bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- nervionun mavi gözleri11
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- teselli vermek5
- kolye142
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- etek tıraşı4
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak3
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- sexting3
- ofis pornosu4
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- diksiyon3
- hem tipi hem fiziği iyi olan kadın3
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek2
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- yer yön hafızası sıfır olan insan2
- migren2
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak2
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- iffet2
- istanbul13
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- sineklikle sinek öldürmek3
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- durduk yere sinirlenmek3
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- ona bir şey söyle10
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- cep telefonu22
- bik bik'in kraliçe olması10
- fransa11
- mesihin inişi4
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- 17 ekim 2026 fransa olayları2
- yazılımcıların flört ederken kullandığı dil3
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- nokia20
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
tam da goygoy değildir. çok insanlar tanıdım bu sözlükte geçirdiğim yaklaşık on senede. çoğuyla muhabbetimiz koptu ama içlerinden biri var ki 9 yıldır arkadaşım demekten gurur duyduğum birisi. onca ilginç insan tanıdım,
sözlüğe üye olduğumda ya 12 ya 13 yaşındaydım. 9 sene falan ediyor. o zamanlar da sözlüğün ne kadar kalitesizleştiğini konuşurduk, hala yapıyoruz bu arada merak etmeyin. çok az şey değişti o zamandan beri. neyse, konu bu değil.
sekizinci sınıf şubat civarları, sözlükte yaşıtım bir insan olduğunu duydum. gittim yazdım ben de, meğer birçok kişi varmış. o zaman 18+ insanlardan çok daha kaliteli olan birçok insan yaşıtımmış hatta. ben hiçbir zaman o kadar kaliteli olmadım tabii ki, kendi adıma konuşmuyorum asla. mesaja attım ben bu kişiye, lise tercihlerinden falan konuştuk. kısmen boş muhabbet, kısmen dertleşmek. hatta bir süre ben ince ince yürümüştüm ona. şimdi hatırlar gülerim, biraz yüzüm kızarır.
neyse, çok kısa bir muhabbetten sonra yaza kadar konuşmamak üzere muhabbeti bitirdik. yazın haziran civarları tekrar mesaj attım. sınavı ne yaptın, tercihlerde karar kıldın mı falan derken bu sefer mesajlar uzamaya başladı. gitgide daha fazla konudan konuşmaya başladık. en son kısa romanlar yazıyorduk birbirimize, msn'e geçtik. msn kapannınca skype'a geçtik ama skype beni pek sarmadı. whatsapp'ı keşfettikten sonra oradan devam ettik.
lise ortalarına doğru sözlükten yavaş yavaş koptuk ama arkadaşlığımız kopmadı. o en son 2014'te entry girmiş, ben de yılda iki kere falan gelip bir sürü şey yazıp terk eder oldum. whatsapp'ta da kısa kısa mesajlar atmayı başaramadık bu arada. belli bir uzunluğun üstüne çıkınca daha fazla oku çıkıyor whatsapp'ta. çoğu insan görmez onu zaten. bizim mesajlarımızda o yazıya minimum altı kere tıklamak gerekiyor.
eskiden bu kadar depresif değildim, attığı cevaplara anında cevap verirdim ya da en geç iki üç güne geri dönmeye çalışırdım. depresyonum ilerledikçe kimseyle çok konuşamaz oldum ama yine de anlayışlı oldu. ben ayda bir cevaplamaya başladım, o aynı haftada geri dönmeye çalıştı.
ikimiz de üniversitedeyiz şimdi. onun son senesi, benim 3 senem daha var. * hayatımın neredeyse yarısını onun arkadaşlığıyla geçirdim. birbirimizin büyüyüşüne, sorunlarına. çözümlerine şahit olduk. ilgi alanlarımız çok değişti ama ortak noktalarımız daha da arttı. birçok şeyi onun sayesinde öğrendim. şu an en rahat konuşabildiğim, sevgilimden daha çok içimi döktüğüm tek insan.
belki o bir istisnadır ama bu olayın goygoy olmadığına dair elimdeki neredeyse tek kanıt.
uzun süredir cevap yazmıyorum, şimdi yazmaya başlasam sabah 7 gibi biter sanırım. ne işim gücüm var* * ne de uykum. gidip güzel bir şeyler yazayım, belki uyanınca görür de bir keyfi yerine gelir.
edit: 7.30 gibi bitti, beklediğimden biraz daha fazla yazdım ama özlemişim.
sözlüğe üye olduğumda ya 12 ya 13 yaşındaydım. 9 sene falan ediyor. o zamanlar da sözlüğün ne kadar kalitesizleştiğini konuşurduk, hala yapıyoruz bu arada merak etmeyin. çok az şey değişti o zamandan beri. neyse, konu bu değil.
sekizinci sınıf şubat civarları, sözlükte yaşıtım bir insan olduğunu duydum. gittim yazdım ben de, meğer birçok kişi varmış. o zaman 18+ insanlardan çok daha kaliteli olan birçok insan yaşıtımmış hatta. ben hiçbir zaman o kadar kaliteli olmadım tabii ki, kendi adıma konuşmuyorum asla. mesaja attım ben bu kişiye, lise tercihlerinden falan konuştuk. kısmen boş muhabbet, kısmen dertleşmek. hatta bir süre ben ince ince yürümüştüm ona. şimdi hatırlar gülerim, biraz yüzüm kızarır.
neyse, çok kısa bir muhabbetten sonra yaza kadar konuşmamak üzere muhabbeti bitirdik. yazın haziran civarları tekrar mesaj attım. sınavı ne yaptın, tercihlerde karar kıldın mı falan derken bu sefer mesajlar uzamaya başladı. gitgide daha fazla konudan konuşmaya başladık. en son kısa romanlar yazıyorduk birbirimize, msn'e geçtik. msn kapannınca skype'a geçtik ama skype beni pek sarmadı. whatsapp'ı keşfettikten sonra oradan devam ettik.
lise ortalarına doğru sözlükten yavaş yavaş koptuk ama arkadaşlığımız kopmadı. o en son 2014'te entry girmiş, ben de yılda iki kere falan gelip bir sürü şey yazıp terk eder oldum. whatsapp'ta da kısa kısa mesajlar atmayı başaramadık bu arada. belli bir uzunluğun üstüne çıkınca daha fazla oku çıkıyor whatsapp'ta. çoğu insan görmez onu zaten. bizim mesajlarımızda o yazıya minimum altı kere tıklamak gerekiyor.
eskiden bu kadar depresif değildim, attığı cevaplara anında cevap verirdim ya da en geç iki üç güne geri dönmeye çalışırdım. depresyonum ilerledikçe kimseyle çok konuşamaz oldum ama yine de anlayışlı oldu. ben ayda bir cevaplamaya başladım, o aynı haftada geri dönmeye çalıştı.
ikimiz de üniversitedeyiz şimdi. onun son senesi, benim 3 senem daha var. * hayatımın neredeyse yarısını onun arkadaşlığıyla geçirdim. birbirimizin büyüyüşüne, sorunlarına. çözümlerine şahit olduk. ilgi alanlarımız çok değişti ama ortak noktalarımız daha da arttı. birçok şeyi onun sayesinde öğrendim. şu an en rahat konuşabildiğim, sevgilimden daha çok içimi döktüğüm tek insan.
belki o bir istisnadır ama bu olayın goygoy olmadığına dair elimdeki neredeyse tek kanıt.
uzun süredir cevap yazmıyorum, şimdi yazmaya başlasam sabah 7 gibi biter sanırım. ne işim gücüm var* * ne de uykum. gidip güzel bir şeyler yazayım, belki uyanınca görür de bir keyfi yerine gelir.
edit: 7.30 gibi bitti, beklediğimden biraz daha fazla yazdım ama özlemişim.
Gündemdeki Haberler