sesi yazarlar2
- fetö siyasete nasıl sızdı3
- new york city'i alan amerika'yı alır2
- her yere geç kalan insan modeli3
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- güneş alerjisi2
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması5
- mrbeast3
- velvet36
- habire1233
- 31 çekmek gühamıdır öğrenciyim3
- 16 ağustos 2026 beşiktaş eyüpspor maçı2
- kaylee hottle2
- ceren ayruk2
- yeni parti14
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek5
- yatakta kitap okumak2
- uykum var diye yatağa geçiş saatlerce reels izlemk2
- hiç sevgilisi olmamış insan4
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç12
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler4
- basit bir hayat istemek9
- dos erecto don thales2
- escorta giden erkek4
- istanbul un çok pahalı olması27
- kabataş olayı görüntüleri27
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- konfor alanına yapışıp kalmak6
- daniel ortega2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı60
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon6
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri8
- aklın fikrin sekse çalışması6
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
(bkz: Taraf olanlar bertaraf mı oluyor)
Bugüne kadar AKP yi statükonun karşısındaki dönüştürücü güç olarak göstermeye çalışan ve AKP nin demokratik hiçbir niteliği olmadığını savunan Türkiye soluna ağır ithamlarda bulunup, AKP karşıtı herkesi darbeci, Ergenekoncu ilan eden Taraf Gazetesi, AKP den büyük darbe yedi.
Taraf gazetesine yönelik bilginin içişleri Bakanlığı ndan sızdırıldığı ve Başbuğ un tepkisinin de asıl olarak hükümete yönelik olduğu şeklinde değerlendirmeler yapılırken, Erdoğan, Başbuğ u destekleyen ve namlunun ucuna Taraf gazetesini koyan açıklamalarıyla, aylarca arkasında duran gazeteyi yüzüstü bıraktı.
Başbuğ un Taraf gazetesinin yayınlarına karşı doğru yerde durun sözleriyle herkesi hizaya geçmeye çağırması karşısında Erdoğan "Biz doğru yerdeyiz, yanlış yerde olanlar düşünsün" dedi ve "Biz yapmadık Taraf yaptı" savunmasına girişti. Erdoğan daha da ileri giderek "Sadece bizim de işimizi zorlaştırırsınız, TSK nın da işinizi zorlaştırırırsınız ancak söylüyorum ki biz mücadelemizi devam ederiz. Biz milletimizle, gazetecimizle, askerimizle polisimizle devam ederiz" sözleriyle Taraf gazetesine "düşün yakamızdan" mesajını verdi. Ardından Taraf a sızdırılan istihbaratın yanlış olduğu yönünde bir kampanya başlatıldı. Bu bilgi gerçekse Taraf fena halde köşeye sıkıştırılmış olacak.
Erdoğan ın bombayı Taraf ın kucağına bırakıp kaçmasının tek nedeni Başbuğ un muhtırasının mesajını alması olmayabilir. Kapatma davası süresince Taraf gazetesi gibi liberal bir şemsiyenin desteğini alan AKP nin ihtiyaçlarının, kirli savaşta inisiyatifi ele alma çabalarını yoğunlaştırdığı bu süreçte değiştiği ortada. AKP nin kirli savaş inisiyatifini ele alma çabası, bugüne kadarki yalancı demokrat rolünün yerine gerçek bir rejim temsilciliği rolünün kuşanılmasını gerekli kılıyor. Kürt hareketinin son günlerde sıkça dile getirdiği AKP artık özel savaş hükümetidir söylemi bu gelişmeyi ifade ediyor
Şimdi hangi Taraf a yaslanacak?
Türkiye deki demokrasi sorununu asker vesayeti sorunu ile sınırlandıran, faşizm sorununun sınıfsal bağlamını ve emperyalizm ile ilişkisini gözden ırak tutmak için çırpınan Taraf gazetesi, anti-faşist mücadelede nice bedeller ödemiş solun, mücadele deneyimlerinden kazandığı yaklaşımları çirkin üsluplarla eleştirmiş, AKP yi savunanları ve kendisini demokrasi şampiyonu, sosyalist solu ise demokrasi düşmanı ilan etmişti.
Bugünkü Taraf gazetesinde atılan Paşasının Başbakanı manşeti ise yaşanan hayal kırıklığının en açık ifadesi oldu. Evet her zamanki pragmatik tarzıyla Kürtlere karşı savaş hükümeti olmayı tercih eden AKP hükümeti daha iki ay önce karşıtı gibi sunulduğu Paşanın başbakanı görüntüsünü bugün tamamladı. Ama bu ülkede Majestelerinin bir şeyi olma özelliği sadece hükümetlerle sınırlı değil. Ahmet Altan bugünkü yazısında, "Her firavunun bir Musa sı vardır. Buranın Musa sı buranın özgürlüğe susamış halkıdır" diye gayet isabetli bir saptamada bulundu. isabetli olmayıp unuttuğu şeyse, halkın Musa olabilme yeteneğinin ancak her türlü devlet, sermaye ve emperyalist güçten bağımsız yani sol bir duruşa sahip olarak kazanabileceği bir yetenek olduğu.
Taraf gazetesini bundan sonra ne bekliyor? AKP ile bir uzlaşma mı, kullanılıp bir kenara atılan diğer yayın organları gibi bir son mu? Bunu bilmiyoruz ama işin varacağı mecburi istikameti gayet isabetle saptamıştık:
"Evet bu yolun sonunun nereye varacağını da şimdiden kestirebiliyoruz. Bu yolun sonu, tıpkı 1991 yılında SSCB yıkıldığında ilk işleri, kırk yıllık parti bürokratı üniformalarını sırtlarından bir anda çıkartıp atarak, kapitalizmin borazanlığına soyunanlarla nereye vardıysa, sizinle de aynı yere varacak. Tarihin o günlerde hiç hesaplamadıkları ölçüde hızlanan akışı içinde o borazanlıkları yaptıkları zamanın üzerinden daha on yıl bile geçmemişken, nasıl sol adına hiçbir ağırlıkları, hiçbir saygınlıkları ve hiçbir varlıkları kalmamış, artık esameleri bile okunmaz hale gelmişlerse, emin olun sizin projelerinizin, tezlerinizin, akıl fikirlerinizin ömrü daha da kısa olacak. (23 Temmuz 2008, Sendika.Org
Sendika.Org
Bugüne kadar AKP yi statükonun karşısındaki dönüştürücü güç olarak göstermeye çalışan ve AKP nin demokratik hiçbir niteliği olmadığını savunan Türkiye soluna ağır ithamlarda bulunup, AKP karşıtı herkesi darbeci, Ergenekoncu ilan eden Taraf Gazetesi, AKP den büyük darbe yedi.
Taraf gazetesine yönelik bilginin içişleri Bakanlığı ndan sızdırıldığı ve Başbuğ un tepkisinin de asıl olarak hükümete yönelik olduğu şeklinde değerlendirmeler yapılırken, Erdoğan, Başbuğ u destekleyen ve namlunun ucuna Taraf gazetesini koyan açıklamalarıyla, aylarca arkasında duran gazeteyi yüzüstü bıraktı.
Başbuğ un Taraf gazetesinin yayınlarına karşı doğru yerde durun sözleriyle herkesi hizaya geçmeye çağırması karşısında Erdoğan "Biz doğru yerdeyiz, yanlış yerde olanlar düşünsün" dedi ve "Biz yapmadık Taraf yaptı" savunmasına girişti. Erdoğan daha da ileri giderek "Sadece bizim de işimizi zorlaştırırsınız, TSK nın da işinizi zorlaştırırırsınız ancak söylüyorum ki biz mücadelemizi devam ederiz. Biz milletimizle, gazetecimizle, askerimizle polisimizle devam ederiz" sözleriyle Taraf gazetesine "düşün yakamızdan" mesajını verdi. Ardından Taraf a sızdırılan istihbaratın yanlış olduğu yönünde bir kampanya başlatıldı. Bu bilgi gerçekse Taraf fena halde köşeye sıkıştırılmış olacak.
Erdoğan ın bombayı Taraf ın kucağına bırakıp kaçmasının tek nedeni Başbuğ un muhtırasının mesajını alması olmayabilir. Kapatma davası süresince Taraf gazetesi gibi liberal bir şemsiyenin desteğini alan AKP nin ihtiyaçlarının, kirli savaşta inisiyatifi ele alma çabalarını yoğunlaştırdığı bu süreçte değiştiği ortada. AKP nin kirli savaş inisiyatifini ele alma çabası, bugüne kadarki yalancı demokrat rolünün yerine gerçek bir rejim temsilciliği rolünün kuşanılmasını gerekli kılıyor. Kürt hareketinin son günlerde sıkça dile getirdiği AKP artık özel savaş hükümetidir söylemi bu gelişmeyi ifade ediyor
Şimdi hangi Taraf a yaslanacak?
Türkiye deki demokrasi sorununu asker vesayeti sorunu ile sınırlandıran, faşizm sorununun sınıfsal bağlamını ve emperyalizm ile ilişkisini gözden ırak tutmak için çırpınan Taraf gazetesi, anti-faşist mücadelede nice bedeller ödemiş solun, mücadele deneyimlerinden kazandığı yaklaşımları çirkin üsluplarla eleştirmiş, AKP yi savunanları ve kendisini demokrasi şampiyonu, sosyalist solu ise demokrasi düşmanı ilan etmişti.
Bugünkü Taraf gazetesinde atılan Paşasının Başbakanı manşeti ise yaşanan hayal kırıklığının en açık ifadesi oldu. Evet her zamanki pragmatik tarzıyla Kürtlere karşı savaş hükümeti olmayı tercih eden AKP hükümeti daha iki ay önce karşıtı gibi sunulduğu Paşanın başbakanı görüntüsünü bugün tamamladı. Ama bu ülkede Majestelerinin bir şeyi olma özelliği sadece hükümetlerle sınırlı değil. Ahmet Altan bugünkü yazısında, "Her firavunun bir Musa sı vardır. Buranın Musa sı buranın özgürlüğe susamış halkıdır" diye gayet isabetli bir saptamada bulundu. isabetli olmayıp unuttuğu şeyse, halkın Musa olabilme yeteneğinin ancak her türlü devlet, sermaye ve emperyalist güçten bağımsız yani sol bir duruşa sahip olarak kazanabileceği bir yetenek olduğu.
Taraf gazetesini bundan sonra ne bekliyor? AKP ile bir uzlaşma mı, kullanılıp bir kenara atılan diğer yayın organları gibi bir son mu? Bunu bilmiyoruz ama işin varacağı mecburi istikameti gayet isabetle saptamıştık:
"Evet bu yolun sonunun nereye varacağını da şimdiden kestirebiliyoruz. Bu yolun sonu, tıpkı 1991 yılında SSCB yıkıldığında ilk işleri, kırk yıllık parti bürokratı üniformalarını sırtlarından bir anda çıkartıp atarak, kapitalizmin borazanlığına soyunanlarla nereye vardıysa, sizinle de aynı yere varacak. Tarihin o günlerde hiç hesaplamadıkları ölçüde hızlanan akışı içinde o borazanlıkları yaptıkları zamanın üzerinden daha on yıl bile geçmemişken, nasıl sol adına hiçbir ağırlıkları, hiçbir saygınlıkları ve hiçbir varlıkları kalmamış, artık esameleri bile okunmaz hale gelmişlerse, emin olun sizin projelerinizin, tezlerinizin, akıl fikirlerinizin ömrü daha da kısa olacak. (23 Temmuz 2008, Sendika.Org
Sendika.Org
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar