bugün
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler6
- ideal sevgilinin en önemli özelliği17
- chp'deki değişimciler3
- yürüyüş partisi6
- ismet gurbuz 20245
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar13
- hep aynı şeyleri yaşamak4
- ibne penis nah2
- dna testiyle ırk öğrenmek2
- ipkis2
- düşük iq belirtileri4
- gönüllü esaret paradoksu2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle26
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması11
- alışveriş merkezlerinde çaresizce dolanmak2
- beyaz otomobil satın almak14
- 22 haziran 2026 arjantin avusturya maçı2
- iyi gibi davranan kötüleri nasıl ayırt ederiz2
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
- zaman gazetesi2
- house of the dragon2
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi10
- makarna süzmek5
- yaşlılığınız için insan biriktirin12
- yapay zekaya entry yazdıran yazar5
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler2
- ayağında terlikle ülke yönetmek3
- bugün de meme atan olmaması13
- messi'nin arjantin'deki heykeli3
- 65 şut çekip gol atamamak5
- tgrt3
- cuckold esnasında karınızın belinin kırılması4
- 22 haziran 2026 fsm'ye amedspor bayrağı asılması4
- james deen2
- olmayacak duaya amin dememeyi öğrenmek3
- 48 takım içinde 47 nci olmak6
- 22 haziran 2026 keir starmer'ın istifa etmesi3
- anın görüntüsü15
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler3
- günün sözü3
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- teen slasher filmlerinde ilk olen kisi2
- kaya çilingiroğlu2
- gecenin şarkısı3
- iş kadını yazarlar6
- yazma diyince yazmayan erkek4
- tencerede yemek ısıtırken tencereyi yakmak2
- beyaz toros ile son ses mozart dinleyip turlamak2
türkiye'nin gelmiş geçmiş en renkli spor kalemi. kara mizahı en iyi beceren isimlerinden. ve maalesef türünün en son örneği...
işte size yazdığı renkli yazılardan bir tanesi. bu arada konunun altına gözüm kapalı imza atarım..
federasyon tam colomboluk!
04.09.2008 16:29:00
özgener federasyonu, geçen sezon oynanan trabzonspor-beşiktaş maçında, beşiktaş'ın oyuncu listesindeki hatasında ihmali olduğu ve görevi kötüye kullandığı gerekçesiyle haluk ulusoy ile yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.
ha ha ha... şimdi ben de özgener federasyonu'nda bu kararın altında kimin imzası varsa onlara soruyorum; "futbol müsabakalarının oyuncu listeleri otomatikman bilgi işlemin bilgisayarına giriyor mu? girdiği andan itibaren de, şayet listelerde bir yamukluk varsa, bilgisayar bir sinyalle bağırıp çağırıyor mu? bu bilgiler görevliler tarafından görülüp, tespit edildiğinde, kime aktarılıyor? hatta otomatikman hangi makamın bilgisayarında da görülüyor... başka sorum yok sayın hâkim..."
ha ha ha... gülmeye devam edeyim... özgener federasyonu, buradan hareketle o günkü bilgi işlemin başında bulunan özcan şekip bey'i, soruşturmanın selameti açısından açığa alıyor. çok doğru... çok doğru da, günümüz federasyonun o dönemdeki genel sekreteri için her hangi bir uygulama neden yok? çünkü özcan bey'in bilgisayarındaki hata sinyali yanıp bağırırken, aynı anda bağlı olduğu merkezde de, yani genel sekterin bilgisayarında da aynı film oynuyor...
acaba sayın genel sekreter o an için gözüne damla falan mı damlattı da, göremedi? ya da göz damlasıyla birlikte, kir temizliği için kulaklarını da pamukla mı tıkadı? hadi diyelim ki, o için tam teşekküllü bir tıbbi müdahale vardı, ya ertesi gün, daha ertesi gün?
ha ha ha... genel sekreter durumu fark etti de, dönemin başkanı ve yönetim kuruluna bilgi sundu mu ? sunmuştur herhal... bu herhal'i akasya durağı dizisinden aldım... trakyalı şoförün eşini oynayan harika bayan oyuncu herhaldeyi böyle kullanıyor... ne alaka mı? yahu, bu iş tepeden tırnağa muammer karaca'lık... rahmetli sağ olsaydı, ne oynardı bunu biliyor musunuz? yani cibali karakolu falan gibisinden...
neyse... gırgırı bırakalım... durum vahim... genel sekreter, yani bugünkü başkan vekili, o günün federasyon başkanına, "aha, trabzonspor-beşiktaş maçının oyuncu listesi... yanıyöööör, ötüyööör... beşiktaş yaniyööör" diye bağırdı mı dersiniz? adanalı ya, onlar yanıyor ile ötüyörü böyle söylerler de... haaa belki de federasyon başkanı trabzonlu olduğundan bu hitabeti anlamadı... olabilir be...
ha ha ha... peki, diyelim ki trabzonlu başkan adana şivesinden durumu çakamadı, ya yönetimin diğer elemanları... tahir kıran da bildiğim kadarı ile karadenizli, o da anlamamış olabilir... yahu bir dakikada... o yönetimde hatırladığım kadarıyla emniyet müdürü vardı be... sevgili affan keçeci de mi, atlamıştı... peki, yönetimde hiç mi adanalı yoktu? tuh be, galiba yoktu... o zaman böyle durumlarda faka basmamak için federasyon yönetim kurullarına ülkenin şive zenginliğine göre yönetici alacaksınız... yaaaa ne haber?
ha ha ha... ulusoy yönetimi de amma zavallıymış be... hadi ulusoy işi hasıraltı etti, peki, geri kalan on dört kişi de mi suça iştirak etti? hadi kötü yönden alalım, orada hiç mi fenerbahçeli, galatasaraylı, sivassporlu yoktu en azından... trabzonlular zaten uyumuş da... trabzon'un da amma düşmanı varmış haaaaa...
ha ha ha... şimdi savcı araştırma yapacak. ben böyle biliyorum... delil toplayıp, dava açacak... ya da deli saçması deyip, dava açılmasına gerek görmeyecek... diyelim ki, savcı bey dava açtı... suçlu sehpasına haluk ulusoy ve ekibi otururken, dönemin bu işle direkt bağlantısı olan muhterem genel sekreter nerede duracak? nerede durursa dursun görünmemesi mümkün değil...
çünkü iki metreden uzun... ama burası türkiye, bir bakarsınız savcı bey de unutuverir genel sekreterin bu işle olan ilgisini... ama olmaz yahu... savcılarımız böyle bir suç duyurusunda federasyondan talimatnameyi isterler, incelerler ve kimin sorgulanması gerekiyorsa hepsine davet çıkarırlar... olmazsa ne yaparsın diye mi sordunuz? o zaman ben de, ulusoy ve ekibine bir öneride bulunur ve meseleyi ergenekon dosyasına sokun derim... ha ha ha...
en iyisi bir colombo bulalım da, önce asıl suçluyu adalete teslim edelim... yoksa hem ayıp, hem yazık olacak... daha doğrusu adalet yara alacak... yok yok yok, benim savcılarım bu yemez...
bir kahkaha daha atacaktım ama, aklıma acı bir anı geldi... şu erman toroğlu... sanki federasyonu o yönetiyor... salı yazıyor, çarşamba federasyon yapıyor... ah kemal belgin ah, ah doğan ersavaş ah, ah toprağı bol olsun arman talay ah, ah hilmi ok ah, ah günal akbay ah... bu erman'ı bizler yarattık... biz bu arkadaşı c klasmandan alıp, pat diye a klasmana aktarılmasını sağladık... biz bu arkadaşı gazete sütunlarına aldık... ama nereden bilebilirdik ki, halde hıyar satmakla, savunmada adam doğramakla spor yazarı da, spor yorumcusu da olunabiliyormuş...
kaynak: (bkz: http://www.medyaspor.com/...lumnist.aspx?ColumnID=124)
işte size yazdığı renkli yazılardan bir tanesi. bu arada konunun altına gözüm kapalı imza atarım..
federasyon tam colomboluk!
04.09.2008 16:29:00
özgener federasyonu, geçen sezon oynanan trabzonspor-beşiktaş maçında, beşiktaş'ın oyuncu listesindeki hatasında ihmali olduğu ve görevi kötüye kullandığı gerekçesiyle haluk ulusoy ile yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.
ha ha ha... şimdi ben de özgener federasyonu'nda bu kararın altında kimin imzası varsa onlara soruyorum; "futbol müsabakalarının oyuncu listeleri otomatikman bilgi işlemin bilgisayarına giriyor mu? girdiği andan itibaren de, şayet listelerde bir yamukluk varsa, bilgisayar bir sinyalle bağırıp çağırıyor mu? bu bilgiler görevliler tarafından görülüp, tespit edildiğinde, kime aktarılıyor? hatta otomatikman hangi makamın bilgisayarında da görülüyor... başka sorum yok sayın hâkim..."
ha ha ha... gülmeye devam edeyim... özgener federasyonu, buradan hareketle o günkü bilgi işlemin başında bulunan özcan şekip bey'i, soruşturmanın selameti açısından açığa alıyor. çok doğru... çok doğru da, günümüz federasyonun o dönemdeki genel sekreteri için her hangi bir uygulama neden yok? çünkü özcan bey'in bilgisayarındaki hata sinyali yanıp bağırırken, aynı anda bağlı olduğu merkezde de, yani genel sekterin bilgisayarında da aynı film oynuyor...
acaba sayın genel sekreter o an için gözüne damla falan mı damlattı da, göremedi? ya da göz damlasıyla birlikte, kir temizliği için kulaklarını da pamukla mı tıkadı? hadi diyelim ki, o için tam teşekküllü bir tıbbi müdahale vardı, ya ertesi gün, daha ertesi gün?
ha ha ha... genel sekreter durumu fark etti de, dönemin başkanı ve yönetim kuruluna bilgi sundu mu ? sunmuştur herhal... bu herhal'i akasya durağı dizisinden aldım... trakyalı şoförün eşini oynayan harika bayan oyuncu herhaldeyi böyle kullanıyor... ne alaka mı? yahu, bu iş tepeden tırnağa muammer karaca'lık... rahmetli sağ olsaydı, ne oynardı bunu biliyor musunuz? yani cibali karakolu falan gibisinden...
neyse... gırgırı bırakalım... durum vahim... genel sekreter, yani bugünkü başkan vekili, o günün federasyon başkanına, "aha, trabzonspor-beşiktaş maçının oyuncu listesi... yanıyöööör, ötüyööör... beşiktaş yaniyööör" diye bağırdı mı dersiniz? adanalı ya, onlar yanıyor ile ötüyörü böyle söylerler de... haaa belki de federasyon başkanı trabzonlu olduğundan bu hitabeti anlamadı... olabilir be...
ha ha ha... peki, diyelim ki trabzonlu başkan adana şivesinden durumu çakamadı, ya yönetimin diğer elemanları... tahir kıran da bildiğim kadarı ile karadenizli, o da anlamamış olabilir... yahu bir dakikada... o yönetimde hatırladığım kadarıyla emniyet müdürü vardı be... sevgili affan keçeci de mi, atlamıştı... peki, yönetimde hiç mi adanalı yoktu? tuh be, galiba yoktu... o zaman böyle durumlarda faka basmamak için federasyon yönetim kurullarına ülkenin şive zenginliğine göre yönetici alacaksınız... yaaaa ne haber?
ha ha ha... ulusoy yönetimi de amma zavallıymış be... hadi ulusoy işi hasıraltı etti, peki, geri kalan on dört kişi de mi suça iştirak etti? hadi kötü yönden alalım, orada hiç mi fenerbahçeli, galatasaraylı, sivassporlu yoktu en azından... trabzonlular zaten uyumuş da... trabzon'un da amma düşmanı varmış haaaaa...
ha ha ha... şimdi savcı araştırma yapacak. ben böyle biliyorum... delil toplayıp, dava açacak... ya da deli saçması deyip, dava açılmasına gerek görmeyecek... diyelim ki, savcı bey dava açtı... suçlu sehpasına haluk ulusoy ve ekibi otururken, dönemin bu işle direkt bağlantısı olan muhterem genel sekreter nerede duracak? nerede durursa dursun görünmemesi mümkün değil...
çünkü iki metreden uzun... ama burası türkiye, bir bakarsınız savcı bey de unutuverir genel sekreterin bu işle olan ilgisini... ama olmaz yahu... savcılarımız böyle bir suç duyurusunda federasyondan talimatnameyi isterler, incelerler ve kimin sorgulanması gerekiyorsa hepsine davet çıkarırlar... olmazsa ne yaparsın diye mi sordunuz? o zaman ben de, ulusoy ve ekibine bir öneride bulunur ve meseleyi ergenekon dosyasına sokun derim... ha ha ha...
en iyisi bir colombo bulalım da, önce asıl suçluyu adalete teslim edelim... yoksa hem ayıp, hem yazık olacak... daha doğrusu adalet yara alacak... yok yok yok, benim savcılarım bu yemez...
bir kahkaha daha atacaktım ama, aklıma acı bir anı geldi... şu erman toroğlu... sanki federasyonu o yönetiyor... salı yazıyor, çarşamba federasyon yapıyor... ah kemal belgin ah, ah doğan ersavaş ah, ah toprağı bol olsun arman talay ah, ah hilmi ok ah, ah günal akbay ah... bu erman'ı bizler yarattık... biz bu arkadaşı c klasmandan alıp, pat diye a klasmana aktarılmasını sağladık... biz bu arkadaşı gazete sütunlarına aldık... ama nereden bilebilirdik ki, halde hıyar satmakla, savunmada adam doğramakla spor yazarı da, spor yorumcusu da olunabiliyormuş...
kaynak: (bkz: http://www.medyaspor.com/...lumnist.aspx?ColumnID=124)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar