bugün
- ısparta4
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- baklavanın hiçbir içeceğe uyum sağlamaması4
- teen slasher film klişeleri5
- evde tekken yan odadan gelen kılıçdaroğlu sesi4
- kemal kılıçdaroğlu15
- balıkesir denince akla ilk gelenler9
- en son aldığınız iltifat7
- 35d2
- çay koymak mı katmak mı8
- egay sucukcu9
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- sevgilinin film izlerken kucağınızda uyuyakalması3
- erkeklerin 35 yaşından sonra dedeye dönüşmesi2
- i know what you did last summer3
- karımla evlendiğime bin pişmanım6
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- 19 haziran 2026 istanbul da metro kazası2
- irmik helvası6
- sedat pekmez bey birader2
- milli maç izlemekten keyif almamak2
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- en köylü özelliğiniz3
- via port2
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- tbmm de akp tarafından 76 sahte oy kullanılması2
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi7
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- yippee ki yay motherfucker2
- imama geçen yaz ne yaptığını biliyorum demek3
- freddy krueger2
- antik mezar kazıp kötü güçleri uyandırmak3
- hangi sözlük yazarı hangi the boyz karakteri olur3
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- süper kahramanların şehri korurken yıkması2
- firefox2
- orhun yazıtları2
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- karton toplayan gocu3
- amfetamin3
- cehaletln cazibesi11
- tuborg kırmızı seven kız5
- takıntılı gammaz2
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
- gaspar noe'nin son filminin baya baya porno olması2
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak5
- hindistanlı kızlar5
- misafirliğe gitmek iyi değildir3
- kezo osuruğu3
tanım: bazı durumlarda sözlüğün bile insanı rahatlatabileceğini fark etmemiş insan.
şimdi ben buraya hayatımı oldukça olumsuz etkileyen (depresyon ve anksiyete tanısı almama sebep olan) bir derdimi yazacağım. sözlüğü ciddiye almak mı dersiniz, sözlüğe yazacak kadar düşmek mi dersiniz bilemiyorum. üstelik derdim işimle ilgili ve iş yerindeki bilgisayardan giriyorum bu entryi, girdiğim site falan hep belli oluyor pc kullanıcı adımdan. umrumda değil.
devlet memuruyum. pek çok insanın haberlerde okumaya, izlemeye dayanamadığı bir alanda 5 yıldır fiilen çalışıyorum, 6. yıla girdim. bu süre zarfında hem sürekli cinsel istismar, fiziksel şiddet vb gibi ciddi vakalarla uğraşıyorum. hem de bu işleri yapan veya geçmişte bu tür şeyler veya başka travmalar yaşadığı için şiddete eğilimli, çoğu zaman faaliyete geçen insanlarla. bu insanlarla sürekli iletişim halinde olmak zorundayım. resmi şikayetler, anlamsız olay çıkartmalar bu alanda çalışan herkesin hayatının bir parçası. ancak olay kişisel tehdite, hakarete, saldırıya, ailenize bedduaya (çocuğun arabanın altında kalsın vb) sıklıkla ulaşıyor. örneğin hamileyken üstünüze sıcak çay savurabiliyorlar ve bunu yaparken hamile olduğunuzu bilse bu insanlar direkt karnınızı hedef alır. çünkü kendi çocuğuna neler yapmış ve halen yanına almak istiyor, düşünün.
evet anlaşılacağı üzere bu olay benim başıma geldi ama öncesi var. son iki yıldır anlamsız baş ağrıları çekiyordum, zaman zaman kalbim çok çarpıyordu. migren olabileceği şüphesiyle doktora gittim kronik baş ağrısı dedi ve o iki yıl boyunca ben ilaç kullandım. stresimin arttığı çoğu zaman hiçbir işe yaramadı. kalp çarpıntısı için kardiyoloji doktoruna gittim yine bir şey çıkmadı. işte ben bu noktada uyanmaya başladım.
yaklaşık 5 ay önce gebelik haberini almamla beraber benim yaşadığım belirtiler kötüleşmeye başladı. sonradan ortaya çıktı ki bende depresyon ve anksiyete varmış ve gebelik hormonları benim ağzıma daha fena sıçmaya devam ediyor, edecek. ilaç da kullanamıyorum tabi. ilaçlık olmuşum haberim yok. bunun tek çözümü yaşadığın stresten uzaklaşmak, iş yerini değiştirmek. farklı uzman görüşleri bunu söylüyor. kendi müdürümün yanına gittim çok defa bana dediği tek şey relax ol oldu. vay babayın kemüğüne ben bunu niye düşünemedim? bu arada olaylı vakalar bitmiş değil tekrarlanıyor. daha üst birime gittim genel geçer ifadelerle geçiştirdiler derken tesadüfen tanıştığım ve beni oralarda ağlarken göre biri bana yardımcı olmaya karar verdi. meğer adamın böyle durumlara karşı zaafı varmış, yardım edebilecek biri anlayacağınız. neyse iki ayın sonunda benim kendi müdürüm ikna oldu gitmeme ve kendi kuruluşuma benimle aynı işi yapacak iki personel atandı, yazımız kendi kuruluşum olumlu yazdı. herkes bana gidecek gözüyle bakıyor hatta idare bile bu şekilde. ama ben inanmıyorum, inanamıyorum bir türlü. niye? çünkü bundan iki yıl önce de benzer bir durum olmuştu ben düğün iznindeyken tayinim çıkmış, orada bir hafta çalışmış görünmüşüm ancak yeniden tayinim eski yere yapılmış, şaka gibi değil mi? ben bu olayın müsebbibini hiç öğrenemedim. sonuç olarak bu sabah ortaya çıktı ki bana ikinci kez dilekçe verdirtmelerine ve tebrik mesajları atmalarına rağmen dilekçem reddedilmiş. ve beni daha boktan bir yere verme ihtimalleri varmış. mesela çinçin gibi bir bölgeye bakan birim de seçenekler arasında. ve bu dilekçeyi reddeden şahıs bir bardak çaya kendi personelinden çok değer veriyor. ikram olarak gelen çayı içemedim diye (çünkü hamileyim amk senin çayımı içmedi diye trip atacağını hiç düşünemedim) içmeyeceksen ziyan etme isteyip dedi. temel sıkıntı tum bunlarin bebege zarar vermesj ve bunu bile bile bir sey yapmamalari. işte böyle. 5 kurusluk degeriniz yok insan olarak ve elinizden de bir sey gelmiyor. durumu çaktırmamam lazım etrafıma iş yerinde. güçlü durmaya çalışıyorum fakat çok zor. istifa et diyenleriniz çıkabilir. eşim özel sektörde ve 10 gün önce işten çıkarıldı. nasil zorla delirtildigimin hikayesidir. sonuna geldik.
tüm bunları da bir süre sonra sakin bir kafayla okurum diye yazıyorum ve belki bir şeyler düzelirse nelerden geçmişim demek için.
şimdi ben buraya hayatımı oldukça olumsuz etkileyen (depresyon ve anksiyete tanısı almama sebep olan) bir derdimi yazacağım. sözlüğü ciddiye almak mı dersiniz, sözlüğe yazacak kadar düşmek mi dersiniz bilemiyorum. üstelik derdim işimle ilgili ve iş yerindeki bilgisayardan giriyorum bu entryi, girdiğim site falan hep belli oluyor pc kullanıcı adımdan. umrumda değil.
devlet memuruyum. pek çok insanın haberlerde okumaya, izlemeye dayanamadığı bir alanda 5 yıldır fiilen çalışıyorum, 6. yıla girdim. bu süre zarfında hem sürekli cinsel istismar, fiziksel şiddet vb gibi ciddi vakalarla uğraşıyorum. hem de bu işleri yapan veya geçmişte bu tür şeyler veya başka travmalar yaşadığı için şiddete eğilimli, çoğu zaman faaliyete geçen insanlarla. bu insanlarla sürekli iletişim halinde olmak zorundayım. resmi şikayetler, anlamsız olay çıkartmalar bu alanda çalışan herkesin hayatının bir parçası. ancak olay kişisel tehdite, hakarete, saldırıya, ailenize bedduaya (çocuğun arabanın altında kalsın vb) sıklıkla ulaşıyor. örneğin hamileyken üstünüze sıcak çay savurabiliyorlar ve bunu yaparken hamile olduğunuzu bilse bu insanlar direkt karnınızı hedef alır. çünkü kendi çocuğuna neler yapmış ve halen yanına almak istiyor, düşünün.
evet anlaşılacağı üzere bu olay benim başıma geldi ama öncesi var. son iki yıldır anlamsız baş ağrıları çekiyordum, zaman zaman kalbim çok çarpıyordu. migren olabileceği şüphesiyle doktora gittim kronik baş ağrısı dedi ve o iki yıl boyunca ben ilaç kullandım. stresimin arttığı çoğu zaman hiçbir işe yaramadı. kalp çarpıntısı için kardiyoloji doktoruna gittim yine bir şey çıkmadı. işte ben bu noktada uyanmaya başladım.
yaklaşık 5 ay önce gebelik haberini almamla beraber benim yaşadığım belirtiler kötüleşmeye başladı. sonradan ortaya çıktı ki bende depresyon ve anksiyete varmış ve gebelik hormonları benim ağzıma daha fena sıçmaya devam ediyor, edecek. ilaç da kullanamıyorum tabi. ilaçlık olmuşum haberim yok. bunun tek çözümü yaşadığın stresten uzaklaşmak, iş yerini değiştirmek. farklı uzman görüşleri bunu söylüyor. kendi müdürümün yanına gittim çok defa bana dediği tek şey relax ol oldu. vay babayın kemüğüne ben bunu niye düşünemedim? bu arada olaylı vakalar bitmiş değil tekrarlanıyor. daha üst birime gittim genel geçer ifadelerle geçiştirdiler derken tesadüfen tanıştığım ve beni oralarda ağlarken göre biri bana yardımcı olmaya karar verdi. meğer adamın böyle durumlara karşı zaafı varmış, yardım edebilecek biri anlayacağınız. neyse iki ayın sonunda benim kendi müdürüm ikna oldu gitmeme ve kendi kuruluşuma benimle aynı işi yapacak iki personel atandı, yazımız kendi kuruluşum olumlu yazdı. herkes bana gidecek gözüyle bakıyor hatta idare bile bu şekilde. ama ben inanmıyorum, inanamıyorum bir türlü. niye? çünkü bundan iki yıl önce de benzer bir durum olmuştu ben düğün iznindeyken tayinim çıkmış, orada bir hafta çalışmış görünmüşüm ancak yeniden tayinim eski yere yapılmış, şaka gibi değil mi? ben bu olayın müsebbibini hiç öğrenemedim. sonuç olarak bu sabah ortaya çıktı ki bana ikinci kez dilekçe verdirtmelerine ve tebrik mesajları atmalarına rağmen dilekçem reddedilmiş. ve beni daha boktan bir yere verme ihtimalleri varmış. mesela çinçin gibi bir bölgeye bakan birim de seçenekler arasında. ve bu dilekçeyi reddeden şahıs bir bardak çaya kendi personelinden çok değer veriyor. ikram olarak gelen çayı içemedim diye (çünkü hamileyim amk senin çayımı içmedi diye trip atacağını hiç düşünemedim) içmeyeceksen ziyan etme isteyip dedi. temel sıkıntı tum bunlarin bebege zarar vermesj ve bunu bile bile bir sey yapmamalari. işte böyle. 5 kurusluk degeriniz yok insan olarak ve elinizden de bir sey gelmiyor. durumu çaktırmamam lazım etrafıma iş yerinde. güçlü durmaya çalışıyorum fakat çok zor. istifa et diyenleriniz çıkabilir. eşim özel sektörde ve 10 gün önce işten çıkarıldı. nasil zorla delirtildigimin hikayesidir. sonuna geldik.
tüm bunları da bir süre sonra sakin bir kafayla okurum diye yazıyorum ve belki bir şeyler düzelirse nelerden geçmişim demek için.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar