bugün
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi8
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- eskortluk yapan sözlük yazarı32
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- kadınların yedekte erkek tutması9
- türk esnafı10
- fatma betül sayan kaya6
- aöf aşçılık2
- anın görüntüsü18
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- kolye142
- türküm doğruyum çalışkanım11
- iltica27
- aykolik efendi6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- fon vurgunu29
- usualsuspects'in ayağı7
- ben bir yahudiyim4
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- 19 ekim 20262
- ofis pornosu13
- eski sevgilinin muhtarlar gününü kutlamak2
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- ilişkiye ara vermek10
- cam açık ve çıplak uyumak6
- andımız3
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- saraca096
- humboldt caddesi esperanza apartmanı2
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- uzaylılar selam verir mi4
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- marka giyinmek9
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- opera tarayıcı4
- asansörde konuşmama kuralı9
- güne bir şiir dizesi bırak2
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- düşün ki o bunu okuyor3
- koro halinde ulumak2
- uzaylılar kovalasın seni3
kendisi bir şeyi kanıtlamış bir yazardır. kendisi marksizmi ötekileştirme adına iğdiş edenlerin hedefi olmuştur. bu sayede bizde bir kez daha anlıyoruz: marksizmde ötekileşme kavramı amaçsız bir noktaya işaret eder ve dışsal bir uzuv gibidir. bu uzvun hakim kılınmaya çalışmasına marksizm izin vermez ve kusar, onu liberalizmin kölesi yapar. şimdi bunlarda nereden çıktı? bunları cevaplayalım.
bu yazıyı daha evvel yazmayı düşündüm ama anlamsız gelmişti, yazmamıştım. şimdi tam sırası galiba. kendisiyle ilgili bir yorum yapmayacapım, marksizm'i bilip bilmediğini tartışmayacağım ya da devrimci eşcinseller konusundaki tutumu hakkında bir yorum bulunmayacağım ama bunun üzerinden şahsına saldıranlara , üstelik bunu marksizm adına yapanlara baktıkça gülesim geliyor. türkiye solun da marksizm asla güçlü bir eğilim olamamıştır. sosyalist ve devrimci hareketler var olagelmiştir fakat kuramsal-felsefigeleneği az olan bir topraklarda marksizmle olan bağda düşük olmuştur. marksist diyalektiğe ve hatta yönteme yabancı kavramlar- filipin demokrasisi, cici demokrasi gibi- bulaşık bir marksizm siyasetine neden olmuştur. ama sanırım şimdiki durum bu bağın güçsüzlüğünden ötürü değil. bizzat sovyetlerin yıkılışının ardından marksizm'in külliyatına küfür eden kapitalist ideologların meyvesidir bunlar. hatta süreci ilerletirsek avrupa marksizmi'nin ideolojik kökenlerinden gelen liberal sapmalardır bunlar.
marks bir keresinde "insani olan hiçbir şeye yabancı değilim." gibi bir söz etmiştir. bu sözden hareket edenlerimiz iktidar perspektifinden uzak, marksist yönteme dayanmayan her türlü siyaseti kabullenme aşamasına gelmiştir. bunların uzantılarının sivil siyaset-askeri vesayet rejimi gibi eklektisizmde son nokta teorilerine değinmiyorum ama işte gelinen noktanın sonu demokrasi avcılığında burjuvaziye yedeklenmek oluyor.
şimdi burada eşçinsellerin, kadınların ya da ezilen halkların özel bir dinamiğinin olup olmadığını tartışacak durumda değiliz fakat sınıf perspektifinden bakan biri de bunların dinamizmlerinin sosyalizm ve marksizme kanalize edilmedikçe marksizmin iğdiş edileceğini de görecektir. bunu göremeyen liberal solcularımızda marksizm'i çöpe atmanın ve kirletmenin keyfine sigalarını bir kez daha keyifle içecekler. ne diyelim? marksizmi çöpe atıp oradan alırsınız sorun olmaz ama marksizm'in kendisi o kirliliği kalmaz. kirli siyasetin afişe edileceği zamanlarda da tarih sizi parçalar atar. bizden söylmesi.
bu yazıyı daha evvel yazmayı düşündüm ama anlamsız gelmişti, yazmamıştım. şimdi tam sırası galiba. kendisiyle ilgili bir yorum yapmayacapım, marksizm'i bilip bilmediğini tartışmayacağım ya da devrimci eşcinseller konusundaki tutumu hakkında bir yorum bulunmayacağım ama bunun üzerinden şahsına saldıranlara , üstelik bunu marksizm adına yapanlara baktıkça gülesim geliyor. türkiye solun da marksizm asla güçlü bir eğilim olamamıştır. sosyalist ve devrimci hareketler var olagelmiştir fakat kuramsal-felsefigeleneği az olan bir topraklarda marksizmle olan bağda düşük olmuştur. marksist diyalektiğe ve hatta yönteme yabancı kavramlar- filipin demokrasisi, cici demokrasi gibi- bulaşık bir marksizm siyasetine neden olmuştur. ama sanırım şimdiki durum bu bağın güçsüzlüğünden ötürü değil. bizzat sovyetlerin yıkılışının ardından marksizm'in külliyatına küfür eden kapitalist ideologların meyvesidir bunlar. hatta süreci ilerletirsek avrupa marksizmi'nin ideolojik kökenlerinden gelen liberal sapmalardır bunlar.
marks bir keresinde "insani olan hiçbir şeye yabancı değilim." gibi bir söz etmiştir. bu sözden hareket edenlerimiz iktidar perspektifinden uzak, marksist yönteme dayanmayan her türlü siyaseti kabullenme aşamasına gelmiştir. bunların uzantılarının sivil siyaset-askeri vesayet rejimi gibi eklektisizmde son nokta teorilerine değinmiyorum ama işte gelinen noktanın sonu demokrasi avcılığında burjuvaziye yedeklenmek oluyor.
şimdi burada eşçinsellerin, kadınların ya da ezilen halkların özel bir dinamiğinin olup olmadığını tartışacak durumda değiliz fakat sınıf perspektifinden bakan biri de bunların dinamizmlerinin sosyalizm ve marksizme kanalize edilmedikçe marksizmin iğdiş edileceğini de görecektir. bunu göremeyen liberal solcularımızda marksizm'i çöpe atmanın ve kirletmenin keyfine sigalarını bir kez daha keyifle içecekler. ne diyelim? marksizmi çöpe atıp oradan alırsınız sorun olmaz ama marksizm'in kendisi o kirliliği kalmaz. kirli siyasetin afişe edileceği zamanlarda da tarih sizi parçalar atar. bizden söylmesi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar