bugün
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası27
- kale3112 ifşa8
- masklavi ile çay içmek5
- mısır daki haladan miras kalması4
- kötü adamın kahkaha atarak suçunu itiraf etmesi3
- kötü adamın iyi adamı öldürmek yerine konuşması3
- fakirliğin kuşaktan kuşağa aktarılması2
- ismet gurbuz 20244
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi4
- zenginlerin de geçinemiyoruz demeye başlaması2
- eve jobs3
- bizanslılıktan soğumak2
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- pasifik okyanusuna gay demek2
- yol yemek ssk sağlayan mafya babası2
- fizik kurallarından muaf olmak2
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- kötü adamların adamlarına sigorta yapmaması2
- saçını topuz yapan erkek3
- fon vurgunu29
- amigurumi2
- gözlüğü çıkarınca superman olan clark kent2
- yeşilçam da zenginlerin sürekli viski içmesi2
- kolye140
- kim jong'un bir türlü ölmemesi4
- filmlerde bir yere girince kapıyı kapamamaları2
- yüksek enflasyon17
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi2
- 20 ekim 2026 galatasaray strasbourg basketbol maçı2
- sabahları nefret edilen şeyler3
- ihvan'ın türkiye de yeni vakıf kurması3
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek8
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- kabataş yalanı3
- ozan tufan'ın beşiktaş'a karşı gol geleneği2
- sözlük yazarlarının salataları15
- güzellik göreceli değildir7
- bdsm ci kadın yazar12
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar9
- üç sözlük kızına evlenme teklif etmek7
- coskuyla sabunlanan pipi8
- kale3112'nin yanında işe girip tiktok çekmek7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı14
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- türkiye nin en büyük sorunu12
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- usualsuspects'in ayağı15
Yıl 1996
Henüz 9 yaşında bir çocuğun yapmış olduğu yaramazlıktan ve sonraki süreci burada sizlere anlatmaya çalışacağım..
Hikayenin kahramanı benim.! Bir yaz günü akşam saatleriydi mahallenin çocuklarıyla arabaların arkalarına takılır eğlendiğimizi sandığımız zamanlar.. Ailemizin sözlerini kulaklarımızı tıkar yine de bildiğimizi okuduğumuz bir akşam beni bekleyen olaya kader mi denir artık orasını bilmediğim bir kazayla karşı karşıya kaldım.
Yokuş çıkan arabanın arkasında 3-4 arkadaşımla sallanıyoruz.. Şöförün onca uyarmasına rağmen onu dinlemeyip arada arabayı durdurup bizi kovalamaya çalışsa da ben ve arkadaşlarım takılmaya devam ediyorduk. Şöför bir an yine bağırıp çağırdıktan sonra daha doğrusu korkutmak maksadıyla diyelim arabayı yokuştan geri bıraktı ben bi an kontrolümü kaybetim ve sağ bacak kaval kemiğimin üstünden arabanın tekerleği geçti o an tabi doğal olarak bayılmışım ne olup ne bittiğini kendime geldiğimde anladım. Oysaki her şey çok geçti o an sıcağı sıcağına hissetmesemde kaval kemiğim sonraki süreçte öğrendiğim kadarıyla 3 şekilde ayrı ayrı parçalar halinde kırılmıştı.
Şöför beni o halde gördüğü gibi alıp hastaneye götürmek yerine eve götürdü. Annem kapıyı açtı. Beni o halde görünce neye uğradığını ne yapacağını şaşırmıştı Kadıncağız. Şöföre buraya getireceğine hastaneye götürseydin diyip bağırıp çağırmaya başladı haklı olarak sonra hastaneye gittik. Beni direk ameliyata aldılar tabi 3 kere alçıya alındı bacağım bu süreçte kazaya karışan şöför her hafta bana meyve çikolata tarzı çocukların özellikle o yaşlarda çok seveceği yiyecekler getiriyordu maddi ve manevi çok desteği oldu. Bu kaza benim öğretim hayatımıda 1 yıl aksattı tabi. Olsun sağlığıma tekrar kavuşmuştum sonucunda giden kaybolan 1 yılın benim için bir önemi yoktu. Allah bir daha bu ve benzeri kazaları ne bana ne de başkasına yaşatmasın. Bu arada kazaya karışan şöför sonrasında öğrendiğim kadarıyla polis ifadesinde hatanın kendisinde olduğunu söylemiş ki oysa hata en başta benimdi o arabanın arkasına takılarak. Bana hakkını helal etsin..
Henüz 9 yaşında bir çocuğun yapmış olduğu yaramazlıktan ve sonraki süreci burada sizlere anlatmaya çalışacağım..
Hikayenin kahramanı benim.! Bir yaz günü akşam saatleriydi mahallenin çocuklarıyla arabaların arkalarına takılır eğlendiğimizi sandığımız zamanlar.. Ailemizin sözlerini kulaklarımızı tıkar yine de bildiğimizi okuduğumuz bir akşam beni bekleyen olaya kader mi denir artık orasını bilmediğim bir kazayla karşı karşıya kaldım.
Yokuş çıkan arabanın arkasında 3-4 arkadaşımla sallanıyoruz.. Şöförün onca uyarmasına rağmen onu dinlemeyip arada arabayı durdurup bizi kovalamaya çalışsa da ben ve arkadaşlarım takılmaya devam ediyorduk. Şöför bir an yine bağırıp çağırdıktan sonra daha doğrusu korkutmak maksadıyla diyelim arabayı yokuştan geri bıraktı ben bi an kontrolümü kaybetim ve sağ bacak kaval kemiğimin üstünden arabanın tekerleği geçti o an tabi doğal olarak bayılmışım ne olup ne bittiğini kendime geldiğimde anladım. Oysaki her şey çok geçti o an sıcağı sıcağına hissetmesemde kaval kemiğim sonraki süreçte öğrendiğim kadarıyla 3 şekilde ayrı ayrı parçalar halinde kırılmıştı.
Şöför beni o halde gördüğü gibi alıp hastaneye götürmek yerine eve götürdü. Annem kapıyı açtı. Beni o halde görünce neye uğradığını ne yapacağını şaşırmıştı Kadıncağız. Şöföre buraya getireceğine hastaneye götürseydin diyip bağırıp çağırmaya başladı haklı olarak sonra hastaneye gittik. Beni direk ameliyata aldılar tabi 3 kere alçıya alındı bacağım bu süreçte kazaya karışan şöför her hafta bana meyve çikolata tarzı çocukların özellikle o yaşlarda çok seveceği yiyecekler getiriyordu maddi ve manevi çok desteği oldu. Bu kaza benim öğretim hayatımıda 1 yıl aksattı tabi. Olsun sağlığıma tekrar kavuşmuştum sonucunda giden kaybolan 1 yılın benim için bir önemi yoktu. Allah bir daha bu ve benzeri kazaları ne bana ne de başkasına yaşatmasın. Bu arada kazaya karışan şöför sonrasında öğrendiğim kadarıyla polis ifadesinde hatanın kendisinde olduğunu söylemiş ki oysa hata en başta benimdi o arabanın arkasına takılarak. Bana hakkını helal etsin..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar