bugün
- elalem ne der4
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı3
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay9
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- yüz yaşından büyük binada yaşamak2
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- yeni parti tüzüğü2
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması7
- doğuda yaşayan yazarlar5
- 26000 entry2
- stres yönetimi6
- mekke ortak savunma anlaşması2
- spiderman mi döver batman mi2
- stres2
- taksici muhabbeti2
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi3
- scooter'a 6 kişi binmek2
- sözlüğü 3 kelime ile anlatın2
- kuran ı kerim meali7
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- petrol3
- josh hartnett2
- kadın kıyafeti giydirilip şantaj yapılan adam2
- gulmekicinyaratilmis11
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı2
- askerlik2
- 1 50 boyundaki kızın benden kork demesi4
- ekşi mayalı tam buğday ekmeği4
- insan olmaya ceyrek kala insan olabildi mi sorusu3
- rüşvet5
- karton toplayan çocuğun kartonları ne yaptığı3
- okulda itaat2
- kimseyi muhatap edemeyeceğin dertler3
- free ceuta2
- erotik şarkılar2
- sokak hayvanları düzenlemesinin ikinci yılı4
- kylie minogue5
- aşk acısı çekiyorum sözlük13
- gocu6
- true koş4
- 1 55lik türk kızının 1 85lik erkek hayal etmesi3
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- hepinizin agzina biber surcem5
- sözlükte kimsenin kalmaması5
- din3
- tinder3
- don kişot2
filmi bu kadar geç izlediğim için öncelikle kendimden özür diliyorum.
filmin en çarpıcı yanı; anlatılan hikayenin 2005 yılında bir işitme engelliler okulunda yaşanmış olan gerçeklerden alınması. film, gang ın ho’nun (yoo gong) hasta kızının tedavisi için evinden uzakta, moojin’de bir işitme engelliler okulunda öğretmenlik yapmasıyla başlıyor. zamanla okulda çocuklara şiddet uygulandığını ve onlara kötü davranıldığını farkediyor. akabinde moojin insan haklarını koruma merkezi'nde çalışan seo yoo jin (yi mi jeong) ile birlikte bu kötü muameleyi ortaya çıkarmak için çabalarken; çok daha korkunç bir gerçekle yüz yüze geliyorlar.
yoruma gelecek olursak, çarpıcı bir şekilde anlatılması, bazı sahnelerin (her ne kadar ürpertici, rahatsız edici olsa da) gösterilmiş olması bence çok iyi olmuş. gerçek yaşamdan uyarlanması zaten insanı derinlere sürüklüyorken, üstelik oyunculuğun ve senaryonun akışı ile sizi alıp götürüyorken tam oscarlık film diyorsunuz. filmi izlerken o kadar gerildim ki 4 defa durdurdum kendime gelmek için. korkuyu, sevinci, hüznü, şaşkınlığı, çaresizliği, tükenmişliği, umudu.... ve daha nicelerini, izlerken yaşıyorsunuz. paranın güç sayıldığı bu yüzyılda, her şeye rağmen mücadele etmenin nasıl da kıymetli olduğunu bize göstermiş oldu. "polis daima vatandaşın yanındadır", "özgürlük, eşitlik, adalet" cümlelerine ironi bir gönderme yapması da filmi güçlü kılan detaylardan. yüreğimin en derinlerine sakladığım filmlerden biri olacak. eminim etkisinden uzun bir süre çıkamayacağım....
işini doğru yapan hukukçulara saygım sonsuz lakin dostoyevski'nin şu sözü de aklıma gelmiyor değil; "avukatlar, kiralık vicdanlardır."
filmin en çarpıcı yanı; anlatılan hikayenin 2005 yılında bir işitme engelliler okulunda yaşanmış olan gerçeklerden alınması. film, gang ın ho’nun (yoo gong) hasta kızının tedavisi için evinden uzakta, moojin’de bir işitme engelliler okulunda öğretmenlik yapmasıyla başlıyor. zamanla okulda çocuklara şiddet uygulandığını ve onlara kötü davranıldığını farkediyor. akabinde moojin insan haklarını koruma merkezi'nde çalışan seo yoo jin (yi mi jeong) ile birlikte bu kötü muameleyi ortaya çıkarmak için çabalarken; çok daha korkunç bir gerçekle yüz yüze geliyorlar.
yoruma gelecek olursak, çarpıcı bir şekilde anlatılması, bazı sahnelerin (her ne kadar ürpertici, rahatsız edici olsa da) gösterilmiş olması bence çok iyi olmuş. gerçek yaşamdan uyarlanması zaten insanı derinlere sürüklüyorken, üstelik oyunculuğun ve senaryonun akışı ile sizi alıp götürüyorken tam oscarlık film diyorsunuz. filmi izlerken o kadar gerildim ki 4 defa durdurdum kendime gelmek için. korkuyu, sevinci, hüznü, şaşkınlığı, çaresizliği, tükenmişliği, umudu.... ve daha nicelerini, izlerken yaşıyorsunuz. paranın güç sayıldığı bu yüzyılda, her şeye rağmen mücadele etmenin nasıl da kıymetli olduğunu bize göstermiş oldu. "polis daima vatandaşın yanındadır", "özgürlük, eşitlik, adalet" cümlelerine ironi bir gönderme yapması da filmi güçlü kılan detaylardan. yüreğimin en derinlerine sakladığım filmlerden biri olacak. eminim etkisinden uzun bir süre çıkamayacağım....
işini doğru yapan hukukçulara saygım sonsuz lakin dostoyevski'nin şu sözü de aklıma gelmiyor değil; "avukatlar, kiralık vicdanlardır."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar