bugün
- beyazsemsiyeliyabanci43
- yorgun mermi26
- aşık olmak9
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- gammazlama yapmamak13
- sözlükte erkekleri istemiyoruz7
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- aziz yıldırım11
- sözlükteki deliler3
- haysenin1212
- kızının düğününde oynayan baba5
- arda güler6
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- satranç haram yasaklansın7
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim4
- ölüm4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- onu seviyor muyum yoksa silkmek mi istiyorum2
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- gina carano13
- bu köyden olsam ne olacak8
- kabalcı3
- togg'a lpg taktırmak2
- einstein'ın karısı2
- çağrı isimli yazar5
- vurdurmayan sözlük yazarları3
- para amaç değil araçtır2
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır3
- yapay zeka moderatörü15
- sözlükteki vatan hainleri4
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- en gey özelliğiniz15
- yaz geceleri4
- rte tanrı değildir2
- hallelujah2
- azınlık için çoğunluğu görmezden gelmek2
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- diamond bosphoruss denen yazar7
- anın görüntüsü21
- omurgasız tekerlek5
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- canına okuyacağım2
- katatespizartmasi15
- çengel bulmaca çözer gibi entry giren yazar2
- beyazpenisliyabancı2
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- sözlüğün kırbacı8
Oğuz istanbul'da yaşadı. Oğuz bir dönemi yaşadı. incecikti. Çeviriler yaptı, şiirler yazdı, dünyayı ve çevresini izledi. Hiçbir zaman bir evi, tek bir sandalyesi bile olmadı, Arkadaşlarının evinde kaldı. Birlikte yaşadığı insanlar hep övgüyle andılar onu... Üzerinde daima bir kitap bulundururdu. Kitaplığı olmadı ama güçlü bir belleği oldu. Bir bavulu bile yoktu, gerektiği zaman üzerindekileri değiştirmekle yetindi. Eşya almadı, eşya tamir ettirmedi, belki de bir tek mobilya mağazasına girmedi. Pasaport almadı, karı almadı, karı boşamadı, kimseyi gebe bırakmadı, resmi dairelere girip çıkmadı... Her şeyi hiçbir şey, hiçbir şeyi her şey olarak yaşadı... Hayalet Oğuz: yaşamını bir sanat yapıtı haline getirebilmiş ender insanlardan biri...
Kadının güzelini bilir, bu kadınlara annesi, arkadaşı ve aynı zamanda sevgilisiymiş gibi bakardı. Valizden ayrıca; yedi sekiz yıldır kullanılmamış bir diş fırçası, çoğu bitmiş bir ipana diş macunu, Yüksel Arslan ve Ömer Uluç'la bir fotoğrafı, gene arkadaşlarıyla Bebek'te lokantada bir fotoğrafı, film çalışması yaparken bir fotoğrafı, temiz iki beyaz cin pantolon, fayans üzerine basılmış antik bir oto resmi, kirli çorap ve kirli çamaşır, bir iki ozanın adına imzaladığı kitap, bir iki kolej kitaplığından alınma ingilizce ekonomi kitabı çıktı... hepsi bu, işe yararlarını bana verdi, gerisini attı. Son olarak kaldığı ağabeyimin evinde, ölümünden sonra şunlar ilişti gözüme: Hastaneye getirmemizi isteği ve temizlettiği pantolonunun üzerinde Türkiye Cumhuriyeti 1960 Anayasası duruyordu. ingilizce bir polisiye romanını yarısına kadar okumuş, kaldığı yeri işaretlemişti, ağabeyimin telefon defterine en çok çalıştığı Yalçın Ofset'in telefon numarasını yazmıştı. Bunun dışında eski gocuğu, hiç yayımlanmamış bir iki şiiri, yazlık ayakkabıları ve şöyle bir not: daktilo otelde, gömlek temizleyiciden alınacak... Ayazpaşa'dan Levent'e... Levent'ten Ayazpaşa'ya... vb.
http://www.ykykultur.com.tr/kitap/kitap.asp?id=1079
Kadının güzelini bilir, bu kadınlara annesi, arkadaşı ve aynı zamanda sevgilisiymiş gibi bakardı. Valizden ayrıca; yedi sekiz yıldır kullanılmamış bir diş fırçası, çoğu bitmiş bir ipana diş macunu, Yüksel Arslan ve Ömer Uluç'la bir fotoğrafı, gene arkadaşlarıyla Bebek'te lokantada bir fotoğrafı, film çalışması yaparken bir fotoğrafı, temiz iki beyaz cin pantolon, fayans üzerine basılmış antik bir oto resmi, kirli çorap ve kirli çamaşır, bir iki ozanın adına imzaladığı kitap, bir iki kolej kitaplığından alınma ingilizce ekonomi kitabı çıktı... hepsi bu, işe yararlarını bana verdi, gerisini attı. Son olarak kaldığı ağabeyimin evinde, ölümünden sonra şunlar ilişti gözüme: Hastaneye getirmemizi isteği ve temizlettiği pantolonunun üzerinde Türkiye Cumhuriyeti 1960 Anayasası duruyordu. ingilizce bir polisiye romanını yarısına kadar okumuş, kaldığı yeri işaretlemişti, ağabeyimin telefon defterine en çok çalıştığı Yalçın Ofset'in telefon numarasını yazmıştı. Bunun dışında eski gocuğu, hiç yayımlanmamış bir iki şiiri, yazlık ayakkabıları ve şöyle bir not: daktilo otelde, gömlek temizleyiciden alınacak... Ayazpaşa'dan Levent'e... Levent'ten Ayazpaşa'ya... vb.
http://www.ykykultur.com.tr/kitap/kitap.asp?id=1079
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
