bugün
- kurtar bizi müsavat9
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız6
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi9
- ülke gündemini umursamamak6
- nervio10
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi7
- idam cezasının geri gelmesi6
- yeni parti7
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı26
- lan ın ingilizcesi4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı15
- dem seçmeni erdoğan'a oy verir mi2
- bakırköy4
- ayakkabıları ters giymek4
- garip başlıklar2
- sabah yürüyüşü8
- meme gerdirme operasyonu8
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken5
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak2
- kemal kılıçdaroğlu4
- devran dönecek2
- victor osimhen16
- sözlükteki galatasaraylılar7
- okan buruk11
- karpuzcu libos panda2
- patates sulusu2
- hayat seks yemek kültür ve sanattır2
- yahudi cesaret madalyalı lider mi olur sorunsalı2
- cumartesi pazarı3
- ahmet baran yazgan8
- meczubun peşinden gitmek4
- rahatın hiç uğramadığı kalp4
- ona bir şey söyle4
- jinekomasti olmuş erkeğin göğüsleriyle oynamak3
- kuşbaşılı pide3
- dursun özbek4
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak5
- 1 euro 55 33 tl2
- jinekomasti yaptıran sözlük erkekleri3
- biranın üstüne rakı içmek6
- kıyma çeken kasaba nasıl kıydın diye sitem etmek2
- z kuşağı5
- toprağı öpen gözyaşları3
- galatasaray12
- yaratılmışların en üstünü3
- resimler3
- çırılçılgın sözlüğe gelmek3
- anın görüntüsü32
- üst başın kedi sidiği kokması3
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
Mevzunun "isteyen alır isteyen almaz"a kitlenmesi yanlış bir argüman. Yani olay zaten bu değil. Şüphesiz denildiği gibi isteyen alır isteyen almaz, amenna. Lakin mevzu işlenilen rant durumunun kaypaklığıdır.
Atatürk üzerinden üretilen bir kitabın, ki olasılıkla 100 binlerce sattı, içerisinde birçok hatanın barındırması ve yayınevi ve yazarına bu durumun bildirilmesine rağmen hâlâ da hatalarını düzeltmemeleri ve üstelik, bu kitabı ayrı bir rant sahası olarak algılayıp sanki çok mutebermişçesine fahiş fiyattan satmalarıdır.
Bir meta var elinizde. Yanlış bilgilerle dolu. Bunu düzeltmek, özür dilemek yerine, farklı bir basım yapar mısınız? Yaparsanız, bundan ne sonuç çıkarmalıyız?
Böylesi bir dönemde -Atatürk nefreti, akp karşıtlığının gruplaşamaması-, ulusalcıyla sınırlamak yanlış olur, Atatürk'ü seven, saygı duyan insanlara Atatürk hakkında bir kitap yazmak ve bu kitabın yeni bir şey söylememesi, söylediklerinde hatalar barındırması, hiç gerek yokken ve değmezken farklı bir basım yapılması, bu direk olarak krizi fırsata çevirmek değil de nedir?
Yine isteyen alsın dostlar. Ama Atatürk üzerinden, insanların Atatürk sevgisi üzerinden birtakım kişi ve kişilerin haksız yere ceplerine para dolduracağını da unutmasınlar.
Yılmaz Özdil, Atatürk'ü sevenlere bana kalırsa hakaret etmiştir. Kendisinin bazı kritiklerini ve olayları ele alış biçimlerini beğensem de, bu hareketin temeli ve vuku buluş biçimleri şaşırtmıştır.
Edit: Ayrıca köşe yazısında ("1881" isimli) kendisini eleştirenlere ağır bir şekilde eleştiri yöneltmiştir. "Bize akıllarınca hakaret etmeye çalışanlar acaba kitap okuyor mu?" Bunu öncesinde, bu yapılan işi haklı çıkarmak maksadıyla koleksiyon kitapların ismini ve fiyatını yazmış ve bunlardan haberiniz var mı diye sormuş.
1. Bahsi geçen kitaplardan haberim var.
2. Bahsi geçen kitapların koleksiyon değeri var. Bu sahip oldukları kağıt-kumaş-özel yazı tipi değil, içindeki bilgilerdir. Ancak Yılmaz Özdil'in kitabının içeriği değil kitabın dış unsurları koleksiyon değerindedir.
3. "Akıllarınca hakaret etmeye çalışanlar" lafı -söz değil, laf- hakarettir, küfüre varan söylemler var ise, hak veriyorum. Ancak ben küfür etmedim. Eleştirdim. Ki eleştirenleri de Yılmaz Özdil, hakaret ettiğini söylüyor. Ben eleştirdim, "akıllarınca" hiçbir kimse, sırf onu eleştirenler var diye birine bu kelimeyi kullanamaz.
4. Evet, kitap okuyorum. Olasılıkla senin okuduklarından daha fazlasını -kitaplarını okuyan herhangi birini Yılmaz Özdil'in az kitap okuduğunu ve araştırma yapmadan yazı yazdığını anlar- ve daha nitelikli kitaplar okudum.
"Padişahlara prestij kitap yapınca sorun yok, Atatürk için çaba harcayınca "istismar" öyle mi?" demiş.
1. Yahu arkadaş, mevzu prestij kitap değil, senin yazdıkların prestij kitaba yakışmayan şeyler bunu anla.
"karşıdevrimci", "çıldırıyorlar", "paraya taptıkları için, para için yapmadığımızı kavrayamıyorlar", "aklınızı oynatın, aklınızı..." demiş.
Bunu Atatürk hakkında kitap yazan bir yazarın yazmış olduğu köşe yazısında görüyoruz. Ben daha fazla bir şey söylemiyorum.
Mevzu özetle, kitabın satış fiyatı değil. Kitabın özel baskısı değil.
Mevzu, yazmış olduğun kitabın özel baskısı olması için yeterli olmadığı. Ancak bu yetersizliğe rağmen sahip olduğun ününden dolayı böylesi bir şeye kalkışa bilmen ve atatürk'e yakışacak bir özel baskı için kendini yetkili görmen.
Az çok kitap okusaydın ve araştırmacı olsaydın buna kalkışmazdın.
Kalkışırsan da bu tepkilere tıpkı köşe yazındaki yazılar gibi tepki verirdin ve verdin.
Atatürk üzerinden üretilen bir kitabın, ki olasılıkla 100 binlerce sattı, içerisinde birçok hatanın barındırması ve yayınevi ve yazarına bu durumun bildirilmesine rağmen hâlâ da hatalarını düzeltmemeleri ve üstelik, bu kitabı ayrı bir rant sahası olarak algılayıp sanki çok mutebermişçesine fahiş fiyattan satmalarıdır.
Bir meta var elinizde. Yanlış bilgilerle dolu. Bunu düzeltmek, özür dilemek yerine, farklı bir basım yapar mısınız? Yaparsanız, bundan ne sonuç çıkarmalıyız?
Böylesi bir dönemde -Atatürk nefreti, akp karşıtlığının gruplaşamaması-, ulusalcıyla sınırlamak yanlış olur, Atatürk'ü seven, saygı duyan insanlara Atatürk hakkında bir kitap yazmak ve bu kitabın yeni bir şey söylememesi, söylediklerinde hatalar barındırması, hiç gerek yokken ve değmezken farklı bir basım yapılması, bu direk olarak krizi fırsata çevirmek değil de nedir?
Yine isteyen alsın dostlar. Ama Atatürk üzerinden, insanların Atatürk sevgisi üzerinden birtakım kişi ve kişilerin haksız yere ceplerine para dolduracağını da unutmasınlar.
Yılmaz Özdil, Atatürk'ü sevenlere bana kalırsa hakaret etmiştir. Kendisinin bazı kritiklerini ve olayları ele alış biçimlerini beğensem de, bu hareketin temeli ve vuku buluş biçimleri şaşırtmıştır.
Edit: Ayrıca köşe yazısında ("1881" isimli) kendisini eleştirenlere ağır bir şekilde eleştiri yöneltmiştir. "Bize akıllarınca hakaret etmeye çalışanlar acaba kitap okuyor mu?" Bunu öncesinde, bu yapılan işi haklı çıkarmak maksadıyla koleksiyon kitapların ismini ve fiyatını yazmış ve bunlardan haberiniz var mı diye sormuş.
1. Bahsi geçen kitaplardan haberim var.
2. Bahsi geçen kitapların koleksiyon değeri var. Bu sahip oldukları kağıt-kumaş-özel yazı tipi değil, içindeki bilgilerdir. Ancak Yılmaz Özdil'in kitabının içeriği değil kitabın dış unsurları koleksiyon değerindedir.
3. "Akıllarınca hakaret etmeye çalışanlar" lafı -söz değil, laf- hakarettir, küfüre varan söylemler var ise, hak veriyorum. Ancak ben küfür etmedim. Eleştirdim. Ki eleştirenleri de Yılmaz Özdil, hakaret ettiğini söylüyor. Ben eleştirdim, "akıllarınca" hiçbir kimse, sırf onu eleştirenler var diye birine bu kelimeyi kullanamaz.
4. Evet, kitap okuyorum. Olasılıkla senin okuduklarından daha fazlasını -kitaplarını okuyan herhangi birini Yılmaz Özdil'in az kitap okuduğunu ve araştırma yapmadan yazı yazdığını anlar- ve daha nitelikli kitaplar okudum.
"Padişahlara prestij kitap yapınca sorun yok, Atatürk için çaba harcayınca "istismar" öyle mi?" demiş.
1. Yahu arkadaş, mevzu prestij kitap değil, senin yazdıkların prestij kitaba yakışmayan şeyler bunu anla.
"karşıdevrimci", "çıldırıyorlar", "paraya taptıkları için, para için yapmadığımızı kavrayamıyorlar", "aklınızı oynatın, aklınızı..." demiş.
Bunu Atatürk hakkında kitap yazan bir yazarın yazmış olduğu köşe yazısında görüyoruz. Ben daha fazla bir şey söylemiyorum.
Mevzu özetle, kitabın satış fiyatı değil. Kitabın özel baskısı değil.
Mevzu, yazmış olduğun kitabın özel baskısı olması için yeterli olmadığı. Ancak bu yetersizliğe rağmen sahip olduğun ününden dolayı böylesi bir şeye kalkışa bilmen ve atatürk'e yakışacak bir özel baskı için kendini yetkili görmen.
Az çok kitap okusaydın ve araştırmacı olsaydın buna kalkışmazdın.
Kalkışırsan da bu tepkilere tıpkı köşe yazındaki yazılar gibi tepki verirdin ve verdin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar