bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri31
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir9
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak8
- victor osimhen9
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi9
- terhis oluyorum sözlük17
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı7
- kale 3112'nin profil resmindeki kişi3
- hesabını gizliye alan yazar4
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- arif sefa özdemir4
- 1 2 saat önce kaza yapmış olmam5
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı2
- fatma betülüm yapmaz13
- almanyaya işçi yazılmak5
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- trafik kurallarına uymayan trafik polisi2
- deniz altında nasıl nefes alınır4
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi10
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- sözlük yazarlarının olası meslekleri6
- münafık9
- fatma betül sayan kaya27
- akıllı telefon kullanan erkek4
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- trafikte korna çalmanın işlevi3
- dursun özbek3
- balık hazır herkese afiyet olsun5
- bir şeyler söyle7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz8
- cumhurbaşkanı olmak istiyorum6
- 6 kasım 2026 gaziantep kasımpaşa maçı3
- kaç gammaz var9
- ne olursa masklavi akp'yi bırakır7
- grup vitamin5
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- traveler of secret'in cuma vakti entry girmemesi2
- şabat kitabı3
- markaların whatsapptan mesaj atması4
- birbirini kollayan torba götlü yazarlar4
- et ete değecek2
- sivasli bey'in sivaslı olması2
- kağıt çöpü ve plastik çöpü ayrılmalı3
- köln ford fabrikası2
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek6
- sözlük yazarlarının lolipopları2
- sözlük açacak olsanız8
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı13
filmi bu kadar geç izlediğim için öncelikle kendimden özür diliyorum.
filmin en çarpıcı yanı; anlatılan hikayenin 2005 yılında bir işitme engelliler okulunda yaşanmış olan gerçeklerden alınması. film, gang ın ho’nun (yoo gong) hasta kızının tedavisi için evinden uzakta, moojin’de bir işitme engelliler okulunda öğretmenlik yapmasıyla başlıyor. zamanla okulda çocuklara şiddet uygulandığını ve onlara kötü davranıldığını farkediyor. akabinde moojin insan haklarını koruma merkezi'nde çalışan seo yoo jin (yi mi jeong) ile birlikte bu kötü muameleyi ortaya çıkarmak için çabalarken; çok daha korkunç bir gerçekle yüz yüze geliyorlar.
yoruma gelecek olursak, çarpıcı bir şekilde anlatılması, bazı sahnelerin (her ne kadar ürpertici, rahatsız edici olsa da) gösterilmiş olması bence çok iyi olmuş. gerçek yaşamdan uyarlanması zaten insanı derinlere sürüklüyorken, üstelik oyunculuğun ve senaryonun akışı ile sizi alıp götürüyorken tam oscarlık film diyorsunuz. filmi izlerken o kadar gerildim ki 4 defa durdurdum kendime gelmek için. korkuyu, sevinci, hüznü, şaşkınlığı, çaresizliği, tükenmişliği, umudu.... ve daha nicelerini, izlerken yaşıyorsunuz. paranın güç sayıldığı bu yüzyılda, her şeye rağmen mücadele etmenin nasıl da kıymetli olduğunu bize göstermiş oldu. "polis daima vatandaşın yanındadır", "özgürlük, eşitlik, adalet" cümlelerine ironi bir gönderme yapması da filmi güçlü kılan detaylardan. yüreğimin en derinlerine sakladığım filmlerden biri olacak. eminim etkisinden uzun bir süre çıkamayacağım....
işini doğru yapan hukukçulara saygım sonsuz lakin dostoyevski'nin şu sözü de aklıma gelmiyor değil; "avukatlar, kiralık vicdanlardır."
filmin en çarpıcı yanı; anlatılan hikayenin 2005 yılında bir işitme engelliler okulunda yaşanmış olan gerçeklerden alınması. film, gang ın ho’nun (yoo gong) hasta kızının tedavisi için evinden uzakta, moojin’de bir işitme engelliler okulunda öğretmenlik yapmasıyla başlıyor. zamanla okulda çocuklara şiddet uygulandığını ve onlara kötü davranıldığını farkediyor. akabinde moojin insan haklarını koruma merkezi'nde çalışan seo yoo jin (yi mi jeong) ile birlikte bu kötü muameleyi ortaya çıkarmak için çabalarken; çok daha korkunç bir gerçekle yüz yüze geliyorlar.
yoruma gelecek olursak, çarpıcı bir şekilde anlatılması, bazı sahnelerin (her ne kadar ürpertici, rahatsız edici olsa da) gösterilmiş olması bence çok iyi olmuş. gerçek yaşamdan uyarlanması zaten insanı derinlere sürüklüyorken, üstelik oyunculuğun ve senaryonun akışı ile sizi alıp götürüyorken tam oscarlık film diyorsunuz. filmi izlerken o kadar gerildim ki 4 defa durdurdum kendime gelmek için. korkuyu, sevinci, hüznü, şaşkınlığı, çaresizliği, tükenmişliği, umudu.... ve daha nicelerini, izlerken yaşıyorsunuz. paranın güç sayıldığı bu yüzyılda, her şeye rağmen mücadele etmenin nasıl da kıymetli olduğunu bize göstermiş oldu. "polis daima vatandaşın yanındadır", "özgürlük, eşitlik, adalet" cümlelerine ironi bir gönderme yapması da filmi güçlü kılan detaylardan. yüreğimin en derinlerine sakladığım filmlerden biri olacak. eminim etkisinden uzun bir süre çıkamayacağım....
işini doğru yapan hukukçulara saygım sonsuz lakin dostoyevski'nin şu sözü de aklıma gelmiyor değil; "avukatlar, kiralık vicdanlardır."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com