bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- nükleer bomba7
- aleksey batrakov23
- hayırlı ramazanlar uludağ sözlük3
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- tanımadığı kadına tokat atan adam17
- durkheimın intihar teorisi7
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı6
- damla sakızlı muhallebi4
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi5
- emre belözoğlu6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- kırıkkaleli olmak istemek7
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak2
- öylesine bir şeyler yaz5
- yagmurcu çık açıkla10
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- muslettin amca4
- değişik meslekler4
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- iskilipli atıf hoca20
- kablosuz mouse13
- mazot 3 euro olabilirmiş4
- arap götü9
- arda güler'in ankara'da doğması3
- 392
- okan buruk4
- sözlük dedeleri6
- sözlük kürdü55
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- atatürk düşmanı5
- melis babadağ'ın ayakları3
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- favlayan yazarın asıl amacı12
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- the elder scrolls vi3
- kale3112 tarzı entry girmek8
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- yazarların akşama dair planları7
- cevheri güven4
- chpkk akpkk mhpkk2
- 3 kasım 2026 villarreal psg maçı2
- yuzırların oyuncakları2
- doların 50 tl olması7
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- yarın fenerbahçe liverpool maçı 20 45 te trt 1 de2
(bkz: glass ceiling syndrome)
ilk kez 1978 yılında Marilyn Loden tarafından bir konferansta kullanılan tabir, özellikle kadınların iş yerlerinde maruz kaldıkları ayrımcılık sebebiyle, iş yerinde yükselmelerinin engellenmesini anlatmak için kullanılan bir benzetmedir. Benzetme zaman zaman azınlıklara mensup kişilere yönelik olarak da kullanılabilmektedir. benzetmenin çıkış noktası olan dramatik hikaye ise;
Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görür. Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışır ama başlarını tavandaki cama çarparak düşer. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplar, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çeker. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıplamamayı öğrenir.
Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkanları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.
Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı “hayat dersi”ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkanları vardır ama kaçamazlar. Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel varlığını sürdürmektedir. Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini gösterir. işte buna “cam tavan sendromu” denir.
''Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır. Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir.''
yahut psikoloji biliminde bilinen yaygın adıyla;
(bkz: öğrenilmiş çaresizlik)
''Avrupa Komisyonu tarafından 2008’de yayınlanan rapora göre, AB üyesi ülkelerde kadınların saatlik kazancı erkeklere göre %17,5 daha düşüktür. Konuya ilişkin dünya genelinde ülkelerin durumunu gösteren “Cam Tavan Endeksi” isimli bir liste tutulmaktadır. Bu listeye göre, kadınlara iş yaşamında en az ayrımcılık uygulanan ülkeler izlanda, Norveç, isveç ve Finlandiya’dır. Türkiye bu listede 27. Sırada yer almaktadır. Ülkemize ilişkin veriler ayrıntılı incelendiğinde, kadınların erkeklere göre %20 daha az ücret aldığı görülmektedir. Ayrıca ülkemizin nüfusunun yaklaşık yarısı kadın olmasına rağmen, yönetici pozisyonların sadece %12,2’si kadınlar tarafından doldurulmaktadır.''
ilk kez 1978 yılında Marilyn Loden tarafından bir konferansta kullanılan tabir, özellikle kadınların iş yerlerinde maruz kaldıkları ayrımcılık sebebiyle, iş yerinde yükselmelerinin engellenmesini anlatmak için kullanılan bir benzetmedir. Benzetme zaman zaman azınlıklara mensup kişilere yönelik olarak da kullanılabilmektedir. benzetmenin çıkış noktası olan dramatik hikaye ise;
Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görür. Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışır ama başlarını tavandaki cama çarparak düşer. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplar, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çeker. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıplamamayı öğrenir.
Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkanları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.
Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı “hayat dersi”ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkanları vardır ama kaçamazlar. Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel varlığını sürdürmektedir. Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini gösterir. işte buna “cam tavan sendromu” denir.
''Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır. Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir.''
yahut psikoloji biliminde bilinen yaygın adıyla;
(bkz: öğrenilmiş çaresizlik)
''Avrupa Komisyonu tarafından 2008’de yayınlanan rapora göre, AB üyesi ülkelerde kadınların saatlik kazancı erkeklere göre %17,5 daha düşüktür. Konuya ilişkin dünya genelinde ülkelerin durumunu gösteren “Cam Tavan Endeksi” isimli bir liste tutulmaktadır. Bu listeye göre, kadınlara iş yaşamında en az ayrımcılık uygulanan ülkeler izlanda, Norveç, isveç ve Finlandiya’dır. Türkiye bu listede 27. Sırada yer almaktadır. Ülkemize ilişkin veriler ayrıntılı incelendiğinde, kadınların erkeklere göre %20 daha az ücret aldığı görülmektedir. Ayrıca ülkemizin nüfusunun yaklaşık yarısı kadın olmasına rağmen, yönetici pozisyonların sadece %12,2’si kadınlar tarafından doldurulmaktadır.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar