bugün
- queen feristah12
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- ayıyla güreşmek5
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- işiniz gücünüz yok mu11
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- gocu43
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- bir bela geliyor29
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- fusya semsiyeli yabanci20
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- ölümden korkuyor musunuz5
- gecenin şarkısı16
- duştan yeni çıkmış six packli erkek2
- abd'nin grönland da kalıcı kontrol anlaşması2
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci3
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek3
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız3
- hiç kız kankası olmayan erkek2
- çağatay ulusoy ile akşam yemeği vs 125 tl2
- arkadaşlar çabuk buraya bakın2
- bi bitmediniz amk diyip çinlilere tokatla dalmak3
- bakkalda dondurma dolabını açınca yaşanan panik2
- dizi izlemek4
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- uludağ sözlük evreni8
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- aşkın metafiziğinde toki kurasının önemi3
- willem dafoe2
- heyt bea gocu mu5
- halil güneşli karizması4
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- insan ömrü 1 000 000 yıl olsa olabilecekler2
- kimseyle dertleşememek4
- gece gece eski başlıkları uplamak2
- ilk kez böyle hissediyorum3
- kendin hakkında bir entry bırak9
- 195 kaslı pilot14
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- uludağ itiraf13
- özlenen kişiyi rüyada görmek4
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- apo'nun villası11
- geceleri gelen acaba mal mıyım hissi4
- diablo 42
(bkz: glass ceiling syndrome)
ilk kez 1978 yılında Marilyn Loden tarafından bir konferansta kullanılan tabir, özellikle kadınların iş yerlerinde maruz kaldıkları ayrımcılık sebebiyle, iş yerinde yükselmelerinin engellenmesini anlatmak için kullanılan bir benzetmedir. Benzetme zaman zaman azınlıklara mensup kişilere yönelik olarak da kullanılabilmektedir. benzetmenin çıkış noktası olan dramatik hikaye ise;
Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görür. Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışır ama başlarını tavandaki cama çarparak düşer. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplar, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çeker. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıplamamayı öğrenir.
Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkanları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.
Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı “hayat dersi”ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkanları vardır ama kaçamazlar. Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel varlığını sürdürmektedir. Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini gösterir. işte buna “cam tavan sendromu” denir.
''Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır. Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir.''
yahut psikoloji biliminde bilinen yaygın adıyla;
(bkz: öğrenilmiş çaresizlik)
''Avrupa Komisyonu tarafından 2008’de yayınlanan rapora göre, AB üyesi ülkelerde kadınların saatlik kazancı erkeklere göre %17,5 daha düşüktür. Konuya ilişkin dünya genelinde ülkelerin durumunu gösteren “Cam Tavan Endeksi” isimli bir liste tutulmaktadır. Bu listeye göre, kadınlara iş yaşamında en az ayrımcılık uygulanan ülkeler izlanda, Norveç, isveç ve Finlandiya’dır. Türkiye bu listede 27. Sırada yer almaktadır. Ülkemize ilişkin veriler ayrıntılı incelendiğinde, kadınların erkeklere göre %20 daha az ücret aldığı görülmektedir. Ayrıca ülkemizin nüfusunun yaklaşık yarısı kadın olmasına rağmen, yönetici pozisyonların sadece %12,2’si kadınlar tarafından doldurulmaktadır.''
ilk kez 1978 yılında Marilyn Loden tarafından bir konferansta kullanılan tabir, özellikle kadınların iş yerlerinde maruz kaldıkları ayrımcılık sebebiyle, iş yerinde yükselmelerinin engellenmesini anlatmak için kullanılan bir benzetmedir. Benzetme zaman zaman azınlıklara mensup kişilere yönelik olarak da kullanılabilmektedir. benzetmenin çıkış noktası olan dramatik hikaye ise;
Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görür. Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışır ama başlarını tavandaki cama çarparak düşer. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplar, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çeker. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıplamamayı öğrenir.
Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkanları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.
Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı “hayat dersi”ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkanları vardır ama kaçamazlar. Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel varlığını sürdürmektedir. Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini gösterir. işte buna “cam tavan sendromu” denir.
''Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır. Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir.''
yahut psikoloji biliminde bilinen yaygın adıyla;
(bkz: öğrenilmiş çaresizlik)
''Avrupa Komisyonu tarafından 2008’de yayınlanan rapora göre, AB üyesi ülkelerde kadınların saatlik kazancı erkeklere göre %17,5 daha düşüktür. Konuya ilişkin dünya genelinde ülkelerin durumunu gösteren “Cam Tavan Endeksi” isimli bir liste tutulmaktadır. Bu listeye göre, kadınlara iş yaşamında en az ayrımcılık uygulanan ülkeler izlanda, Norveç, isveç ve Finlandiya’dır. Türkiye bu listede 27. Sırada yer almaktadır. Ülkemize ilişkin veriler ayrıntılı incelendiğinde, kadınların erkeklere göre %20 daha az ücret aldığı görülmektedir. Ayrıca ülkemizin nüfusunun yaklaşık yarısı kadın olmasına rağmen, yönetici pozisyonların sadece %12,2’si kadınlar tarafından doldurulmaktadır.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar