bugün
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek10
- en çok kullandığınız ağrı kesici4
- kendi kendine konuşmak5
- ben bir hata yaptım4
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler10
- dinciler4
- en gey özelliğiniz14
- sarı yeleli aslan trump2
- zallın fake hesabı var mı9
- kahverengi bi renkse kahve ne renk3
- anın görüntüsü21
- siyah araba3
- yaz günü bira içmek3
- hababam sınıfı semra hoca3
- terör devleti3
- 12 haziran 2026 güney kore çekya maçı4
- eşimi aldattım vicdan azabı çekiyorum4
- kadınlar hakkında net gerçekler4
- dönerci isim önerileri4
- açık kahverengi araba2
- gocu26
- ben geldim naneler6
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- mor semsiyeli yabanci21
- pit102
- hemcinslerle istihza veya şiddet yoluyle iletişim3
- clydeless bonnie6
- dünyanın en çileli coğrafyaları2
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi8
- oralı olmayan yazarlar4
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo5
- özşen madencilik işçilerinin direnişi7
- kuşkulu randevuevine girmek2
- kokuşmuş bilgeliğin okları2
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları5
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- kutsal suyla dolu ummanda yüzmek2
- zeus büstünün münhal gözleri2
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- seksten sonra pişman olmak2
- kürtçü şımarıklığı3
- yanılgı mimarisini kökünden sökmek2
- eski filozofların külyutmaz dölleri2
- uludağ sözlüğü 3 kelime ile anlat2
- chp'nin hali ne olacak49
- silivri belediyesi ne operasyon5
- allah nasıl hep var olmuştur3
- 90lara damga vuran türk dizileri3
tam da goygoy değildir. çok insanlar tanıdım bu sözlükte geçirdiğim yaklaşık on senede. çoğuyla muhabbetimiz koptu ama içlerinden biri var ki 9 yıldır arkadaşım demekten gurur duyduğum birisi. onca ilginç insan tanıdım,
sözlüğe üye olduğumda ya 12 ya 13 yaşındaydım. 9 sene falan ediyor. o zamanlar da sözlüğün ne kadar kalitesizleştiğini konuşurduk, hala yapıyoruz bu arada merak etmeyin. çok az şey değişti o zamandan beri. neyse, konu bu değil.
sekizinci sınıf şubat civarları, sözlükte yaşıtım bir insan olduğunu duydum. gittim yazdım ben de, meğer birçok kişi varmış. o zaman 18+ insanlardan çok daha kaliteli olan birçok insan yaşıtımmış hatta. ben hiçbir zaman o kadar kaliteli olmadım tabii ki, kendi adıma konuşmuyorum asla. mesaja attım ben bu kişiye, lise tercihlerinden falan konuştuk. kısmen boş muhabbet, kısmen dertleşmek. hatta bir süre ben ince ince yürümüştüm ona. şimdi hatırlar gülerim, biraz yüzüm kızarır.
neyse, çok kısa bir muhabbetten sonra yaza kadar konuşmamak üzere muhabbeti bitirdik. yazın haziran civarları tekrar mesaj attım. sınavı ne yaptın, tercihlerde karar kıldın mı falan derken bu sefer mesajlar uzamaya başladı. gitgide daha fazla konudan konuşmaya başladık. en son kısa romanlar yazıyorduk birbirimize, msn'e geçtik. msn kapannınca skype'a geçtik ama skype beni pek sarmadı. whatsapp'ı keşfettikten sonra oradan devam ettik.
lise ortalarına doğru sözlükten yavaş yavaş koptuk ama arkadaşlığımız kopmadı. o en son 2014'te entry girmiş, ben de yılda iki kere falan gelip bir sürü şey yazıp terk eder oldum. whatsapp'ta da kısa kısa mesajlar atmayı başaramadık bu arada. belli bir uzunluğun üstüne çıkınca daha fazla oku çıkıyor whatsapp'ta. çoğu insan görmez onu zaten. bizim mesajlarımızda o yazıya minimum altı kere tıklamak gerekiyor.
eskiden bu kadar depresif değildim, attığı cevaplara anında cevap verirdim ya da en geç iki üç güne geri dönmeye çalışırdım. depresyonum ilerledikçe kimseyle çok konuşamaz oldum ama yine de anlayışlı oldu. ben ayda bir cevaplamaya başladım, o aynı haftada geri dönmeye çalıştı.
ikimiz de üniversitedeyiz şimdi. onun son senesi, benim 3 senem daha var. * hayatımın neredeyse yarısını onun arkadaşlığıyla geçirdim. birbirimizin büyüyüşüne, sorunlarına. çözümlerine şahit olduk. ilgi alanlarımız çok değişti ama ortak noktalarımız daha da arttı. birçok şeyi onun sayesinde öğrendim. şu an en rahat konuşabildiğim, sevgilimden daha çok içimi döktüğüm tek insan.
belki o bir istisnadır ama bu olayın goygoy olmadığına dair elimdeki neredeyse tek kanıt.
uzun süredir cevap yazmıyorum, şimdi yazmaya başlasam sabah 7 gibi biter sanırım. ne işim gücüm var* * ne de uykum. gidip güzel bir şeyler yazayım, belki uyanınca görür de bir keyfi yerine gelir.
edit: 7.30 gibi bitti, beklediğimden biraz daha fazla yazdım ama özlemişim.
sözlüğe üye olduğumda ya 12 ya 13 yaşındaydım. 9 sene falan ediyor. o zamanlar da sözlüğün ne kadar kalitesizleştiğini konuşurduk, hala yapıyoruz bu arada merak etmeyin. çok az şey değişti o zamandan beri. neyse, konu bu değil.
sekizinci sınıf şubat civarları, sözlükte yaşıtım bir insan olduğunu duydum. gittim yazdım ben de, meğer birçok kişi varmış. o zaman 18+ insanlardan çok daha kaliteli olan birçok insan yaşıtımmış hatta. ben hiçbir zaman o kadar kaliteli olmadım tabii ki, kendi adıma konuşmuyorum asla. mesaja attım ben bu kişiye, lise tercihlerinden falan konuştuk. kısmen boş muhabbet, kısmen dertleşmek. hatta bir süre ben ince ince yürümüştüm ona. şimdi hatırlar gülerim, biraz yüzüm kızarır.
neyse, çok kısa bir muhabbetten sonra yaza kadar konuşmamak üzere muhabbeti bitirdik. yazın haziran civarları tekrar mesaj attım. sınavı ne yaptın, tercihlerde karar kıldın mı falan derken bu sefer mesajlar uzamaya başladı. gitgide daha fazla konudan konuşmaya başladık. en son kısa romanlar yazıyorduk birbirimize, msn'e geçtik. msn kapannınca skype'a geçtik ama skype beni pek sarmadı. whatsapp'ı keşfettikten sonra oradan devam ettik.
lise ortalarına doğru sözlükten yavaş yavaş koptuk ama arkadaşlığımız kopmadı. o en son 2014'te entry girmiş, ben de yılda iki kere falan gelip bir sürü şey yazıp terk eder oldum. whatsapp'ta da kısa kısa mesajlar atmayı başaramadık bu arada. belli bir uzunluğun üstüne çıkınca daha fazla oku çıkıyor whatsapp'ta. çoğu insan görmez onu zaten. bizim mesajlarımızda o yazıya minimum altı kere tıklamak gerekiyor.
eskiden bu kadar depresif değildim, attığı cevaplara anında cevap verirdim ya da en geç iki üç güne geri dönmeye çalışırdım. depresyonum ilerledikçe kimseyle çok konuşamaz oldum ama yine de anlayışlı oldu. ben ayda bir cevaplamaya başladım, o aynı haftada geri dönmeye çalıştı.
ikimiz de üniversitedeyiz şimdi. onun son senesi, benim 3 senem daha var. * hayatımın neredeyse yarısını onun arkadaşlığıyla geçirdim. birbirimizin büyüyüşüne, sorunlarına. çözümlerine şahit olduk. ilgi alanlarımız çok değişti ama ortak noktalarımız daha da arttı. birçok şeyi onun sayesinde öğrendim. şu an en rahat konuşabildiğim, sevgilimden daha çok içimi döktüğüm tek insan.
belki o bir istisnadır ama bu olayın goygoy olmadığına dair elimdeki neredeyse tek kanıt.
uzun süredir cevap yazmıyorum, şimdi yazmaya başlasam sabah 7 gibi biter sanırım. ne işim gücüm var* * ne de uykum. gidip güzel bir şeyler yazayım, belki uyanınca görür de bir keyfi yerine gelir.
edit: 7.30 gibi bitti, beklediğimden biraz daha fazla yazdım ama özlemişim.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar