bugün
- akepe dönemi16
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- kelle paça6
- ben geldim naneler12
- teomancalmasur6
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- komşusu abazan iken hunharca sevişen komşu4
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- izmirin en güzel semtleri5
- hastane acil bölümü7
- yemek seçen insan3
- uludağ sözlük magazin ekibi5
- kitap okumanın bir sike yaramaması3
- aga 250 gram için aranız bozulmasın3
- la loba22
- vermeyen kızın götünü kaldırmak2
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- nasılsınız8
- öyle bir dünya yok5
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- karma doğru çalışıyor mu4
- benzini ayın birinde alın çünküüüü6
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- nerede ne yenir7
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması8
- nickin yanında yaş da yazsın16
- nervio'nun ayakları17
- karapapak türkleri3
- tavuklu pilav2
- eski yazarlar geri gelsin12
- gürcü ile kürtçü5
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- el hakim2
- izmir de gece hayatı2
- kuşbaşılı kaşarlı pide3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek4
- menemen yiyen erkek13
- edin dzeko2
- çorabın tekinin hep kaybolması2
- hamsili pide2
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- anın görüntüsü27
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
Oğuz istanbul'da yaşadı. Oğuz bir dönemi yaşadı. incecikti. Çeviriler yaptı, şiirler yazdı, dünyayı ve çevresini izledi. Hiçbir zaman bir evi, tek bir sandalyesi bile olmadı, Arkadaşlarının evinde kaldı. Birlikte yaşadığı insanlar hep övgüyle andılar onu... Üzerinde daima bir kitap bulundururdu. Kitaplığı olmadı ama güçlü bir belleği oldu. Bir bavulu bile yoktu, gerektiği zaman üzerindekileri değiştirmekle yetindi. Eşya almadı, eşya tamir ettirmedi, belki de bir tek mobilya mağazasına girmedi. Pasaport almadı, karı almadı, karı boşamadı, kimseyi gebe bırakmadı, resmi dairelere girip çıkmadı... Her şeyi hiçbir şey, hiçbir şeyi her şey olarak yaşadı... Hayalet Oğuz: yaşamını bir sanat yapıtı haline getirebilmiş ender insanlardan biri...
Kadının güzelini bilir, bu kadınlara annesi, arkadaşı ve aynı zamanda sevgilisiymiş gibi bakardı. Valizden ayrıca; yedi sekiz yıldır kullanılmamış bir diş fırçası, çoğu bitmiş bir ipana diş macunu, Yüksel Arslan ve Ömer Uluç'la bir fotoğrafı, gene arkadaşlarıyla Bebek'te lokantada bir fotoğrafı, film çalışması yaparken bir fotoğrafı, temiz iki beyaz cin pantolon, fayans üzerine basılmış antik bir oto resmi, kirli çorap ve kirli çamaşır, bir iki ozanın adına imzaladığı kitap, bir iki kolej kitaplığından alınma ingilizce ekonomi kitabı çıktı... hepsi bu, işe yararlarını bana verdi, gerisini attı. Son olarak kaldığı ağabeyimin evinde, ölümünden sonra şunlar ilişti gözüme: Hastaneye getirmemizi isteği ve temizlettiği pantolonunun üzerinde Türkiye Cumhuriyeti 1960 Anayasası duruyordu. ingilizce bir polisiye romanını yarısına kadar okumuş, kaldığı yeri işaretlemişti, ağabeyimin telefon defterine en çok çalıştığı Yalçın Ofset'in telefon numarasını yazmıştı. Bunun dışında eski gocuğu, hiç yayımlanmamış bir iki şiiri, yazlık ayakkabıları ve şöyle bir not: daktilo otelde, gömlek temizleyiciden alınacak... Ayazpaşa'dan Levent'e... Levent'ten Ayazpaşa'ya... vb.
http://www.ykykultur.com.tr/kitap/kitap.asp?id=1079
Kadının güzelini bilir, bu kadınlara annesi, arkadaşı ve aynı zamanda sevgilisiymiş gibi bakardı. Valizden ayrıca; yedi sekiz yıldır kullanılmamış bir diş fırçası, çoğu bitmiş bir ipana diş macunu, Yüksel Arslan ve Ömer Uluç'la bir fotoğrafı, gene arkadaşlarıyla Bebek'te lokantada bir fotoğrafı, film çalışması yaparken bir fotoğrafı, temiz iki beyaz cin pantolon, fayans üzerine basılmış antik bir oto resmi, kirli çorap ve kirli çamaşır, bir iki ozanın adına imzaladığı kitap, bir iki kolej kitaplığından alınma ingilizce ekonomi kitabı çıktı... hepsi bu, işe yararlarını bana verdi, gerisini attı. Son olarak kaldığı ağabeyimin evinde, ölümünden sonra şunlar ilişti gözüme: Hastaneye getirmemizi isteği ve temizlettiği pantolonunun üzerinde Türkiye Cumhuriyeti 1960 Anayasası duruyordu. ingilizce bir polisiye romanını yarısına kadar okumuş, kaldığı yeri işaretlemişti, ağabeyimin telefon defterine en çok çalıştığı Yalçın Ofset'in telefon numarasını yazmıştı. Bunun dışında eski gocuğu, hiç yayımlanmamış bir iki şiiri, yazlık ayakkabıları ve şöyle bir not: daktilo otelde, gömlek temizleyiciden alınacak... Ayazpaşa'dan Levent'e... Levent'ten Ayazpaşa'ya... vb.
http://www.ykykultur.com.tr/kitap/kitap.asp?id=1079
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar