bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı25
- her biji amed6
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması4
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- galatasaray'ın fb den ikinciliği de alması3
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- delilik4
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- lilith fahişe mi sorunsalı3
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- habire1219
- masumiyet2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- ne mutlu türküm diyene3
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- muhteşem yüzyıl3
- neslican tay2
- meriç keskin3
- türkiye türklerindir3
- düzensizlik2
- eski sevgilinin unutulmayan özellikleri2
- sarışın kızlar4
- 0 0 719
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- uçan arabalar neden çıkmadı3
- vedat muriqi5
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler2
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- kuzu eti2
- kadınların araba kullanırken yapamadıkları şeyler2
- sözlükteki sinsi köpekler8
- evli kadına kocan çok şanslı demek4
- üniversite okumak3
- sıfır atık vakfı11
- true ile sevişmek5
- aret vartanyan3
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- fırın sütlaç2
- mason greenwood4
- sözlüğün aptal kaynaması5
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- hepinizi karim yapacam olum2
- sudekiray4
- fotomen3
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- kardeşler araştırma2
belgeseli seyrederken iki şey uyandı zihnimde. birincisi kıskançlık. moore'u ve belgeselde izlediğim amerikalı insanları felaket kıskandım. nedenine gelince..
ırak savaşında ölen amerikalı askerlerden dem vuruluyor dedik ya, misal biz aynısını bizim kirli ve bitmeyen (bitmesi zaten istenmeyen) savaşımız için yapamıyoruz. moore'a belgesel boyunca hem ırak'tan dönen gaziler, hem ırak'ta çocuklarını kaybetmiş anne babalardan sayısız destek geliyor ve moore'un konuşmalarında hep konuk olarak söz alıyor, oğullarının ölümünden bizzat bush ve hükümeti sorumlu tutuyor, savaş politikalarına muhalefet ediyorlar. hiçbiri de "amerika sağolsun" demeyen insanlar yani.
burada ise sadece bi kadın "vatan sağolsun demeyeceğim" lafını etti, kadını bi recm etmediğimiz kaldı. işte kıskandığım şey bu. orada en azından çocuklarının ölümü yüzünden bu ölümlerin gerçek sorumlularına muhalefet edecek insanlar çıkabiliyor ama burada askerlerin ölümünden laf edince "şehitler üstünden prim yapmak" gibisinden suçlamalar yiyoruz. ölen binlerce insanımızın tek sorumlusunun bu savaşı çıkaran ve sürdüren erkler değil, sadece ve sadece terör örgütü olduğuna inandırılmış ve yirmi beş yıldır sürekli ölümlerden hala bıkmamış, bi yirmi beş sene daha rahat rahat sürecek olduğunu gördüğümüz bu savaşa gerçek muhalefeti yapacak güneydoğu gazileri yok burada. ya da çocuklarını kaybeden insanlar yok sözlerimize destek olacak. çünkü sadece terör örgütünün ve hatta bu savaşa gerçekten karşı olan bizlerin (solcular, hümanistler vs) kötü olduğumuza inanmışlar bi kere.
diğer kıskandığım mevzu da bush'a karşı olan bu insanların kendilerini ait hissedebilecekleri bi komünite olması. bush kerry'yi sadece yüz bin oyla falan geçmiş de seçimi öyle kazanmış. bizim savaştığımız erki yerinden etmemiz olasılık dahilinde bile değil. hatta öyle ki zaten saf belirleyecek bi çatımız bile yok. tüm memlekette toplasan yüzde bir, hadi taş çatlasın yüzde beş kadar insanız şunun şurasında. tamam amerika'daki demokratlar gerçek anlamda sol değiller ama orada sol fikirdeki insanların en azından gerçekten yobaz ve insan haklarına saygısız cumhuriyetçileri alaşağı etmek için toplanacakları bi çatı var ve cumhuriyetçileri yenme şansları da var. bizim neyimiz var.. sözlük mü.. burada bile azınlığız (ekşi ulu farketmeden)..
ırak savaşında ölen amerikalı askerlerden dem vuruluyor dedik ya, misal biz aynısını bizim kirli ve bitmeyen (bitmesi zaten istenmeyen) savaşımız için yapamıyoruz. moore'a belgesel boyunca hem ırak'tan dönen gaziler, hem ırak'ta çocuklarını kaybetmiş anne babalardan sayısız destek geliyor ve moore'un konuşmalarında hep konuk olarak söz alıyor, oğullarının ölümünden bizzat bush ve hükümeti sorumlu tutuyor, savaş politikalarına muhalefet ediyorlar. hiçbiri de "amerika sağolsun" demeyen insanlar yani.
burada ise sadece bi kadın "vatan sağolsun demeyeceğim" lafını etti, kadını bi recm etmediğimiz kaldı. işte kıskandığım şey bu. orada en azından çocuklarının ölümü yüzünden bu ölümlerin gerçek sorumlularına muhalefet edecek insanlar çıkabiliyor ama burada askerlerin ölümünden laf edince "şehitler üstünden prim yapmak" gibisinden suçlamalar yiyoruz. ölen binlerce insanımızın tek sorumlusunun bu savaşı çıkaran ve sürdüren erkler değil, sadece ve sadece terör örgütü olduğuna inandırılmış ve yirmi beş yıldır sürekli ölümlerden hala bıkmamış, bi yirmi beş sene daha rahat rahat sürecek olduğunu gördüğümüz bu savaşa gerçek muhalefeti yapacak güneydoğu gazileri yok burada. ya da çocuklarını kaybeden insanlar yok sözlerimize destek olacak. çünkü sadece terör örgütünün ve hatta bu savaşa gerçekten karşı olan bizlerin (solcular, hümanistler vs) kötü olduğumuza inanmışlar bi kere.
diğer kıskandığım mevzu da bush'a karşı olan bu insanların kendilerini ait hissedebilecekleri bi komünite olması. bush kerry'yi sadece yüz bin oyla falan geçmiş de seçimi öyle kazanmış. bizim savaştığımız erki yerinden etmemiz olasılık dahilinde bile değil. hatta öyle ki zaten saf belirleyecek bi çatımız bile yok. tüm memlekette toplasan yüzde bir, hadi taş çatlasın yüzde beş kadar insanız şunun şurasında. tamam amerika'daki demokratlar gerçek anlamda sol değiller ama orada sol fikirdeki insanların en azından gerçekten yobaz ve insan haklarına saygısız cumhuriyetçileri alaşağı etmek için toplanacakları bi çatı var ve cumhuriyetçileri yenme şansları da var. bizim neyimiz var.. sözlük mü.. burada bile azınlığız (ekşi ulu farketmeden)..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar